Silk & Cashmere CEO'su Ayşen Zamanpur

Aşkın Her Haline İnanırım. Hatta Hayatta En Çok Aşka İnanırım...

Eklenme Tarihi : 24 Kasım 2009 Salı
silk-cashmere-ceosu-aysen-zamanpur

* Burcunuz? Balık. * En beğendiğiniz karakter özelliğiniz? Güvenilir bir dostum, çok iyi sır saklarım. * Keşke değiştirebilsem... dediğiniz, hiç sevmediğiniz kişilik özelliğiniz? Sabırsızlığım ve telaşe memurluğum. * Yaşadığınız en büyük hayal kırıklığı? 1992de, Silk Cashmere için gözü kara verdiğimiz ilk sezon siparişinde, 3 bin adet somon renkli saf kaşmir kazağın elimizde patlaması... * En büyük üzüntünüz? Babamı seyahatteyken kaybetmem. * En büyük pişmanlığınız? Üç ya da dört çocuk yapmamış olmak... Gitar ve piyano çalmayı, salsayı, Çinceyi, Fransızcayı öğrenememek... 1985-86 yılları arasında çok keyif aldığım halde, o veya bu nedenle devam edememek sörfe... * En önemli kazancınız? Çocuklarım. Ferhat ve Yasemin... Asıl markam onlar! * Asla unutamayacağınız bir yenilgi? Unutmuşum demek:) * En büyük şanssızlığınız?.. Hayata gelmiş olmayı, gerçekten büyük bir şans olarak görüyorum. Gerisi çok önemli değil. * Affedemeyeceğiniz tek şey? Hayatın her alanında güçlünün zayıfa yaptığı zulüm... Hangi şekle bürünmüş olursa olsun, ırkçı yaklaşımlar... * Can sıkıcı bulduğunuz, asla tahammül edemediğiniz bir şey? Çok yuvarlak, sıradan lafları, çok önemli bir keşif yapmış gibi söyleyenler ile son zamanlarda memleketi en çok kendisinin sevdiğini iddia edenler... * Gün içinde en sık kullandığınız cümle? Peki, senin önerin ne? demekten, hiç bıkmam mesela. * Bugüne kadar aldığınız en güzel iltifat? Kızımdan gelen bir Anneler Günü kartının üzerinde yazıyordu: Hiçbir anne sen gibi değil, sen değil... * Şimdiye dek birine söylemiş olduğunuz en güzel söz? Keşke bilsem... Hep söylemek isterdim. * En sevdiğiniz kelime? Çocuklarımın ağzından Annem sözcüğünü duymak, benim mutluluk anahtarım. Bir de aşk... * En sevdiğiniz kıyafet? Silk Cashmere ipek-kaşmir incecik şallarım, kaşmir sabahlığım, jeanlerim... * En sevdiğiniz renk? Giyimde siyah, beyaz, antrasit... Hayatta turkuaz... * En büyük zevkiniz? Eşimle birlikte Esma Sultanda bira içip, caz dinlemek... Arkadaşlarımla sohbet masaları kurmak... * En sevdiğiniz yemek? Çuklata! Çikolata yani. Sonsuz aşkım... Ama maalesef ayrıyız:) * Vazgeçemediğiniz bir alışkanlık? Sabahları, ne kadar acelem olursa olsun, yarım saatimi gazetelere ayırmak... Ve ne yazık ki günde 5 sigara içmek... * Kimin yerinde olmak isterdiniz? Yine kendim olmak isterdim fakat çok daha hızlı çalışan bir metabolizmayla... * İlk bakışta aşka inanır mısınız? Aşkın her haline inanırım. Hatta hayatta en çok aşka inanırım. * Erkeklerden öğrendiğiniz en önemli şey? Ofsaytın ne olduğu... (Hâlâ tam anlamış değilim gerçi.) * Sizin aşk tarifiniz? Hayatın kök hücresi... * Tanıdığınız en çapkın erkek? Uygun ortamda ve yeri geldiğinde tüm erkekler... Galiba risk alabilme ölçülerine bağlı. * Erkeklerde anlaşılmaz bulduğunuz noktalar?.. Statta izledikleri bir maçı 5 kere de televizyonda seyrettikten sonra, 5 ayrı kanalda yorumları takip etmeleri ve hâlâ hakkında heyecanla konuşabilmeleri!.. * Kadınların en büyük hatası? Ben size saçımı süpürge ettim sendromu... Ya süpürge etme ya da dır dır etme. * Kendinizi en huzurlu hissettiğiniz yer? İstanbul, Boğaz... * En mutlu olduğunuz an? İlk çocuğum Ferhata hamile kaldığımı öğrendiğim an... * Nasıl ve nerede ölmek isterdiniz? Ölüme çare bulununcaya kadar yaşasam, olmaz mı? En azından 200 yaşında falan ölsem?.. * Çalışırken katlanamadığınız tek şey? Üstlendiği işi zamanında yerine getirmeyen, üstelik yerine getirmediğini siz sormadan söylemeyenlerle vakit kaybetmek... * Ait olduğunuzu düşündüren şehir? İstanbul, İstanbul, İstanbul. * Dinlenmek için yaptıklarınız?.. Ailemle, çocuklarımla, arkadaşlarımla derin sohbet. Fonda caz, soul, felsefe, edebiyat... * En sevdiğiniz roman kahramanı? Şolohovun Ve Durgun Akardı Don isimli eseri sayesinde tanıştığım Gregor Melehov. * En sevdiğiniz masal? Anneannemin anlattığı alaca kedi masalı... * En beğendiğiniz reklam? Cem Yılmazın oynadığı bütün reklamlar... Hastasıyım:) * En sevdiğiniz şarkı? Sadece bir tane seçmem gerekiyorsa, Louis Armstrong ile bütünleşen What a Wonderful World. * En sevdiğiniz koku? Bebek ensesi, kızarmış ekmek, ille de deniz ve yosun kokusu... * Hayat felsefeniz?.. Hayatın firesi olmamak... * En son ne zaman ağladınız? Geçen gün... Hayata tutunamamış yaşlı bir amcanın gözlerindeki hüzne... (Kendisini tanımıyorum.) * Doğuştan sahip olmayı isteyeceğiniz özel bir yetenek? Muhteşem gırtlağıyla çığır açan bir caz şarkıcısı olarak, alkışı duymak... Tabii, bu hayalin devamı da var. Kırmızı kadifeden bir tuvalet giyip, senede yalnızca iki konser vermek ve ortalığı yıkmak... * Diyelim ki Alaaddinin sihirli lambasından çıkan cinle karşılaştınız... Üç dilek hakkınızı nasıl kullanırdınız? Bireysel mutluluklar bir yere kadar... Kendi mutluluklarımı içime sindirerek yaşayabilmem için Türkiyenin tam anlamıyla demokratik ve evrensel hukuka saygılı bir ülke olmasını isterdim önce. Hemen ardından, dünyada açlığın bitmesini ve acı çeken tek bir çocuğun bile kalmamasını dilerdim. Ve söyleyemeyeceğim üçüncü bir şey...Bu röportaj Mağaza dergisinin 24'inci sayısında, Kasım 2009'da yayınlanmıştır

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive