Ardaşın Yönetim Kurulu Başkanı Turan Özbahçeci

Büyükçekmeceyi merkez alıp Trakyaya doğru büyüyerek 6 yıl içinde 18 şubeye ulaşan Ardaş, akıllı yer seçimiyle gerçekleştirdiği verimli yatırımlar, altyapıya, eğitime, kurumsallaşmaya verdiği önemle, sektörün geleceği parlak, örnek gösterilen zinciri... Son dönemde mağazalardan logoya kadar baştan aşağı kendini yenileyen Ardaşın Yönetim Kurulu Başkanı Turan Özbahçeci, dergimizin bu sayıdaki perakendeci konuğu oldu...

Eklenme Tarihi : 08 Kasım 2007 Perşembe
ardasin-yonetim-kurulu-baskani-turan-ozbahceci
Ardaş`ta Vizyon Değişikliği Ardaşın kurulduğu günden bugüne yaşadığı önemli değişimlerden bahseder misiniz? Firmamız, gıda sektörüne 1994 yılında küçük bir tanzim satış mağazası ile adım atmıştır. Hipermarket süreci ise, bu temelin sağlamlaşması ve olgunluğun hizmet sınırlarını zorlaması sonrası, 14 Ağustos 1999 yılında Arnavutköy de açtığı ilk şubesi ile başlamıştır. Kaliteli, bol çeşit ile tüm gelir kesimine hitap edecek bir fiyat politikası izlemek suretiyle bugüne gelmiş bulunmaktayız. Birinci yılımızda hizmetlerimizin temellerini sağlamlaştırmak, daha etkili bölgesel stratejiyi belirlemek için bir yıl bu şekilde devam ettikten sonra, 2000 yılında Lüleburgaz Çarşı ve Babaeski şubelerini halkın hizmetine açtık. Böylelikle de Trakya nın tümünü kapsayacak bir zincirin halkalarını oluşturmaya başladık. 2001 yılında Büyükçekmece, 2002 yılında Tekirdağ şubesini ve Lüleburgaz da ikinci şubemizi açtık. 2003 yılında Arnavutköy Gross Marketimizi açarak eksikliğini hissettiğimiz ve taleplerin değerlendirilmesi yolunda adımımızı atmış olduk. 2003 yılı içerisinde biraz daha şube açılışına ağırlık vererek Çorlu Sağlık, Uzunköprü ve Mimaroba şubelerini halkımızın hizmetine açtık. Açtığımız Mimaroba şubesi ile bütün şubelerimizin yönetim ağını oluşturan Merkez binamızı da kurmuş olduk. 2004 yılında zincir halkamıza bir Gross ve iki şube daha ekleyerek Trakya daki Perakende ağımızı genişlettik. 2005 yılına hızla girdiğimiz zamanlarda da Babaeski ilçesinde uzun yıllar tüketiciye hizmet veren Çağlar Marketi satın alarak bu ilçedeki zincirimize yeni bir şube daha eklemiş olduk. 2005 yılını Trakya nın Malkara ilçesinde bir şube açarak yılı tamamlamış olduk. 2006 yılında Kırklareli nde ikinci şubemizi açarak başlangıcımızı yapmış olduk. Şu an Ardaş Hipermarketleri olarak toplamda 16 hipermarket ve 2 gross marketimiz le tüketicilerimize hizmet vermekteyiz. Bu süreçte hizmetin hızla yayılmasının yanında devamlılığının sağlanması, bizim için ana prensiplerden birisi haline geldi. Kurum olarak perakendecilik sektöründe halkımıza bol çeşit, uygun fiyat ve kaliteli hizmet anlayışı ile başladığımız mağazacılığa, profesyonel kavramların eklenmesi ile Marmara da, özellikle Trakya da gelişmelerimizi sürdürmeyi hedeflemekteyiz. Verimlilik ilk planda Yeni mağaza açacağınız yerleri belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz? Yatırım planlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Mağaza açmakta en önemli konu verimli mağaza açmaktır. Yanlış bir adım, atıl bir mağaza, yarınlarımız için yeni bir adım değil geriye iki adım demektir. Çünkü atıl bir mağaza iki aktif mağazanın gelirini süspansiye eder. Şirketimizin bir prensibi de mağazalarımızı Trakya bölgesine açarak yatırım yapmaktır. Yeni açacağımız yerlerle ilgili ön bir fizibilite çalışması yapıldıktan sonra, mağazamızın olmadığı, çarşı optikli yerler ve 400- 1000 metrekare arası yerler olmasına dikkat ediyoruz. Şu anki mağazalarımızın durumları da bu şekildedir. Gelir düzeyine, müşterilerin beklentilerinin karşılanmasına ve rakiplerimizin durumları bizim için önemli kriterlerdir. Firma olarak gayemiz Trakya bölgesinde her ildeki, ilçedeki ve belde deki müşterilerimize ulaşmak ve hizmet taşımaktır. Firma olarak AB sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz, beklentileriniz nelerdir? Avrupa ülkelerindeki nüfus artışının düşük olması, ekonomik büyümenin ise % 2-3 olması, Türkiye deki yabancı perakende yatırımcılarının bizim gibi genç nüfusa yönelmelerini sağlayacaktır.. Bu yüzden de bu sürecin bizim açımızdan çok iyi olacağını, kısa vade de AB süreci ile birlikte Türkiye yi parlak günlerin beklediğini düşünmekteyim. Gündemin en önemli konularından bir tanesi AB. Uyum sürecinden en fazla etkilenecek kesimlerden biri de gıda üreticileri. Bu durum perakendecileri nasıl etkiler? Türkiye de Gıda sektörü oldukça hızlı gelişen ve rekabetin kızıştığı müşteri odaklı hizmet anlayışının yavaş yavaş hakim olduğu bir konuma gelmektedir. Bu sektördeki her değişiklikte bir gelişimin ifadesidir. Yerli gıda üreticilerin zarar görmemesi adına biz yerel marketler olarak onları çok daha fazla desteklememiz gerektiği kanaatindeyim. Çünkü yerel marketçiliğin önemi de bu sayede ortaya çıkmış oluyor. Yerli Gıda üreticilerine düşen görev ise kendilerini merdivenaltı imalatçılığından çıkarıp daha kurumsal bir kimlikle daha iyi yerlere getirmeliler. Biz Ardaş olarak rafımızda yerli gıda üreticilerinin hem kendi ürünlerini sergilemelerini sağlıyoruz, hem de onlarla birlikte Private Label ürünler üreterek kendilerine daha da katma değer desteği vermiş bulunuyoruz. Biz yerel perakendeciler ne kadar güçlü olursak yerli gıda üreticilerimizin o nispette pazardan pay almalarını sağlar ve gelişimlerinde katkıda bulunuruz. Perakendeciliği meslek haline getirmeliyiz Perakende sektörünün en önemli sorunlarından birisi kalifiye eleman eksikliği. Siz bu soruna nasıl bir çözüm geliştirdiniz? Personel bizim mesleğimizin en önemli sorunlarından biri, bunun nedeni perakende mesleğine gönül vermiş, bunu meslek olarak seçmiş ve bu konuda eğitim almış personel sayısının azlığıdır. Bu konuda eğitim kurumlarına ihtiyaç var. Perakendeciliğin bir meslek olmasını saygınlığını, yarınlarını oluşturmamız gerekir. Şirket olarak Liseyi yeni bitirmiş eleman alımı yapıyoruz ve bu elemanları yetiştirip sektörümüze kazandırıyoruz. Eğitim ve motivasyon çok önemli. Ama bizim en önemli sorunumuz bu yeni genç nesli Pazar tatilinden dolayı kaybetmemizdir. Evlenen personelimizin pazar izninin olmaması ailesi ile hafta sonunu paylaşamaması belli bir süre sonra alıştığı perakende sektöründen ayrılmasına sebep olmaktadır. Yeni yasa ile bunun çözüleceği inancındayız. Bu sayede bizde konusunda deneyimli, daha profesyonel, her evrede eğitimini tamamlamış personelle çalışmış olacağız. Hatta artık bizde bu sektörden birçok çalışanımızı kurumumuzdan emekli etmiş olacağız. Teknolojik alt yapıya önem veren bir kuruluşsunuz. Teknoloji alanındaki yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? 1999 yılında hipermarketçiliğe attığımız adımla teknolojik alt yapının vazgeçilmez olduğunu karar kıldık. Kontrolsüz güç güç değildir prensibinden yola çıkarak 2002 yılında Maestro yazılımla anlaşarak sektörümüze hitap eden yerel marketlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir bilgisayar programı oluşturduk. Bu sistem sayesinde Replicasyon ortamında haberleşme ağını genişlettik. Aynı zamanda tüm şubelerimizdeki verileri genel merkezimize bizim için hazırlanmış olan Maestro yazılımı ile bir yere topladık. Bu sayede online olarak şubeler ve merkez arasındaki veriler transfer edilebilir hale geldi. Sistemin rahatlaması demek iş yoğunluğunun azalması ve çalışanlarımızın verimli çalışmalarına olanak sağlanması demektir. Teknolojik alt yapının olamadığı ve hatta eksik, zayıf olması durumunda her türlü sistemsel sorunların yaşanabildiği, birtakım verilerin sağlıklı alınamadığı kişi insiyatiflerine açık hale geldiği bilinen bir gerçektir. Bu bilinçle biz firmamızın tüm yapısına teknolojik anlamda alt yapıyı sağlam kurarak yavaş yavaş sistemle çalışanı entegre ederek oluşturmayı hedefledik. Teknolojideki gelişmelerle beraber perakendecilik anlayışı da değişiyor. Self servis kasalar, akıllı tartı sistemlerine geçilmesi gibi öngörüler var. Bu tarz perakendeciliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tarz perakendecilik için çok erken olduğunu düşünüyorum. Türkiye deki alt yapının buna mükemmel bir şekilde hazır olması gerekiyor ki bu sistemden verim alınabilsin. Ankaradan sonra İstanbuldaki yerel zincirlerde önemli bir birlikteliği gerçekleştirdi. Uluslararası perakendecilerin pazar payının giderek arttığı bir dönemde gerçekleşen bu birliktelik ne gibi avantajlar sağlayacaktır? Yerel marketler olarak bizler çok küçük metrekarelerden geceli gündüzlü bir çalışma ile bugünlere geldik. Tüm meslektaşlarım ve bizler tabir yerinde ise tırnaklarımızla adım adım bu yerlere geldik. Ufak sermayemizle kazandığımız her kuruşu mesleğimize harcayarak mağazalar zincirini oluşturduk. Bu nedenle yarınlarımızın yok olmaması için sağlam durmalıyız, bunun içinde tek ses, tek nefes olmak kaçınılmazdır. Ulusal zincirlerin paylarını artırdığı bu günlerde biz işimizi daha iyi yapabilmenin tek yolu güçlü ve kalıcı birliktelik oluşturmaktır. PER-DER Ankara ve daha sonrasında PER-DER İstanbul mükemmel bir adımlar oldu. 2-3 aylık bir zaman zarfında gıyaben tanıştığımız meslektaşlarımızla bir araya gelme ve yarınlarımızı paylaşma fırsatı bulduk. Her yerel kendi bölgesinde liderliğini kanıtlamış ve yöresinin en güçlü ulusalı gibi olmuştur. Bu güçlü birliktelikle yasanın, Ulusal-Yerel-Geleneksel kanadın ortak menfaatleri doğrultusunda adil bir şekilde çıkması gayesindeyiz. Artık Türkiye sektöründe çok ciddi bir paya sahip, biz yerellerde derneklerinin olması ve yarın bir federasyon çatısı altında buluşmuş olmamız çok güzel bir gelişme. Bu oluşumun mimarı olan Perakende Bilgi Platformu Başkanı Ergün Güler ve beraberindeki tüm çalışma arkadaşlarına sonsuz teşekkürler Yasayı destekliyoruz Hipermarket yasa tasarısı, çeşitli platformlarda tartışılmaya devam ediliyor. Siz Ardaş olarak yasayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Biz Ardaş olarak yasayı destekliyoruz, bizim gibi yerel perakendeciler olarak sektörümüzün bir yasası olması, bu anlamda gelişmiş ülkelerin uygulamalarının bizim için çok iyi olacağını düşünüyorum. Biz Ardaş olarak yasa tasarısındaki bir maddenin öncelikle çalışanlarımızın bir talebi olduğunun bilincindeyiz. Bu yüzden tabiki onların talebi bizim için çok önemlidir. Ailesi Pazar günü tatil yaparken, kendisinin de hafta içi yalnız ve verimsiz bir tatil yapması yerine Pazar günü tüm aile ile birlikte olmalarını sağlamak çalışanlarımızın verimliliğini de artıracaktır. Bu da bizim için personel istihdamını oluşturacaktır. Yasa tasarısındaki mağaza tanımları doğru yapılmalıdır. Birçok şubesiyle, perakende cirosunda önemli bir paya sahip yereller kapsam dışı kalamazlar. Yerel olarak 200 m2 üzeri veya şubesi bulunan tüm mağazaların bu kapsamda bulunmaları adil bir tanımlama olmalıdır. Yasa tasarısında yer alan mağaza açılışları ile ilgili maddede biz yerel market sahiplerinin yatırımlarını yanlış yapmamasını, arz talep dengesini gözeterek doğru bir yatırım yapmasını sağlayacaktır. Servis minibüslerinin kaldırılmasını bizde çok istiyoruz. Bu sayede birçok konuda haksızlıklar ortadan kalkacaktır. Özellikle Otobüs, dolmuş ve taksi gibi esnaflarımızın sıkıntılarını gidermiş olacağız. Zararına yapılan satışlar, haksız rekabet ve indirimlerin aldatıcı, denetimsiz yapılması gibi birçok konuda bu yasayla çözüm bulacaktır. Özellikle Yerli gıda üreticilerimizin malını satacak raf bulamaması üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biridir. Yasa tasarısı asla yanlış yorumlanmamalı, çünkü ülkemizin tüm perakendecilerinin yararına olacak bir tasarıdır. Hatta bu konuda elimizi çabuk tutup iş işten geçmeden bir an önce yasalaşması için çaba göstermeliyiz. Lojistik ve depo uygulamalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Enflasyon oranının tek haneli rakama düşmesinden dolayı stok yönetimi çok önemli bir olgu haline geldi. Tüm lojistiğimiz Trakya nın merkezinde 1600 m2 kapalı alana sahip olup modern raf sistemi ile düzenlenmiştir. Tüm araçlarımızda liftli sistemlerle, depo içinde çalışan forkliftlerle şubelerimize tüm ürünleri paketlenmiş olarak hızlı ve kontrollü dağıtımın yapılması sağlanmaktadır. Bu strateji sayesinde de şubelerimizde ayrıca bir depolamanın ve ek bir işlemin yapılması önlenmiştir. Ayrıca yeni bir uygulama olarak ta depoda stoğumuzda bulunmasını istemediğimiz ürünleri haftalık paketleme sistemi adı altında firmalardan gelen ürünleri depoda şube şube ayırarak ilgili şubelere sevk ediyoruz. Bu sistemle yapmış olduğumuz lojistik destek de bizim kontrollü büyümemizi, hizmetin aksamamasını ve en önemlisi müşteri memnuniyetini getirmiştir. Yenilenme yılındayız Ardaş Hipermarketleri olarak yeni bir değişim içinde olduğunuzu gördük, bu konudan biraz bahsedebilir misiniz? Perakendecilik sektöründe yedi yıldır hizmet vermekteyiz. Bu zaman zarfı içinde yapmış olduğumuz yapılanmalarımızı, çalışmalarımızı tekrar gözden geçirdik. Yeni bir vizyon değişikliği yaparak 2006 yılını Ardaş ailesi için yenilenme yılı olarak kabul ettik. İlk adım olarak ta 2006 yılında ilk açmış olduğumuz şubemizle bunu lanse ettik. Bu yıl boyunca tüm şubelerimizi bu şekilde bir konsept yaparak tek bir çizgi haline getireceğiz. CRM uygulamaları, artık kurumları rakiplerinin önüne geçiren bir faktör. Sizin bu alandaki çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? CRM değişim yönetimidir, teknoloji değil: Elbette teknoloji CRM için önemli. Ancak CRM in gerçek faydası girişime getirdiği pozitif değişimdir. Rekabetin yoğunlaştığı piyasalarda firmalar hali hazırda var olan müşterilerini korumanın, yeni müşteriler kazanmak kadar hayati olduğunun farkına vardılar. Bu durum da müşterilerle sürekli irtibat halinde kalmayı gerektiriyor. Şirket olarak azda olsa bu alanda çalışmamız var. Çünkü CRM sayesinde müşterilerimize daha iyi servis sunacaksak, pazarlama ve satış verimliliğimiz artacaksa, yeni müşterileri bulmamız kolaylaşacaksa, şirket verimliliğimiz ve karlılığımız artacaksa en kısa zamanda bu alanda çalışmalara başlıyacağım. Biz Ardaş Hipermarketleri olarak bu anlamda Müşterilerimiz için yeni bir sistem başlattık. Arkadaş Kart adı altında firmamızın kartını çıkardık ve müşterilerimize bu şekilde onların ihtiyaçlarına, taleplerine daha verimli hizmet vereceğimizi düşündük. Bu sistemle datalarımızda tüm müşterilerimizin bilgilerini kayıt altına alarak onlara yapmış olduğumuz kampanyaları, promosyonları sms yolu ile haber vererek yararlanmalarını sağlıyoruz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive