Flo Genel Müdürü Selim Taşkın

Sistemli biçimde kabuk değiştirirken mağazalaşma atağını hızlandıran Flo Mağazacılık, hem sektörün hem de tüketicinin yakın markajında. Markayı, Genel Müdürü Selim Taşkına sorduk. İleride case study olarak değerlendirilecek bir başarı hikayesine ait tüm detaylar, bu söyleşinin satır aralarında gizli...

Eklenme Tarihi : 10 Ağustos 2010 Salı
flo-genel-muduru-selim-taskin
Berrak COŞKUN İnovasyona ağırlık veren, 2009un son çeyreğinden itibaren de daha dinamik bir yaklaşım sergileyen Flo, sektörde öne çıkan oyunculardan... Siz nasıl bir rol biçiyorsunuz markanıza? Kısa sürede yakaladığımız ivme, Floyu perakende sektörünün parlayan yıldızı haline getirdi. Bugün, hızlı büyüme ile yeniden yapılanmayı aynı anda hayata geçirebilen ender markalardan biriyiz. Yenilik ve değişime öncülük ediyoruz. Klişelerle ilgilenmiyoruz o anlamda. Yapılmamışı yapmak, denenmemişi denemek, markamızın DNAsında var. Dünyadaki gelişmeleri yakından izlerken, hedef kitlemizin beğeni ve talepleri doğrultusunda en son trendleri yorumluyoruz. Her çalışma, ciddiyet ve özenle ele alınacak yeni bir proje yönetimi demek bizim için. Başarıyla temellendirdiğimiz iş modelleri, pek çok bakımdan sektöre örnek teşkil edecek nitelikte. En büyük değer kaynağımız, istisnasız bütün çalışanlar. Müşteriyle birlikte, personelini de merkeze koyan bir anlayış hakim Floda. Bütün parçalar birleştirildiğinde, esas gücümüz ortaya çıkıyor. Ve bütün, parçaların toplamından fazla bir şey... Türkiyenin aile markası Nasıl bir organizasyona sahipsiniz? İstanbul dışında, nerelerde faaliyet gösteriyorsunuz? Hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz? Ülke çapındaki mağazalarımızı, saha odaklı bir çalışmayla yönetiyoruz. Hep beraber sahaya sloganı, kadronun tamamı için geçerli. Bölge koordinatörlerimiz, sürekli mobil ve ulaşılabilir durumda. Mağazaları ziyaret ediyor, hazırladıkları raporları geliştirdiğimiz saha destek programı üzerinden- her gün düzenli olarak merkeze iletiyorlar. Büyüyen, yenilenen merkez birimlerimizde de sahaya destek bilinci en üst seviyede. Faaliyet alanımız ise oldukça geniş. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Edirne, Tekirdağ, İzmit, Adapazarı, Kütahya, Ordu, Samsun, Trabzon, Antalya, Konya, Gaziantep, Van, Denizli, Elazığ, Erzurum, Malatya, Kayseri, Eskişehir ve Ispartada, toplam 72 mağaza ile hizmet veriyoruz. Biz Türkiyenin markasıyız, her ilde mutlaka olmak istiyoruz. Yaş ve gelir grupları açısından değerlendirirsek, herkese hitap ediyoruz. Fakat B(-), C1 ve C2 müşteri segmenti ağırlıkta. İlk etapta, B ve C gruplarını hedefliyoruz. Mağazalaşırken, nasıl bir yöntem izliyorsunuz? Satış noktalarınızı belirlerken, önceliği AVMlere mi veriyorsunuz? Niçin? Şu anda, kendi mağazalarımızla açılıma devam ediyoruz. Yeni lokasyonları ve bunların içinde öncelikli olanları, kapsamlı fizibilite çalışmaları sonunda belirliyoruz. Etkinlik parametrelerimize göre hesaplamalar yapıyor, değişik kriterlere bakarak mağaza açma uygunluğunu saptıyoruz. Sosyoekonomik şartlar, demografik yapının verdiği ipuçları, bölge sakinlerinin alışveriş alışkanlıkları, başabaş analizleri... Hepsi önemli. Öte yandan, her ilin alışveriş karakteristiği ayrı. Cadde mağazacılığının avantajlı olduğu yerlerde, aynı yöntemle büyümeyi tercih ediyoruz. Doğru konumlandırılmış AVM projelerine de giriyoruz elbette. Alışveriş merkezlerinde en etkin markalardan biriyiz, çünkü müşteri trafiğimiz çok yoğun. Dolayısıyla bulunduğumuz her AVMde yüksek çekim gücü oluşturuyor, kapı giriş sayılarını pozitif yönde etkiliyoruz. Kurumsal ekip ruhu budur! Flonun, yenilik ve değişime öncülük ettiğini söylediniz. Nasıl bir değişimden yanasınız? Bu koşullarda, markanın yükselişini hazırlayan/hızlandıran faktörler neler? Türkiyede, ayakkabı zincir mağazacılığında lider konumdayız. Açık ara farkla liderliğimizi sürdürmek, gelecek projeksiyonumuzun ilk maddesi. Hedeflerimiz büyük. Hedefiniz ne kadar büyükse, gayretiniz de o ölçüde büyük olmak zorunda. Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar alamazsınız. Hâl böyleyken, kabuk değiştirmek kaçınılmaz. O nedenle kurum içinde yeniden yapılanma yoluna gittik. Organizasyon şemasından nitelikli personel alımı kriterlerine, iş tanımlarından süreç yönetimlerine, çalışanların aynı hedefe birlikte koşma kabiliyetini artırmaktan departmanlar arası koordinasyona kadar, pek çok konuya birden eğiliyoruz. Hızla mağazalar açıyor, hızla yeni birimler oluşturuyoruz. Ürün çeşitliliğimiz, fiyatkalite uygunluğumuz, güçlü reklam ve kampanyalarımız sayesinde dönemeçlerde oyalanmadan ilerleyebiliyoruz. Yeniliğe yatkın dinamik kadromuz, ben yerine biz duygusunu tetikleyen ekip çalışmasıyla hareket ediyor. Amatör ruhunu kaybetmemiş profesyonellerle kurumsallaştığımızı söyleyebilirim. Hiyerarşi piramidini de tersine çevirdik; bütün yöneticiler çalışanlarla yan yana, omuz omuza. Saha ve merkez ekipleri, sımsıkı kenetlenmiş halde. Yönetim kurulu başkanımızın desteği, motivasyonumuz üzerinde inanılmaz etkili. Moraller yüksek. Personel, kendisine verilen değerin farkında. Daima onların arkasında olduğumuzu biliyorlar artık. Geliştirdiğimiz üç ayrı prim sistemiyle kanıtladık bunu. FloBonus mesela, iyi bir örnek. Müşteriyle sıcak temas kuran satış danışmanlarımıza otomobil veriyoruz. Beklentilerimiz, ideallere yetişiyor o noktada. Turnover oranımızın yüzde 9lardan yüzde 7lere düşmesi, aidiyet hissinin kuvvetlendiğine işaret. Rota açık, metotlar belli. İnanç, azim ve sarsılmaz bir kararlılıkla aynı amaca odaklandığımız ortada. Kontrollü büyüyor, teker teker bütün hedeflerimize ulaşıyoruz. Kalitede süreklilik arayışı Özellikle kalite yönetimi ve standartlaşma yolunda attığınız adımlardan bahseder misiniz? Müşteri ilişkileri anlayışınız, hangi prensiplere dayanıyor? Ürün ve hizmette en iyiyi sunmak, altyapıdan yoksun bir iddia değil Floda. Mağazada, sektörde ve hayatın gerçekliğinde doğrulanan bir şey... Süreçlerimizi iyileştirirken, önce mağazacılık standartlarımızı netleştirdik. ISO 9001 Kalite Yönetim Belgesini yenileyip, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Belgesine ilişkin çalışmalarımızı tamamladık. Memnun müşteri kavramı, bizim için her zaman kilit rolde. Satış sonrası hizmetler birimini kurduk hemen. Ayrıca 444 3 Flo profesyonel çağrı merkezini devreye soktuk. Şikayet yönetimi alanındaki yapıcı fikirleri de planladığımız gibi sonuca taşıdık. Mevcut çalışmaları daha etkin yönetmenin ve daha verimli kılmanın yollarını arıyoruz şimdi. Biz yaptık, oldu demek, yok. Kalitede süreklilik şart. Amacına eren, hedefini bulan projelerimizi dahi sorgulayıp eleştiriyoruz. Eleştirinin, daha iyiye ulaşmak için mükemmeli karalamak olduğu söylenir. Hakikaten öyle. Floda da itici güç. Kalite, süreklilik, süreç yönetimi, nitelikli personel, amatör ruhlu profesyonellik, etkin yönetim, ölçülebilirlik, müşteri memnuniyeti ve müşteri odaklılık... Bu kelimeleri hiç unutmuyoruz.Son dönemde, FloAkademinin adını çok sık duyuyoruz. Nitelikli işgücünü yakalamak, yakalayınca elde tutmak böylesine zorken, neler bekliyorsunuz orada verilen eğitimden?.. Makro ölçekte düşünürsek, sektöre katkısı ne olur? Organizasyon yapımız, sürekli öğrenme esasına dayanıyor. Her şey değişirken, değişime kendimizden başlamalıyız. Eğitim de değişim ve büyüme hedeflerimize ulaşmada önemli bir strateji, önemli bir basamak. İç eğitim çalışmalarımız, epeydir aktif. Personele çizdiğimiz kariyer haritaları, şimdiki zaman ve gelecek perspektifi arasındaki anlam ufkunda kıymetli. FloAkademinin nihai amacı, nitelikli eleman eksikliğini gidermek. Hazırladığımız eğitim paketleri, çalıştığı kuruma hızla adapte olabilen yeni nesil personel ihtiyacını karşılamaya yönelik. Uygulamalı eğitimlerde, yönetici yetiştireceğiz. Yakında, MT programının da startını vereceğiz. Şirket içinden, şirket dışından, uygun adayları projeye dahil ediyoruz. Dersler, tecrübeli yöneticilerimiz tarafından yürütülecek. Teorik bilgiler, sahada edinilen pratikle pekiştirilecek. Kariyer planını şansa bırakmayanlar için kaçırılmayacak bir fırsat aslında. Halka açık sertifikalı programlar var daha sırada. Bilinirlik oranı yükseldi Nasıl bir fiyat politikası uyguluyorsunuz? Fiyat ve kalite arasında kurduğunuz denge, hangi unsurlara bağlı? Flo ile ölçeği yakaladığımıza inanıyorum. Ölçek ekonomisini iyi kullanıyoruz. Fiyatlarımız, bir önceki yıla göre yüzde 20ye varan düşüşlerde. Kalite ve fiyat arasındaki ters orantıyı özellikle vurgulamak istiyorum. Ürün çeşitliliği ile kaliteyi artırırken, fiyatlarımızı indiriyoruz. Kendi kâr marjımızdan fedakârlık yapıyoruz. Daha düşük kâr marjları ile sürümden kazanıyoruz. Fiyat politikalarımız, tamamen firmanın tasarrufunda. Ancak fiyat etiketi üzerine yazılacak değere karar veren, yine müşterilerimiz oluyor. Gözümüz, kulağımız, gündemimiz onlar! Hayranlık uyandıran kampanyalar, çarpıcı ve akılda kalıcı sloganlar, süreç içinde imza atılan ilkler... Sizce nasıl bir algı yaratıyor tüketicide? Marka değerimizi güçlendirdiği kesin. Geçtiğimiz aylarda, müşteri algısını ölçümleyen bir anket çalışması yaptık. Bilinirlik oranımız, çok yüksek çıktı. Alışveriş yapan/yapmayan herkes, markamız hakkında bir fikir sahibi. Mağazamızın bulunmadığı illerde bile tanınıyoruz. Türkiyede Floyu bilmeyen yok neredeyse. Ardından, müşteriyi tanıma ve algılama anketleri geldi. Farklı noktalarda, tam 15 bin kişi ile görüşüldü. Anladık ki ürün çeşitliliğimiz, fiyat-kalite unsurlarımız ve kampanyalarımız, müşterinin yakın takibinde. Bir ayakkabı marketi olarak doğru konumlandırıldığımızı, verdiğimiz mesajların da yerine ulaştığını gördük böylece. Müşteri, öncekini aratmayacak sıradışı kampanyalar bekliyor Flodan. O nedenle alışverişi mutluluğa dönüştürecek yaratıcı projeler peşindeyiz. Hiç ara vermeden, soluksuz... Türkiyenin 1 numaralı ayakkabı merkezi olduğumuzu hep hatırlayarak, imajımızı sağlamlaştıracak her türlü yenilikçi çalışmayı müşterimizle paylaşmayı sürdüreceğiz. Çeşitte, şıklıkta, kalitede, fiyatta, kampanyada sınır tanımamaya, iş yapış şeklinde de kesin çözümler üretmeye devam. Yılda 12 bini aşkın model Yıl boyunca kaç model sunuyorsunuz tüketiciye? Mağazalarda nasıl bir devinim söz konusu? Flo mağazalarında, bir yılda 12 bini aşkın model buluşuyor tüketiciyle. Ziylan Grupa ait Flo, Polaris, Kinetix, Flogart, Proshot Torex, Halley ve Rootless markaları, Dockers, Winx, Spiderman, Ben10 ürünleri, ayrıca Adidas, Nike, Puma, Converse, Flexall, Yellow, Ceconello, Seventeen, Oxide, Salvano, Miss-F, Fluchos koleksiyonları bir arada. Bayan, erkek, çocuk ve spor ayakkabı gruplarından başka, zengin bir aksesuar bölümüyle giriyoruz her yeni sezona. Çanta, kemer, çorap ve cüzdanlarımız, Flo şıklığının vazgeçilmezi bir bakıma. Önümüzdeki dönem, daha değişik ürün grupları da eklenecek portföyümüze. Rakamlar, tüketici memnuniyetinin göstergesi olarak okunabilir bu bağlamda. 2009 yılında, mağazalarımıza giriş yapan müşteri sayısı, 24 milyondan fazla. 2010a ilişkin tahminlerimiz, çok daha yüksek. Geniş kitlelerin beğenisini kazanan Flo ile Türkiyede nasıl bir yolculuk planlıyorsunuz? 2010da, 35 yeni mağaza açacağız. Amacımız, 100ü bulmak. Artan talebe, mağazalaşma atağı ile cevap vereceğiz. Yılın başında, yüzde 45 büyüme hedefliyorduk. İlk 5 ayın cirosuna göre birebir açık mağazalarda yüzde 49, yeni açılanlar eklendiğinde ise yüzde 83 büyüdük. Tempoyu düşürmemek için altyapı ve insan kaynağına yatırım yapıyor, süreç yönetimi ve iş modelleri konusunda ilerleme kaydediyoruz. Hangi illerde mağaza açacağımızı, internet sitemizde müşterilerimize yönelttiğimiz sorularla da tespit ediyoruz. Flonun asıl sahibi onlar... Her an hazırlıklı: B planı da var, C planı da Yöneticinin tarzı ve tercihleri, çok şey ifade eder. Siz kendinizi nereye koyuyorsunuz, sektörün pürdikkat izlediği bu hızlı büyüme harekatında? Ben, takımın bir parçasıyım sadece. Ekibe koçluk yapmaya çalışırken, sahada yan yana koşuyorum onlarla. Hedefleri gösterip, kenara çekilemezsiniz. Amaca yönelik planlarınız, hazır ve paylaşılabilir olmalı her zaman. Hatta bir B, C ve D planınız dahi olmalı. Ekibin kafasında soru işareti kalmamalı. Net bir şekilde aktarmalısınız isteklerinizi, beklentilerinizi. Böyle düşünüyor, böyle davranıyorum. Takımın motivasyonunu yüksek tutmak, bilgi ve donanım sorunlarını aşmak da önceliklerim arasında. Aslına bakarsanız, danışman yönetici modelini benimsiyorum.Flo hakkında... Flo, 11 ayrı şirketi bünyesinde bulunduran Ziylan Grupun lokomotif markasıdır. Flo mağazaları, 2001 yılından beri Türk tüketicisi ile buluşuyor. Türkiyede 73 satış noktasında hizmet veren marka, 978 çalışanıyla faaliyet gösteriyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Edirne, Tekirdağ, İzmit, Adapazarı, Kütahya, Ordu, Samsun, Trabzon, Antalya, Konya, Gaziantep, Van, Denizli, Elazığ, Erzurum, Malatya, Kayseri, Eskişehir, Isparta, İskenderun ve Diyarbakırdaki mağazalarıyla oldukça geniş bir kesimi kucaklayan marka, Türkiyede ayakkabı marketi sisteminin öncülüğünü yapıyor. İstanbul Bayrampaşa, Beylikdüzü ve Ankara Ankamall mağazaları, en yüksek cironun sahibi. Kadın, erkek, çocuk ve spor ayakkabısında çoklu marka anlayışıyla hareket eden Flo, ürün çeşitliliğiyle ünlü. Flo mağazalarında, 55 ayrı markanın sürekli güncellenen koleksiyonları satışa sunuluyor. 12 bini aşkın model, yıl boyunca tüketicinin seçim şansını artırıyor. Ziylan Grupa ait Flo, Polaris, Kinetix, Flogart, Proshot Torex, Halley ve Rootless markaları, ürün yelpazesi içinde geniş yer tutuyor. Dockers, Winx, Spiderman, Ben10 ile Adidas, Nike, Puma, Converse, Flexall, Yellow, Ceconello, Seventeen, Oxide, Salvano, Miss-F ve Fluchos koleksiyonlarını da bir arada görmek mümkün. Çanta, çorap, cüzdan, kemer ve ayakkabı bakım ürünleri ile tekstil grubuna ait bazı tamamlayıcı parçalar, Floda müşteri beklentilerini aşan ideal öneriler getiriyor. 2009da yüzde 36 büyüme kaydeden firma, 2010u 100 mağaza ile kapatmayı planlıyor.Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive