Konyalı Saat: AVM’ler daha güvenli

Türkiye’de saat denince akla gelen ilk markalardan birisi Konyalı Saat. Birçok yeniliğin başlangıç noktası olması Konyalı Saat’i sektörün en güvenilir ve en bilinir markalarından biri haline getirdi. Konyalı Saat Perakendeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Yücesoy, sanal mağazalarının üçüncü büyük şubeleri haline geldiğini belirterek, internet satışlarının yüzde 300-400 artışla devam ettiğini anlattı. Yücesoy, müşteri portföylerinin alışverişlerinde ağırlıklı olarak AVM’leri tercih etmesi ve AVM'lerin daha güvenli olması nedeniyle yatırımlarını AVM’lerden yana kullandıklarını söyledi

Eklenme Tarihi : 18 Aralık 2012 Salı
konyali-saat-avmler-daha-guvenli

Fulya B. ÖZTÜRK

Konyalı Saat’in farkı, iddiası nedir?
Biz saat sektöründe kurumsallaşmaya başlayan ilk firmayız. Şu an 16 mağazamız var. Konyalı Saat, sektörde bir zincir olmak istiyor, ilklerin öncülüğünü yapmak istiyor. Çünkü saatçilik daha çok mahalle aralarında yapılan ve babadan oğla geçen bir iş şeklinde yürütülüyor ve bir kurumsallık, ciddiyet yok. Bir sorun çıktığında müşterinin sorunları çözülemiyor. Konyalı Saat’in en büyük iddiası dünya markalarını bünyesinde toplamak ve bunu büyük ölçüde başarmış durumda. Türkiye’de 35 kadar dünya markasını bünyesinde bulunduran başka bir firma yok.

Türkiye’de ağırlıklı olarak hangi bölgelerde faaliyet gösteriyorsunuz?
Bütün büyük firmalar gibi ağırlıklı olarak bizde İstanbul’da faaliyet gösteriyoruz mağazalarımızın sekiz tanesi İstanbul’da. İzmit, İzmir, Ankara, Bursa, Mersin ve Kayseri’ deki şubelerimizle müşterilerimize hizmet sunuyoruz. Kısa vadeli planlarımız da Samsun ve Antalya’da birer şube açmak var.

Mağazalarınızı ağırlıklı olarak AVM’lerde açmanızın sebebi nedir?
Müşteri portföyümüzün alışverişlerinde ağırlıklı olarak AVM’leri tercih etmesi nedeniyle yatırımlarımızı AVM’lerden yana kullanıyoruz. Her mevsim alışveriş yapılabilmesi, güvenliğinin yüksek olması ve müşteri kitlesinin tam da bize uygun olması, AVM’lerde yoğunlaşmamızın en önemli nedeni. Cadde mağaza denemelerimiz de oldu fakat İstanbul’da AVM’ler, özellikle bizim sattığımız ürün açısından daha uygun bir tercih sebebi olmakta.

“Saat yalnızca saat değildir”

Türkiye’de tüketicilerin saat alışkanlıkları ne yönde gelişiyor?
Türkiye’de tüketiciler internet sayesinde dünyayı çok iyi takip edebiliyor. Daha önceki yıllarda siz ne getirirseniz tüketici onu alıyordu. Artık trendleri tüketici belirliyor. Bunun nedeni de yurt dışına çıkan insan sayısının artması. Örneğin bu yıl renkli ve beyaz saatler moda, bir ürünün moda olması satışları çok fazla etkiliyor.  Ürünü beğenmeyenler dahi moda olduğu için sahip olmak istiyor. Ürünlerin moda olmasında önemli etkenlerden birisi de kişilerin rol model aldıkları insanlar.

Saat artık bir ihtiyaç olmaktan çıktı, tamamen bir aksesuar haline geldi. Eskiden kişilerin bir saati olurdu fakat şimdi herkesin birden fazla saati var bu süreç nasıl gelişti?
Bu durumda moda markalarının, saat piyasasına girmesinin çok önemi var. Bundan 10 sene önce piyasada sadece saat markaları yer alıyordu, Seiko, Nacar, Citizen, Casio gibi… Fakat moda markalarının piyasa girmesiyle her kıyafete her ortama uygun saatler üretilmeye başlandı. Bu durumun sonucu olarak insanların birden fazla saat alma ihtiyacı doğdu. Zaten saat sektörünü kurtaran bu durum oldu.

Erkeklerin kadınlar kadar fazla aksesuarı yok fakat yeni çıkan saat modelleri erkeklere de farklı seçenekler sundu ve erkekler bu radikal değişimi yaşadı, siz bu değişim nasıl görüyorsunuz?
Biz bu değişimi çok net gördük ve yaşadık, bunu da en güzel fuarlarda gördük. Biz her sene gelecek yılın eğilimlerini görmek için Basel’e, Hong Kong’a fuarlara gideriz. Oralarda öyle saatler görürdük ki, “bunları Türk erkekleri takmaz” derdik. Fakat daha sonra çok farklı oldu ve bizim “satmaz” dediğimiz saatler Türkiye’de çok satmaya başlarken, bizim tüketicinin “alır” dediğimiz ürünler ise satmamaya başladı. Bundan 10 sene önce turuncu saati kimse takmazdı fakat şimdi öyle değil. Sadece saat için geçerli değil bu durum, genel olarak değişen bir durum var bunun da en büyük nedeni tüketicinin istediğine ulaşabilmesi ve bunu daha kolay kabul edebilmesi.

Daha önce bir ürünü beğenseniz bile ulaşamıyordunuz fakat şimdi durum öyle değil. Artık beğenilen ürüne sahip olmak daha mı kolay?
Evet, durum artık eskisi gibi değil yurt dışına çıktığımızda bunu daha net görüyoruz bizde olmayıp da orada olan herhangi bir ürün yok. Oraya gittiğimizde bizdeki ürünlerin aynısını görebiliyoruz artık. Ürün piyasaya çıkar çıkmaz aynı anda bizde de oluyor, bu yalnız saat için geçerli değil tüm ürünler için geçerli olan. Fiyat olarak baktığımızda da yurt dışındaki ürünlerle burada satılan ürünler arasında astronomik farklar olmadığını görüyoruz.

"Sanal mağaza üçüncü büyük şubemiz"

Biraz da isterseniz e-ticaret kanalınızda bahsedelim internetten tüketiciye ulaşma fikri nasıl doğdu?
İnternetten saat satma konusunda bizde de önyargılar vardı. Tıpkı moda markaları tutmaz fikri gibi fakat dünyadaki eğilimin o yönde gittiğini görünce internet sitemizi açmaya karar verdik. Yaklaşık 3-4 sene sabit bir ciroda seyir etmesine ve bizi memnun etmemesine rağmen hizmetimizi sürdürdük. Zamanla kendimizi geliştirdik aynı dönemde şartlar uygun hale geldi, e ticaret pazarı büyüdü güvenlik sistemleri arttı, ödeme kolaylıkları sağlandı ve daha bunun gibi daha birçok neden bir araya gelince son 4 sene de inanılmaz bir artış sağlandı. Son 3 sene de sıcak satış cirolarımız yüzde 30 artışla devam ederken, internet satışlarımız yüzde 300-400 gibi artışlarla devam ediyor. Hedefimiz internetten satışın, genel satışta yüzde 10’luk dilimini oluşturması. Çalışmalarımız bu yönde sürüyor.

Mağaza satış sıralamasında internet mağazanız kaçıncı sırada bulunuyor, sanal mağazanın ne gibi faydaları oldu?
Satış sıralamamızda birinci İstanbul, ikinci Mersin, üçüncü sırada ise internet mağazası yer alıyor. Genel olarak perakendeciler internet mağazasının diğer mağazaların önünü keseceğini sanıyor. Herkes de böyle bir önyargı var ama bu tamamen yanlış, tam tersi internet mağazası ile normal mağazalar arasında bir sinerji oluşuyor. Mağazamıza gelmeden önce müşterilerimiz internet sitemize bakıp elimizde hangi ürünlerin olduğunu görme fırsatı yakalıyor ve direkt alacağı ürüne odaklanıyor. Eskiden müşterilerimiz gelir “ben bir saat bakıyorum” derdi, şimdi müşterilerimiz geldiğinde diyor ki “ben internetten dört tane saat baktım onları görmek istiyorum”. Bilinçli müşteri fiyatını biliyor, özelliklerini biliyor, doğal olarak servis süreleri azalıyor. Sanal mağazanın faydasını sadece sanal satışlarla ölçmek yanlış olur. İnternetten bakan” illa ki oradan alacak” diye bir şey yok. Çok ciddi bir kesim saati görmek istiyor, koluna takmak, dokunmak istiyor, parayı orada ödemek istiyor. Sıcak satış yaptığımız müşterilerimizin birçoğu internet ürünü görüp mağazamıza yönelmiş kişiler. İnternet sitesinin bir diğer faydası marka bilinirliğini artırmış olması. Aylık ziyaretçi sayımız 260 bin dolayında, yıllık olarak düşündüğümüzde bu rakam milyonları buluyor. Böyle bir durumda marka bilinirliğinin nedenli artmış olduğunu varın siz düşünün. İnternet ve mağaza bir uyum yakalamış oldu. Fakat mağazalarımızın da hakkını yemeyelim, mağaza olmasaydı internet bu kadar iş yapmazdı. Çünkü mağazada insanların bir muhatapları var. İnsanlar bir sıkıntı yaşadığı zaman mağazaya gidebiliyor. İnternet olmasaydı mağazalar bu kadar iş yapamazdı. “Bunu nereden biliyorsunuz” derseniz, saat piyasasının son 3 yılını çok iyi biliyorum, diğer firmalarla da görüşüyoruz, bizim kadar katlamalı büyüyen hiçbir firma yok. Yüzde 10 büyüyenler başarılı olduğunu düşünürken, biz yüzde 25-30 büyüme gerçekleştirdik. Bunun en büyük nedenlerinden birisi hiç kuşkusuz internet mağazamızla yürüttüğümüz eş güdümlülük. İnternet mağazasının en önemli avantajlarından birisi 16 mağazanın tüm ürünlerini görebiliyorsunuz. Şu anda internet mağazamızda 7 bin 115 farklı saat modelini görebiliyorsunuz. Bu başarıları yakalayınca sitemize daha çok yatırım yaptık, farklı bir filtreleme sistemi kullanıyoruz. İstediğiniz kordonu, kasa çapını söylüyorsunuz, sistem en uygun ürünü size bulup getiriyor. İlerleyen zamanlarda daha da güzel olacak, 360 derece fotoğraflarla ürünleri müşterilerimize en gerçekçi haliyle sunmak istiyoruz.

İnternetten alışveriş yapanların oranı sürekli artıyor. Gelecek yıllarda da bu oranın katlanarak büyümesi bekleniyor, bu konuda sizin beklentiniz nedir?
Bu sene hedefimiz, internet payını toplam cironun içinde yüzde 10’a çıkarmak. Daha sonraki hedeflerimiz 2 sene içinde internet satışının, toplam cironun yüzde 15 ve üzerini oluşturması. Mevcut ilerleme, beklentimizin gerçekleşeceğini gösteriyor.  İnternetin üzerinde çok duruyoruz çünkü o bizim her yerdeki mağazamız. Elektronik satışı sadece İstanbul için düşünmeyin, tam tersi mağazalarımıza ulaşamayan Anadolu insanı çok tercih ediyor, ulaşamadığı markaları modelleri rahatlıkla talep edebiliyor.

Samsun’a Konyalı geliyor

Bu yılın sonuna kadar kaç mağaza hedefliyorsunuz?
2012 sonuna kadar tek bir mağaza açmayı düşünüyoruz, bu mağazamız Samsun Optimum’da müşterilerimizle buluşacak. Biz mağaza açma konusunda artık eskisi kadar agresif değiliz çünkü boyumuzun ölçüsünü aldık. Mağaza açılan yerleri doğru seçmek gerekiyor, girdiğiniz en kötü AVM’de 10 bin TL kira ödüyorsunuz, bizim şu an 20 bin TL kira ödediğimiz bir sürü şubemiz var. O yüzden fazla saldırgan politikaya başvurmuyoruz, bu işler piyasada sadece “biz olalım” diyerek olmuyor. Sindirerek ilerlemek istiyoruz, bu sene 1 tane seneye 3 tane mağaza düşünüyoruz. Bunların hepsi AVM içinde olacak.

Birazda gelecekteki hayallerden bahsedelim mi?
Biz zincir mağaza olarak sürekli büyümeyi en önemli hedef olarak aldık. Hedeflerimizi belirleyen önemli etkenlerden birisi de sektörde yaşanan gelişmeler. Bize yabancı şirketler çeşitli teklifler getiriyorlar, bunlar üzerine çalışıyoruz. Yabancı şirketler sürekli Türkiye pazarına girmeye çalışıyor, onlar için burada hali hazırda sektör lideri olan firmalar ilk tercih sebebi. Uluslararası ortaklıklar Türkiye’deki bütün firmalar için yaşanabilecek bir durum. Doğru yapılanmak, düzgün büyümek ve yurt dışına açılmak için büyük ortaklıkların kurulması gerek. Çok uluslu firmaların sizinle ortaklığı için 30 şubenin altında olmak çekici değil, bizim bir dönem hızlı şubeleşme yaşamamızın nedeni de buydu. Fakat gördük ki, bizim için işler kötüye gitmeye başlıyor, hemen bundan vazgeçtik. Ayrıca kurumsal saatçiliği oturtmak gibi bir hedefimiz var. Kurumsal saatçiliği oturtmak, müşterilerin sorun yaşadığı zaman karşılarında her zaman muhatap bulabilecekleri birilerinin olması demek.  

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive