Sektörün Vitrini Perakende Ofisi

As Merkez Genel Müdürü Fahir Çam ile Perakende Bilgi Evi Genel Müdürü Ergün Gülerin hazırlayıp sunduğu televizyon programı Perakende Ofisi, geçtiğimiz yayın dönemi boyunca Bursanın kanalı As TVde sektörün nabzını tuttu. Gündemi takip etmenin ötesinde gündem yaratan, sektörün ilk ve tek programı olarak büyük yankı uyandıran bu başarılı proje, perakendenin aktörlerini sorgulayan düşüncelerle ekrana taşıdı. Biz de detaylı bir program anatomisi çıkardık, en çok merak edilenleri öğrenmek için...

Eklenme Tarihi : 03 Ağustos 2009 Pazartesi
sektorun-vitrini-perakende-ofisi
Berrak Coşkun Perakende Ofisi, nasıl bir fikrin serüveni? Nasıl bir düşünceden doğdu? Sektörün farklı kulvarlarında ilerlerken, böyle bir programda partner olmaya nasıl karar verdiniz? EG: Oldum olası, bütün yaşadıklarımızın bir tekamül seyri takip ettiğine inanırım. Evreler vardır ve onları aştıkça; yeni kapılar açılır, yeni fırsatlar çıkar karşımıza. Fahirle yollarımız da 2000 yılında, yüksek lisans eğitimlerimiz sırasında kesişmiş aslında. Bunu, yıllar sonra bir araya geldiğimizde öğrendik. İşteki tanışıklığımız aile dostluğuna dönüşünce, pek çok konuyu daha özgürce paylaşmaya başladık. Sektörümüz için birlikte neler üretebileceğimizi düşünürken, başka hiç kimsenin denemediği yeni bir proje ile yeni bir pencere açalım istedik. Çok hızlı bir karar alma ve yönetme süreci sonunda, kendimizi perakende sektörünün ilk televizyon programını yaparken bulduk. Perakende Ofisi; perakende sektörünün gelişimine katkı sağlamayı kişisel misyon olarak benimsemiş iki insanın, doğru zaman ve doğru yerde buluşması diye de nitelendirilebilir o bağlamda. Sektörün ilk ve tek programı olarak kısa zamanda büyük ilgi uyandıran Perakende Ofisi, nasıl bir iddiayı temsil ediyor? FÇ: Bir iddiamız yok ama ideallerimiz var. Sektörüne aşık iki profesyonelin, kabına sığmayan bir enerji ile yaratıcı aklın sınırlarında dolaşması belki. Amaç, -kişisel deneyim ve imkanlarımız ölçüsünde- organize perakendeye katkı sağlayabilmek... İçinden geldiğimiz sektöre nasıl bir katma değer sunabilirdik? Bu soruya denk gelen yanıtta, ideallerle gerçeklerin tam kesişme noktasında duruyordu program. Perakende dünyasının tepe yöneticilerini, önde gelen isimlerini konuk edeceğimiz farklı bir platform oluşturduk böylece. Hem samimi bir sohbet eşliğinde onların tecrübelerini kamuoyunun paylaşımına açabilecek hem de sektör sorunlarını tartışırken, adım adım yaklaşacaktık çözümlere. Nitekim öyle oldu. Kendimize kapanmak yerine herkesin anlayabileceği bir dil kullanarak, geniş yankı uyandırmayı başardık. Yüksek motivasyon, yüksek performans Her şey, kafanızda planladığınız şekilde mi gelişti?.. Düşündüklerinizin ne kadarını hayata geçirebildiniz? EG: O konuyu, iki ayrı dönem olarak değerlendirmek gerekiyor. Malum, programa sekiz ay önce başladık. Eğer sekiz ay öncesinden söz ediyorsak, tıpkı tasarladığımız gibi çok iyi bir performans yakaladık. Sektörümüzden aldığımız olumlu ve yoğun geri dönüşler, ilk programdan itibaren en önemli motivasyon kaynağımızdı. Fakat sürecin tamamlanmadığını kabul edersek, düşündüklerimizin başındayız daha. Örneğin şimdi, aynı program formatını ulusal bir televizyona taşımayı planlıyoruz. Çeşitli kanallarla görüşüyor, o dünyada kendimizi konumlandırmaya çalışıyoruz. Standartlarımızı belirledik. Yenilikçi, etkin bir kanal bünyesinde devam etme anlayışı ağır basıyor her ikimizde de. Perakende ve televizyon dendiğinde, ilk akla gelen iki isim olmak istiyoruz sevgili Fahirle... Hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz? İlk programdan itibaren nasıl tepkiler geldi? FÇ: Sektörel bir program yapıyorsanız, izleyici kitlenizin skalası otomatikman daralıyor. Belli bir kitleye hitap ediyorsunuz mecburen. Perakendede durum başka, tanımlarla sınırlandıramıyorsunuz sektörü. Çünkü hayatın tam merkezinde... Zaten sloganımızda da onu yansıtmaya çalışıyoruz: Hayatın renkleri perakendede, perakendenin renkleri ise Perakende Ofisinde! Sektör temsilcileri, elbette öncelikli hedef kitlemiz. Ama ne kendimizi ne programı kısıtlıyoruz. Dar çerçeveler çizmiyoruz konuların etrafına. Ülke ekonomisine ve hayata dair dobra dobra, keyifli bir sohbet vaat ediyoruz her bölümde. Düşünen, sorgulayan, araştıran, ayakları yere basan hayaller kuran herkese açık Perakende Ofisinin kapıları. Televizyoncu olmayan iki profesyonel olarak, birtakım endişeler duyduk tabii başlangıçta. Neticede hiç sunuculuk yapmamışız. Öte yandan, ülkenin en başarılı perakende oyuncularını konuk ediyoruz. Kalabalık bir seyirci topluluğunun önünde olup bitiyor her şey. Yüzünüzdeki kontrolsüz bir mimik veya sesinizdeki yanlış bir tonlama, sizi alakasız noktalara sürükleyebiliyor. Sorumluluk istiyor, dikkat istiyor, özen istiyor. Hevesten fazlası lazım. Hakikaten çok emek verdik programa. Perakende Ofisinin her aşamasında alınterimiz var derken, vicdanımız çok rahat. Kamera önü, tahminlerimizden daha kolay geçti. Konulara hakim olmanın verdiği rahatlıkla, keyifle aktı gitti dakikalar. Gene de merak ve bir parça tedirginlikle bekledik ilk tepkileri. Bizim enerjimiz, samimiyetimiz, ekrana yansıdı galiba. Beklentimizin çok üstünde olumlu tepkiler aldık. Heyecanımız, en iyiyi arama uğraşımız, gereken ivmeyi bulmuştu artık. Yirmi dört programı geride bırakırken, inanın anlamadık zamanın nasıl geçtiğini... As Merkezde, tam ortasında hayatın!Programın bir alışveriş merkezi dekorunda geçmesi ve içerideki doğal sirkülasyonun fon olarak kullanılması hakkında neler söylemek istersiniz? FÇ: Perakende Ofisi, mutlaka dinamik bir yapı sergilemeliydi. Sektörün hareketliliğini aktarabilmeliydi ekrana... O nedenle sıradan bir stüdyoda çekemezdik. Kafamızdaki ilk kurguyu bile As Merkezle ilişkilendirmiştik. Hayatın merkezinde yani, alışverişin içinde... As TV yönetimini buna ikna etmek, biraz zaman aldı. Her gün binlerce kişinin girip çıktığı ve doğal akışın sürdüğü bir alışveriş merkezinde program çekmek, sanıldığı kadar kolay değil çünkü. Aynı güçlük, bizim için de geçerli. Konsantrasyonunuzu yüksek tutmalısınız yoksa dağılırsınız. İlk birkaç programda bayağı zorlandık hatta. Fakat alışınca, çok daha fazla keyif almaya başladık. Programın As Merkezin ortasında ve doğal akışın ritmine uygun yapılması, seçtiğimiz formatla ilgili bir ayrıcalık haline geldi. Programdan önce konuları nasıl belirliyorsunuz? Konu ve konuk seçimini, hangi ölçütlere göre yapıyorsunuz? EG: Odağımız, perakende sektörünün liderleri oldu. Tüm kurguyu da bu eksende geliştirdik. Birbirinden değerli konukları ağırladığınızda, konu zengini bir programı garantiliyorsunuz zaten. Bazen ülke gündemini, bazen konuğumuzun uzmanlık alanını irdeledik. En temel ölçüt, perakendenin nabzını dinlemekti sanırım... Birlikte ne ifade ettiğimiz önemliÇok ciddi bir bilgi birikimi gerektirdiği kesin. Ön hazırlık isteyen konularla da karşılaşabilirsiniz pekâlâ. Biraz anlatır mısınız, nasıl bir süreci kapsıyor programın perde arkası? EG: Okumuş veya duymuşsunuzdur mutlaka, Picassoya atfedilen hikayeyi. Hani şu, iki dakikada çizdiği resim için biçtiği fiyatı yüksek bulan kişiye, Seksen yıl artı iki dakika dediği... Yaşam, farklı örneklerle doğruluyor onun hikayesini. Bizimki de öyle. Takdir edersiniz ki, sözünü ettiğiniz ön hazırlıkla geçti son on yılımız. Sektörde kim kimdir, ne ifade eder, nasıl bir sohbet kurgulansa doğru olur?.. Yanıtları kestirmek, zor olmadı bizim açımızdan. Tüm programlardan önce, kimin hangi hafta yayına katılacağı belliydi. Konuk seçimlerine paralel şekilde, ülke ve dünya gündeminde öne çıkan konuları harmanlayarak projelendirdik ilgili haftayı. Asli işimiz televizyonculuk olmadığından, zaman baskısını sıkça yaşadık. Program kanalımız AS TVnin, As Merkez yönetim kadrosunun ve Perakende.org haber portalı ekibinin çok desteğini gördük bu anlamda. Kameraman Motor! dediğinde, birbirinizi nasıl etkiliyorsunuz? EG: Ortamın yapısından kaynaklanan enerjiyi hissediyoruz her şeyden önce. Müthiş bir etkileşim yaşanıyor aramızda. Aynı hedefe yönelik ortak çabanın verdiği hazzı, siz düşünün. Başarıyı paylaşmak zordur, başarısızlıkta da sorumluluğu üstlenmek... Biz bunu en başta çözdük. Çekimlerden evvel, birbirimize vakit ayırdık. Kimin motivasyonu düşükse, diğeri bayrağı aldı eline. Burada önemli olan, birlikte ne ifade ettiğimizdi. Mehmet Barlasla Emre Kongarın beraber hazırlayıp sunduğu Yorum Farkını hatırlayın... Gerilim, izleyicinin hoşuna gidiyor. Siz nasıl bir ilişkiyi paylaşıyorsunuz izleyici karşısında? FÇ: Biz iyi anlaşıyoruz Ergünle. Ailece görüştüğüm, çok sevdiğim bir dostum aynı zamanda. İkimiz de işimize aşığız ve ortak noktamız çok fazla. Arada sırada farklı görüşleri savunsak bile birbirimizi ikna edemediğimiz konu yok denecek kadar az. Sonuçta, sektöre fayda sağlamak adına uğraş veriyoruz. Hâl böyleyken, gerilim ya da zıtlaşma göremezsiniz bizim programda. Gerilim, izleyicinin dikkatini çekebilir belki ama bizim beklentilerimize ters. Sektörel sorunlara çözüm aramak, perakende dünyasında neler olup bittiğini konuşmak, konukların kendini ifade etmesine imkan tanımak... Bizim istediğimiz bunlar. Farklı bakış açılarıyla yaklaştığımız sektörel gelişmelerde dahi gerilim değil, fikir paylaşımı çıkıyor ortaya. Hesaplanmış kimliklere bürünmedikİkili olmak avantaj, değil mi? EG: Ortak bir projenin sorumluluğunu taşımak, aslına bakarsanız zor bir iş. Perakende Ofisinin güzel duygularla anılmasında, aramızdaki dayanışmanın payı çok fazla. Birbirimizi sürekli yukarıya çektik. Zorlukları yalnız başına göğüslemek, başarıyı tek başına kutlamak, acı verir insana. Biz huzurluyuz, beraber iyi bir iş kotardık. Keyif almadığımız bir projeyi, ikimiz de yürütemezdik. Peki, tümüyle kendiniz olabildiniz mi ekranda? Diyalog kurucu, denge bulucu, ağırbaşlı ya da esprili olmak gibi değişik roller üstlenmeniz gerekti mi? FÇ: Hiç öyle sahte senaryolarla uğraşmadık. Konuğumuzun uzmanlık alanına uygun sorular hazırlayıp, sohbetlere yön verdik. Ama kesinlikle Sen şöyle dur, ben böyle davranayım tarzında yaklaşmadık olaya. Gerçeği saptırsaydık, samimiyeti yitirirdik. Program da bu kadar beğeni toplamazdı. Ortak doğrularımız ve etik anlayışımızla kendimizdik orada. Konuğu küçük düşürebilecek, zor durumda bırakacak sorulardan özellikle imtina ettik. Konuğa değil, konuya verdik dikkatimizi. Farkı yaratan, işte o ince çizgi... Hesaplanmış kimliklere bürünmek, çok anlamsız. Ergünün de, benim de belirli kişilik özelliklerimiz ve ayrı ayrı yeteneklerimiz var. Sohbet esnasında, yayın akışında, seyircinin yakalayacağı türden şeyler! Rol yok. Hepsi, bizi biz yapan şeyler!.. Yaptığı açıklamalarla sizi en çok şaşırtan konuğunuz kim oldu? Niçin? FÇ: Alanında uzman isimler ile ülkenin en başarılı yöneticilerinin konuk olduğu bir programda, ister istemez sıradışı bir zemine taşınıyor tüm konuşmalar. Ağızlardan çıkan, çıkacak olan her kelime kıymetli! Dolayısıyla 27 konuğumuzdan da çarpıcı açıklamalar geldi. Anlatmaya kalksam, röportaj bitmez. Programa 5 dakika şarkı molası(!)Gelelim, programla ilgili ilginç anekdotlara... Sizde iz bırakan, aklınızda kalan neler? EG: Ortağım Fahir, çok güzel şarkı söyler mesela. Program aralarında bize verdiği konserleri dinlemenizi isterdim. Uzun süredir tanıdığımız insanlarla kamera önünde iletişim kurmak da farklı bir deneyimdi. Banttan yayınlandığı halde, canlı yayın disipliniyle çekmeye çalıştık programı. O nedenle ekrana yansıyan şaşkın ifadelerimizle karşılaştık zaman zaman... Perakende Ofisinin pek çok anı ilginçti bana göre. Önce kendim den başlayarak, her programda farklı farklı keşiflerim oldu. Bilmediğim yönlerimi, renklerimi gördüm. İnsanların öne çıkmak için birbirlerinin arkasından dolandığı televizyon gibi bir mecrada, işi beraber kotarmanın gururu ayrı. Günümüzde, böyle bir deneyim bile ilginç anekdotlardan sayılır. Geleceğe dönük iyimser mesajlarla bitirelim isterseniz... Yeni yayın dönemine kadar tatile giren programın bundan sonrası için neler planlıyorsunuz? FÇ: Projeyi hayata geçirirken, uzun vadeli planların peşine düşmemiştik. Daha çok, kendimizi sınıyorduk. Geçen 8 aya, nitelikli 24 program ve 27 konuk sığdırdık. Gerek program formatı gerekse kişisel performanslarımız itibariyle ciddi bir gelişme kaydettik. İlk programlardaki acemilikler, ilerleyen çekimlerde törpülendi. İzlerken, fark ediyoruz bunu. Sözün özü şu: Perakende Ofisinin çaylak dönemi geride kaldı. Gelecek programlarda daha yüksek bir performans sergilemek mümkün. Aldığımız keyif, duyduğumuz mutluluk, hiç eksilmedi. Tam tersine, çoğaldı. Sektörümüzün ve izleyicilerin ilgisi devam ettiği sürece, Perakende Ofisini canlı tutmayı hedefliyoruz. As TV, Bursanın en iyi yerel kanalı. Sözleşmemiz bir yayın dönemini kapsıyordu, sona erdi. Kanalımız, yeni yayın dönemi için aklımızı çelmeye çalışıyor. Bazı ulusal kanallarla da irtibat halindeyiz. Bakalım, süreç ne getirecek? Uygun koşullar doğarsa, bir ulusal kanala transfer olabiliriz. Sesimizi ne kadar çok kişiye duyurabilirsek, o kadar artar sektörel gelişime katkımız...Kimler geldi, kimler geçti? İletişim ve Marka Danışmanı Yasemin Sungur, JLL Türkiye AVM Yönetimi Direktörü Ercüment Alptekin, Perakende Danışmanı ve Stratejist Okan Aras, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, Kebapçı İskender Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz İskenderoğlu, Kafkas Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ali Tatveren, ÜÇGE Yönetim Kurulu Başkanı Gökçin Aras, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği Başkan Yardımcısı Servet Topaloğlu, Kent Meydanı Genel Müdürü Cemal Tuzcuoğlu, Zafer Plaza Genel Müdürü Engin Koban, Korupark Pazarlama Müdürü Feyza Acar Sönmezer, ORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Ayaydın-Miroglio Group Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, Medya S Grup Başkanı Necati Kartal, BALBAK AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Balıkesir Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Hasan Yançıl, Tchibo Türkiye Genel Müdürü Şenay Küçük Tanşu, Aroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk, Eker Yönetim Kurulu Üyesi Nevra Eker, Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü Sabri Erdem, Reno Ayakkabıcılık Türkiye Satış Müdürü Gülşah Alışık, Sönmez Holding Teknoloji Grubu CEOsu ve Bilgisayar Sektörü İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Armağan Oyuncak Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Vural, İNOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, Kiler Perakende Grubu Genel Müdürü ve AMPD Gıda Grup Başkanı Nihat Özdemir, Avşar Film Genel Müdürü Murat Çiçek ve KDM Alışveriş Merkezleri Kiralama ve Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü Murat İzci. Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive