Eklenme Tarihi : 01 Nisan 2011 Cuma
Vedat Diriker

Ben ülkemi geri istiyorum!

Bugün, ne perakende, ne market ne de personel sorunları hakkında yazmak geliyor içimden. Bugün, kendimi bir Libya vatandaşı gibi hissediyorum ve işgal edilmiş ülkeme bakıyorum...


Ülkemin kendi geleceğini tayin etme hakkı, bütün ulusların gözü önünde gasp edildi. Evet, bir iç savaş öncesini yaşıyor ve bu tehdidi hissediyorduk. Antidemokratik uygulamalardan yılmış, uzun yıllardır devam eden baskılar yüzünden ezilmiş bir halktık. Mevcut iktidara karşı içten içe alevlenen, patlamaya doğru giden birçok organizasyon olduğunu da biliyorduk. Açıkçası, bir halk hareketi için gün sayıyorduk. Kendi ülkemizde kendi geleceğimizi kendi gücümüzle yeniden kurmak için harekete geçmiştik. Beklediğimizden daha sert bir direnişle karşılaşmış olsak dahi bu süreci kendi gücümüz ve kendi halkımızla sona erdirmek, antidemokratik uygulamaların sorumlularını kendi hukukumuz ve kendi yargı sistemimizle cezalandırmak, başkasına devredilmeyecek/kolay kolay vazgeçilmeyecek bir haktı ulusumuz için. Şimdi ise ülkemizin hava sahasında yabancı güçlerin uçakları dolaşıyor. Bombalar yağıyor üzerimize... Bedelini en ağır biçimde ve kaçınılmaz olarak kendi halkımızın ödeyeceği yıkımlara uğruyoruz. Siviller ölüyor. Ya ölen askerler? Onlar kim? Yine bizim evlatlarımız... Fransızların, Amerikalıların, İngilizlerin, ülkemin topraklarında ne işi var? Kim izin aldı halkımdan? Fakirlik ve türlü zorlukların pençesinde yılgın ve yorgun düşmüş halkıma bu savaşın faturasını ödetme hakkını kim, nereden alıyor? Yoksa yanılıyor muyum? Dünyanın gözü önünde olup biten, bir savaş ilanı değil mi? Ülkeme yapılan saldırıya, -kayıtsız kalmam beklenmeyeceğine göre- karşılık verme hakkım doğmuyor mu? Elimdeki imkânlar her ne ise artık, onlarla... Ülkeme bomba yağdıran Fransa, Amerika, İngiltere ve bu savaşa, bu işgale destek veren her kimse, benim düşmanım değil mi? Bir ülkenin, başka bir ülkeye savaş ilanı için başka ne gibi bir gerekçeye ihtiyacı olabilir ki? Ülkem, elimden gidiyor! Gizli kapaklı da değil üstelik açık açık... Bugüne kadar bomba yağdırdığı tek bir ülkeye dahi demokrasi, özgürlük, çağdaş insan hakları getirememiş olanlar, sicili işgalle, kanla, başka ulusların yerel zenginliklerini kendi emperyal çıkarları için kullanmakla yazılı olanlar, şimdi benim vatan bildiğim topraklarda kol geziyor. Ülkesini seven bir insan olarak, bir vatansever olarak, bu işgale Dur deme hakkına sahibim.Diyorlar ki, Sizi zulümden kurtaracağız... Dalga mı geçiyorlar? Bakıyorum dünyaya, nerede zulüm varsa, o zulümde, bu sözüm ona kurtarıcıların parmağı var.Diyorlar ki, Sizi özgürleştireceğiz... Şaka mı bu? Bakıyorum dünyaya, çağdaş kölelik dört bir yanda. Asyada, Güney Afrikanın çeşitli bölgelerinde, hatta sanayileşmiş ülkelerin kucağında... Pek çok tutsaklığın perde arkasında da beni özgürleştireceğini iddia edenler gardiyanlık yapıyor. Diyorlar ki, Sizi baskıcı rejimden kurtaracağız... Baskıcı rejimden kurtulmak, benim mücadelemdi zaten. Ülkemi özgürleştirmek; onu çağdaş, medeni, zengin ve müreffeh kılmak, benim mücadelemdi. Her damlası halkıma ait petrolüm, alın teri ile elde ettiğim üretimim ve doğmamış çocuklarımın geleceğini güvence altına alan zenginliklerim, yine benim olmaya devam edecekti tabii. Ülkem yağmacıların insafına kalmayacaktı böyle, -adı her ne olursa olsun- bu topraklar üzerinde benim çabamla yükselmiş binalar da yerle bir edilmeyecekti. Dünyaya, daha kaç örnek lazım? Gerçeği bütün çıplaklığıyla görebilmemiz için daha kaç ülkenin talan edilmesi gerek? Ne zamana kadar seyirci kalacağız? Hep aynı senaryoyu izlemekten, ne zaman bıkacağız? Kendi kurtuluş mücadelesini vererek bütün dünyaya örnek olmuş ülkeler, bu sömürgeci zihniyetin yeni talanlarına engel olmak üzere ne zaman sesini çıkartacak? Ülkemi geri istiyorum ben! Gerekçesi ne olursa olsun, yabancı ülkelerin alıcı kuşlar gibi başımın üzerinde dolanan savaş uçaklarını, yağmacı işgal kuvvetlerinin ikiyüzlü barış vaatlerini, halkımı piyon haline getirecek baskıcı bir yönetimi istemiyorum. İstibdat istemiyorum, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak da... İstediğim tek şey, ulusumun kendi geleceğini yine kendisinin tayin etmesi...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive