Eklenme Tarihi : 05 Şubat 2009 Perşembe
Pınar Salman

Vitrinden Mağazaya Sözsüz Satış

Mağaza dergisinin bu sayısı itibariyle başladığımız görsel mağazacılık dosyalarımızın ilk yazısını kaleme alırken, öncelikle Sayın Cemil Azderin görüşüne katıldığımı ve tamamen desteklediğimi belirtmek istiyorum.


Görsel mağazacılık ve mağazanın genel görselliği ile ilgili çalışmalar, son yıllarda perakende dünyasında her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Görsel mağazacılık teknikleri doğru uygulandığında, mağaza müşteri ile direkt iletişime giriyor. Oluşturulan mağaza ve marka imajıyla verilmek istenen mesajlar ise müşterinin önce beynine, sonra kalbine ulaşabiliyor.Uzun zamandan beri üzerinde durduğum konuların başında gelen görsel mağazacılığın müşterilerin altıncı duyusuna dokunması gerekliliği de işte, tam olarak bu demek...Sektöre öncülük eden günümüz mağaza zincirleri, beş duyuya yönelik tüm alanlarda en başarılı çalışmaları zaten gerçekleştirmiş. Onlar, altıncı duyunun peşinde koşuyor artık.Ürünlerinizle müşterinize verdiğiniz mesajların açık ve anlaşılır olması, görsel mağazacılık malzemelerinizin kalitesiyle ve doğru kullanılmasıyla birebir bağlantılı. Kullanılan malzemenin kalitesi müşteri tarafından anlaşılmaz diye düşünmemelisiniz. Ürünlerinizin kalitesi, onları sergilemek için seçtiğiniz materyallerin kalitesiyle uyuşmalı mutlaka. Yoksa müşteriniz bu uyumsuzluğu hemen anlar ve mağazanızda nedenini tam anlayamadığı bir rahatsızlık hisseder. Zamanla mağazanızı tercih etmekten vazgeçebilir bile.Özellikle tekstil perakendeciliğinde, görsel materyaller arasında mankenler başrolde... Ürünümüze uygun manken seçmek, işimizde en önemli başarı kriteri. Mankenlerin beden ölçüleri dışında, kullanışlı ve ürün yapısıyla uyumlu olmaları da özel dikkat isteyen bir konudur bizim için. Sonuçta pahalı bir malzemedir manken. Özenle seçilmeli, korunmalı ve üzerinde sunulan ürünlerle doğru orantılı olarak her defasında yeniden elden geçirilmelidir. Bazı ürünler terzi mankenlerde, bazı ürünler saçlı ve aksesuarlı mankenlerde, bazı ürünler ise nötr mankenlerde sergilenir. Ürünlerinizin tasarımı ve kalitesi, hangi tip mankeni kullanmanız gerektiğine karar verirken sizi yönlendirecektir. Hazır sırası gelmişken; Meriç Vitrin Mankenlerinden Hakan Alpay Meriç ve Hülya Meriç Korkmaza, Vetrina Mankenden Enis Tilava, sürekli yeni modeller üreterek sundukları farklı alternatifler için çok teşekkür ediyoruz.Vitrin yerleştirirken, arkadaşlarımızın mankenlere gereken özeni göstermediğine şahit oluyorum bazen. Çok üzülüyorum. Bu özensizlik, manken üretiminin ne kadar zor bir iş olduğunu bilmemelerinden kaynaklanıyor diye düşünüyor ve elimden geldiğince, kendi öğrencilerimi bilinçlendirmeye çalışıyorum. Manken, ürününüzü müşteriye yakınlaştıracak en temel unsur. Onlar, size destek vermek üzere uzun yıllar hizmet edebilir. Tabii, siz de onlara hizmet etmeyi unutmazsanız... Mankenlerinizin bakımını, temizliğini, gerektiğinde onarımını, makyajını, saçını, özenle takip etmelisiniz. Aksi halde, en kıymetli ürününüz bile değerinin çok altında görünebilir vitrinde. Mimar Jeyan Ülkü ise mağaza görselliği ve iç dekorasyonu deyince, her zaman hatırlattığım iki konuya bir kez daha değinme fırsatını verdi bana. Yaratmak istediğimiz markanın müşterilerine yönelik yaşam alanları oluşturmak, bunlardan ilki. Yani müşterimizin alışık olduğu ve içinde bulunmaktan keyif aldığı mekan algısını mağazamızın dekorasyonu ile yaratmak... Böylece istedikleri, zaten hep yaşadıkları veya yaşamayı arzuladıkları alanlara götürmek onları ve bu alanlarda alışveriş yapmalarına imkan tanımak... Özel tasarlanan mekanlarda, ticari kaygılarla ürün sunumuna itibar etmeme gerekliliği vardır. Eğer markamızın görsel sunum prensiplerini zedelersek, zamanla müşterilerimizin güvenini de zedeleyeceğimizi unutmamalıyız.Yine Jeyan Ülkünün ve Sevgili Mine Merkitin üzerinde durduğu, benim de 2009 yılının seferberlik konusu ilan ettiğim AYDINLANMA mevzusundan bahsetmeliyim biraz. Yani mağaza içi ışık kullanımından... Alışık olduğumuz aydınlatma tanımını, bu sene AYDINLANMA ile değiştirmek istiyorum. Çünkü eski tanım, ışıktan tasarruf edilsin diye tamamen yanlış ışıklandırılmış mağazaları ya da eskiyen armatürlerin yerine farklı renkte olanları takmakta hiçbir sakınca görmeyen zihniyetleri çağrıştırıyor bana. Oysa artık, ortamı ısıtmadan aydınlanma imkanı sunan, tasarruf da yapabilen, aklınıza gelebilecek her renkte armatür bulmak mümkün. Mühim olan, mağazamızdaki görselliğin bilincine varmamız ve aydınlanmaya niyet etmemiz. Doğru malzeme, en uygun fiyatlarla elimizin altında aslında. Yeter ki Aydınlanma pahalıdır önyargısından kurtularak, araştırmaya devam edelim. Yuda Mimarlıktan Aslı Dağaltı ve Ulaş Yılmaz, matematik ve mağaza görselliği arasındaki ilişkiyi anlatırken, günümüz mağaza mimarisinin önemli ipuçlarını ne güzel de özetliyor. Mağazada kasadan soyunma kabinlerine, raflardan ışıklara kadar, her şey müşteri için yapılıyor. Bu bilinç işin geneline hakim olduğunda, başarılı görsel çalışmalar ortaya çıkıyor. Bir mağazanın iç tasarımını yaparken, sadece o mağazadan alışveriş edecek olanları değil, aynı ortamda belki 18 saatini geçirenleri de düşünmek gerekiyor. Ürünün doğasına uygun tasarımlar yapabilmek ise başarının anahtarını getiriyor bize. O noktada görsel mağazacılarla el ele çalışan mimar ve tasarımcılar, başarıyı iki katına çıkarıyor. Mekana ruh katacak görsel mağazacılar ve mekanı tasarlayanlar, önümüzdeki yılın başarılı projelerinde hedefe beraber yürümeli mutlaka. Tüm mağazacılara, şimdiden bereketli bir yıl diliyorum...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive