Dinçmar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İskender Taşçı

Dinçmar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İskender Taşçı, bu ayki perakendeci konuğumuz. Çok fazla şube açmak yerine kurumsallaşmaya ağırlık verdiklerini belirten İskender Taşçı, yerel marketlerin uluslararası zincirler karşısında dik durabilmesi için Büyük Mağazacılık Yasa Tasarısının bir an önce çıkması gerektiğini söyledi

Eklenme Tarihi : 05 Kasım 2007 Pazartesi
dincmar-yonetim-kurulu-baskan-yardimcisi-iskender-tasci
`Eğitimli ve Kalıcı Personel İstiyoruz` Aralık ayı içinde düzenlenen 2. Market Olimpiyatlarında Dinçmar çalışanları hızları ve hünerleriyle birinciliği hak etti. Bu konuda siz neler söylemek istersiniz? Ülke çapında düzenlenen 2. Market Olimpiyatlarına çok kısa bir süre içinde hazırlanmamıza rağmen takımımızın şampiyon olması Dinçmar Ekonomi Marketleri olarak bizi oldukça gururlandırdı. Mağazalarımızdan en iyi, en hızlı ve en pratik olan elemanlarımızı seçip yarışmaya gönderdik. Özelikle reyon sayma ve kasiyer etabında takımımız çok büyük bir farkla birinci oldu. Türkiyenin en iyi market elemanları Dinçmar ailesinin bir ferdi. Bu bizim için çok ayrı bir mutluluk. Çalışanlarımız yarışmanın sponsorluğunu yapan Üçgeden çeşitli hediyeler kazandı. Bunun yanında yönetim olarak takımımızı ödüllendirdik. Seneye bu olimpiyatlara daha iyi hazırlanıp tekrar katılmayı düşünüyoruz. Ayrıca bunun gibi organizasyonların daha sık düzenlenerek sektör çalışanlarının motivasyonunun yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dinçmar kaç yılında kuruldu? Bugün ne büyüklükte bir yerel zincir olarak faaliyet gösteriyorsunuz? Perakende sektörüne ağabeyim Sabit Taşçı ile birlikte 1988 yılında Üsküdarda bir mahalle bakkalı olarak girdik. Dinçmar Ekonomi Marketleri olarak ilk şubemizi 1998 yılı sonunda Fikirtepede açtık. 1999 yılının sonunda Kavacık şubemizi, 2001 yılında Bulgurlu şubemizi, 2005 yılında da Selimiye şubemizi açtık. Toplam 4 şubemiz, 2 bin 500 metrekare satış alanımız ve 120 çalışanımız bulunuyor. 2007 yılında tamamlayacağımız Yenidoğandaki merkezi depo inşaatımız, 10 bin metre kare kapalı alanı ile lojistik altyapımızı sağlamlaştıracak. Şarküteride iddialıyız Reyonlarınızın içinde en çok hangisine güvenirsiniz? Kasap, şarküteri ve manav reyonlarında çok iddialıyız. Ette kesinlikle karışım yapmıyoruz ve fiyattan da taviz vermiyoruz. Örneğin bizde 8 YTLye kıyma bulamazsınız. Birçok firma gelip düşük fiyatlardan et vermeye çalışıyorlar ama biz onlarla çalışmıyoruz. Etlerimizi, ülkemizin en kaliteli besi hayvanlarının yetiştiği Afyon yöresinden temin ediyoruz. Şarküteri reyonu ile bizzat kendimiz ilgilendiğimiz için bu reyonumuza da çok güveniyoruz. Sadece belirli marka ürünleri satıyoruz. Zaten müşterilerimiz de gittikçe daha bilinçleniyor ve markalı ürünlere yöneliyor. Ayrıca manav reyonumuzda ürünleri günlük olarak temin edip en uygun fiyatlardan müşterilerimize sunuyoruz. Önümüzdeki yıl için yeni yatırımlarınız olacak mı? 2007 için hedefleriniz nelerdir? Biz aslında yeni yer arayışındayız ancak İstanbulda yer bulmak büyük bir sorun. Üstelik bulduğunuz yer için fiyat sorduğunuzda, mal sahiplerine market işletmecisi olduğumuzu söylediğimizde 10 bin YTLlik yere hemen 20 bin YTL diyorlar. Neredeyse 2 katı fiyatlarla karşı karşıyayız. Bu durum biz perakendecileri zor durumda bırakıyor. Ama biz zaten çok fazla şube açıp her yerde bulunmaktan ziyade bulunduğumuz yerlerdeki duruşumuzu sağlamlaştırmak ve kurumsallaşmak gibi bir hedef belirledik kendimize. Örneğin personel eğitimlerine ağırlık vermeyi amaçlıyoruz. Çünkü personel bizim sektörümüzde çok önemli. Personelin bir hatası bütün kuruma mal oluyor. Bunun için öncelikle yeni yatırımların yanında insana ve teknolojiye yatırım yapmayı düşünüyoruz. Altyapımızı teknolojik anlamda daha çok geliştirmeyi amaçlıyoruz. İşin gereği ve doğrusu neyi gerektiriyorsa o alanlardaki eksikliklerimizi tamamlayıp böyle büyümeyi düşünüyoruz. Bu bir tercih meselesi. Bizim de amacımız büyümek, ama sağlıklı büyümek. Birlik ve beraberlik zamanı Perakende sektöründe insan kaynakları çok önemli aynı zamanda da çok sıkıntılı bir konu. Personel sirkülasyonu yönünden sıkıntılar yaşıyor musunuz? Hangi yöntemlerle bunun önüne geçmeyi düşünüyorsunuz? Sektörde kalifiye eleman sıkıntısı had safhada. Genel olarak mesai saatlerinin fazlalığı ve hafta sonu tatilinin olmaması bu sektörde çalışan eleman sirkülasyonunun fazla olmasının önemli bir nedeni. Eğer Büyük Mağazacılık Yasa Tasarısı yasalaşır ve pazar günleri tatil olursa biz de personelimize daha iyi şartlarda çalışma imkanı sunabiliriz diye düşünüyorum. Günlük mesai saatlerinin düşürülmesine yönelik çalışmalar yapmaktayız. Çok kısa bir süre sonra Dinçmar Ekonomi Marketleri olarak sektörde bir ilke imza atacağız. Ayrıca biz yerel marketler olarak kesinlikle çalışanlarımızın pazar günü dinlenmesinden yanayız. Bunun dışında personelimizle ilgili eğitim çalışmalarımız var. Kendi içimizde başladığımız bu eğitimler için gerekirse dışarıdan da destek almayı düşünüyoruz. Bu da kurumsallaşma çalışmamızın bir devamı. Görev tanımları ve prosedürlerimizi oluşturuyoruz. Şirketin kurumsal kültürünün oluşması için çalışmalarımız var. Bütün bu çalışmalar neticesinde çalışan sirkülasyonlarının önüne geçileceğine dolayısıyla da eğitimli,kaliteli ve kalıcı personel oluşturacağımıza inanıyorum. Perakende sektörü artık her marketin tek başına davrandığı bir sektör değil. Güç birliği ve yasal oluşumlar söz konusu biliyorsunuz. PER-DERlerin kurulması sizce sektörü nasıl etkileyecek? Yerel marketler için önümüzdeki yıllar sıkıntılı geçecek diye düşünüyorum ama bunu da bu tür dernekleşmelerle ve birlik-beraberlik içinde hareket ederek aşacağız. Ne tür sıkıntılar bunlar? Uluslararası zincirlerin Türkiyeye gelmesinden bahsediyorum. Kendimizi yenileyerek, oluşan yeni rekabet şartlarına uyum sağlayarak, hizmet, kalite ve hijyen şartlarına önem vererek rekabet edebiliriz. Perakende sektörünün yabancıların tekeline geçmesini engelleyecek yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğine inanıyorum. PER-DER oluşumları sizce sektörün önünü açacak mı? PER-DER oluşumlarının sektörümüz için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Sektördeki bilgi birikiminin paylaşılması, haksız rekabete karşı ortak tavrın oluşturulması ve Büyük Mağazacılık Yasa Tasarısının kanunlaşması gibi birçok konuda ortak çabaların sonuç vereceğine inanıyorum. Private Label ürünleriniz var mı? Şu anda private label ürünler üretmiyoruz ancak bununla ilgili çalışmalara başladık. Marka tescillerimizi yaptırdık ve barkotlarımızı aldık. Özellikle temizlik grubunda üretim yapmayı düşünüyoruz. Ancak çok acele etmiyoruz bu konuda. Müşteride hangi kitleyi hedefliyorsunuz? Bizde A sınıfı müşteri olmakla beraber, daha çok B ve C sınıfı müşterilerimiz bulunuyor. 2006 yılı Dinçmar açısından nasıl geçti? Kurumsallaşmaya yönelik ve altyapıya yönelik çalışmalarımıza ağırlık verdik. Bu yapmış olduğumuz çalışmalar önümüzdeki senelerde açacağımız yeni şubelerin işini kolaylaştıracağına inanıyorum. Peki Türkiye ekonomisinde nasıl bir değişim yaşandı sizce? Türkiye ekonomisinde faizlerin bir anda artmasıyla bir durgunluk dönemine girildi. Ancak bu Türkiyede yıllardır yaşanan bir süreç. 3-5 yıl bir büyüme süreci yaşanıyor sonra cari açık fazlalaşınca frene basılıyor. Carı açık Türkiyenin dengelerini bozuyordu. Frene basmak gerekliydi diye düşünüyorum. Bu bence bir geçiş dönemi, bundan sonrası bence daha iyi olacak. Mağaza bulmakta sıkıntı yaşadığınızdan bahsetmiştiniz. İşinizi yaparken karşılaştığınız başka zorluklar var mı? Belediyelerle bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Denetleyen kurumlar sürekli olarak değiştiği için uyulması gereken prosedür bizlere tebliğ edilmiyor. Bize yapmamız gerekenleri anlatıp belirli bir süre verildikten sonra denetlemeye gelseler daha doğru olacağını düşünüyorum. Sektörde kayıt dışı ticaretin hala büyük ölçüde devam etmesi ve kalifiye eleman yetersizliği başlıca sorunlarımızı oluşturmaktadır. Son olarak neler söylemek istersiniz? Bugün Türkiyenin çehresini değiştiren unsur yerel marketlerdir. Kayıt dışı ekonominin azalmasında, işçilerin sosyal güvencelerinin artması, rekabetin daha sağlıklı oluşmasında ve tüketicilerin ürünleri daha hijyenik ortamlarda satın alabilmesinde yerel marketler gerçekten çok önemli. Türkiyede faaliyet gösteren yerel market zincirleri, uluslararası market zincirlerinden çok şey öğrendi. Bizler için onlar bir okuldu. Perakendecilik sektörüne çok değerler kattılar. Ama böyle bir değer oluşturdular diye Türkiyedeki sermayeyi kapital bir sermayeye ezdirmemek lazım. Bunun için kesinlikle ve kesinlikle bu tasarının kanunlaşması lazım. Zararına satışların yapılamaması gibi bazı maddeler bulunuyor tasarıda. Perakende sektörünün belli bir düzene sokulmasını sağlayacak. Yerel zincirlerin de önü açılmış olacak. Bu kanun çıkarsa uluslararası zincirler gelse bile bizi yok edemeyecekler. Hakça bir rekabet olacak. Biz de artık bu işi onlar kadar iyi yapabilecek bir olgunluğa eriştik ve yerli perakendeciler olarak sektöre çok daha ufku açık olarak bakmaktayız.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive