Çin’e pahalı ayakkabı ihraç ediyor

Kuruluşu 1982 yılına dayanan Üç-El Ayakkabı AŞ, bir dönem Türkiye'nin 3 büyük ayakkabı üreticisinden biriydi. 2007'de 350 bin üretim yaparken küresel kriz ile güç kaybeden firma, yükseliş için inovatif ürünlere yöneldi

Eklenme Tarihi : 24 Temmuz 2013 Çarşamba
cine-pahali-ayakkabi-ihrac-ediyor

Türkiye’nin en büyük ayakkabı üreticilerinden biri olan Üç-El Ayakkabı’nın Manisa’daki üretim tesislerini geziyoruz. Renk renk, çeşit çeşit ayakkabıların sergilendiği mağaza, aynı zamanda Üç-El müşterilerinin siparişlerini verirken ürünleri incelediği toptan satış yeri...

Ayakkabıları incelerken, duvarda asılı küçük bir fotoğraf dikkatimizi çekiyor. 2 genç ve bir çocuk ellerinde ayakkabı işliyorlar. Bu solgun fotoğraf karesindeki genç adamlardan biri o anda yanımızda; Rıfat Sarı, Türkiye’nin en büyük ayakkabı üreticilerinden biri olan Üç-El Ayakkabı AŞ’nin kurucularından. O gün iki çırağı ile elinde ayakkabı yaparken, fotoğraf makinesine gülümseyen Rıfat Sarı, bugün Türkiye’nin tek ‘Dünya Kalite Ödülü (World Quality Award)’ ne sahip ayakkabı markasını yönetiyor. Üç-El’in bir diğer ilki de Türkiye’den Çin’e ayakkabı ihraç eden ilk firma olması.

Anatomik yapı tıp otoritesinden onaylı
Rıfat Bey, iş yerinde üzerinde doktor önlüğü ile geziyor. Fabrikada her yerde asılı duran afişlerdeki Dr. Flexer markasını görünce Rıfat Bey’in doktor önlüğünün öylesine seçilmediğini anlıyoruz. Evet, ona da bir anlamda ayakkabı doktoru diyebiliriz. Zaten işini yaparken de doktorlarla çalışıyor. Üç-El Ayakkabı AŞ, Celal Bayar Üniversitesi Ortopedi Bölüm’ü ile birlikte gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları sonucunda gerçek anlamda ortopedik bir tabanlık geliştirmiş. Dr. Flexer’in tabanlığının, ayak tabanı çökmüş, topuk dikeni olan ya da şeker hastası olanlara konforlu bir yürüyüş sağladığını söyleyen Rıfat Sarı, ortopedi doktorlarının ayaklarında bu tür rahatsızlıklar olan hastaları için reçeteye ilaç yerine, Dr. Flexer ayakkabı almayı önerdiğini söyledi. Bu bilginin ilginçliğinin o da farkında olduğu için bunu kanıtlama ihtiyacı duydu ve odasına giderek, elinde reçete örnekleri ile yanımıza döndü. Belgelere bakıyoruz, Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’nin Ortopedi ve Travma Polikliniği’nden verilmiş reçetelerde gerçekten de doktor hastasına Dr. Flexer tabanlık kullanmasını önermiş.

Dr. Flexer krizden çıkış reçetesi oldu
Rıfat Sarı, Dr. Flexer ayakkabıları ile düztaban, topuk dikeni, ayak tabanında çökme olan hastalar ve şeker hastalarına konforlu bir yürüyüş sağladıklarını vurguluyor. Doktor reçetelerine giren Dr. Flexer tabanlık, 32 yıllık geçmişi olan Üç-El Ayakkabı AŞ’nin 2007-2008 küresel krizinde girdiği darboğazdan çıkış reçetesi de oluyor aynı zamanda. Kriz arifesinde, Üç-El yıllık 300- 350 bin çift ayakkabı üreten dev bir tesis.

“O dönemde hep banka kredileri ile yatırım yapıyorduk” diyen Sarı, küresel kriz ortamında bankalar kredi faizlerini artırınca birçok sanayi kuruluşu gibi zor bir döneme girdiklerini söylüyor. Sarı’nın belirttiğine göre, firmayı içine düştüğü darboğazdan kurtarmak için, küçülmek ve inovatif ürüne yönelmek doğru strateji olarak gözükmüş. Hızla bu yeni stratejiyi uygulamaya başlayan Üç-El, hemen bir Ar-Ge departmanı kuruyor ve bu birim Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı ile birlikte çalışarak Dr. Flexer tabanlığı geliştiriyor. Bu tabanlık Üç-El için bir dönüm noktası oluyor ve firma ucuz ayakkabı üretimini bırakıp, Dr. Flexer markasıyla katmadeğeri yüksek ürünlere yöneliyor. Geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre yüzde 30 büyüme ile yıllık 120 bin çift ayakkabı üretiyor. Sarı, bu yılsonu için hedeflerinin 150 bin çift olduğunu söylüyor.

Mağazacılıkta da büyüyor
Üç- El’in Manisa’da İstanbul karayolu üzerindeki üretim tesislerinin altında fabrikadan halka satış yaptığı bir mağaza da var. Sarı, benzer bir mağazanın da Ankara yolu üzerinde olduğunu, bu iki mağaza ile direkt olarak tüketiciyle buluştuklarını aktarıyor. Üç- El ürünlerinin 220 noktaya yayılan bayileri ile Türkiye geneline ulaştığı bilgisini paylaşan Rıfat Sarı, Özdilek, YKM, Boyner, Ayakkabı Dünyası ve Erbil Süel gibi zincir mağazalarda yer aldıklarını bunun dışında franchising sistemi ile Fethiye, Tatvan, Elazığ ve Menemen’de Üç-El mağazalarının açıldığını belirtiyor ve önümüzdeki dönemde bu tür mağazaların artacağını söylüyor.

Üç-El, 2012’de 120 bin çift ayakkabı üretti. Rıfat Sarı, 2013’ün sonunda 150 bin çift üretim adedine ulaşacaklarını söylüyor. “2012’de bir önceki yıla göre yüzde 30 büyüme sağladık. Firmamızın son yıllarda ortalama büyüme oranı yüzde 25 seviyelerinde. Hedefimiz 2018 yılında, 2006 ve 2007 yıllarında ulaştığımız yıllık 300-350 bin çift ayakkabı üretim kapasitesine ulaşmak” diyen Sarı, bir parantez açma gereği duyuyor: “2006- 2007’de 300-350 bin çift üretiyorduk ama ciro bazında baktığımızda artık çok daha az adetlerle o yıllardaki ciroyu yakalıyoruz.”

Üretiminin yüzde 30’u ihraç ediliyor
Üç-El, üretiminin yüzde 30’unu yurt dışına satıyor. İsrail, Almanya, İngiltere, Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetleri firmanın ağırlıklı ihracat pazarları... Almanya, İngiltere ve diğer pazarlarda kendi markasıyla satış yapıyor. Dr. Flexer Avrupa’da ve Türkiye’de tescilli marka. “Firmamız çoktan Avrupa markası olmayı başardı” diyen Sarı, Dr. Flexer’i daha da geliştirip kapasite artırıcı yatırımları gündeme almayı planladıklarını, makine parkurunu ve tesisi yenileyerek üretim kapasitesini yüzde 50 artırmayı hedeflediklerini söyledi. Üç-El’in Dr.Flexer’i dışında başka markaları da var. Winchester, Capitol, Walk’s ve MaxsenS firmanın çeşitli ürün grupları ile pazara çıktığı markalar.

Tasarım ve kalite yurt dışından ödül getirdi
Rıfat Sarı, bunun kriz sonrasında benimsedikleri yeni büyüme stratejinin bir parçası olarak, ucuz ürünlerden çıkıp, kaliteli ve özellikleri olan ayakkabı üreten bir markaya dönüşme sayesinde olduğunun altını çiziyor. “Türkiye ayakkabı sektöründen birçok ilke imza attık. 2000 yılında İspanya’nın Başkenti Madrid’de ‘Dünya Kalite Ödülü’ aldık. Türkiye’den bu ödülü alan ilk ve tek ayakkabı firmasıyız. Çin’e ayakkabı ihraç eden ilk Türk firması biziz. 1994 ve 1995 yıllarında Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen GDS Fuarı’nda erkek ayakkabı ürünlerinde birincilik aldık. İspanya’dan alınmış ödüllerimiz var. Son olarak Yerel ve Bölgesel Televizyonlar Birliği 2013 marka ödülünü bize verdi. Ucuz ayakkabı üretiminden çıktık ve büyüdük.” Rıfat Sarı’nın bu sözleri marka olarak geldiği noktayı özetliyor.

Üç-El, ayrı bir klasmanda yarıştığı için Çinli firmalarla rekabet gibi bir sorunu yok. Yerli ayakkabı sektörünün markalaşmaktan başka şansı olmadığına inanan Rıfat Sarı, ucuz ayakkabı üretimi ile Çin’le rekabet etmenin mümkün olmadığını belirterek, sektöre şu öneride bulunuyor: “Çin’e ayakkabı ihraç eden ilk Türk firması biziz. Biz katmadeğeri yüksek ürünler üreterek ve maliyetlerimizi düşürerek Uzakdoğu ile rekabet edebiliriz. Türkiye ayakkabıda çok ilerledi. Teknolojik yatırımların artması da sektöre güç katıyor. Çin, orada da maliyetler artmaya başladığı ve Türkiye’nin aldığı önlemler sayesinde iç pazarımızda eskisi gibi sıkıntı yaratmıyor. Türkiye ayakkabı sektörünün yıldızı parlamaya başladı. Rusya dahil ithalat için Çin’e giden firmaların çoğu yeniden Türkiye’ye dönmeye başladı. Türkiye, Çin’in aksine çok hızlı teslimat yapabiliyor. Dünyanın her yerine yakın konumu avantaj sağlıyor.

Kaynak: Sedat Alp / Dünya

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive