Çelikler Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Nuh Çelik

Ağrıdaki bakkal dükkanını Ankarada 12 şubelik bir yerel zincire taşıyan Çelikler, bugün çok fazla şubenin değil nitelikli hizmetin peşinde. İyi bir altyapı ve insana yapılan yatırım ile başarı sağlanacağına inanan Çelikler Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Nuh Çelik ile çalışmaları ve sektördeki birlik oluşumları üzerine görüştük

Eklenme Tarihi : 07 Kasım 2007 Çarşamba
celikler-alisveris-merkezi-genel-muduru-nuh-celik
Çelikler, İnsana Yatırım Yapıyor Çelikleri tanıyarak söyleşimize başlayalım. Çeliklerin kuruluş aşamasını ve bugüne geliş hikayesini anlatır mısınız? Çeliklerin tomurcuğu Doğu Anadoluda, Ağrıda atıldı. O yıllarda babamız 25-30 metrekarelik bir bakkal dükkanıyla ticaret hayatına atıldı. Daha sonra memleketimizdeki ekonomik sıkıntılar ve durgunluk sonucu Ankaraya taşınarak işimizi devam ettirmeye karar verdik. 1986da Ankaraya geldik ve ilk dükkanımızı Ulus semtinde açarak bugünkü Çeliklerin temellerini Ankarada atmış olduk. Ulustaki ilk şubenin ardından sonra Fatih ve Yenimahallede şubeler açtık. Bugün geldiğimiz noktada 12 şubeye ulaştık. Ağrıdaki bir bakkal dükkanı ile başlayıp, yaygın bir yerel zincir olmanın başarısı neye bağlı? Hedeflerimiz en başında da çok küçük değildi. Ankaraya ilk geldiğimizde de küçük bir bakkal dükkanı açmadık. Aslında metrekare ve ürün çeşitliliği açısından bakınca ilk dükkanımız 250 metrekarelik bir marketti. Sonraki dönemde de çalışma anlayışımız hep bu şekilde devam etti. Büyürken çok fazla şube sayısına ulaşmayı hedeflemedik ama bizim için uygun metrekarelerde, doğru yerlerde mağaza açmaya çalıştık. Hatta 17 olan şube sayımızı indirdik, çünkü bazı yerlerin konsepti bize uymadı ve verimli çalışmak bizim için daha önemli.. Siz perakende sektöründe çalışmayı nasıl seçtiniz? Aile şirketimizin hemen hemen her aşamasında çalıştım. Kasiyerlik yaptım, Reyon elemanlığı, mağaza şefliği, satın alma, mağaza müdürlüğü derken.şirketin başına genel müdür oldum. Büyüme dönemlerinde sürekli her kademede çalışarak çekirdekten yetişerek geldim. Çelikler markasını farklı kılan unsurlar sizce nelerdir? Bizim çok iyi bir ekibimiz var. İşimizi büyütürken de böyle bir kadro ile çalıştığımız için bugünlere gelebildik. Şu an var olan kadromuz 25 mağazayı idare edebilecek kapasitede. Ayrıca altyapıya da çok yatırım yaptık. Örneğin bilgisayarlı kasaların çok kullanılmadığı bir dönemde biz çoktan mağazalarımızı bu teknolojiyle donatmıştık. Bunun da yararlarını gördük. Örneğin yoğunluktan dolayı şubelere gidemediğim olur ama buradan hepsini kontrol edebiliyorum. Bu kadro ve sistem meselesi. sisteminizi iyi kurduğunuz zaman, hiçbir şeyin sorun olacağını sanmıyorum. Çalışana verdiğiniz değerden bahsettiniz ancak personel sirkülasyonu sektördeki en önemli sorun. Bu konuda çözüm getirmesi beklenen gündemdeki Yasa Tasarısı hakkında neler düşünüyorsunuz? Yasanın her sıkıntıyı bir anda olumluya çevirmesi söz konusu değil. Personel sirkülasyonu diyoruz ama bir yandan da asıl önemli sorumuzun kârlılık olduğunu unutuyoruz. Verimli mağazalarımız olmadığı için sektörün kârlılığı her geçen gün düşüyor. Tasarıdaki pazar günleri kapanma meselesine de, kendimize daha fazla sosyal zaman ayırmamızı sağlayacak bir madde gibi değil, personel harcamalarımızda daha kârlı çalışabilecek konuma getirecek bir madde gibi bakmak gerekli. Dolayısıyla yasa tasarısının bize yararlı olması için tasarı çıktıktan sonra daha çok çalışmamız gerekiyor. Perakende sektörü genel anlamda üniversite mezunlarının ve çok kalifiye elemanların tercih ettiği bir sektör değil. Bunun nedeni hepimizin bildiği operasyonel zorluklar. Tabi ki personelimiz yoruluyor. Mesailer fazla ve çalışma şekilleri yorucu. Ben yasa tasarısının kalifiye eleman sıkıntısını çok çabuk çözeceği şeklinde aşırı iyimser bir düşünceyi doğru bulmuyorum. Çünkü bize asıl yararlı eleman çıraklıktan yetişen yani mektepli değil alaylılar oluyor. Ancak uzun vadede daha olumlu sonuçlarını mutlaka görmeye başlarız tabi ki. Yasa tasarısından çıkacak hiçbir şey yerli perakende markalarının aleyhine değil. Genel olarak sektörün tüm birimleri için adil ve doğru rekabeti destekleyen bir tasarı. Biz de Çelikler olarak tasarıyı destekliyoruz. Ramazanın gelişi sizin satışlarınızı nasıl etkiledi? Herhangi bir hazırlık yaptınız mı? Bundan önceki senelerde Ramazan ayı başlamadan üç ay önce hazırlık yapıyorduk. Hangi malı alalım, hangi ürüne yatırım yapalım, hangi ürünün stokunu yapalım diye kararlaştırırdık. Fakat bu son Ramazanlarda hiçbir şekilde istediğimiz anlamda farklılık göremiyoruz. Ramazanın diğer aylardan pek bir farkı yok gibi.ama yinede ramazan bereket ayıdır.hep deriz ya nerde o eski ramazanlar. Rekabet ve market sayısının fazla olmasıyla da alakalı bir durum bu,pastada dilim küçülmüş ve azalmıştır İyi bir yer bulup yeni mağaza yatırımları yapmak artık problem haline geldi çünkü yer yok. Sizin önümüzdeki dönem için netleşmiş projeleriniz var mı? Her yerde market açılmaz ki. Şu an biz çok ince eleyip sık dokuyoruz. Öyle bir duruma geldik ki, tutacağımız şubenin önüne adam bırakıyoruz, en kötü şartlarla bir hafta nöbet tutturuyoruz. İnsan sayılarını, kaç araba geçtiğini not alıyorlar. Yani bir nevi zemin etüdü yapıyoruz. Çünkü eskisi gibi her yerde şube açalım mantığı yok. Bu yıl sonuna kadar bir şube daha açmayı düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl piyasanın koşullarına göre tekrar bir değerlendirme yapacağız. Keçiören bölgesinde bir şube daha açacağız. En son Ostimde bir şube açtık. Yani bir ay içinde iki şube açmış olduk. Uygun yerler bulabildiğimiz takdirde yaygınlaşmaya devam edeceğiz. Altyapı anlamında ise az önce de belirttiğim gibi bizim 25 şubeye kaldıracak kadar altyapımız hazır. Gerek insan gerek sistem gerek eğitim açısından gerekli hazırlıkları yaptık Personelinizin kalitesini artırmak adına eğitim açısından ne gibi faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz? İstanbul yolunda 10 dönümlük bir arazi aldık. Önümüzdeki yıl depo ve genel müdürlük binasını oraya taşıyacağız. Bu gerçekleştiği zaman insan kaynakları departmanımız devreye girecek ve eğitim çalışmalarımız da olacak. Şu anda yer sıkıntısı çektiğimiz için bu çalışmaları istediğimiz şekilde yapamıyoruz. Yeni tesislerimiz hazır olduktan sonra eğitim konusunda da çok etkin bir noktaya geleceğimize inanıyorum. PER-DER, Ankarada uzun süredir etkin faaliyet gösteriyor şimdi de Perakendeciler Federasyonu kuruldu ve yerli perakende markalarımız arasında Türkiye çapında bir örgütlenme ve dayanışma yaşanıyor. Bu birlik çalışmaları sizce sektöre neler getirecek? Ben de bu sürecin içinde uzun süredir yer alıyorum. PER-DERin kurucu üyelerindenim. Ancak biz bu kuruluş döneminde belli sıkıntılar yaşadık. Bazı insanlar bizim önümüze SET vurmaya çalıştı, ancak bugün gelinen noktada artık çok güzel bir birlik oluşturduk. Elbette bu süreç hiç kolay olmadı. Şu anki oluşumumuz çok güzel. Şunu gerçekten kalben söylüyorum federasyon başkanı Şeref Songör çok temiz ve güvenilir bir insan. Bu işi de iyi yapıyor. Aynı şekilde PER-DER Ankara Şube Başkanımız Levent Gündoğdu da mükemmel bir insan. Kısacası yönetim ve üyeler birbirini çok güzel anlayabiliyor, dinliyor. Bir sıkıntı olunca hemen birbirimize ulaşabiliyoruz. Anrakadeki PER-DER oluşumu çok güzel bir tomurcuktu, filizlendi, şimdi de her yere yayılıyor. Private Label ürünler üretiyor musunuz? Hangi ürünleriniz bulunuyor? Bizim Private Label olarak kağıt grubunda ve temizlik grubunda ürünlerimiz bulunuyor. Ancak bunun sayısını artırmayı düşünmüyoruz. Fazla avantajlı olduğunu düşünmüyoruz. Sadece piyasada yaygın olduğu için biz de yaptık. Ancak dernek oluşumu sürecinde ortak bir fabrika kurup ortak üretim yapsaydık çok daha karlı olurdu. Herkes farklı bir grubu üretebilirdi. Böyle bir projeyi konuştuk, ancak çeşitli sebeplerden hayata geçiremedik. Sektörünüzde yaşadığınız belli başlı sıkıntılar nelerdir? Yerli zincirler olarak bazı sıkıntılarımız var elbette. Yaptığımız işin her bir metrekaresinde bizim alın terimiz, babalarımızın, dedelerimizin parası var. Bunlardan dolayı bu paraları çok kolay harcamak istemiyoruz. karımızı bilip, verimli çalışalım. Bizim her pazartesi toplantımız olur, ilk olarak giderleri gündem konusu yaparız. Eleman giderlerini düşüremiyoruz, indirim yapınca bu sefer maliyetler. Elektrik giderlerini düşüremiyoruz, müşteri karanlıkta alışveriş yapamıyor. Telefon maliyetlerini düşüremiyoruz, Yani kısacası giderleri düşürme şansımız çok az. Ben her ay içinde bir hafta bu giderlerle ilgili çalışma yapıyorum. Bu sorunu çözmek için ayrı bir birim bile oluşturdum. Bazı arkadaşlarımız cirolarını çok yükselttiklerinden bahsediyor ama karlılıkları hesapladığımızda poşet parası bile kurtarılmamış oluyor. Yarın da zamanı gelince firmalara ödeme yapamıyoruz. Bu sıkıntılar maalesef yerellerin çoğunda var ancak son yıllarda verimliliğin önemi anlaşılmaya başlandı. Rekabet koşulları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sektörde birlik oluşturmamız bizim rekabet koşullarımızı bile düzeltti diyebilirim. Bundan önceki süreçte üretici firmalar sadece bize indirim yaptıklarını söyler, malı satarlardı, Malı depoya indirir, kâr yapacağız diye beklerdik, sonra bir bakardık ki herkese aynı fiyatla malı almış. Ancak şimdi birbirimizden sürekli haberdar olduğumuz için bunu yapamıyorlar. Aynı şekillerde ulusallarla yereller arasında fiyat farkı kalmadı. Oraya ne veriyorlarsa bize de aynısını vermek zorundalar. Bunlar da birliğin bize faydalarından biri. Birlik her zaman güzeldir, birlikten kuvvet doğar.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive