Eklenme Tarihi : 25 Ağustos 2010 Çarşamba
Vedat Diriker

İndirim mağazacılığının dayanılmaz çekiciliği

Ne güzel, her şeyi kolilerde satıyorlar. Raf maliyetleri, yok denecek kadar az. Dekorasyon masrafsız, her şey çok basit ve sade... Çeşitte sınırlamaya gidildiği besbelli; bin ürün ya var ya yok bu dükkânda. Demek ki az ürünle uğraşıp, yüksek miktarlarda satın alma yapıyorlar. Üstelik her geçen gün yeni mağazalar ekliyorlar zincire.


Önce biraz kazanayım, mağaza sayısını sonra artırırım nasıl olsa... Personel sayısı çok az. Kira maliyetleri de düşüktür mutlaka, bu sokakta ne kadar olabilir ki? Öyle bangır bangır reklama yüklendiklerini de görmedim. Her türlü harcamayı kısmışlar. Evet, aynısını ben de yapabilirim. Tam yapmak istediğim şey bu. Hatta başka taktikler de geliştirebilir, personel maliyetimi iyice düşürebilirim. Mağazalarda ofis bulunduruyorlar, ayrı ayrı depolar kuruyorlar, bunlara bile gerek kalmayabilir aslında. Evet, benim maliyetlerim çok daha düşük olur. Daha az personel, daha düşük ücretler... Kira konusunda da yeni ve yaratıcı yöntemler uyguladım mı, kim tutar beni?.. Böylece discountun discountu olurum. Öyle fazla yöneticiye gerek yok, ben her işi çok iyi biliyorum çünkü. Bunda yapamayacak ne var? Satın alma, finans gibi işler benden sorulur zaten. Demek ki yönetici almaya da gerek yok, orta kademede çalışanlar bana destek çıkar. Tamam, işte, oldu da bitti(!) Ondan sonra gelsin müşteriler, gelsin paralar... Ne onbinlerce ürün, ne yüzlerce personel, ne yüksek kiralar, ne şu, ne bu... Valla kim bulduysa discountu, aklıyla bin yaşasın. Yarın başlıyorum ben işe. Ve evet, başlıyorlar gerçekten de... Discounta özel bir şey değil bu tabii, biliyorsunuz. Hatta perakendeye özgü bir şey bile değil. Her gün, her sektörde benzerleriyle karşılaştığımız bir anlayış. Hep anlatmaya çalışıyorum; şu her şeyi herkesten iyi bilenler yok mu, elbette bizim sektörde de tutmuşlar köşe başlarını. Peki, sonra ne oluyor? Yüksek zararlar, pişmanlıklar, kapatmalar, işsizlik... Discount tedrisatından geçme şansı bulduğumuz hocamız- Dieter Brandes, Aldiyi anlattığı kitabında, Küçük Prense gönderme yaparak, Aslolan göze görünmeyendir diyor. İşin sırrı, burada yatıyor işte. Discount mağazacılık yapmak istiyorsak, göze görünenle yetinmeyip, göze görünmeyen kısımları da araştırmalı, öğrenmeye çalışmalıyız. Gördüklerimizin arkasında saklı duran, bizi başarıya taşıyacak olan tek gerçek. Şirket kültürünü, personel politikasını, satın alma prensiplerini, hep o anlayışa göre hatmetmeliyiz. Bunları ANlamakla kalmayıp, KAbul etmeli, Sİndirmeli, BEnimsemeli ve SAvunacak hale gelmeliyiz. Mağazalarda discounter gibi görünüp, ofislerde lüks masalarda, lüks koltuklarda oturuyorsak; abartılı dekorasyonlar içinde yaşıyorsak; ön yüzünü kullandığımız kâğıdın arka yüzünü kullanmadan çöpe atıyorsak; Bu odada ya da bu mağazada günün bu saatinde neden bu kadar çok lamba yanıyor? sorusu neredeyse bir refleks olarak aklımıza gelmiyor ve tasarrufa yönelmiyorsak; personel maliyetini düşürmeyi, ucuz personel biçiminde algılamaya devam ediyorsak; satın almadan satışa, tedarikten lojistiğe, basitlik prensibini hayata geçiremiyorsak; düşük maliyetli mağazalarda az sayıda personel ile az sayıda ürün satmayı bir süreliğine başarabiliriz belki ama gerçek anlamda discountçu olamayız. Kısa vadeli çıkarlar uğruna discountun ancak zamanla yerleşebilecek prensiplerinde ısrar etmiyorsak, bu sabrı gösteremiyorsak, yeni bir başarı hikâyesi yazmak zor. Pazarda yeni discounterlara hâlâ yer var mı? Elbette var. Kaldı ki doğru ilkelerle çalışmayan, sağa sola savrulan, prensiplerinden tavizler veren yapılanmalar olduğu sürece, pazarın imkânları da her an değişebilir. Türkiyede, organize perakendenin pasta payı, yüzde 40lara bile gelmiş değil henüz. Discount marketlerin payı da hâlâ çok küçük. Yani yürünecek yol uzun. Yapılacak çok iş var daha. Yeter ki kurumsal altyapı sağlansın, ilkeli çalışılsın, eğitimli profesyonel kadrolar istihdam edilsin. En önemlisi, zihniyet değişsin...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive