Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz

25 metrekarelik küçük bir butikten fast fashionın zirvesine uzanan Koton, Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmazla eşi Gülden Hanımın kararlı çabasının eseri. Bir de tabii, markaya yalnızca emeğini değil, ruhunu katan bin 840 kişilik dev kadronun... Türkiyede 156 mağazaya ulaşan, operasyonunu 24 ayrı ülkeye taşıyan, franchise almak için insanların sıraya girdiği markanın dönüşümü, case study olarak değerlendirilmesi gereken bir başarı hikayesi aslına bakarsanız. Ayakları yere basan hayalleri sermaye yaparak yola çıktıklarını söyleyen Yılmaz, keyifli sohbetiyle konuğumuz bu sayıda. İmkansızın peşine düşen ama tıpkı soyadları gibi yılmayan bir adam, bir kadın ve işte dünya moda sahnesine hediye ettikleri Koton!..

Eklenme Tarihi : 22 Mart 2010 Pazartesi
koton-yonetim-kurulu-baskani-yilmaz-yilmaz
Berrak COŞKUN 1988 yılında Kuzguncukta açtığınız küçük butik, eşsiz bir moda serüveninin ilk halkası. Markanın gelişim seyri ise hayranlık uyandırıcı. Biraz anlatır mısınız, Koton Koton olurken nasıl bir dönüşüm süreci yaşandı? Evet, 1988 yılında Kuzguncukta açtığımız 25 metrekarelik mağaza, milat oldu Kotonun ticari hayatına. Kısa sürede yakaladığımız başarı, eşim Güldenin öğretmenlik mesleğini bırakmasını zorunlu kıldı. 1991 yılında, ikinci mağazamız devreye girdi. O sırada ben de ordudaki görevimden ayrıldım ve beraber çalışmaya başladık. 1995te, tasarım bölümümüzü kurduk. 1996da, ilk yurtdışı toptan satış mağazamızı Almanya-Münihte faaliyete geçirdik. Koton konseptli ilk mağazamızı ise bundan bir yıl sonra İstanbul Profilo Alışveriş Merkezinde tüketiciyle buluşturduk. İlerleyen süreçte, franchise sistemi ile zincire yeni halkalar ekleyip, Türkiye çapında 156 mağazaya ulaştık. Dünya coğrafyası, ikinci adımdı bizim için. Atina, Dubai, Bükreş, Berlin gibi önemli başkentlerde, 57 ayrı mağaza ve satış noktasında hizmet veriyoruz. Üstelik, her geçen gün artırıyoruz o sayıyı. Özellikle son 5 yılda, hızlı bir büyüme temposu içine girdik. Gelecek 3 yıl zarfında yurtdışında 100, Türkiyede 200 mağazayı bünyemizde görmeyi hedefliyoruz. Müşteri odaklı stratejimiz sayesinde her yıl ortalama yüzde 30 büyüme kaydediyoruz zaten. Türkiye ve dünya ekonomisinde yaşanan krizi de büyüyerek yatırım stratejisiyle zorlanmadan atlattığımızı söyleyebilirim. Ulaşılabilir modanın popüler adresi Türkiyede ve yurtdışında nasıl bir organizasyona sahipsiniz? Sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Dinamizmini, genç kimliğini ve özgün çizgilerini her koleksiyona yansıtan bir firmayız. Moda sahnesinde, fast fashion akımının öncü markalarından biri olarak konumlandırıyoruz Kotonu. Aralık 2009 itibariyle Türkiyede 156yı bulan mağaza sayımıza, 2010 yılı içinde 10 yeni lokasyon daha eklemeyi planlıyoruz. Yurtdışında da yolumuz açık. Yunanistan, Hollanda, Almanya, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Romanya başta olmak üzere, toplam 24 ülkede 61 mağazamız mevcut. Bayi ve corner ağımız, -yine aynı şekilde- yaygın. Lübnan, Libya, Mısır, Bulgaristan ve Slovakyadaki ilk mağazalarımızı açacağız şimdi. Koton markasının yükselişini hazırlayan koşullar, hızlandıran faktörler neler? Kotonun başarısı, müşteri gereksinim ve eğilimleri doğrultusunda geliştirdiğimiz perakende stratejisi ile mükemmel organizasyonumuzun eseri... Bir Koton ritüeli olarak düzenli periyotlarla tekrarladığımız strateji arama toplantılarında, krizin yaratabileceği sonuçları enine boyuna analiz ettik. Böylesi dönemlerin kırılma noktası olduğunu bildiğimizden, krizi fırsata çevirme yöntemlerini araştırdık ve bütün detayları hesaba kattık. Neticede, müşteri merkezli yeni projeler ortaya koyduk. Vücut tipine uygun moda temasından hareketle hazırladığımız Myfit pantolon ve gömlek koleksiyonu mesela, bu bahsettiğim toplantılarda doğdu. İşbirliğine evet, ortaklığa hayır! Fast fashion kategorisinde yerinizi sabitlerken, HM gibi büyük hazırgiyim markalarının bile iştahını kabartan bir noktada duruyorsunuz. Uluslararası ortaklıklar kurup, güçleri birleştirme fikrine nasıl bakıyorsunuz? Birçok talep olmasına rağmen stratejik anlamda Kotonun hızlı büyümesine yaramayacak ortaklıklar üzerinde zaman harcamıyoruz. Uluslararası ortaklıklardan ziyade markamızı yurtdışına taşıyacak işbirliklerine sıcak bakıyoruz. Örneğin; Dubai merkezli Landmark grubu... 2.5 milyar dolarlık cirosuyla bölgede önemli bir gücü temsil eden perakende şirketi, art arda 27 Koton mağazası açtı. Benzer şekilde, kuvvetli franchise talepleri gelmeye devam ediyor yurtdışından. Her talep, genç firmamızın gelişimi için gerekli zemini hazırlıyor ve genişleme ivmemizi destekliyor. İzlediğimiz yayılım politikası, aynı anda pek çok noktada birden büyümemizi sağlayacak biçimde yürütülecek önümüzdeki yıllarda. Mağazalaşırken, nasıl bir yöntem izliyorsunuz? Türkiyedeki satış noktalarınızı belirlerken, AVMlere öncelik tanıyor musunuz? Niçin? Alışveriş merkezleri, sadece bizim değil, tüm perakende markalarının hızlı gelişiminde etkili. Özellikle AVMleri tercih ediyoruz diyemem ama her AVMden, hatta yurtdışındakilerden bile talep görüyoruz. Kotonun mağazalaşma kriterlerine uygun olanları, mutlaka değerlendiriyoruz. Tüketiciyle empati kuruyoruz Önümüzdeki dönemden neler bekliyorsunuz? Yeni yatırımlar açısından, nasıl bir rota çıkarıyorsunuz? Koton, her ülkenin önemli alışveriş lokasyonlarında mağazası bulunan bir dünya markası olma yolunda hızla ilerliyor. Başlarken, ayakları yere basan hayallerdi asıl sermayemiz. Onlar, büyük ölçüde gerçekleşti. Dominant büyüme stratejisiyle orta vadede Türkiye ve çevresine, daha sonraki aşamada ise tüm dünyaya yayılmak, herkesin bildiği bir marka haline gelmek, geleceğe yönelik projeksiyonlarımızdan bazıları... Hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz? Satış-pazarlama ilkelerinizi oluşturan temel unsurlar neler? Diğer perakendecilere kıyasla fiyat politikanız nasıl? Koton kadını, girdiği her ortamda kendini belli ediyor. Ağırlıklı grup, 17-35 yaş aralığında. Çalışan, kent yaşamının yoğun temposuna uyum sağlayan, sosyal hayatta aktif rol oynayan, modayı yakından takip eden, rahat stilinde bile feminenleşen, yeniliklere açık bir profille karşı karşıyayız. Alt markamız Ole, biraz daha farklı. Hem çocuksu hem kadınsı. Renkli, spor ve rahat bir tarzı benimseyen, özgünlüğünü koruyabilen kadınlara hitap ediyor. Erkek koleksiyonlarımız ise genç, şehirli, trendlere hakim, giyim tarzında kişiliğine dair ilk ipuçlarını veren, şıklık yarışında da hesabını bilen beylere sesleniyor. Bütün bu beklentileri yanıtlayacak bir seçki vaat ediyoruz koleksiyonlarımızda. Mağazalarımızdaki dönüşüm, sürekli ve tutarlı. Müşterilerimizin modaya kolaylıkla ulaşabileceği ortamlar yaratıp, ürün çeşitliliği ile üstün hizmet kalitesini birleştiriyoruz. Herkes için moda, herkes için kalite sloganı, dünden yarına benimsediğimiz vizyonu açıklıyor aslında. Türkiyede doğan ve bu ülkenin kaynaklarından beslenen bir marka olmayı, böylece avantaja dönüştürebiliyoruz. Ucuz basic ürünlerle rekabet yapmak yerine daha yüksek fiyatlı moda ürünleri sunmak, çok çabuk bir reaksiyonla müşteri talebini cevaplayabilmek, makul bedelli daha fazla seçenek barındırmak, bizi diğerlerinden ayrıştıran en belirgin öğeler. Öte yandan, tüketici ile empati kuruyoruz. Anketler ve öteki profil tespit çalışmalarıyla güçlendiriyoruz aramızdaki iletişimi. Belli bir ürüne ne kadar ödemek isteyecekleri bilgisi, işleyiş bakımından dikkate aldığımız kriterlerin başında geliyor. Rakamlar, müşteri isteklerine paralel seyrediyor bizde. Yılda 50 koleksiyon, günde 45 yeni model Müşteri ilişkileri yönetimi ve ürünleri farklılaştırma anlayışınız, hangi prensiplere dayanıyor? Fark yaratmak için samimiyet, sorumluluk ve çalışma gerekiyor. Burada kastettiğim, tüketici için de anlam ifade edecek bir farklılık... Çünkü ancak öyle farkındalık uyandırabilirsiniz. Rakiplerinizin henüz ayırdına varamadığı müşteri ihtiyaçları, şirket gelişimi açısından yeni fırsat alanları olarak değerlendirilebilir pekâlâ. Kotonda, bunu başardığımız kanısındayım. İnovatif yaklaşımlarla söylenmeyen ihtiyaçların ötesine geçen bir iş modeli uyguluyoruz. Yıl boyunca kaç koleksiyon sunuyorsunuz tüketiciye? Mağazalarda nasıl bir devinim söz konusu? Her yıl, trendler ışığında oluşturulan ve makul fiyata satılan 15 bin yeni modelle çıkıyoruz vitrine. Yılda 50den fazla koleksiyon hazırlıyor, günde 45 yeni modelin mağazalara girişini sağlıyoruz. Markanın güncelliği, tasarım gücüyle yakından ilgili. Bu anlamda, nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz? Moda derbisinde varlığını kanıtlamış, alanında uzmanlaşmış bir tasarım ekibine sahibiz. Ekibin ve koleksiyonun başındaki isim, eşim Gülden Yılmaz. Tasarımcılar, marka sorumluları, modelistler derken, 100ü aşkın kişi dahil o yaratıcı kadroya. 7/24 Koton şıklığı Kumaş oyunları, zıtlıkların göz alıcı uyumu... Her sezon sürprizlerle dolusunuz. Koton stilini temsil eden temel bileşenler neler? Şehirli, büyük çoğunluğu genç, iş yaşamına yeni atılan, renkli bir sosyal hayatı da olan hedef kitlemiz, tutku ve heyecanlarıyla yönlendiriyor bizi. Modellerimizi tasarlarken, onların bütçesini ve günün 24 saati neler giymek isteyebileceklerini baz alıyoruz. Tabii ki güncel modayı yakından takip ediyoruz. Mevcut trendleri yorumlayıp, dünya markalarıyla aynı anda sunuyoruz. İyi bir kıyafet, sizce nasıl bir etki uyandırmalı? Sizi harekete geçiren/motive eden ne? Son moda trendleri gardıroplara yansıtabilmek, müşterimize özel olduğunu hissettirebilmek, şıklığı ve rahatlığı tüm kreasyonlarda yakalayabilmek... Vurguladığımız, altını çizdiğimiz esas konular bunlar. Tüketicinin Koton algısı da böyle. İnsanların hep aynı şeyleri giymekten sıkıldığını unutmayarak, her Koton ziyaretinde yeniliklerle karşılarına çıkıp şaşırtmak istiyoruz onları. Yine mevsim normallerinin üstünde 2010 ilkbahar/yaz siluetini nasıl çizdiniz? Yeni sezonda neler göreceğiz Kotonda?.. Pastel renklerin egemenliğini ilan ettiği elbiseler, jeanler, yıpratılmış ceketler ve uçuşan şifon etekler, sezon boyunca Koton kadınının yanında. Erkek koleksiyonunda da yıkanmış ve yıpratılmış görünümlü jeanler ön planda. Olede ise küçük çiçek desenli elbiseler, kat kat tülden mini etekler, yıkamalı fırfırlı jean elbiseler ve buz mavisi jean montlar, genç kızların sade güzelliğini sonuna kadar yaşatıyor. Hem şık hem fonksiyonel.Peki, aksesuarda iddialı mısınız? Elbette, iddialıyız. 2002 yılından beri mağazalarımızda aksesuar bulunduruyoruz. Başlarda, kemer ve çantaya ağırlık vermiştik. Şu an öyle değil; kadın ve erkek gruplarında her türlü aksesuara rastlamanız mümkün. Takı satışımız, yüksek miktarlarda. Ayakkabı ve çanta koleksiyonumuz, inanılmaz geniş. Ayrıca her hafta yenileniyor aksesuar bölümündeki ürünler. Ayakkabı, çanta, kemer, şal-şapka, takı (kolye, küpe, yüzük, bilezik), çorap, gözlük ve kravat satıyoruz en çok. Yakın vadede de satışlarımızı yüzde 40 nispetinde artırmayı planlıyoruz. Belki çok uç bir fikir ama... İleride, Koton kadınının dinamizmini yansıtacak bir parfüm üretmeyi düşünüyor musunuz? Evet, neden olmasın? Müşterimizi şaşırtmaya, yeni deneyimler ve hoş sürprizlerle karşılamaya devam edeceğiz. Acelemiz yok.KOTON hakkında... · Koton, 1988den beri Türk tüketicisiyle buluşuyor.· Türkiyede 156, yurtdışında 61 mağazayla hizmet veren marka; yaklaşık bin 840 çalışanı ile faaliyet gösteriyor.· Almanya, Hollanda, Romanya gibi ülkelerde mağaza açan Koton, Türk modasını yurtdışında başarıyla temsil ediyor.· Fast fashion kategorisinde başı çeken marka, Türkiyede toplam 62 bin 831 metrekarelik satış alanına sahip. Bu rakam, dünya genelinde 85 bin 152 metrekare. (Yurtdışında 22 bin 321 metrekare.) · Koton, her yıl 15 bin yeni modeli müşterisinin beğenisine sunuyor. · Koton tasarım ekibi tarafından yılda 50den fazla koleksiyon hazırlanıyor, günde 45 yeni modelin mağazalara girişi sağlanıyor.· 2010a ait planlamalara göre yurtdışında 16 yeni mağaza açmayı hedefleyen marka, aynı dönemde yurtiçinde de 15 ayrı lokasyonda büyümeyi öngörüyor.· 2009da yüzde 25 büyüme kaydeden firmanın 2010 ciro hedefi, - franchise mağazalar dahil- 550 milyon TL. Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive