Ulusal Zincirler Düğmeye Bastı

Migrosun satışı sonrası bekle gör politikasıyla birbirini tartan ve doğru anın gelmesini bekleyen ulusal zincirler, son ve en büyük operasyonun startını nihayet verdi. Durgun geçen yıl, satın almalar, yeni yatırımlar ve kulislerde konuşulan yeni beklentilerle tekrar o hareketli günlerine dönüyor

Eklenme Tarihi : 13 Ağustos 2008 Çarşamba
ulusal-zincirler-dugmeye-basti
Emre Durdu Türkiye perakendesi ilginç bir 3 yıllık dönem yaşadı. Tesconun Kipayı alarak Türkiyeye gelmesi, Gima ve Tansaşın satılma süreçleri, Kiler ve Makromarket gibi bölgesel güçlerin satın almalar yaparak ulusal zincirlere dönüşmeleri ve Migrosun İngiliz yatırım grubuna satılması... Taşların yerine oturduğu bu dönemin ardından şimdi tablo çok daha net... Migros Ben buradayım dedi...Aylardır konuşulan Hamoğlu Maxileri Migrosa satıyor duyumu gerçeğe dönüştü ve Silivri, Tekirdağ ve Çengelköydeki toplam 13 bin metrekare satış alanına sahip Maxi mağazaları Migrosun oldu. Bu gelişmeyi önemli kılan Migrosun bünyesine 3 mağaza katmış olması değil tabi ki. Asıl önemli olan İngiliz yatırım grubuna geçtikten sonra ne yapacağı merak edilen, mevcut şube sayısıyla kalacak, satılmayı bekleyecek, yeni hamle yapamayacak kadar hantal ve karışık bir yapısı var denilen şirketin tekrar harekete geçmesi... Nasıl gerçekleşti?Migros Türk'ten konuya ilişkin IMKB'ye yapılan açıklamada: Hamoğlu Grubuna ait yerli perakende zinciri Maxi marketlerin; Silivri, Tekirdağ ve Çengelköydeki toplam 13 bin metrekare satış alanına sahip mağazalarının tüm demirbaş ve tesisatının satın alınmasına ve söz konusu 3 adet mağazanın kira sözleşmelerinin Şirketimiz adına düzenlenerek tapu şerhlerinin yapılmasına karar verilmiştir. Belirtilen devir işlemi, Rekabet Kurumu izninden sonra geçerli olacaktır denildi. Migros Türk Genel Müdürü Özgür Tort; Karşılıklı yaptığımız protokol ile Maxi Marketlerin Migros Türk bünyesine katılmasını arzuluyoruz. Rekabet Kurumundan izin alındıktan sonra Silivri, Tekirdağ ve Çengelköydeki Maxi Marketler bölgede müşteri beklentisine en uygun Migros Türk formatlarına dönüşmesi planlanıyor dedi. Yaklaşık 13 bin metrekare satış alanına sahip 3 Maxi Market mağazasına ait kira sözleşmelerinin Migros adına düzenlenmesine karar verildi. Kararın ardından basına ilk açıklamasını yapan Hamoğlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamoğlu Maxilerin market alanlarının ayrıca dolap, kasa ve raflardan oluşan demirbaşlarının Migros'a devrettiklerini belirterek, alışveriş merkezlerini devretmeyeceklerini belirtti. Alışveriş merkezleri Hamoğlunda kalıyor Silivride yazlık bölgeye yakın olan Maxi özellikle yazın çok iyi iş yapan ve doluluğu artan bir perakende noktası. Tekirdağdaki Maxi ise Trakya Üniversitesinin kampüslerinin bulunduğu alanda tek sosyal yapı ve yaz kış son derece iyi ziyaretçi çekiyor. Bu merkezlerin kiralama alanlarındaki mağazalar ve Tekirdağdaki Maxi'nin özellikle yeme içme alanları, cirosu bakımından önem taşıyor. Hamoğlundan basına gelen açıklamada işin marketçilik kısmından ayrıldıklarını ama alışveriş merkezi işletmeciliğinden şu an için vazgeçmedikleri söylendi. 2007de 4.8 milyar YTL ciroMigros, çeşitli formatlarda ve stratejik noktalarda önemli mağazalar açarak, karlılık ve büyüme odaklı stratejisi ile beraber perakende sektörünün en büyük birleşmesini Tansaşla gerçekleştirdi. Birleşme sonrası farklı format yapılarını koruyup geliştirerek perakende sektöründe açık ara lider pozisyonunu korudu. Migros, 2005-2007 yılları arasında yüzde 34 satış artışı kaydetti. 2007de fark yaratarak büyümeyi hedefleyerek, 4.8 milyar YTL ciroyu yakaladı. Rusyadaki Ramstoreların satışı nedeniyle 2007 yılının son iki ayında satış gelirlerine dahil olmadığı halde, Migros Türk T.A.Ş şirketinin elde ettiği satış gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 12 artış göstererek 4 milyar 273 milyon YTLden 4 milyar 793 milyon YTLye yükseldi Carrefour İstanbulda müthiş yatırımlarla geliyorCarrefourun İstanbul için ne kadar etkin projeler geliştirdiğini zaten herkes biliyor. Yakın tarihte hayata geçecek iki dev proje Şirinevler ve Bakırköyde hayat bulacak. Bu projelerin ortak özelliği artık geniş arazi bulmanın mucize sayıldığı E- 5 kenarında yer almaları. Bu alanlar o kadar kritik ve başarı garantisi olan noktalar ki hepsi hizmete başladığında Carrefourun cirosu sıçrama yapabilir. Anadolunun her yerinde olacaklarÖte yandan Fransız perakende devi sadece İstanbul ile sınırlı kalmıyor. Örneğin Kurun Danışmanlık ile son dönemin dikkat çeken projelerinden Tatvan AVMnin içinde yer almak için anlaşıldı. Finansmanını bölge belediyesinin üstlendiği proje, şehrin merkezinde gerçekleştiriyor. Tatvan bilindiği gibi hem Bitlis ve hem Muşun kent sınırlarının içinden geçtiği, 800 bin nüfuslu ve bölge coğrafyası için önemli bir ilçe. Tatvan Alışveriş Merkezinde 4 büyük mağaza, 3 salonlu sinema, hipermarket, çocuk oyun alanı, 7 fast food restauran, 2 restaurant, 3 kafeterya, 200 araçlık otopark yer alacak. Alışveriş merkezi 20 bin metrekare kapalı alanda hizmet verecek. Bir diğer dikkat çekici yatırım ise Erzurum Alışveriş Merkezi için Redevco ila anlaşılan mağaza oldu. Carrefour, yapılan anlaşma çerçevesinde 8 bin metrekarelik bir alanda bölgenin en büyük hipermarketini açacak. Redevco tarafından Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük ili olan Erzurumda geliştirilen 60 milyon Euro yatırım değerli proje 2009 yılının Mayıs ayında hizmete açılacak. İstanbulda açılacak iki büyük mağazayı bir kenara bıraktığımızda şirketin genel politikasının AVM danışmanlık şirketleriyle dirsek temasında bulunmak ve yeni merkezlerle birlikte yeni kentlere adım atmak olduğunu görüyoruz. Ankarada açılan 365 AVM, birçok kentte açılan ve açılmaya devam edecek Multi Turkmall yatırımları Forum AVMler şirkete yeni operasyon alanları kazandıran merkezler oldu. Şirket, CarrefourSA Express formatında da büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz ay Manisa Turgutluda açılan mağaza ile CarrefourSA Expresslerin sayısı 109 oldu. Genel müdür satın alma sürecek demiştiCarrefourSA Genel Müdürü Guillaume Vicaire, Türkiyeye atandığı dönem basınla tanışma toplantısında yeni dönemde de satın almalar yapabileceklerini söylemişti. 15 yılda Türkiye'de 1.5 milyar YTL'lik yatırım yaptıkları bilgisini veren Guillaume Vicaire, 2008 tahmini büyüme oranlarını yüzde 3 olarak açıkladı. Bu yıl hipermarket sayısını 7, süpermarket sayısını ise 20 mağaza artıracaklarını anlatan Vicaire, bunun için 100 milyon euro kaynak ayırdıklarını söyledi. 2010 hedeflerini de açıklayan Vicaire, organik ve satın almalarla 2010 yılında 40 hipermarket, 200 de süpermarket sayısına ulaşacaklarını kaydederek süpermarketleri daha hızlı geliştireceklerini anlatmıştı. Tesco Kipa İstanbul Tesco ile tanıştıTesco, uzun süredir beklenen hamlesini sonuca bağladı. İstanbul'un Anadolu Yakası'nda Kurtköy'de yer alan Viaport Alışveriş Merkezi'nin içinde Türkiye'deki 28'inci mağazasını açan Tesco Kipa, yereli bol discountu bol, bakkalların bile rekabetçi olduğu ve ulusal zincirlere kafa tuttuğu, dünyanın en esnek ticaretinin yapıldığı, en kozmopolit kentine adım attı. Peki, bundan sonra ne olur? Bu yatırım için yaklaşık 7 milyon Euro harcayan İngiliz perakende devi, uygun arsa veya yatırımcı ortak bulduğu takdirde İstanbul'da mağazalar açmaya devam etmek istiyor. Şu güne kadar kesinleşen tek yatırım ise Gazi Osman Paşada Multi Turkmallun gerçekleştirdiği Forum AVM'nin içinde açılacak Tesco Kipa mağazası. Bu yatırım tamamlandığında hem Anadolu hem Avrupa Yakası'nda en az birer tane Tesco yatırımı faaliyete başlamış olacak. Bu projenin bitiş tarihi ise 2010... İzmir ve çevresinde sayıları 54'ü bulan Kipa Express formatında daha küçük metrekareli mağazaların İstanbul'a getirilip getirilmeyeceği ise henüz netlik kazanmış değil. İstanbul açılışı ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Tesco Kipa Hukuk ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Yılmaz Atilla, Tesconun dünyada en fazla önem verdiği üç ülke arasında ABD ve Çin ile birlikte Türkiyenin geldiğini belirterek, Türkiye çok büyük bir ülke, dünya perakende sektörü açısından her zaman cazip bir ülke olarak görüldü; bizim de çok önemsediğimiz bir ülke dedi. Makromarket İstikrarlı büyümenin simgesi olduAnkara, yerel perakende için çok önemli bir kent. Bu bölgedeki yerel markalar uzun süredir etik ve paylaşımcı bir rekabet sergiliyor. PERDERlerin tüm Türkiyeye yayılması ile yereller arasında daha sağlam bir paylaşım kültürü oluştu. Ancak bu kültür, Ankarada diğer PERDERlerin kurulmasından önce de vardı. Bu kültür beraberinde temel sorunlarını ve kurumsallık çalışmalarını diğer kentlerdeki yerel zincirlerden daha önce halletmiş markaların oluşmasına yol açtı.Makromarket ise Ankarada gelişen ve büyüyen yerli organize perakende markalarının en dikkat çekeni. Hem bulunduğu kente hakim, yerelliğin getirdiği samimiyet ve tüketiciye yakınlık avantajını iyi kullanıyor hem de kurumsallık çalışmalarının erken halletmenin kazandırdığı hızla daha cesaretli kararlar alabiliyor. Bu cesaretli kararlara örnek olarak geçtiğimiz günlerde Karaman Uyum Alışveriş Merkezi içinde 26 bin 500 metrekare net satış alanında açılan Nazar Mağazasını gösterebiliriz. Afrayı satın aldıktan sonra yeni bir konsept olan AVM işletmeciliğine adım atan Makromarket, bu AVMlerin faaliyet gösterdiği bölgelerdeki insanlarla bütünlük sağlayacak yeni gıda dışı perakende markası Nazarı da hizmete açtı. Bu konseptte ikinci şubesini de Konyadaki AVM içinde açacak olan Makromarket, öngörü sahibi ve yenilikçi adımlarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Konu açılmışken hatırlatmak gerekirse Makromarket, geçtiğimiz yıl Ekim ayında ikinci büyük satınalmasını yaparak Kombassan Holdingin perakende markası Afrayı satın almıştı. Konya, Aksaray, Antalya, Karaman, Malatya ve Samsun gibi faaliyet alanı dışındaki kentlerin hepsine bir hamleyle giren Makromarket ulusallığa geçiş yapmıştı. Hatırlanacağı gibi Makromarketin ilk büyük satın alması da aynı kentin önemli markalarından Nazar olmuştu. Makromarketin önemli bir özelliği ise istikrar. Şirket, Afraları yapılandırırken veya gıda dışında yeni bir konsepte girerken, daha da önemlisi Yönetim Kurulu Şeref Songör Türkiye Perakendeciler Federasyonunun işleriyle yoğun şekilde uğraşırken sekteye uğramıyor. Yapılanma ve görev dağılımının iyi yapılması Makromarketin elindeki mağazaların verimliliğini korumasını ve sürekli yeni yatırımlarla büyümesini sağlıyor. Makromarket, finansman gücü olan ama güvenebileceğim adamımım ya da altyapım yok diyen yereller için örnek teşkil eden bir başarı öyküsü sergiliyor. Kiler Kilerin planları ne?Sektörde en merak edilen konulardan biri, belki de ilk sıradaki Kilerin ne yapacağı? Yazının kalanında ayrıntılarından bahsedeceğimiz Yimpaş satın almasıyla daha da güçlenen şirketin şube sayısının yıl sonunda 200e ulaşması bekleniyor. Kilerin uluslar arası markalarla rekabet ederek daha ne kadar büyüyeceği merak konusu. Eğer Kiler bir gün satmaya karar verirse, o gün geldiğinde dengeler tekrar değişebilir. Kilerin vereceği karar Migros ya da Carrefourdan birini öne geçirebilir. Tabi ki dışarıdan gelecek birilerine satma ihtimali ve o gelecek ismin Wal Mart olma ihtimali de var. Şirket yetkilileri her fırsatta satma değil, satın alma düşüncesinde olduklarını ve büyüyeceklerini söylüyorlar. Bu senaryo dahilinde de Kilerin yapacakları merak konusu. Şirketin yöneticilerinin bağlantıları ve mağaza yapısı yerel perakende geleneğine yakın ve bunun avantajıyla satmayı düşünen yerelleri iyi duyuyor, iyi ve hızlı temasa geçiyorlar. Bu avantaj, ilerleyen günlerde satmayı düşünen birçok markayı Carrefour ve zaten bu tip konularda hantal olan Migrostan hızlı toplamalarını sağlayabilir. Yimpaş operasyonu hakkındaKiler, Yimpaş'ın Afyon, İskenderun, Kahramanmaraş, Gaziantep, Aksaray, Nevşehir, Tokat, Amasya, Sivas, Çekerek, Edirne, Turhal, Sorgun, Yerköy ve Alaca kentlerindeki mağazalarını kiraladı ve demirbaşlarını satın aldı. Toplam 100 bin metrekareye sahip mağaza ve merkezler Kiler markasıyla hizmet verilecek.Kiler Holding Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kiler konuyla ilgili: Yimpaş, perakende sektörünü iyi bilen, yıllarca müşterisine emek vermiş bir firma. Bir süredir Türkiye çapında 15 mağazasının kiralanması ile ilgili görüşüyorduk, bugün sonuçlandırdık. Kiler Holding Perakende Grubu olarak satın almak veya yeni mağaza açmak üzerine kurulu bir büyüme stratejimiz olduğunu artık herkes biliyor. Bu anlaşmaya da doğal büyüme stratejimizin bir parçası olarak bakmak gerek şeklinde konuştu.Bundan sonra karşılarına çıkacak fırsatları da değerlendirebileceklerini belirten Ümit Kiler Bizim açımızdan bu anlaşmanın iki önemli nedeni var. İlki, çok kıymetli olduğunu düşündüğümüz mevcut Yimpaş müşterilerine hizmet verecek olmak, diğeri ise daha önce bulunmadığımız illerde mağazalara sahip olarak Tüm Türkiye hedefimize yaklaşmak. Her iki taraf açısından başarılı bir süreç olduğuna inanıyorum dedi. Yıl sonuna kadar 200 mağazaya ulaşma hedefi olan Kiler'de 6 bin 500 kişinin çalıştığına dikkat çeken Ümit Kiler, Bu çalışanlarımızın 5 bin 200ü perakende sektöründe görev yapıyor. Önümüzdeki dönemde yeni mağazalarımızın açılmasıyla bu sayı daha da artacaktır. Türkiyenin her yerinde istihdam yaratmaya devam edeceğiz. Yeni mağazalarda 700 kişiyi daha istihdam edeceğiz dedi.Metro Group Sessiz atın tekmesinden kork derler. Metro Group, hiç satın alma yapmayan, satmakla satılmakla adı hiç anılmayan bir zincir. Ancak şirketin hem yeni yatırımlar hem de kurumsal kimlik adına çok önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bugün 11 tane Metro Toptancı Marketi var. İlk Real ise 1997 yılında açıldı ve bugün 11 Real Hipermarket Zinciri var. Geçen sene Media Markt geldi. Onun da bugün 5 mağazası var. Toplam 27 mağazası olan Metro Group, gıda perakendesini ilgilendiren markası Real için önemli yatırımlar gerçekleştirmeyi düşünüyor. Inovasyon ekibi ve 200 yeni ürünHenüz bu ay görevinden ayrılan Realin eski Türkiye genel müdürü Ulf Groth, ülkemizdeki son röportajında Realdeki iki önemli gelişmeden, inovasyon ekibi ve 200 yeni PL üründen bahsetmişti. Groth şöyle demişti: Sürdürülebilir karlılık ve rekabet avantajı sağlayabilmek için günümüzün vazgeçilmez kavramı olan inovasyonu şirket stratejilerimiz arasına 2007 senesi itibariyle dahil ettik. Eylem planlarımızı da bu strateji çevresinde oluşturmaya başladık. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yayılmakta olan bu kavramla Real kendi inovasyon departmanını kuran ilk şirket olma özelliğini taşımaktadır. 6 ay gibi kısa bir süre içinde 2200 çalışanımızdan yaklaşık 1000 adet inovasyon ve iyileştirme fikirleri aldık ve bu fikirlerin 20 adedini hayata geçirmek üzere çalışmalarımıza başladık. Real, yeniliklere açık bir marka, müşterilerimiz bizden beklentilerini izlemeye ve ona uygun hizmetler geliştirmeye çok önem veriyoruz. Örneğin Real zengin çeşitleri sunduğu balık reyonlarını daha güzel hale getirmek için iskeleye çevirecek. Buna yeni açılacak Fulya mağazamızdan başlayacağız.Kesinleşen üç proje var. Fulyada Beşiktaşın eski tesislerinin olduğu yerde açacağımız mağaza, Bayrampaşada açacağımız mağaza ve Merterde inşaatı başlayan yatırımımız. Bunlardan Fulya ve Bayrampaşa bu yıl, Merter önümüzdeki yıl bitecek. Eski genel müdürün açıkladığı diğer bir önemli gelişme de 200 yeni Private Label ürünün Real raflarına geliyor olmasıydı. Groth şunları söylemişti: Şu anda Private Label segementindeki ürünlerimiz TİP marka ismiyle satılıyor. TİP en ucuzu... Özen gösterdiğimiz, standartlarını yukarıda tuttuğumuz bir Private Label markası TİP... Öte yandan bizim raflarımızdaki en ucuz ürün doğal olarak. Yeni yaratacağımız Private Labellar ise TİP ile birlikte satılacak ve her kategoride lider markanın bir alt fiyat kategorisinde satılacak. Bu ürünlerin kalitesi çok yüksek olacak. Henüz isim belirlemedik ama en az 200 kategoride bu projemizi devreye sokacağız. Tarihi de çok uzak bir proje değil, şu an hazırlıkları sürüyor ve 2009 yılı içinde hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Cirolar ve rakamlarda son durumCapital dergisinin Türkiyenin En Büyük 500 Özel Şirketi başlığı altında topladığı sektörel analizlere göre, bu yıl perakende gıdanın lideri konumunda gözüken Migros, geçen yılın rakamlarıyla 4.793.359.000 YTLlik ciro elde ederek hiç de azımsanmayacak bir başarı elde etti. Türkiyenin En Büyük Şirketleri listesinde geçen yıla göre sadece iki puan gerileyerek, on birden on üçe indi. 2.978.384.000 YTLlik cirosuyla Migrosu epey geriden takip eden ama yine de gıda sektöründe ikinci olan BİM Birleşik Mağazalar, bu sene genel liste içindeki yerini sağlamlaştırarak yirmi yedinci oldu. Geçen yıl, yirmi sekizinci sıradaydı. Metro Grouptan önemli atak600 milyon dolar ihracat tutarı ve 2 milyar 128 milyon YTLlik net cirosu ile dikkati çeken Metro Group Türkiye, bu yıl perakendeciler arasında üçüncü sırada yer alarak en dikkat çeken performansı gösteren şirketi oldu. Metro Group, yeni mağazalar açan Real ve ses getiren Media Markt ile birlikte genel tabloda da 33ten 32nci sıraya yükseldi. 2 milyar 56 milyon 831 bin 897 YTLlik ciroya sahip olan Carrefour, ise 31den 34üncü sıraya düştü ve listenin dördüncü sırasında yer aldı. Genel sıralamada ise geçen yıla kıyasla 3 puan gerilemiş durumda. Gıda sektörünün beşincisi ise Tesco Kipa. Fakat firma 2007yi 1 milyar 157 milyon 346 bin 457 YTLlik ciro ile kapatırken, diğerlerine göre çok daha büyük bir büyüme oranı yakaladı. 2007ye ait genel tabloda seksen birinci sırada bulunan Tesco Kipa, 2008 perakende gıda ve hızlı tüketim alanında yirmi altı basamak birden ilerleyerek, elli beşinci sıraya yerleşti. Nielsen verilerine göre sektörde durumAraştırma sektörü şirketlerinden Nielsen`ın her yıl gerçekleştirdiği perakendeci sayıları tespit çalışması ile güncelleştirdiği perakendeci sayılarına göre, 1998`de 2 bin 135 olan hiper, süper ve zincir market sayısı 2008 itibariyle 8 bin 252`ye ulaştı. Nielsen`in araştırmasına göre, Türkiye, 1990`lı yıllardan itibaren geleneksel perakendecilikten organize perakendeciliğe geçişin başlamasıyla birlikte (toptancılıktan-distribütörlüğe) hızlı bir süpermarketleşme sürecine girdi. Süpermarketlerin sayısı 10 yılda yaklaşık 4 kat arttı. Süpermarketlerin sigara hariç tüm hızlı tüketim ticaretinden aldığı pay da 10 yılda yüzde 54`e yükselirken, geleneksel perakendecilerin sayıları ve ticaretten aldıkları pay geriledi. Araştırmaya göre, 1998`de 2 bin 135 olan hiper, süper ve zincir market sayısı 2008 itibariyle 8 bin 252`ye ulaştı. Özellikle, Metro, Carrefour, Dia, Tesco gibi global zincirlerin Türkiye`ye yönelik yatırımları ile Migros, BİM, Tansaş gibi yerli zincirlerin sayılarının artırması bu rakamların yükselmesinde önemli rol oynadı. Aynı dönemde lokal zincirlerin sayılarında da kayda değer artışlar gözlendi. Nielsen verilerine göre, bakkal ve orta marketlerde 1998 yılında yaklaşık 167 binlerde olan sayının 2008 yılında 128 binlere düştüğü görülürken, sayılardaki düşüş bakkal kanalından kaynaklandı. Son 10 yılda bakkal sayıları 155 binden 113 bine geriledi. Rakamlara göre, 10 yılda bakkal ve orta marketlerin sayıları yüzde 23 azaldı. Benzin istasyonu marketleri, büfeler, kuru yemişçiler, eczaneler ve parfümerilerin içinde bulunduğu özel marketlerin sayıları 10 senede yaklaşık 55 binlerden 67 bine çıktı.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive