Eklenme Tarihi : 19 Ocak 2010 Salı
Engin Yıldırım

Başarılı AVM yönetimi

Yöneticilik, takım koçluğudur. Topu ayağınıza alıp, tek başınıza oynadığınız bir iş değildir. Topu dağıtmak ve tekrar almak tecrübeye bağlı olarak yapılırsa, çalışma hayatı da zevkli hale geliyor.


Daha iyi yönetici olma yolculuğunda aşağıdaki adımları içeren bir planınız olmalı:- Kişisel farkındalığınızı artırın, kendinizi daha iyi tanıyın.- Günlük iş yaşamınıza heyecan ve coşku getirin.- Sınırlarınızı ve zayıf yönlerinizi bilin ve eğer gerekiyorsa, onlarla baş etmenin yollarını öğrenin.- Kişisel ve profesyonel anlamda performansınızı iyileştirin.- Kişisel başarı için fırsatlar yaratın. Kazanımlarınızın farkında olun, kendinizi ödüllendirin.İyi bir yönetici ile daha iyi bir yönetici arasındaki en belirgin fark, tutkudur. Daha iyi bir yönetici olmanın mayası olan tutku, geliştirilebilir bir duygudur. Tutku, bir yöneticinin -yetkinliklerden öteye geçerek- başkalarına ilham veren, dinamik bir lider olmasını sağlayan içsel güçtür. Tutku, bir insanın kendisini işine adamasını; bedeni, aklı ve ruhuyla bir bütün olmasını sağlar. Tutku, yöneticinin öğrenmesine, yenilik yapmasına, büyümesine ve zorluklarla daha kolay mücadele etmesine yarayan itici güçtür. Başarılı olmak için çabalayan bunca alışveriş merkezinin var olduğu sektörümüzde farklılaşmak isteyen şirketler, öncelikle nereye doğru yol aldıklarını net olarak bilmelidir. Rekabetin fotoğrafını doğru açıdan çekmek, planlı bir çabanın ilk adımını oluşturur. Bu aşamadan sonra çok önemli bir konu olan farklılığın iletişimi gelir. Günümüzde, rekabetin yoğun yaşandığı ülkemizde, yeni şeyler denemeliyiz ve yaratıcı olmalıyız. Müşteriyi olumlu anlamda şaşırtmalı, sürekli yeni beklentiler içinde bırakmalıyız. Böylece benzerlerimiz ve rakiplerimizden ayrılıp, tüketicinin zihninde markalaşabiliriz.Yönetmek; bilgi, beceri, deneyim ve tutku gerektiren zor bir görevdir. Bir yöneticinin görevini başarıyla yürütebilmesi için sahip olması gereken özelliklerin sıralanacağı liste oldukça uzundur. Yönetimin çok yönlülüğü ve karmaşıklığı, çeşitli yetkinlikler edinmeyi ve bunları etkili bir şekilde bir arada kullanmayı gerektirir. Başarılı bir yönetim ekibi, öncelikle sektördeki yenilikleri takip etmeli, alışveriş merkezini, rakiplerini, perakendecileri ve hedef kitleyi tanımalıdır. Yönetimin hedefleri ise şunlardır: 1) Alışveriş merkezlerinde yer alan mağaza sahiplerine en çok satış için konforlu, temiz ve güvenli ortamı oluşturmak. Böylece ortaklara düzenli, istikrarlı kira geliri sağlamak, 2) Yönetimin giderlerini düşük tutmak,3) Ziyaretçilerin alışveriş merkezine gelmesi, rahat etmesi ve alışveriş yapması konusunda süreklilik oluşturmak,4) Ziyaretçilere, perakendecilere, yatırımcılara ve yönetim kadrosuna ayrı ayrı yaklaşımlar geliştirip, bu yaklaşımlar arasında koordinasyon kurmak,5) Alışveriş merkezinin değerini artırmak, 6) Alışveriş merkezinde yeni ve ileri standartlar oluşturmak,7) Teknik hizmetlerin planlanması, bina revizyonu, enerji optimizasyonu, bina onarımı ve altyapısal hizmetlerin yürütülmesi,8) Aktivitelerin planlanması, reklam ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin hedef kitlenin beğeni ve beklentilerine uygun olarak tasarlanması, bütçe denetiminin yapılması,9) Doğru müşterinin gelmesini sağlamak. Doğru müşteri omuz omuza yürünecek kadar yoğun bir kalabalık değil, iyi bir cirosal geri dönüşüm yakalanması ve bunun da istikrarlı biçimde devamlılık arz etmesidir.Şirketlerin, çalışanların, kısaca herkesin kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlemesi, gerekli planları yapması, bu planların da doğru bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Durumu analiz etmek, gelecekte neler olabileceğini kestirmeye çalışmak ve değişik senaryolara karşı önlem almak zorunludur. AVMlerde, perakendecilerin görüşü mutlaka alınmalıdır. Birçok AVMde de periyodik toplantılar yapılmaktadır. Bu toplantılar, tüm kiracıların katılımıyla gerçekleştiği gibi, istişare kurulu veya başka adlar altındaki kiracı temsilcileriyle de düzenlenmektedir. Perakendecilerden, müşterilerden alınacak görüş ve öneriler, AVM yönetimleri için her zaman çok önemlidir.Ülkemizdeki AVM yönetimlerinin birçok açıdan başarılı olduğuna inanıyorum. 14 yıldır, sektörün içindeyim. Bu süre zarfında, birçok kriz ortamı gördük. Hızla büyüyen sektörün getirdiği rekabet karşısında ayakta kalabilmeyi, kısıtlı bütçelerle müşteri çekebilmeyi, ciroları artırmayı, ekibi yetiştirmeyi, yeni projeyi oturtma döneminde (2 yıl) kiracı ve yatırımcıyı eşzamanlı olarak memnun etmeyi öğrendik. Sözgelimi, Batı Avrupa ülkeleri çok sistemli bu konuda. AVM yatırımı belirli gruplar tarafından yapılıyor ve bir önceki projede AVM müdürünün ekibinde yer alan yöneticiler (özellikle de pazarlama müdürü), diğer AVMlere alışveriş merkezi müdürü olarak atanıyor. Ekonomik olarak birçok açıdan dışarıdaki gelişmelerden etkilenen, Ortadoğu gibi sürekli karışık bir coğrafyada ise AVM yönetmek kolay değil. Batı Avrupa ülkelerinde daha çok keyifli, kaliteli hizmet ortamı oluşturmak için uğraşılırken, bizde durum biraz farklı. Yoğun rekabet ortamında -keyifli, kaliteli hizmet sunma hedefi bizde de var ama- müşteri çekme ve ciroları artırma önceliğimiz var. AVM yöneticilerinin hemen hepsi, iyi okullardan mezun. Fakat yakın zamana kadar sektörümüzün okulu olmadığı için hepimiz alaylı yetiştik. Şimdi ise İstanbul Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde, Büyük Mağazacılık ve Alışveriş Merkezleri ile Marka Yönetimi ve Perakende Mağazacılık konuları odaklı işletme programında, sektöre hazırlanan öğrencilere dersler veriyorum. Sözün özü, Türkiyede başarılı AVM yöneticilerinin sayısı, azımsanmayacak ölçüdedir. Bu şartlarda dahi kendini kanıtlayabilen AVM yöneticisi, dünyanın her yerinde başarılı olur.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive