Eklenme Tarihi : 19 Ocak 2010 Salı
Yasemin Sungur

Zamanı kullanmak

Einsteina, izafiyet teorisini basitçe nasıl anlatabileceğini sormuşlar. Bir cümleyle yanıt vermiş: Bir dakikayı dişçi koltuğunda geçirmekle sevgilinin dudağında geçirmek arasındaki fark. Zaman aynı... Zaman içindeki hareket hızını belirleyen ise bizim bakış açımız, alışkanlıklarımız, önceliklerimiz, bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız seçimler ve bunlardan keyif alıp almadığımız...


Bugün yeni bir gün.Bugün senin için özel, istediğin gibi yaşa.Her gün yeni bir günHer birimiz düşünce, duygu ve sözcüklerimizle kendi yaşam deneyimimizin yaratıcısıyız.Hayatımızda sahip olduğumuz en önemli kaynaklardan birisi de zamandır. Özellikle Şimdiki zaman...Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün.Hesabına her sabah 86.400 TL para yatırılıyor.Fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın.Ertesi güne transfer edilemez.Paranı kullansan da kullanmasan daHesap her akşam sıfırlanıyor.Ne yaparsın?Tabii ki, hepsini harcamaya çalışırsın.Hepimiz zaman adlı bu bankanın MÜŞTERİleriyiz.Her sabah 86 bin 400 saniyeye sahip oluyoruz; yarına transfer edilemez.Her sabah hesabımız dolar.Her akşam boşalır.Geri dönüş yok.Saniyelerini şu anı yaşayarak kullan.En iyisi bunlarla iyi bir yatırım yap.Mutluluk, sağlık ve başarı için.Zaman gidiyor.Her gün için en iyisini yap.Her anını değerlendir, her dakikanı. Çok özel biriyle paylaş, zamanına ortak edebileceğin kadar özel biriyle. Unutma zaman hiç kimse için durmaz.Geçmiş zaman dün, gelecek zaman yarın, bilinmeyen, merak edilen ve şu an ise bugündür.Bugün senin gerçeğin, sana verilen gerçek bir armağandır. Gelecek için seçim yap ve şimdi harekete geç.Bir hikaye...Aşağıdaki gerçek bir hikaye. Bir üniversitede, iş idaresi öğrencileri ile zaman yönetimi dersi profesörü arasında geçer. Profesör, sınıfa girip, karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra Bugün zaman yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkardı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve Bu kavanoz doldu mu? diye sordu. Öğrenciler, hep bir ağızdan Doldu diye cevapladı. Profesör, Öyle mi? dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova çakıltaşı çıkardı. Çakıltaşlarını kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak, çakıltaşlarının aralara yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek, bir kez daha Bu kavanoz doldu mu? diye sordu. Bir öğrenci, Dolmadı herhalde diye cevap verdi. Doğru dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı, tüm kum taneleri taşlarla mucurların arasına yerleşene kadar yavaş yavaş döktü. Gene öğrencilerine döndü ve Bu kavanoz doldu mu? diye sordu. Tüm sınıf, bir ağızdan Hayır diye bağırdı. Güzel dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek, bir sürahi su aldı. Kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek, Bu deneyin amacı neydi? diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen, Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabilecek zamanımız mutlaka vardır diye atladı. Hayır dedi profesör ve şöyle açıkladı bu deneyle anlatmak istediğini: Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen, küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsın gerçeğidir. Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken, profesör devam etti: Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki birkaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin için hangilerinin büyük taş olduğuna iyi karar verin. Bilin ki ilk olarak büyük taşlarınızı kavanoza yerleştirmezseniz, hiçbir zaman bir daha koyamazsınız. O zaman da ne kendinize, ne çalıştığınız kuruma ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir işadamı, gerçekte ise iyi bir adam olamayacağınızı gösterir. Profesör, ders bittiği halde konuşmadan oturan öğrencileri sınıfta bırakarak çıktı.Bir öneriBittiğinde sizi memnun eden uğraşlarınız için sahip olduğunuz zamanın yüzde kaçını kullandığınızı kontrol edin. Bir çalışma, Başardıklarımızın yüzde 80i harcadığımız zamanın yüzde 20si ile gerçekleşiyor der.Enerjinizin, düşüncelerinizin, zamanınızın ne kadarını gerçekleştirmek istediğiniz hayal ve hedeflere ayırıyorsunuz?Siz neyi gerçekleştirmek istiyorsunuz, ne kadar odaklanıyor ve ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Bir kitap...1440 DakikaNil Gün Zamanını ve hayatı yönetebilmekEinsteina, izafiyet teorisini basitçe nasıl anlatabileceğini sormuşlar. Bir cümleyle yanıt vermiş: Bir dakikayı dişçi koltuğunda geçirmekle sevgilinin dudağında geçirmek arasındaki fark. Zaman aynı... Zaman içindeki hareket hızını belirleyen, senin bakış açın, alışkanlıkların, önceliklerin, bilerek ya da bilmeyerek yaptığın seçimlerin, keyif alıp almadığındır.Zaman yönetimi ile ilgili tüm kurallar, insan doğasıyla çelişir. Güçlü psikolojik etkenler, ne yapmamız gerektiğini bildiğimiz halde neden yapmadığımızın da nedenidir.Bu kitap, 1440 dakikana yeni dakikalar eklemeyecektir ama zamana bakış açın, alışkanlıkların, önceliklerin ve seçimlerin değişecek, hayatının kalitesi ve keyfi artacaktır.Dakikalarının değerini bilerek zamanına kontrol getirmek, seni hayattan daha doyum alır hale getirecektir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive