Londra’dan Pekin’e, Yataş

Türkiye’nin yatak markası Yataş, 2010 yılından itibaren Enza Mobilya markasıyla müşterilerine yemek odası, köşe takımı, oturma grubu gibi seçenekler de sunuyor. Yataş Bedding ve Enza Mobilya, İngiltere gibi yüksek kalitenin yarıştığı bir pazarda önemli bir müşteri potansiyeli yakalamış durumda. Firma birçok markanın girmeye çekindiği Çin’de ikinci mağazasını açmaya hazırlanıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop, Yataş’ın başarısı hikâyesini anlatıyor

Eklenme Tarihi : 17 Haziran 2014 Salı
londradan-pekine-yatas

Fulya B. ÖZTÜRK – Murat KÜÇÜK

Yataş’ın 1976 yılından bu yana sürdürdüğü iddiayı sizden dinleyebilir miyiz? Başarısının altında yatan nedenler nelerdir?
Türkiye, ekonomik dalgalanmaların çok sık yaşandığı bir ülke. Bu dalgalar sıradan değil. Karadeniz’in dalgaları gibi inişli çıkışları çok sert... Bu sene bizim 38’inci senemiz. 38 senedir bu dalgaların içinde kalmak bir başarının neticesidir. Peki, bu başarı nasıl sağlandı? Bir, her şeyden önce yaptığımız işi çok seviyoruz. Severek çalışıyoruz. Ürettiğimiz ürünlere el emeğiyle göz nuruyla bütün ekibimiz katkıda bulunuyor. İkincisi prensip sahibi bir firmayız. İnanıyoruz ki, prensibi olmayan firmalar, payidar olamaz. Bu bakımdan belli prensipler doğrultusunda çok sağlıklı bayi ilişkilerimiz içerisinde bulunuyoruz. Hiçbir bayimizle anlaşmazlığımız olmamıştır. Sıkıntıya düşen tüm bayilerimize gereken kolaylığı göstermişizdir.

2010 yılında hayata geçirilen değişim-dönüşüm sürecinden sonra Yataş çatısı altında Yataş Bedding ve Enza Mobilya konumlandırıldı. Bu 4 yıllık süreçte neler yaşandı, geldiğiniz noktayı değerlendirir misiniz?
Yataş markasının altında Yataş Bedding ve Enza Home olarak iki marka oluşturuldu. Yataş markası tüketicinin gözünde sadece yatak üreten firma imajı çiziyordu. Yıllar itibariyle biz yatağa ilaveten diğer üretim kollarına da geçtik. Koltuk ürettik, kanepe ürettik, modülere girdik. Bu üretim alanlarında istediğimiz cirolara ulaşmak için “Enza Mobilya” adı altında da dikkat çekici bir marka yaratarak konsept ayrımına girdik. 2010’dan beri seçtiğimiz bu konsept başarıya ulaştı. Bizden sonra birçok marka da böyle değişimlere gitti. Bu konseptin özelliği zor karar veren Türk tüketicisinin tercihlerini kolaylaştırmak. Mobilya alışverişini toplu yapan müşterilerimiz, konseptleri görünce daha kolay karar verebiliyor. Tasarım ve konsept, çok önemli. Müşteriler, tasarımını beğendiği ürüne gelip dokunuyor. Sonra kalitesine ve konforuna bakıyor. Ürünlerin sergilenmesi ve bunun biçimi çok önemli.

“AVM’ler alışverişin adresi olmaya başladı”

Türkiye genelindeki mağaza sayınız nedir? Ağırlıklı olarak hangi bölgelerde bulunuyor? Nasıl bir organizasyona sahipsiniz?
Türkiye’de 250 noktada varız. Bu mağazaların 27’si bize ait. Bölge bayilerimizin olmadığı alanlarda ve bayilerimizin ilgi göstermediği noktalarda kendimiz mağaza açıyoruz. Bildiğiniz gibi AVM’lerde kiralar yüksek. Buralarda da kendimiz açmayı tercih ediyoruz. Bunun dışında bayilerimizle rakip olacak şekilde asla mağazalaşmıyoruz.

Mağaza lokasyonlarında AVM’leri mi tercih ediyorsunuz yoksa caddeleri mi? AVM’lerin avantajları neler oluyor?
Son yıllarda AVM’ler alışverişin adresi olmaya başladı. Biz de AVM’lere ağırlık veriyoruz. Tek başına bir caddede mağaza açmanın anlamı yok. Müşteriler aynı bölgede 3 - 4 seçeneği birden bulabilecekleri caddelere gidiyor. Caddelerde mağaza açarken bu hususa dikkat ediyoruz. AVM’lerde caddelere oranla daha fazla insan birebir mağazanın önünden geçiyor. Bu da daha fazla insanın ürünlerimizi görmesi demek oluyor.

Ürünleri mağazalarda görüyoruz ama önemli bir üretim süreci var. Bu süreçten bahsedebilir misiniz? Üretim tesisleriniz ve tasarım boyutu konusunda bilgi alabilir miyiz?
Sattığımız ürünlerin yüzde 90’ını, sahip olduğumuz 4 fabrikamızda üretiyoruz. Kendi fabrikalarımız varken fasona mal vermeyiz. İşin tasarım boyutuna da önem veriyoruz. Bu konuda ekiplerimiz eğitim alıyor. Bütün bunları yapmamızın nedeni; üretimimiz güçlendirmek, maliyetleri aşağı indirmek, verimli çalışmak.

“Ürününe güvenen uluslararası arenaya da çıkar”

Son olarak Londra’da Enza Home’un açılışını gerçekleştirdiğiniz. Nedir İngiltere’deki hedefiniz?
Ürününe güvenen uluslararası arenaya da çıkar. Biz dışarıya açılan ilk firmalardanız. AB ülkeleri içinde en zor pazar olan İngiltere’de mağaza açtık. Bunun nedeni İngiltere’de mobilyaların yangın karşısında dirençli olmasının aranması. Yanmayan sünger, yanmayan kumaş gibi çok önemli kıstaslar var. Bu standartları yerine getirebilen firmalar İngiliz pazarına girebilir. İspanya, İtalya, Fransa ekonomik krizle boğuşurken İngiltere onlara göre daha oturmuş ve istikrarlı bir ekonomi. Bu ekonomide her zaman talep var. Bunları düşündüğümüzde Londra’nın iyi bir seçenek olduğunda karar kıldık ve Londra’nın merkezine Enza Home mağazasını açtık. Yasal prosedürlerde sona gelindi ve mart ayında İngiltere’de ikinci mağazamızı da açıyoruz.

Herkes Çin’de üretim yaptırıp ülkeye mal getirirken, siz Yataş olarak Çin’de mağaza açtınız. Çin’deki beklentileriniz nelerdir, hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
Farklılık yaratmadan iş hayatında kalıcı olmak mümkün değil. Herkesin yaptığını yaparsanız karnınız ya doyar ya doymaz. Daha iyisi için farklılığa yönelmek gerekiyor. Artık Çin eski Çin değil. Yaşanan dönüşümle birlikte Çin; dünyaya ürettiğini satan, büyük ihracat rakamları olan bir ülkeye dönüştü. Bununla birlikte refah seviyesi yükseldi. Artık 50 dolara bir ay çalışan insanlar yok. 2 milyar nüfusun içinde 300 milyonluk kesim, orta sınıfın üstünde yaşıyor. Biz bu grubu hedef aldık. Bu insanlar ithal ürüne yönelmiş durumda. Tüm dünyada kabul görmüş genel bir kural var. Üst sınıf insanlar herkeste bulunan ürünlerden ziyade farklılığı olan ürünleri tercih ediyor. Biz bunu erken keşfeden markalardan biriyiz. Bin metrekarelik bu mağazamızı, konsolosumuzun da katıldığı bir törenle 2013 Kasım ayında açtık. 5 yılda 275 alt bayiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun bir diğer anlamı da Türkiye’den aldığımız kadar payı, 5 yıl sonra oradan alacağız. Şimdilik Türkiye’den üretip göndermeyi düşünüyoruz, gelecek dönemde farklı tercihler üzerinde de durabiliriz.

Türkiye’de 30 yeni mağaza açılacak

Mağazalaşma süreciniz yurtdışında da devam edecek mi? Hem Türkiye hem yurtdışında önümüzdeki dönem mağaza hedefleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Yurt dışındaki mağazalarımızda ürünlerimiz ana markamız Yataş ismi altında Yataş Bedding ve Enza Home olarak “Made in Turkey” etiketiyle satılıyor. 2013’te Turquality çalışmalarımızı bitirdik. Şubat sonunda belgemizi alacağız. O belgenin bizim yurt dışına açılmamızda büyük katkısı olacak. 2014 yılında belli sayıda büyüme göstereceğiz. Yeni ülkelere girmeyi planlıyoruz. Bunun yanında mevcut ülkelerdeki yapımızı güçlendireceğiz. Türkiye’de ise 30 yeni mağaza açmayı planlıyoruz. 50 mağazamızı da yeni konseptimize dönüştüreceğiz.

Yeni girişimcilere iş tecrübeleriniz sonucunda öğrendiklerinizden neleri aktarmak istersiniz?
Özellikle üniversitelerde gençlerle çok buluşma fırsatım oluyor. Onlara ilk önerim ilk işlerinizde firmanın geleceği varsa teklif edilen paraya bakmasınlar.  Kalıcı olmak için uğraşınlar. Kalıcı olmanın bir bedeli var, bu da çok çalışmak. Sadece kendi masalarındaki işi yapmasınlar. O bölümde izine giden insanların işlerini yapmaya talip olsunlar. Bir zaman sonra herkesin işini bilmiş olurlar. Bölümün vazgeçilmezi olunca, insanlarla bilgilerini paylaştıkça patronun gözüne girerler. Ekonomide daralma olduğunda işten çıkarılacak en son kişi olurlar. Bunun nedeni yerinin dolmayacak olması. Bir zaman sonra patron hisse verir ve müteşebbis olabilirler.

Perakende sektörünü nasıl yorumluyorsunuz?
Dünyanın en büyükler listesinde 17’inci olan ve 10’uncu sıraya yükselmeye çalışan ülkesiyiz. Tüketimin aktif olduğu ekonomik yapımız var. 76 milyonun yüzde 60’ı, 30 yaşın altında olduğuna göre sürekli büyümeye meyilli bir ekonomiyiz. Yıllardır süre gelen refah artışı bize bu genç nüfusa her zaman ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Genç nüfus ülke ekonomisini dinç tutuyor. Avrupa ile mukayese ettiğimizde onların yaşlı nüfusunun ihtiyaçları daha farklı alanlarda artıyor ve ihtiyaç kalemi az oluyor. Genç nüfusun ihtiyaçları her zaman daha fazla. Devletin tasarruf oranlarında yaptığı oynama ve dünyada dönen likit paranın azalması perakendeyi etkileyecek. Umarım bu etkileme ani bir şekilde olmaz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive