Eklenme Tarihi : 15 Kasım 2011 Salı
Tevfik Dinçer

Yaşayan tarihiyle Mardin 1

Bu köşede genellikle bakliyat ve gıda sektörü ile ilgili inceleme, görüş ve tespitlerimi sizlerle paylaştım. Ama dönem dönem yurt içi ve dışı seyahatlerimi ve bu seyahatlerdeki ilginç izlenimlerimi de sizlere aktarma olanağı buldum. Daha önce yiğidin harman olduğu yer Sivası, yurt dışında da Afrika ile ilgili izlenimlerimi de sizlerle paylaşmıştım. Şimdi de doğduğum yer olan ve yöresel dilin kullanıldığı Arapçadaki adı Ayn-kaf olan şimdiki ismi ise Kayapınar olan ve eskiden bağlı olduğu Mardin ile ilgili derlediğim bilgileri sizlerle paylaşmak arzusundayım.


Mardin; mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardinde, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, ipek Yolu güzergâhında olup, tarihinde 5 han ve kervansaraya sahiptir. Mardin; Dargeçit, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve Yeşilli ilçelerinden oluşmaktadır. Kızıltepe, Mardinin güneybatısında yer alır. Artuklu ihtişamını yansıtan Ulu Camii,Taşköprü, Tarassut Kulesi Şahkullubey Kümbeti, Hazem Harabeleri günümüze kadar ayakta kalan tarihi hazinelerdir.Mazıdağının, Sümerler devrinden beri mesken olduğu tahmin edilir. 50 metrelik bir tepenin üstünde bulunan Dermetinan Kalesi, Sultan Şeyhmus, Pir Hattap Türbeleri önemli ziyaret yerleridir. Mardinin Midyat ilçesi ise ilçesi gümüş işçiliğiyle ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe, turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir. Dünyaya ışık tutacak medeniyetler tarihine yeni bir sayfa açacak Gınnavas Höyüğü Mardinin Nusaybin ilçesinde yer almaktadır. Morin Şehir Kalıntısı, Morin Kalesi, Dimitros Kalesi, MorAmbaham Manastırı, Yeni Kale, Şirvan Kalesi, Mor Yakup Kilisesi ve kilisenin 5-6 metre derinlikte bulunan zemin katta Mor Yakup Mezarı, Mor Evgin Manastırı, Mor Yuhanna Kilisesi, Üzüm suyu kanalı, Selman-i Pak, Şeyh Ali Tepesi, Pir Kemal Türbesi, Arap Kışla, Bağdat Köprüsü, Nusaybinin önemli tarihi yerlerindendir. Zeynel Abidin Camisi, Hz. Muhammedin 13. torunlarından olan Zeynel Abidin ve onun kız kardeşi Zeynepin türbelerinin bulunduğu ilçenin en önemli camisidir. Mardin merkezinin kuzeydoğusunda yer alan Yeşilli, doğanın cömertçe oluşturduğu yemyeşil bir vadinin içinde mesire yerleriyle ün salmıştır. Romalılar devrinde yapılmış su kanalları, çeşmeler, bentler ve değirmenler görülmeye değerdir.Mardin isminin kaynağıMardin adı hakkında pek çeşitli söylenceler vardır; J.A.Dupre ve J.Von Hammer, Marde kelimesinin savaşçı bir kavim olan Mardelerle ilgili olduğunu, Mardelerin İran hükümdarlarından Arşedir(226-241) tarafından buraya yerleştirildiklerini anlatır. Şehir ve kavim isimleri arasındaki benzerlik, Mazıdağı yöresinde oturan Yezidilerin şeytana tapmaları, eski bir İran ananesinin devamı olarak şerre kötülüğe ibadet eden Marde Merin bu bölgeye yerleştirildiklerinin delilidir. Çoğu kaynaklarda Mardinin gerçek adı Merdin diye geçer. Zira halkın çoğu da bugün böyle demektedir. Bu ad, kaleler anlamına gelir. Şehre bu adın verilmesinin nedeni de yakınında birçok kalenin bulunmasıdır. Mardin kalesi olan; KuşIar Yuvası, KartaI Kalesi veya Kartal Yuvası, Eskikale köyünde bulunan Kalat ül Mara Kalesi, Deyrulzafaran Manastırının kuzey doğusundaki Arur Kalesi ve Erdemeşt Kalesi bu adın verilmesine etken olmuştur. 7nci yüzyılda imparator Maoricius( 1582-602) devri tarihini yazan Theophilaktos ve Tarihçi Procopius, aynı devir coğrafyacısı Georgius Cyprius da, Ermenice kaynaklarda Merdin, Süryanice kaynaklarında Merdo, Merdi Marda ve Mardin okunuşlarında rastlanıldığı, Süryani imla farklarının bu kelimenin belirli, belirsiz ve çoğul şekillerindeki ayrılıklarından doğduğu ifade edilmektedir. Tarihte Mardin için birçok isim kullanılmıştır. Bunlar: Erdobe, Tidu, Merdin, Merdö,Merdi, Merda, Merde. Kartal Yuvası, KuşlarYuvası, Mardindir.Mardinin tarihteki yeriEn eski çağlardan günümüze kadar Mardin ve onun çevresinde birçok devletin kurulması korunup saklanmış medeniyetlerden belli olmaktadır. Açık müze halinde korunup saklanmış medeniyetler bu şehri üçüncü tarihi şehir yapmaktadır. Eski Doğu tarihine göre ilk Mardin Ve çevre medeniyetinin M.Ö. 4500-3500lü yıllarda Subariler zamanında yapıldığı ve Subarilerin Mezopotamyada yaşadıkları bilinmektedir. Bu kanaati 1911-1929 yıllarında o arazide kazıntı yapan Alman arkeologu Baron Marvan Oppenheim da tasdik etmiştir. Lakin ondan önceki tarihin olmaması da mutlak değildir ve ondan sonraki tarihi, kurulmuş devletleri ve medeniyeti de çok zengindir. Mardin ve çevresinin tarihi kültürünü: Subariler, HurriIer, Sümerler, Akadlar, Mitanniler, Hititler, Asur Aramiler, iskitler, Kimmer, Medler, Babiller, Persler, Büyük İskender, Abgarlar(Dikranlar), Romalılar, Sasaniler, Araplar, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Selcuklular, Artuklular, Moğollar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler, Osmanlılar gibi kimi devlet kültürleri olmuş ve günümüzde de Türkiye Cumhuriyetine has Türk kültürü hüküm sürmektedir.Mardin tarihine baktığımızda M.Ö. 2200-1925 Mardinin Babil Devletinin yer aldığı Hititlerin M.Ö. ıgzs yıllarında Mardine girdiği ve bir yıl sonra şehri şimdiki İrin arazilerinden gelen Midilerin eline geçtiği ve böylece Midilerin 500 yıl hüküm sürdüğü görülmektedir.Mardin ve çevresi, 692de Emevilerin, 824te Halife Memnun zamanında Abbasilerin hâkimiyetine girmiştir. 885-978 yılları arasında buralarda hüküm süren Hamdanilerin kaleyi kesin olarak zaptedişleri 895 yılına uzanır. Doğal olan kalenin bazı yerlerine surlar yaptırarak bazı yerlerini de onararak günümüze kadar dimdik kalmasını sağladılar. 990 yılında Mervaniler, Mardini zapt ederler. Mardin ve çarşılar, camiler yaparak İpek Yolu üzerinde bulunan bu önemli şehri ticari acıdan canlandırırlar.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive