Eklenme Tarihi : 25 Ağustos 2010 Çarşamba
Tevfik Dinçer

Isınan dünya ve ramazan

Sıcaklığın arttığı bir yaz ayında ramazan ayı geldi. Her ramazan ayında sektörümüz gelen taleplerden dolayı hareketlenir.


Daha önceki yıllarda bu hareketlerden ve gelen yoğun taleplerden dolayı bazen fiyat artışları yaşanırdı. Ancak son birkaç yıldır tam tersine fiyat artışı yaşanmadığı gibi bazen fiyat düşüşleri bile yaşanabiliyor. Bu ramazan ayı da fiyat artışı yaşanmayacağını düşünüyorum. Ama ramazan ayından sonra bazı ürünlerde kısmen fiyat artışı yaşanabilir. Özellikle sektörümüzdeki iki üründe, nohut ve bulgurda Genel olarak ülkemiz baklagil üretiminde bu yıl da sadece yeşil mercimek ve barbunya fasulye üretiminde az ekiliş nedeniyle sorun yaşanabileceğini öngörmekteyim.Geçen yıl kırmızı mercimek üretiminde bir önceki yıla nazaran rekolte artışı olmasına rağmen sıkıntı yaşanmıştı. Bu üründe 2009 yılı rekoltemiz maalesef 2007 yılındaki üretimlerimizin altında gerçekleşmiştir. Ama bu olumsuz gelişmelerin nedeni olarak kuraklık faktörü gösterilebilir. Diğer taraftan 2009 yılında buğday ve pirinç rekoltelerimizde artış yaşanmıştır.Geçtiğimiz yılın aralık ayı ve bu yılın ocak aylarındaki yağışlar mayıs sonu, haziran başında hasat edilen kırmızı mercimeğin üretimine olumlu katkı sağlarken, aşırı yağışlardan dolayı buğdayda bazı bölgelerde verim kaybına neden olmuştur.2009 yılında yeşil mercimekte ve barbunya fasulyede daha önceki yıllarda olduğu gibi düşük rekoltelerin devam ettiğini ve değişiklik olmadığına tanık olduk.2010 yılında yukarıda bahsettiğim aşırı yağışın yarattığı verim kaybından dolayı, önümüzdeki aylarda buğday ve buna dayalı ürünler ile bulgur fiyatlarında artış yaşanabileceği endişesi taşımaktayım. Dolayısıyla buğdaya dayalı beslenme modunda olduğumuzdan dolayı bu yıl özellikle dünyadaki buğday üretim ve ticari hareketlerinin sürekli izlenmesi ve buna uygun pozisyonun ülke olarak alınmasında fayda görmekteyim.Bakliyat sektörü olarak, bu sezonu dönemsel bazda, bazen durgun bazen hareketli olarak geçirdik. Özellikle bu hareketler, dünya fiyatlarındaki yükselme ve düşüşlerden dolayı da dünyadaki genel seyire paralel bir şekilde devam etmiştir.Daha önceki yıl bilindiği gibi küresel ısınma faktörü, hem kamuoyunda hem de sektörümüzde günlerce konuşuldu. Bu konudan ne kadar etkileneceğimiz günlerce tartışıldı. Eğer ekilişlerde bir düşüş olamazsa, üretim rekoltelerinde ciddi düşüşler yaşanmayacağını öngörmüştük.Diğer olası gelişmelerde olumsuz bir gelişme olmazsa, ekonomimizin çok fazla etkilenmeyeceğini söylemiştik. Nitekim öyle oldu.Hükümetimizin başlattığı, tarımsal destekleme politikası olumlu bir girişimdir. Buğday, pirinçv.b ürünlere uygulanan prim desteği, 2009 yılında hububat ve bakliyat ürünlerine de uygulanması kararlaştırılmıştır. Bu önemli bir gelişmedir.Ülkemizdeki pirinç üretimi, kuraklık faktörüne rağmen, geçmiş yıllara nazaran her yıl artış göstermekte ve yurtdışından ithal ettiğimiz miktar azalmaktadır. Pirinçte üretimimiz pirinç olarak yaklaşık 450 bin ton civarında ve tüketimimiz de yaklaşık 550/600 bin ton civarındadır. Dolayısıyla aradaki tüketim farkı yurt dışından ithal edilmektedir. Kırmızı mercimekte 2007 yılında, ortalama üretimimiz 500 bin ton civarında ve tüketimimiz de yaklaşık 250 bin ton civarında tahmin edilmektedir, tüketim fazlamızı da ihraç etmekte idik. Ama 2008 yılında, kırmızı mercimeğin yoğun olarak üretildiği güneydoğu Anadolu Bölgesi maalesef kuraklıktan çok önemli bir şekilde olumsuz etkilendiğinden dolayı, geçmiş yıllara nazaran üretim kaybımız 200 bin ton civarında olmuştur. Dolayısıyla çok önemli bir ihraç kalemimiz olan bu üründe bu yıl, ithalatçı konumuna düşülmüştür. Ancak bu yıl, yani 2010 yılı hasatında tekrar 500 bin ton rekolte yakalanmış ve bu rekolte artışı fiyatlara yansımıştır. Geçen yıl toptan bazda ortalama olarak 3 TLye kadar çıkan kırmızı mercimek fiyatı bu yıl 1.50 TL ye kadar gerilemiştir. Yeşil mercimek üretimimiz 15 bin ton civarında olduğu tahmin edilmekte olup, tüketim farkı da ithalatla karşılanmaktadır.Nohut üretimimiz yaklaşık 550 bin ton civarında olduğu tahmin edilmekte ve sadece bu üründe 2009 yılına kadar, hiç sıkıntı yaşamadığımızı söyleyebilirim. Ancak bu yıl Gönen bölgesinde başlayan beyaz nohut ve diğer üretim bölgelerindeki çiftçilerimizden gelen raporlar bu yıl nohutta yaklaşık olarak yüzde 25 civarında verim kaybı yaşandığı yönünde bilgiler almaktayız. Ağustos ortalarından sonra hasat başlayacak olup bu üründe inşallah sıkıntı yaşamayız.Beyaz fasulye ve barbunyada da yaklaşık üretimimizin 200/220 tonlar civarında olduğu söylenmektedir. Tüketimimizin de yaklaşık 250 bin ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Farkı da keza ithalatla karşılanmaktadır.Ülkemizde, beslenmede ağırlıklı olarak buğdaya dayalı ürünler kullanılmaktadır. Bu anlamda buğday üretimi ülkemiz açısından çok önemli bir durum arz etmektedir. 2009 yılı buğday üretimimizin yaklaşık 21 milyon ton olduğu söylenmektedir. Bakliyat sektöründe de satılan bulgurun hammaddesi buğdaydır. Dolayısıyla 2009 yılındaki buğday üretimimizde sorun yaşamadığımızdan dolayı 2009 yılında bulgurda da sorun yaşanmamıştır. Ancak bu yıl daha dikkatli davranmamız gerekiyor. 2010 yılı yukarıda belirttiğim aşırı yağışlardan dolayı verimlilikte kısmen sorun yaşandığı belirtilmektedir.2009 yılındaki krize rağmen, buğdaydaki rekolte artışı,bulgurda ciddi anlamda bir fiyat artışı yaşanmamasına neden olmuştur. Ülkemiz çok önemli bir coğrafi konum,ve kaynaklara sahiptir. Bu küresel süreçte, küresel etkilerden az veya çok etkilenmek, bizlerin ortak çaba, çalışma ve girişimlerimizle direk olarak ilintilidir. Eğer sahip olduğumuz kaynakları doğru ve verimli bir şekilde kullanırsak, küresel krizleri, küresel fırsatlara dönüştürebileceğimizi düşünüyorum. Dolayısıyla üretmek ana hedefimiz olmalıdır.Bu yıl da, özellikle komşularımızla, vizelerin karşılıklı kaldırılması komşu ülkelerle ticaretimizin artmasına neden olmuştur. Ramazan ayında bazı bakliyat ürünlerinde komşu ülkelerden ciddi talepler gelmiştir. Nereden bakarsak bakalım, tarımsal üretimimizi arttırmamız gerekiyor ki, içeride fiyatlarımız yükselmesin, tüketicilerimiz ucuz bakliyat tüketsin, üretim fazlamızı da komşularımız ve dünyaya satalım.Daha üretken bir ülke dileklerimle, şimdiden ramazan bayramınızı kutlarım.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive