Çetin Family Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Yağcı

Çetin Family kozasını delen, uçmaya hazır bir kelebeği andırıyor bugünlerde. Mağazalarındaki değişim gözlerden kaçmıyor. Meğer daha köklü bir değişimin yansımasıymış tanık olduğumuz. Çetin Family Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Yağcı, kendisi ile başlayan, çalışanlarına hatta mağazalarının ruhuna yansıyan gelişimi bizlerle paylaştı

Eklenme Tarihi : 11 Kasım 2010 Perşembe
cetin-family-yonetim-kurulu-baskani-cetin-yagci
Elif Görgün KAPLANYatırım için Bursanın hızla gelişen yerlerinden birini seçtiniz. Çok büyük inşaatların devam ettiği bir bölgedesiniz. Beşevler-Çalı bölgesi yine bir kavşak. Daha önce de Mudanya yolunda bir kavşak tercihiniz olmuştu. Bursada da ömür neredeyse trafikte geçiyor. Kavşak müşterisiyle kan uyumuz oldu anlaşılan. Evet, her zaman için köşede hayır vardır, bereket vardır deriz biz. 7-8 yıl önce almış olduğumuz karar vardı. Ciddi bir şekilde fizibilite çalışmaları yaptık. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) ve Bursa Organize Sanayi Bölgesini inceledik. Yatırım yaptığımız yerin, Bursanın tam ortası olduğunu fark ettik. Bütün mağazalarımıza çok yakın oluşu ve trafikte odak nokta olması çok önemli. İzmir yoluna ve Korupark AVM, As Merkez Outlet Center, Altıparmak ve Heykeldeki mağazalarımıza ulaşmakta çok avantajlı olduğunu keşfettik. Şehir farklı noktalara doğru büyüyor, bu da kararımızda etkili oldu. Beşevler ayrı bir şehir olmaya başladı. Özellikle üzerinde bulunduğumuz Carrefour bölgesi çok ciddi bir kıymet arz ediyor. Burada yapılan oteller, Odalar Birliğinin merkez binası, hemen yanımızda yapılan iş merkezleri, burayı tam bir cazibe merkezi haline getirdi. Buranın cazibe merkezi olacağını 7-8 yıl önce gördük. Bu yüzden mülk alarak yatırım yapmayı seçtik. Pek çok işletmenin yatırımlar konusunda frene bastığı dönemde, buraya 3 milyon dolarlık yatırım yaptık. Elbette yatırımımızı geleceğimize yaptık. Yeni bir döneme ayak basar gibisiniz. Çetin Familyde önümüzdeki dönemde neler olacak?Burası ile beraber içimizde birikmiş olan bir enerji var. Yıllardan beridir yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler var. Gerek fiziki ortamın uygun olmayışı, alt yapımızın yeterli imkânı sağlayamayışından dolayı sıkıntılarımız vardı. Yeni merkezimiz ile beraber biz bunu tamamıyla aktif hale geçireceğiz. Çetin Family burada esas arzuladığı ileriye dönük yapısını gerçekleştirmeye başlayacak. Başladı da zaten. En önemli şey insan, insana çok ciddi yatırım yapacağız. Çalışanımızın eğitimi konusunda alt yapısını geliştirmesi konusunda çok ciddi yatırımlara başladık. Bizim en alt katta bin 500 metrekarelik lojistik bölümümüz var.450-500 metrekare ofisimiz bulunuyor. Satın alma, planlama, muhasebe, finansman bölümlerimiz burada.Ürünü nasıl gösterdiğiniz katma değer yaratıyorSizin için mağaza açmak ne anlama geliyor? Bu mağazada denediğiniz yenilikler var. Mağazacılık anlayışınızın değiştiğini gözlemliyoruz. Hedefinizde-hayalinizde neler var?Açtığımız her mağaza bizim bir dönemimizi kapsıyor. Bilgimizi yansıtıyor, tecrübemizi yansıtıyor. Açtığımız bu mağazada bizim şu anki bilgi ve tecrübemizi gösteriyor. Biz mağazamızı açarken dünyanın her tarafından en iyi noktalardan bir şeyler gözlemliyoruz. Mimari ofisle paylaşıyoruz. Üçge ile çok iyi bir paylaşım içersindeyiz. Kendimize göre mükemmelliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Mağazacılıkta çok değişim var. Mağazacılıkta en iyi diye bir kavram yok. Değişim olan bir yerde asla Bu en iyisi diyemezsin. Bu dönem için sahip olduğumuz bilgi ve tecrübe ile en doğrusunu yapmaya çalışıyoruz. Tabii bir taraftan da elimizdeki kaynakları en verimli şekilde kullanmaya özen gösteriyoruz. Mimari anlamda destek alıp, Üçge gibi bir firma ile çalışmaya devam ederek mağazalarınızda yenilikleri deneyerek cesur adımlar attınız. Malzeme çeşitliliğiniz arttı, ışık kullanımınız değişti. Bu tercihler mağazalarınızın ruhuna nasıl yansıdı?Sattığın ürünü nasıl gösterdiğiniz çok önemli bir hale geldi. Bu ciddi anlamda katma değer oluşturuyor. Yani beğenmediğiniz bir ışık bir anda ürünün bütün ruhunu değiştiriyor. Arkadaki fon, askı sistemi, ürünü gösteriş şekliniz, hepsi bir bütün. Yanlış bir raf sistemin varsa çok ciddi bir stok taşıyıcısı oluyorsun. Bu da şirket açısından turn overı yavaşlatıyor, stok nedeniyle yüksek bir maliyet getiriyor. Dolayısıyla raf sistemi öne çıkıyor. Merchandising-görsel çok ön plana çıkmaya başlıyor. Artık öyle bir hale geldi ki, optimum stok taşımamız lazım. Taşıdığımız stoku da en iyi şekilde müşteriye gösterebilmeliyiz. Burada yeni mağazacılık trendi ön plana çıkıyor. Ürünü yüzden gösterebilmemiz lazım. Bir taraftan belli oranda stok taşıtabilmemiz gerekiyor. Metrekare çok önemli. Metrekareyi çok optimum kullanmamız lazım. Mağazada atıl alanları minimize etmek gerek. Havalandırma, aydınlatma çok önemli. Müşteri bunalıyorsa, kısa sürede çıkıyor. Aydınlatma ürünü pahalı da gösterebilir, ucuz da gösterebilir. Çok pahalı, kıymetli bir ürünü yanlış bir ışık rengi ile ucuz gösterebilirsiniz. Tam tersi ucuz bir ürünü de doğru bir ışıklandırma ile pahalı bir ürün haline getirebilirsiniz. Mimari sihir, bilgi, tecrübe, doğru insanlarla çalışmak öne çıkıyor. Mağazada basmakalıp mimari tarzı uyguladığınız zaman bir yerden sonra müşteriyi sıkıyor. Bunu AVMler de fark etti. Bakıyorsunuz bütün mağazalar aynı formatta. O zaman X bir firma AVMye niye girsin ki? Ürün farklılığı olsa bile mağaza formatı aynı olduğu zaman müşteride aynı ürün gamı olgusunu yaratıyor. Bunu farklılaştırmamız lazım. Burada da işte mağaza dekorasyonunun farklılığı müşteriye farklı bir deneyim yaşatma gerekliliği var. Düşünsenize en beğendiğiniz yemek bile 2-3 gün üst üste yediğiniz zaman eski lezzetinde gelmiyor. Azalan verimler kanunu diyoruz biz iktisadi olarak.Sizi kâşif ruhlu bulduğumu söylemem gerek. Görmek iş yaşamınızın omuriliği Görüp es geçmeden hızlı hareket etmek de güçlü yönlerinizden. İş yaşamınızda geleceği planlarken başka neleri dikkate alıyorsunuz?Gelecek müşteri. Her şeyi müşteri belirliyor. Yeter ki müşterinin isteklerini iyi tespit edip, cevap verebilelim. Bugün de gelecekte de gelecek=müşteri. Kendimizi uyarlayabilmemiz lazım. Müşterinin isteklerini iyi algılayabilmemiz gerekiyor. Bundan önceki süreçlerde müşteri marka odaklıydı. Bir yerden sonra müşteri ürün odaklı oldu. Son süreçte müşteri fiyat ve ürün odaklı. Bir değişim var demek ki. O kadar yüksek rekabet var ki, bu rekabet esnasında ödüllendiren ve cezalandıran müşteri. Biz kendimizi tamamı ile müşteriye odaklamış durumdayız gelecek için. Müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda kendimizi revize edip, inovasyon yapıp, müşteri karşısına çıkmamız lazım. Bugün iyi olabiliriz ama bugün iyiyiz. Yarın değiliz. Müşteri yarın değişiyor. Bütün şirketler için geçerli bu. Ve değişim çok hızlı oluyor. Müşteri tercihlerini tespit ederken bir noktadan bakamazsınız. Bugün müşterinin parası çok kıymetli olmaya başladı. Neden? Çünkü o paranın talibi çok. Herkes pastadan bir dilim almak istiyor. Müşterinin durumu da şu: alacağı hizmet ya da ürün için ayıracağı bütçe kısıtlı. Alternatif çok fazla. Tüketim kanalları çoğalmaya başladı. Müşterinin elindeki kıt kaynağa maksimum değeri kim verecekse o ayakta kalacak ve başaracak. Maliyet analizi de çok ön plana çıkmaya başladı. Az kaynak ile çok fazla fayda sağlamak lazım. Bu bütün işletmelerin olmazsa olmazı olmalı.Değişimi köklü yapmak şartPazarlama stratejilerindeki değişiklikler sizce nereye gidiyor? Müşterilerin beklentilerinde neler değişiyor?İnanılmaz agresif bir rekabet dönemine girdik. Burada aracıların hepsi tasfiye olmaya başladı. Artık üreticiden tüketiciye devri geldi. Örneğin, çalıştığımız firmalardan bir tanesi bizim satın almamızı daralttığımızı gördü. Neden Çetin Family bizden satın almasını daralttı? diye mağazamıza geldi. Mağazalarımızı inceledikten sonra Biz size neden ürün satamadığımızı anladık. Çünkü siz benim tedarik edemediğim fiyata tedarik ediyorsunuz. Benim satamadığım fiyata da bu ürünü satıyorsunuz dedi. Artık iş çok dibe girmeye başladı. Artık koşullar bu. Artık bilgiye ulaşmak çok kolay. İnsanlar bir şey alırken 3-5 saniyede fiyat alternatiflerini karşılaştırabiliyorlar. Müşteriyi bir defa yanıltabilirsiniz. İkinciye müşteriyi yanıltamazsınız. O ilkinde de müşteriyi yanıltmamışsınızdır. Müşteri kaybettiniz çünkü. Oturduğunuz yerden satın alma yapmanız mümkün değil. Rakipleri çok iyi araştırmak lazım. Rakipleriniz de sadece Türkiyedeki rakipleriniz değil. Devler var. Bundan 5-6 yıl önce dünyanın en büyük tekstil firmalarının ürünlerine baktığımız zaman biz pahalı kalıyorduk ve Bunlar bu malı bu fiyata nasıl satar? diye hayıflanıyorduk, onlara da kızıyorduk. Bugün geldiğimiz nokta ne biliyor musunuz? Bu markaların çok pahalıya sattığını görüyoruz. Peki ne değişti? Biz değiştik. Tedarik şekillerimizi çok değiştirdik. Bizde 10 lira olan bir malı onlar 6 liraya satarken, şimdi onların 10 liraya sattığı ürünü biz 5 ya da 6 liraya satıyoruz. Ve müşterimiz de bunu görüyor. Müşteride daha önce marka olgusu vardı. Onu biraz kenara çektik. Müşteri ürüne bakıyor, faydayı görüyor ve ödeyeceği fiyata bakıyor. Müşteri eski müşteri değil.Organizasyon yapınızda da değişikliklere gitmişsiniz anlaşılan.Oğlum Türker Yağcı, Koç Üniversitesini bitirdi ve hemen işinin başına geçti. Bu bayrak yarışı. Altyapımız, tecrübemiz var. Ama bunları yeni jenerasyonla beraber ileriye taşımamız lazım. Değişimi köklü yapmak şart. Şirketin içyapısında, mağazacılığa bakışında her noktasında değişimi uygulatmak zorundayız. Ben kişisel olarak da değişime açık bir insanım. Olmazsa olmaz değişim olacak. Bazen bu değişim insanların hoşuna gitmiyor. Bazen kendinle kavga ediyorsun ne gerek vardı? diye. İlerde bakıyorsun bunun karşılığı varmış demek ki.Mağazacılıkta olmazsa olmazları sıraladınız. Bu konuda çalıştığınız tedarikçilerden beklentileriniz nelerdir?Bursa Çetin Family olarak mağazacılık konusunda çok şanslıyız. En büyük şanslarımızdan bir tanesi de Üçge gibi bir fabrikanın hemen yanı başımızda olması. Bunu samimi olarak söylüyorum, iltifat değil. Mağazacılıkta gerçekten çok iyi bir Ar-Ge grubu var. Bu bizim için çok büyük bir kolaylık. Vakitten kazanıyorum. Çok ciddi bir mimari ekibi var. Bıkıp usanmayan cevap verişleri, çok önemli. Mağazacılıkta kendimizi yukarıya taşımaya çalışıyoruz. Bu bir ekip işidir. Mağazacılıkta en önemli unsur mağaza tasarım tarafı... Bu anlamda Üçge ile çok iyi bir beraberliğimiz var. Üçgenin başarısından ben gurur duyuyorum. Daha önce dünya markalarının en iyilerinden birinin bayiliğini yapıyorduk. İstedikleri bir dekorasyon vardı. Biz bunu buradan tedarik edebiliriz dedik ve olumsuz bir tavır sergilediler. Bizim de bir duruşumuz oldu ve Üçge ile biz bunu yaptık. Çünkü ben bu dekorasyonu İtalyadan getirtecek olsam çok yüksek maliyetlere getirtecektim. Gayet güzel, keyifli oldu. İtalyan marka gördükten sonra onlar da sistemlerini değiştirdiler, Üçge ile çalışmaya başladılar. Bu bizim de ne kadar şanslı olduğumuzu gösteriyor.Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive