Ramsey İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Doğan

Rusya ikinci ana üs olacak1970 yılında koyduğu hedefler doğrultusunda hızla ilerleyen Ramsey, Rusyayı ikinci ana üs ilan etti. Ramsey İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Doğan, Özellikle Rusya çok önemli bir pazar, Türkiyeden sonra ikinci ana üssümüz olarak görüyor ve bu şekilde yapılandırıyoruz diyor. Doğan, 5 yıl içinde yurtiçi ve yurtdışında 250 mağazaya ulaşmayı hedeflediklerini anlatıyor

Eklenme Tarihi : 27 Şubat 2012 Pazartesi
ramsey-icra-kurulu-baskani-huseyin-dogan

1970’li yıllarda Londra’da doğan Ramsey markasının yolculuğunu sizden dinleyebilir miyiz?

 

1970’li yıllarda şu anda Ramsey’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Remzi Gür’ün İngiltere’de konfeksiyon işleri vardı, üretim yapardı. Kendisi aynı zamanda benim de eniştemdir. Ancak o dönemde Türkiye’de tekstil ve hazır giyime yönelik yatırım fikri ailemiz arasında konuşulmaya başladı ve 1984 yılında da memlekete yatırım için adım atıldı. Kastamonu Araç ile başlayan fabrika yatırımlarına Karabük-Safranbolu eklenirken hepimizin en başından beri aklında, hedefinde “marka” oluşturmak vardı. Üretecek, koleksiyon oluşturacak, koleksiyonlarımızı dünyaya satacaktık. Bu hedefin ilk aşamasında “nitelikli ürün üretimi” kısmında çok başarılı sonuçlar aldık. Ancak sadece üretmek yetmezdi, bunun üzerine bir dönüşüm sürecine girdik. Bu süreçte üretici kimliğinden marka kimliğine, toptan dağıtım ağından perakendeciliğe, klasik erkek giyimden erkek moda markasına başarılı bir geçiş yaptık. Güçlü üretim altyapısı, inovatif ürün geliştirme kabiliyeti ve markalaşma konusunda yaptığımız yatırımların yanı sıra mağazalaşmada da önemli adımlar attık. Özellikle 2006 yılı Ramsey için bir kırılma noktası oldu. Çünkü o yıl, “Ramsey olarak perakendeciliği bizzat biz yapacağız, müşteri odaklı olacağız” dedik. Bundan sonra da Ramsey için hızlı bir büyüme dönemi başladı. Ramsey markasının çıkış noktası ise aslında Remzi Bey’in ismindendir… Remzi bey’in isminin İngiltere’deki telaffuzu “Ramsey”, bizim markamız olarak kaldı ve çok da güzel, yurtdışında çok rahat kullanılabilen, ilgi gören bir marka seçimi oldu.

Bir markanın uzun soluklu olmasının altında yatan başarı kriterleri nelerdir sizce? Ramsey’in bugünlere gelmesinde neler etkili oldu?
Ramsey markasını yaratırken bizim öncelikli hedefimiz en başından itibaren dünyaydı. Geniş bir perspektiften baktık, üretim gücümüzü, yenilikçi, detaycı ve tasarım odaklı yanımızla birleştirdik. Uzun soluklu bir marka olmanın temelinde bize göre “müşteriye değer yaratmak” var. Ramsey ve bu markasını yaratan tüm ekip müşterilerimize sürekli artı değer yaratmak için çalışıyor. Ramsey markası sunduğu artı değer ve özellikle bir erkeğe kendini farklı hissettirir. Daha genç, daha uzun, daha yakışıklı daha canlı ya da daha iyi… Ama mutlaka bir farkındalık yaratır, yoksa müşteri ne o markayla bir bağ kurar ne de ürününü alır. Bir de Ramsey olarak biz tüm konsantrasyonumuzu en başarılı olduğumuz iş olan “erkek hazır giyimine” verdik. Bu yüzden erkek giyiminde çıtası yüksek işler yapıyoruz.

Türkiye genelinde nasıl bir organizasyona sahipsiniz? Mağazalar ağırlıklı olarak nerede ve toplam mağaza sayınız nedir?
Ramsey’in, Türkiye genelinde Ramsey konsept ve grup mağazalarıyla beraber toplam mağaza sayısı 57, corner sayısı 46. Ramsey, konsept, grup mağazaları ve corner’larla beraber İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirler başta olmak üzere Kayseri’den Trabzon’a, Adana’dan Van’a kadar Türkiye’nin birçok noktasında faaliyet gösteriyor. Ramsey konsept mağazaları, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Trabzon, Mersin, Denizli, Antalya ve Kayseri’de bulunuyor. Hatta 2011’i uğurlarken çok yeni bir mağaza daha açtık. Kayseri’de Ramsey Forum Kayseri mağazamızı açarak bu şehirde ikinci bir adrese daha kavuştuk.

Rusya’ya yeni mağazalar geliyor

Peki, yurtdışındaki mağazalaşma yapınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Hangi ülkelerde toplam kaç mağazası bulunuyor Ramsey’in?
Yurtdışında Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Türkmenistan, Gürcistan, Kazakistan başta olmak üzere 17 ülkede 36 mağaza ve 16 corner’la faaliyet gösteriyoruz. Ramsey için yurtdışında özellikle Rusya, çok önemli bir pazar. Rusya’yı, Türkiye’den sonra ikinci ana üssümüz görüyoruz ve bu şekilde yapılandırıyoruz. Rusya’daki yatırımlarımızı kendimiz yönetiyoruz. Rusya’da bugüne kadar Moskova ve St. Petersburg’ta büyüdük ve geliştik ama artık Rusya’nın diğer şehirlerinde de büyümemizi hızlandıracağız. Şu anda farklı şehirlerde varız ama buradaki mevcudiyetimizi güçlendireceğiz. Hedefimiz 2012 yılında Rusya’da 5-7 yeni mağaza açmak. Rusya, Türki cumhuriyetlerinin yanı sıra Türkiye’ye uçakla 2-2.5 saat mesafedeki Doğu Avrupa, Ortadoğu ülkeleri de yatırım için radarımızda. Bizim markamız için de diğer Türk markaları için de bu ülkelerde büyük fırsatlar var.

“Sadık müşteri” kavramına inanıyor musunuz? Sizce müşteri sadık olur mu? Sizin sadık müşterileriniz var mı?
Evet, “sadık müşteri”lerimiz var ve “sadık müşteri” kavramı Ramsey için çok önemli bir kavram. “Müşterisini Düşünen Marka” vaadiyle yola çıkan ve bu vaadin de içini dolduran çalışmalar yaptığımız için markamızın “sadık müşteri” oranı oldukça fazla. Biz bunu ölçmek için “Müşterisini Düşünen Marka” vaadimizin bir parçası olarak “Ramsey Card”ı geliştirdik. RamseyCard’lı müşteri sayımız 57 bine ulaştı. RamseyCard’lı müşteri sayımızı 2011 yılında yüzde 40 arttı. Bu kart sayesinde müşterilerimizin Ramsey’le bağlarını çok rahat gözleyebiliyoruz.

Ramsey müşterisini anlatır mısınız bize, nasıl bir profil çiziyor müşterileriniz? Kimler alışveriş yapıyor?
Ramsey erkeğini şehirli, eğitimli, kendine özen gösteren ve değerli bulan, stili ve tarzına önem veren orta-orta üstü ve üst gelir grubu şeklinde tanımlayabiliriz. Ramsey markası altında “Ramsey”, “Ramsey Sport”, “Ramsey Sartoria” ve “OnyxRamsey” adını verdiğimiz line’larda da hitap ettiğimiz kitle oldukça genişliyor. Örneğin “OnyxRamsey”, bizim 18-25 yaş arası, genç, fit kalıpları tercih eden, trend erkekler için oluşturduğumuz bir line. Business ve günlük şıklık için Ramsey, hafta sonu için Ramsey Sport, üst seviyede bir şıklık için Ramsey Sartoria tercih edilebilir. Farklı line’larımızla her yaşta erkeğin takım elbiseden gömleğe, trikodan ayakkabıya kadar her anında ihtiyaç duyabileceği ürünleri sunuyoruz.                                                  

Günde 2 bin 500 takım elbise üretimi

Lokasyon seçimlerinizde hangi kriterler önem taşıyor? AVM’leri mi yoksa caddeler mi önceliğinizde? Neden?
Mağazanın bulunacağı lokasyonun nüfus ve gelir potansiyeli, ulaşılabilirliği ve mağazamızın büyüklüğü bizim ilk aşamada dikkat ettiğimiz konular. Ramsey olarak şu anda konsept mağazalarımız hep gözde alışveriş merkezlerinde bulunuyor. Hem kira maliyetleri açısından hem de tüketicinin tercihlerini gözlediğimizde cadde mağazaları yerine AVM’leri tercih ediyoruz. AVM’lerin sahip olduğu sosyal alanların yarattığı sinerjiyi ve uygun, temiz, gelişmiş altyapı olanaklarını da kullanıyoruz.

Üretim sürecinizden bahseder misiniz? Ürünler vitrine gelene dek hangi aşamalardan geçiyor?
Ramsey, yenilikçi, tasarım odaklı, moda bir markanın olmanın yanı sıra önemli bir üretim gücüne ve altyapısına da sahip. Karabük-Safranbolu, Kastamonu Araç ve Kastamonu Merkez’de olmak üzere 3 fabrikamızda günde 2 bin 500 adet takım elbise, 2 bin adet gömlek ve 2 bin adet pantolon üretimini gerçekleştiriyoruz. Üretimin yanı sıra Ar-Ge’ye de sürekli yatırım yapıyoruz. Bu sayede Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan takım elbisenin şık duruşunu koruyarak yüzde 50’ye varan hafiflik yaratan “Zero Weight” teknolojisini geliştirdik. Bu teknolojiyi de koleksiyonlarımızda kullanmaya başladık. 2 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen Zero Weight teknolojimiz sayesinde 1.5 kiloya ulaşan standart bir takım elbisenin ağırlığı Ramsey Zero Weight takım elbisede 750 gram seviyesine geriledi. Hafifliğin yanı sıra takım elbisenin şık duruşunu ve dinamik yapısını da korumayı da başardık. Bu teknolojiyi şu anda takım elbise, ceket ve pantolonlara uyguladık. Ancak 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonumuzda Zero Weight gömleklerimiz de erkek müşterilerimizin beğenisine sunulacak. Üretim ve Ar-Ge’yle birlikte 6 kişilik özel bir tasarım ekibimiz de sürekli erkeklere farklı bir stil, yenilikçi bir tarz yaratmak için çalışıyor.

 

Ramsey’de en çok hangi ürünler satılıyor?
Ramsey, takım elbise, ceket, pantolon ve gömlek gibi özellikle çalışan, detaylara önem veren, stili ve tarzı olan erkeklerin temel ihtiyaçları olan ürün gruplarında yüksek satış rakamlarına ulaşıyor. Zero Weight teknolojisiyle üretilen takım elbiselerimiz 2011-2012 Sonbahar/Kış Koleksiyonlarımızın satışında itici güç oldu. Sektörde takım elbise satışları gerilerken Ramsey takım elbise satışlarını yüzde 50’nin üzerinde artırdı.

Ramsey markası için “olmazsa olmaz” prensipler nelerdir? Neler vazgeçilmez markanız için?
Markamız için “Müşterisini Düşünen Marka” vaadimiz, “Müşterimize bir değer katmak” ve “Dürüstlük’” bizim için vazgeçilmez. Müşteri, her zaman Ramsey’in odak noktasındadır ve onun mutluluğu her şeyin üstündedir,  müşterinin sesine her zaman kulak verilmelidir.

Yüzde 40 büyüme

Perakendeciliğin en önemli enstrümanı insan… Bu bağlamda çalışanlarınıza yönelik eğitim çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Müşterilerinizi nasıl bir çalışan profili karşılıyor?
En önem verdiğimiz konuların başında çalışanlarımız ve onların eğitimi geliyor. Hem merkez hem de mağazalarımızda çalışanların eğitimlerinin sürekliliğini için devamlı eğitim programlarından yararlanıyoruz. Ramsey’e özel eğitim programlarının yanı sıra mevcut eğitim programlarına da dâhil olduğumuz dönemler oluyor. Bu yıl Ramsey Akademi’nin de temeli atıldı. Markamız bünyesindeki uzmanlara, dışarıdan uzman eğitimlerin de katkısı oluyor. Ekibimiz Ramsey müşterilerine dünya standartlarında alışveriş deneyimi yaşatmak hedefinin arkasında duracak bir eğitim seviyesine sahip. Mağaza çalışanlarımıza yılda 4 kez eğitim verirken ayrıca CRM’den gelen müşteri değerlendirmelerini de dikkate alarak, müşterilerimizi dinleyerek en iyi hizmet anlayışını da sunuyoruz.

2011 yılı Ramsey için nasıl geçti? Beklentilerinizin neresindesiniz?
2011 Ramsey için başarılı ve pozitif sonuçların alındığı bir yıl oldu. Yüzde 40’a varan büyüme yakaladık, hem yurtiçinde hem yurtdışında mağaza açarak pozitif gelişmeler yaşadık. Başta Türkiye olmak üzere Rusya, Ukrayna, Türkmenistan, Gürcistan, Azerbaycan’ın aralarında bulunduğu 18 ülkede 93 mağaza, 62 corner olmak üzere toplam 155 satış noktasına ulaştık. 2011 yılında inovatif ürün konusundaki çalışmalarımız da pozitif sonuçlar almamızı sağladı. 

2012 yılından beklentileriniz nelerdir? Örneğin mağaza hedefiniz var mı?
2012 yılında mevcut büyüme stratejimizi Türkiye ve Türkiye dışında da geliştireceğiz. Özellikle uluslararası pazarlarda daha da büyüme planımız var. 2012 yılında hem Türkiye’de hem de başta Rusya olmak üzere yurtdışında mağaza açmaya devam edeceğiz. Yurtdışında ilk aşamada 2012 yılında Rusya’da 5-7 yeni mağaza planımız bulunuyor. Yeni fırsatları da değerlendirmeye alacağız. 5 yıl içinde ise hedefimiz yurtiçi ve yurtdışında toplam 250 mağazaya ulaşmak.  2012’de markamızı Türkiye’de büyütürken, global bir oyuncu olması için de tüm fırsatları değerlendireceğiz.  Bu yıl 10-13 Ocak 2012 tarihleri arasında dünya erkek modasının referans noktası ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olmak için önemli bir akreditasyon fuarı olan, erkek modasının devlerinin yer aldığı Floransa’da düzenlenen “Pitti Immagine Uomo”da çok özel bir standla yerimizi alıyoruz. Bu, 2012 yılında markamızın globalleşme adımları için önemli bir destek olacak. Inovatif ürün çalışmalarımız sürecek, 2011 yılında takım elbise, ceket ve pantolonda kullandığımız Zero Weight teknolojisini 2012’de gömleğe de uygulayarak bir ilki gerçekleştireceğiz. Ürün geliştirme, yeni pazarlar yaratma ve yeni mağazalar açma konusundaki yatırımlarımız ve hevesimiz daha da güçlenerek artacak. 

Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır.

 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive