Organik pazar büyüyor

Son yıllarda tarımda kullanılan kimyasallar insan sağlığını tehdit eder duruma geldi. Beslenmeye dayalı sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte tüketiciler organik ürünlere yöneldi. Artan bu ilgi karşısında marketler organik ürün satışına başlarken, yalnızca organik ürün satan semt pazarları ve marketler de açılmaya başladı

Eklenme Tarihi : 29 Mart 2011 Salı
organik-pazar-buyuyor
Tayfun KARADEMİRÜretim aşamasında hiçbir kimyasala maruz kalmadan üretilen mahsullere organik veya ekolojik ürün deniliyor. Bu kapsamda dünya genelinde ve Türkiyede birçok market, raflarını bu ürünlerle doldurmaya başladı. Hatta sadece bu ürünlerin satıldığı semt pazarları ve marketler kuruluyor. Organik ürünlere karşı ilginin artmasının en büyük nedenlerinden biri de hiç şüphesiz sağlıklı beslenme konusunda insanların giderek bilinçlenmeye başlaması. Günümüzde birçok insanın ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşuyor olması ve bunun nedeni olarak da sağlıksız beslenmenin gösterilmesi, insanların yedikleri ürünler hakkında bir kez daha düşünmesine neden oluyor. Hamilelik dönemi ve sonrasında beslenmelerine özen gösteren kadınların birçoğu çocuklarının sağlıklı beslenebilmesi için de organik gıdalara yöneliyor. Organik ürün alan vatandaşlara uzmanların uyarısı ise alınan ürünün sertifikasını mutlaka satıcılardan istemeleri yönünde... Zira fahiş fiyatlarla satılan bu ürünlerin birçoğu organik değil. Organik diye satılan birçok ürün organik değilZiraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Mehmet Atalık, organik ürünlere ilginin son dönemde arttığını bunun nedeninin de endüstriyel tarımda genetiği değiştirilmiş tohumların kullanımının yaygınlaşması olduğunu belirtti. Atalık, Kimyevi gübreler, tarım ilaçları ve hormonların kullanımı konusunda yapılan yanlışlar çevre kirliliği yanında insan sağlığını doğrudan olumsuz şekilde etkiliyor. Ayrıca basında çıkan haberler neticesinde tüketicilerin sağlıklı beslenme konusundaki hassasiyetleri arttı dedi. Atalık, Sağlıklı beslenme hassasiyeti gösteren tüketici sayısındaki artışa paralel olarak organik gıdaları satan market ve pazarların sayısının da artmaya başladığını vurguladı. Organik gıdaların güvenilirliği konusuna da değinen Şube Başkanı Atalık, Organik gıda satışı yapılan market ve pazar sayısındaki artış, bu alandaki usulsüzlükleri de beraberinde getirdi. Bazı marketlerde organik ürün diye satılan bazı ürünlerin organikle uzaktan yakından ilgisi yok. Biz bu konu hakkında bir çalışma yaptık. Marketlerden organik diye satışa sunulan 8 adet ambalajlanmış sebze aldık ve bunların 5 tanesinin organik olmadığını gördük. Diğer 2 tane üründe böceklenme olduğu için laboratuar analizine sokmadık, analiz edilen son üründe de tarım ilacı kalıntısı çıktı dedi. Atalık ayrıca organik pazarlarda satılan bazı ürünlerin organik olmadığını belirtti. Bazı organik pazarlardaki satıcıların ellerindeki mal bittikten sonra hallerden organik olmayan ürünleri alarak organik diye sattıklarını belirlediklerini söyleyen Atalık, Gözümüzle göremediğimiz, tutarak ya da tadarak anlayamadığımız kimyasallara karşı tüketici olarak korunabilmek adına yapabileceğimiz bir şey yok. Bu noktada ürünlerin yetiştirilme safhasını izleyen, kontrol eden Bakanlığın yetki verdiği kontrol ve sertifikasyon kurumlarının işini titiz yapması ve Bakanlığın onları çok sıkı denetlemesi gerekiyor dedi. Çürük ürünleri organik diye satıyorlarTürkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Mehmet Çakman, organik ürünlerle ilgili yaptığı açıklamada çarşı, pazar ve marketlerde organik diye satılan ürünlerin aslında organik olmadığını öne sürdü. Hayvanların eskiden olduğu gibi meralarda otlanmadığını, suni yemlerle beslendiğini dile getiren TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, Ülkede organik gübre yok ki, organik tarım olsun. İlaçlayıp, zamanında hasat edilirse o zaman doğal ürün olur, ama organik ürün mümkün değil dedi. Çakman, ülkemizde organik gübrenin olmadığını bunun neticesinde de organik tarımın olamayacağını vurguladı. Eğitimli çiftçilerin ürünlerini zamanında ilaçlayıp, zamanında hasat yapmasıyla doğal ürünlerin elde edilebileceğini söyleyen TÜSPAF Başkanı, Türkiyede organik ürün yetiştirmenin mümkün olmadığını belirtti. Çakman, Market ve pazar tezgahlarında organik diye normal üründen daha pahalıya satılan malların gerçekten doğal olup olmadığı tartışmaları sürüyor. Konuyla ilgili bilim adamlarıyla sık sık bir araya geliyoruz. Artık hayvanlar doğal otlanmıyor. Önceden hayvan gübresinden tezek yapılıp, ısınılıyordu, şimdi o da mümkün değil, çünkü hayvanlar daha fazla süt ve et versin diye suni katkılı yemlerle besleniyor. Dolayısıyla organik gübrenin olmadığı yerde organik tarım mümkün değil dedi. Hollandalı bilim adamlarına göre Uçağın geçtiği yerde organik tarım yapılamayacağını belirten Çakman sözlerine şöyle devam etti: Pazarcı esnafının günahtır diyerek tezgâhından kaldırdığı ürünlerin organik adı altında satılıyor. Maalesef bu konuda denetimler yetersiz. Ülkede organik tarım olduğuna inanmıyoruz dedi. Ünlü markaların ürünlerini bez torbalara koyup bu ürünleri organik diye sattıklarını, insanlarında organik ürün yiyoruz diye paralarını çöpe attıklarını söyleyen Çakman, Tarım Bakanlığı organik tarım adı altında açılan işletmeleri yakinen izlemeli, tezgâhlarında organik ürün satanların izlenebilirlik barkodunu gösterebilmeli dedi. Fiyatlar çok yüksek değilEkolojik Üreticiler Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev, organik ürünlerin satıldığı pazarlarda risk olmadığını belirtti. Alev, Organik pazarlarda ürünlerinizi satabilmeniz için sertifikanız olması gerekiyor. Yani organik pazarlarda kesinlikle bir risk söz konusu değil ancak son dönemde semt pazarlarında organik ürün kisvesi altında ürünleri daha pahalıya satmaya çalışıyorlar. Aslında bunu yapmak suç ve 14 bin lira cezası var dedi. 7 aktif organik halk pazarı olduğunu söyleyen Alev, bunların 3 tanesini dernek olarak açtıklarını, Bu 7 pazara katılan üretici ve satıcının toplamına bakıldığında, 55-60 üreticiyi geçmeyeceğini ifade etti. Söz konusu ekolojik pazarlara girmeden önce ister esnaf, ister üretici olsun, mutlaka form doldurulduğunu dile getiren Alev, bunların hepsinin organik ürün sertifikasına sahip olmak zorunda olduklarını kaydetti. Alev, Ekolojik pazara gelen ürünler için gerek üretici gerekse satıcı, ürünlerinin organik olduğuna dair taahhütname imzalamak zorunda. Ürünlerine organik sertifikası almaları gerekiyor dedi. Organik ürünlerin fiyatlarına da değinen Alev, Bazı market raflarında satılan endüstriyel ürünler bizim organik pazarlarda sattığımız organik ürünlerden pahalı olabiliyor dedi. Organik ürünler tehlike altındaEkolojik Yaşam Derneği (EKODER) Başkanı Arca Atay, günümüzde insanın gereksinimi olan gıdaların birçoğunda hormon, pestisit, GDO, bakteri, aflatoksin gibi insan sağlığını tehdit eden birçok unsur bulunduğunu söyledi. Atay, İnsanlar artık daha bilinçli, besin değeri yüksek sağlıklı gıdaları tüketmeye özen gösteriyor ve bunun neticesinde organik ürün satışları son yıllarda gözle görünür bir şekilde arttı. Organik ürünlerde kar marjları da hayli yüksek olduğu için firmalar yeni satış noktaları açarak pazar paylarını artırmayı amaçlıyor dedi. Bir ürünün organik olup olmadığını dış görünüşünden bakarak anlamamızın mümkün olmadığını belirten Atay, tek yasal belirtecin bu ürünler için üreticinin ya da satıcının sertifikasyon firmalarından aldığı organik ürün sertifikası olduğunu söyledi. EKODER Başkanı Atay, Hiçbir kontrol şirketi 24 saat tarlada ya da tezgâhta kontrol yapamaz. Burada tek yapılabilecek satıcılara güven duymak. Yalnız şu bilinmelidir ki organik ürünlerin görünümü, endüstriyel tarımın dayattığı albenili, parlak, renkli, iri, homojen ve plastik görünümlü sebze ve meyveden çok farklıdır dedi. Atay, Özellikle son yıllarda insanların sağlık konusunda daha bilinçli hale geldiğini mevcut sağlık sorunları arttıkça, insanların çocuğu ya da ailesinin sağlığı için özellikle yiyecekler konusunda daha duyarlı ve seçici hale geldiğini vurguladı. Organik ürünlerin market raflarında çok pahalı satıldığını belirten Atay, Fiyatların yüksek seviyede olması vatandaşta bu ürünleri sadece elit tabaka için üretiliyor izlenimini yaratıyor. Endüstriyel tarımın baskısı, gençlerde fast food kültürünün yaygınlaşması, mevsiminde olmayan ürünlerin ithalat ile ülkeye girişi organik ürünlerin Türkiyede gelişimi için büyük bir engel. Organik tarım için bir diğer tehlike de yoğun pestisit kullanan endüstriyel mono kültür tarım, küçük çiftçileri yok ettiği sürece organik tarım, şekil değiştirerek, şirketlerin güdümündeki endüstriyel organik tarıma dönecek. Küçük çiftçiyi bu konuda korumak gerektiğine inanıyorum dedi. Organik tarım alanları genişliyorCity Farm Organik Marketler Genel Müdürü Ayhan Sümerli, konuyla ilgili olarak Özellikle son dönemde basın - yayın organlarında insan sağlığı ve beslenmenin sağılımız üzerindeki etkilerini içeren konuların işlendiğine şahit oluyoruz. Bu sayede gıda güvenliği konusunda insanlar bilinçleniyorlar. Ama maalesef bu ürünlerin gerçekten organik olup olmadığını ilk görüşte anlamak mümkün değil dedi. City Farm olarak yaklaşık 5 yıldır organik ürün sattıklarını belirten Sümerli, şunları söyledi: Tüketicinin organik ürünlere karşı ilgisi artıyor. Fakat hala bu ürünlerin konvansiyonel ürünlere göre fiyat farkının fazla olması tüketicileri olumsuz etkiliyor. Ancak dikkatli bir şekilde incelediklerinde göreceklerdir ki fiyat farkı çok fazla değil. 2009 yılına göre 2010 yılında organik tarım ürünlerinin üretildiği araziler yüzde 100 oranında artış gösterdi umarım bu artış fiyatlara da yansır.Hamileler çok ilgi gösteriyorTürkiyede ilk olarak organik ürünlerin internetten satışını yapan Manavim. comun kurucusu Erol Ağırlar, 2006 yılından bu yana internet üzerinden organik ürün sattıklarını belirtti. Ağırlar, Müşterilerimizin büyük bir bölümünü hamileler oluşturuyor. Hamileler çocuklarının sağlığını düşünerek organik ürünlere yöneliyor. Çocuk doğduktan sonra yine çocuğunun sağlıklı beslenmesi için bu ürünleri tercih ediyorlar. Müşterilerimizin yüzde 70ni küçük çocuğu olan aileler oluşturuyor dedi. Ağırlar, organik ürünlere olan ilginin her geçen gün arttığını ve fiyatlarında bu arz talep dengesi içinde düştüğünü vurguladı ve şunları kaydetti: Her geçen gün üretimin artması buna bağlı olarak da fiyatların düşmesi ve medyada organik ürünlerin sağlıklı olduğuna dair haberlerin çıkması satışları olumlu yönde etkiliyor. Organik ürün alan insanlar, aldıkları ürünlerin sertifikalarına mutlaka bakmalılar. Çünkü son dönemde organik ürün adı altında satılan birçok ürünün organik olmadığını görüyoruz. Marketlerde fahiş fiyatlarla satılıyorOrganik sebze, meyve ve yeşillik üretimi yapan Prunus Tarım Yatırımları A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Erpek, günümüzde insanların organik ürünlere karşı ilgilerinin her geçen arttığını belirtti. Erpek, İnsanlar organik ürünlerle beslenmenin sağlıklı bir yaşam sunduğunun farkında ama organik ürünlere ulaşmak maalesef herkes için sanıldığı kadar kolay olmuyor. Çünkü organik ürünler market raflarında fahiş fiyatlarla satılıyor. Biz Prunus olarak organik ürünleri daha uygun fiyatlarla tüketiciye sunmak amacıyla Tarladan Eve adlı organik manav market zincirini oluşturduk. Buradaki hedefimiz, üreticinin tüketiciye direkt olarak ulaşmasını sağlayarak fiyatları makul düzeye çekmeyi amaçlıyoruz dedi. Manisanın Gördes ilçesinde ürettikleri ürünleri toptan olarak ve perakende olarak sattıklarını belirten Erpek, İstanbulda mevcut olan mağaza sayımızı 2011 yılında 11e çıkaracağız dedi. Organik ürün adı altında birçok market ve pazarda satılan ürünlerin organik olmadığı söyleyen Erpek sözlerini şöyle sürdürdü: Tüketiciler, ürünlerin mutlaka sertifikası olup olmadığını kontrol etmeli, eğer satıcı sertifikayı ibraz edemiyor ise aldığınız ürün büyük ihtimalle organik değil dedi. Organik ürün tüketimi eğitim ve gelir düzeyiyle doğru orantılıCarrefourSA Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Merter Özay, organik ürün pazarının dünyada olduğu gibi Türkiyede de hızla gelişmekte olduğunu ve insanların bu ürünlere karşı ilgisinin her geçen gün arttığını söyledi. Özay, Türkiyede organik ürün tüketimi tüketicilerin eğitim ve gelir düzeyleri ile doğru orantılı olduğunu gözlemliyoruz. Beslenme ile ilgili sağlık problemlerinin artışı, tüketicilerin organik ürünlere yönelmesine yol açıyor dedi. CarrefourSA olarak tüketici alışkanlığının değiştiğinin farkında olduklarını ve bu nedenle 2010 yılında raflarında ortalama 80 olan organik ürün sayısını bu yıl Merterde açacakları hipermarket mağazaları ile 800 ürüne çıkaracaklarını belirten Özay, Yıl içinde açmayı planladığımız Merterdeki mağazamızda 200 metrekarelik alanı sadece sağlıklı beslenme ürünleri için ayıracağız dedi. Organik ürünlerin konvansiyonel ürünlerle kıyaslandığında fiyat farkının olduğunu söyleyen Özay, CarrefourSA olarak bu fiyat farkını ortadan kaldırmak için organik ürünlerdeki kar paylarını düşüreceklerini vurguladı. Organik ürünlere artan ilginin bazı işgüzarların iştahını kabarttığını ve konvansiyonel ürünleri organik adı altında sattıklarını söyleyen Özay, Ürünün organik olup olmadığını bakarak anlamamız mümkün değil, tüketiciler aldıkları ürünlerin sertifikası olup olmadığını mutlaka kontrol etmesi gerekiyor dedi. Artan sağlık sorunları insanları organiğe yönelttiGroseri Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Üyesi Levent Uğurses, organik ürünlere karşı son dönemde artan ilginin başlıca nedeni olarak endüstriyel tarımda kullanılan kimyasalların, ilaçların ve hormonların insan sağlığını tehdit edecek boyutlara geldiğini ve bunun neticesinde ciddi sağlık sorunlarının çıktığını belirtti. Uğurses, Son dönemde artan sağlık sorunları tüketicilerde sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmelerine neden oldu. Organik ürünlere de ilgi bu şekilde başladı dedi. Organik ürünlerin raflardaki diğer ürünlere göre daha pahalı olduğunu belirten Uğurses, Mevcut organik üretim ölçek ekonomisine ulaşamadığından fiyatları raflardaki diğer ürünlere göre yüksek, satışların artmasıyla birlikte fiyatların düşeceğine inanıyorum dedi. Groseri marketler zinciri olarak mağazalarında organik ürünlere yer verdiklerini belirtti. Organik ürünlerin ciromuza katkısı yüzde 1Mopaş Satın Alma Müdür Bedrettin Demirer de Türkiyede son yıllarda artan sağlık sorunlarından dolayı tüketiciler beslenmelerine dikkat ettiğini söyledi. Avrupa ve dünya genelinde bakıldığında uzun yıllardan beri organik ürünlerin tercih edildiğini belirten Demirer, Bizde organik ürünlere olan ilgi hamilelik dönemlerinde başlıyor ve daha sonrasında anneler çocuklarının daha sağlıklı beslenmesi için bu ürünleri tercih ediyor. Bir ürünün organik olarak adlandırılabilmesi için Tarım Bakanlığının onayladığı bir sertifikanın ya da ürünün üzerinde o firmanın logosu olması gerekiyor dedi. Organik gıdaların bilinçli bir tüketici kesimine hitap ettiği için market raflarında bu ürünlere fazla ilgi olmadığını söyleyen Demirer, Diğer ürünlerle arasında eskisi gibi fiyat farkı olmamasına rağmen organik ürünler ciromuza yüzde 1 gibi değer oluşturuyor dedi. Endüstriyel ürünOrganik ürünDomates2 TL8 TLSalatalık3 TL6 TLPatates1 lira 20 kuruş 4 TLHavuç2 lira 20 kuruş4 TLElma2 lira 50 kuruş6 TLBiber4 TL5 TL Not: Fiyatlar 18 Şubat 2011 tarihlidir.Bu haber Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive