Eklenme Tarihi : 15 Kasım 2011 Salı
Yılmaz Pekmezcan

Türkiyenin perakendesi

Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboşturSokrates


Bazen bir değerin büyüklüğünü ya da fazlalığını ifade etmek için Dünyanın diye başlayan ifadeler kullanırız. Başlık perakende sektörünün ülkemizdeki büyüklüğünü ifade etmesi bakımından uygun bir ifade oldu sanırım. Aslında Türkiyede birçok konuda olduğu gibi özellikle ekonomik büyüklükler açısından sektörel verilere sağlıklı bir biçimde ulaşmak mümkün değil. Ancak genellikle perakende sektörünün büyüklüğünden bahsedilirken gözden kaçırdığımız önemli bir ayrıntı var. Perakende dediğimizde; her hangi bir mal ya da hizmetin kar elde etmek amacıyla nihai tüketiciye pazarlandığı son nokta aklımıza gelmekte. Bu durumda sektörel büyüklüklerle ilgili sıralamalar yapılırken örneğin eğitim, otomotiv, sağlık ve bunun gibi ifadeler kullanılıyor. Belki diğer sektörler için ayırt edici unsurlar bulunabilir ancak perakende sektörü için durum farklı. Örneğin sağlık dediğimizde eczaneleri hangi kategoride değerlendirmeliyiz? Alışveriş merkezinde veya caddede medikal malzeme satan bir işyerini perakende sektörüne dâhil edebilir miyiz? Hatta biraz daha ileri gidersek otomotiv sektöründe nihai tüketiciye ürün satan bir galeriyi de aynı kategoride değerlendirebilir miyiz? Tüm bu sorularla ilgili biraz değerlendirme yapıldığında aslında çevremizde gördüğümüz nihai tüketiciye sunum yapılan her yer, perakende sektörü sınırları içine dâhil edilebilir diyebiliriz. Hal böyle olunca özellikle bu sektörün büyüklüğü konusunda ifade edilen rakamların değil abartılı olması, çok daha büyük olacağı kesindir. Türkiye gibi hızlı büyüyen ve çok dinamik bir toplumsal yapıya sahip olan bir ülke için perakende, yukarıda sınırlarını genişletmeye çalıştığım şekliyle düşünüldüğünde gerçekten de devasa boyutlara ulaşarak büyümeye devam edecektir. Yaklaşık yirmi yıl öncesi ile kıyaslandığında bu kadar yüksek oranlarla büyüyen başka bir sektör yok. Bu açıdan değerlendirildiğinde Türkiyenin en hızlı büyüyen sektörü perakendedir diyebiliriz. 1987 de bir tane alışveriş merkezi varken şu anda inşaatı süren AVM sayısı 350, kiralanabilir alan neredeyse 5,5 Milyon metrekare. Avrupanın 7nci dünyanın 10uncu büyük perakendesiyiz. Yaklaşık 3 milyon kayıtlı çalışan var ve üç yıl içerisinde en az 250 bin kişiye istihdam öngörülmekte. Toplam büyüklük yaklaşık 90 milyar dolar gıda dışı, 90 milyar dolar gıda perakendesi olmak üzere 180 milyar doları bulmakta. Bu durum küresel boyutta yatırımlar açısından Türkiyeyi tam anlamıyla bir cazibe merkezi haline dönüştürmektedir. Küresel kriz ve yavaşlama belki bu cazibeyi bir miktar yavaşlatmış olabilir ancak, ifade ettiğimiz gerçekler Türkiyenin bölgedeki en büyük yatırım merkezi olma gerçeğini değiştirmeyecektir.Sektördeki gelişmelerin en çarpıcı olanı ise artık yerli firmaların uluslararası pazarlara açılma dönemine girmiş olmaları. Ülkemizdeki birçok yerli marka başta Avrupa olmak üzere; Ortadoğu, Afrika, Asya ülkeleri Rusya ve hatta Amerikada faaliyet göstermekteler. Perakendedeki yeni konseptler artık Türk halkının yaşam biçiminde önemli köklü değişiklikler yaratmakta. Bu durum, değişime hızlı ayak uydurabilen insanlarımızın göstermiş olduğu olumlu tepkiyle hızlı bir gelişme sürecine dönüşmektedir. Ayrıca AVMler artık toplumun önemli bir kesiminin alışveriş hayatının odak noktasına oturmaya başladı. Başta batı illeri olmak üzere Anadolunun her yerinde hızla hipermarketler açılıyor. Birçok merkezde ve kavşak noktalarında devasa Outletler açılmakta ve yoğun rağbet görmekte. Gerek ulusal gerekse uluslararası birçok şirket franchising yoluyla çok sevdiğimiz markalar halinde adeta viral bir şekilde her yere yayılmaktalar. Sektörün bu kadar hızlı büyümesini etkileyen faktörlerin başında; Ekonomik büyüme ile kişi başı harcanabilir gelirdeki artış, Nüfus artışı, Köyden kente göç, Sektörel, yeni ve cazip konseptlerin geliştirilmiş olması, Alışveriş kültüründeki yeni eğilimler, Teknolojinin gelişimi ve küresel bakış açısı gelmektedir.Tüketicilerdeki eğitim ve bilinç seviyesinin yükselmesi, iş yaşamının hızlanarak zaman sırının daralması, alışverişin artık yalnızca bir ihtiyaç gidermekten öte kaliteli zaman geçirmek adına yapılan sosyal bir faaliyet olarak algılanması ve daha fazla tüketme isteği, perakende sektöründeki harcama faaliyetlerini etkileyen önemli unsurların başında yer almaktadır. Tüm bu saydıklarımızın ilave olarak özellikle bölgemizdeki sınırlarımıza komşu ülkelerdeki ( Suriye, İran, Irak, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan v.b.) potansiyel ile birlikte düşünüldüğünde Türkiyenin perakendesinde daha gidilecek dünyanın yolu var diyebiliriz. Henüz yolun başındayız. Ülkemizi ve perakende sektörünün tüm oyuncularını güzel günler bekliyor. Bu bağlamda herkesi sektöre katkı yapmaya çağırıyorum. Bu sektörde faaliyet gösterenler yalnızca kendi cirolarını düşünerek hareket etmesinler. Cirolarını artırırken sektörümüzü nasıl daha fazla büyütebiliriz ve büyütmek için çabalayan kurumlara, insanlar nasıl daha fazla destek olabilirin hesabını yapsınlar. Sektörün tüm aktörlerinin işbirliğine ve bir de çok ama çok çalışmaya ihtiyacı var.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive