Eklenme Tarihi : 13 Ağustos 2008 Çarşamba
Fahir Çam

Perakende Nereye Koşuyor?

Ulusal ve uluslararası ekonominin parlayan yıldızının perakende sektörü olduğunu artık söylememize bile gerek yok sanırım. Ülkemizde, yirmi yıl öncesinde yapılanmaya başlayan, son beş yılda da hızla yayılan modern, konforlu, güvenilir ve eğlence dolu alışveriş merkezleri (AVM), toplumsal hayatımızda önemli ölçüde yer buldu. Hatta ailece geçirilecek tatil günlerinin vazgeçilmez adresi haline geldi. Bununla birlikte organizeleşen perakende sektörü, yükseliş dönemine girdi. Peki ya şimdi?


Konuya girmeden önce bir tanımlamanın altını önemle çizmek istiyorum: Organize perakende! Bunu, geleneksel perakendecilikle karıştırmayın lütfen. Bahsettiğimiz sektör; istihdam yaratan, eğitimli ve kalifiye personel oluşturan, kayıtlı ekonomiyi güçlendiren, vergi veren, konforlu ve müşteri memnuniyeti yüksek alışveriş imkanı sağlayan modern perakende sektörü. Organize perakende, geleneksel perakendecilikten doğdu elbette. Ama yürünecek yol uzun ve meşakkatli. Uluslararası arenada söz sahibi olmak, markalarımızı dünya vitrinine taşımak ve ulusal ekonomimize sınıf atlatmak için gelenekselden moderne giden bu yolu, hızla ve kararlılıkla adımlamamız gerekiyor. Rakamlar yalan söylemez!Peki, son durum nedir organize perakende sektöründe? İsterseniz, AMPD (Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği) tarafından yayınlanan perakende endeksinin verilerine bir göz atalım Sektörün toplam cirosu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 civarında artmış durumda. Bu veri, her ne kadar moral verici gözükse de aslında biraz yanıltıcı. Çünkü organize perakendenin toplam metrekaresi, aynı dönemi baz aldığımızda, geçen yıla göre yüzde 25 büyüdü. Yani büyüyen alana kıyasla artan ciro yetersiz! Doğru bir karşılaştırma yapmak için metrekare başına ciro rakamlarına bakmak gerekir. Söz konusu iki veriyi birleştirdiğimizde ise cironun metrekare başına geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 6 kadar azaldığını görüyoruz. Üstelik enflasyonist ortam göz ardı edilerek yapılan bu hesaplama, perakendenin bir miktar durgunluk yaşadığını gösteriyor. Aksini beklemek, çok da mümkün değil aslında. Ulusal ekonomik gücümüz ve kişi başına düşen gelir seviyemiz ortada!.. Bunlarda hatırı sayılır bir artış yok. Buna rağmen toplam cironun yükselen bir grafikte seyretmesi, sektörün iyi çalıştığını gösteriyor. Ayrıca organize perakende alanlarının son bir yılda yüzde 25 artması, yatırımların hız kesmeden sürmesi, sektöre duyulan güvenin pekişmesi ve güçlenmesi adına son derece memnuniyet verici. Diğer bir endeks verisi de fiş sayıları üzerine. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 fazla fiş kesilmiş. Ciro artışının aynı dönemde yüzde 7 olduğu düşünülürse, fiş sayısındaki artışın ciro artışından fazla olduğu görünür. Bu da alışveriş sepetinin daraldığını gösteriyor. Yani her bir alışveriş için ayrılan bütçe kısılmış, sepetteki ürün miktarı azalmış. Geçen yıllardan farklı olarak, daha sık ama daha düşük bütçeli bir alışveriş modeli oluşmuş. İstihdam ve kayıtlı ekonomiÜzerinde durulması gereken asıl konu ise organize perakendenin ülke ekonomisine yaptığı katkıdır. Çünkü kayıtiçi ekonomiye dahildir. Sektör, kayıtlı gelir oluşturma ve düzenli vergi ödemede gösterdiği yüzde 99,9luk başarıyla çok önemli bir sorumluluğu yerine getirmekte ve ulusal fayda yaratmaktadır. Gelelim istihdam verilerine Son bir yılda, yüzde 21 artış var organize perakendenin istihdam ettiği personel sayısında. Son iki yılda ise yüzde 48. Bu, çok büyük bir rakam. En önemli handikap, nitelikli personel sorunu Bırakın yeni projeleri, mevcut yatırımlarda bile ciddi miktarda personel açığı var. Yani sektöre, her kademede çalışacak eğitimli ve nitelikli personel temin etmek gerekiyor. Yapılacak doğru yönlendirmeler, onbinlerce gencimizi işsizlik belasından kurtaracaktır. Bu noktada, gençleri yetiştirecek, diploma ve nitelikli sertifika ile eğitimlerini belgeleyecek daha fazla kurumsal oluşuma ihtiyacımız var. Üniversiteler harekete geçmeli, akademik kadrolar oluşturulmalı. Ülkemizdeki sayısı iki yıl içinde üç yüzü aşacak olan AVMler ve binlerce mağazayı düşündüğümüzde, bu sektörün önümüzdeki beş yıl içinde onbinlerce eğitimli gence istihdam olanağı sağlayacağını söyleyebiliriz. Genel olarak durum böyle... Her ne kadar global ekonomideki sıkıntılar ve siyasi olumsuzlukların piyasalara zor zamanlar yaşattığı bir dönemden geçiyor olsak da veriler karamsar değil. Piyasalardaki bu durağanlık, yerini akışkanlığa bıraktığında, sektörümüz daha da hız kazanacak. Ama şu bilinmeli ki bir sektör kendi imkanlarıyla ne kadar iyi işler yaparsa yapsın, ulusal ve uluslararası dalgalanmalar durulmadığı ve her şey pamuk ipliğine bağlı olduğu sürece, maalesef çok ta kesin ve net cümleler kurmak mümkün olamıyor
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive