Gelişim Atölyesi Genel Müdürü Özlem Seller

2004 yılından bu yana pek çok sektörde yetişkinlere ve çocuklara yönelik eğitim hizmeti, proje yönetimi, danışmanlık ve yayıncılık yapan Gelişim Atölyesi, kendine özgü metotlarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Gelişim Atölyesi Genel Müdürü Özlem Seller, “Çocuk kulübü denildiğinde akla yüz boyama, balon katlama ve topaç çevirme gibi bir paket geliyor. Bu yanlış bir imaj. Etkinlikleri önü ve arkası düşünülmeden hazırlanmış tek tek ‘event’ler olarak algılamamak gerekiyor. Bu bir bütün. Logosundan sunumuna kadar tüm yönleriyle kuruma uyumlu olarak geliştiriliyor” diyor

Eklenme Tarihi : 30 Kasım 2012 Cuma
gelisim-atolyesi-genel-muduru-ozlem-seller

Fulya B. ÖZTÜRK

Öncelikle sizi tanımakla başlayabilir miyiz?
1970 İstanbul doğumluyum. Çalışma hayatıma erken yaşlarda başladım. Üniversitede işletme eğitimi aldım. Ardından strateji ve psikoloji konusunda yüksek lisansımı tamamladım. Birçok şeyi birlikte yapmak ve hayatı kaçırmamak isteği, bana zamanımı çok iyi kullanmayı öğretti. Bu arada 13 yıl resim, 7 yıl tiyatro, 2 yıl müzik eğitimi aldım, sanat eğitimimi İspanya’da sanat tarihi eğimiyle birleştirdim. İşletme fakültesini bitirdiğimde birçok kişi iş hayatı konusunda bocalarken, ben reklamcılık, yayıncılık, kırtasiye, tekstil, mağazacılık alanlarında çoktan deneyim kazanmıştım. Dolayısıyla üniversiteyi bitirdiğimde iş aramadım, işim hazırdı. Birkaç yıl bankacılık yaptım ama kısa zaman sonra istediğimin bu olmadığını anlayarak satış eğitmeni olma hedefiyle satışa döndüm. Satış yönetiminde farklı basamaklarda, farklı görevler üstlendim. İyi bir kurumda 2 yıl büyük bir proje yönettim. Sonunda kurumun yetkililerince yeterli görüldüm ve satış eğitimleri için özel bir bölüm açıldı. Bölümün yöneticisi oldum. İlk kitabım “Alaturka Satış Stratejileri”ni yazdım. Ardından “Doğuştan mı Satıcı Olunur?” ve  “Ali Topu Sat” adlı kitaplarım yayımlandı. Araştırmayı, gözlem yapmayı bildiklerimle yetinmemeyi yaşam ilkesi olarak kabul eden biriyim. Hobilerim, algılarımı açmam konusunda bana büyük destek oldu. Bugün ise işimin bir parçası haline geldi.

Gelişim Atölyesi / GA Grup hangi amaçlarla kuruldu? Kuruluş hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
Gelişim Atölyesi 1996 yılında Türkiye’yi gezerek verdiğim tüm eğitimlerin ve yüksek lisansta işletme simülasyonu dersindeki simüle şirketimin adıydı. Kendi işimi 2009 yılında kurmayı hedefliyordum fakat özel hayatımızda karşılaştıklarımız bazen iş hayatımızı da etkileyebiliyor. Evlendim ve birtakım sağlık problemleri nedeniyle Yapı Kredi Sigorta Grubu’ndaki görevimden ayrıldım. Yarı zamanlı çalışacağım iş arayışına girdim, bulabildiğim işlerde önerilen ücretler çok düşüktü ve bana gelen danışmanlık tekliflerini değerlendirdim. Böylece bir satış projesi üzerinde çalışmaya başladım. Şirket yöneticisi proje bittiğinde gider pusulası ile ödeme yapamayacaklarını, hizmetim için fatura kesmemi istediklerini söyledi ve fatura kesebilmek için şirket kurdum. Başlarken amacım bir yıl sonra kapatıp profesyonel hayata tekrar geri dönmekti ama başladık, mutluyuz ve bırakamıyoruz. GA Eğitim, böyle kuruldu. GA Çocuk ise 2008 yılında müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye’de Family and Kids Marketing ve uzantısı alanlarda proje yönetmek için kuruldu.

Müşteri kendini özel hissetmek ister

Niçin Family and Kids Marketing?
Çocukların hayata karşı köklerinin sağlamlaştığı, hayatı prova ettiği çocukluk döneminde ailelerinin ve dolayısıyla markaların yanında olmak zorundayız kurumsal vizyonumuz gereği. Günümüzde kentleşmenin getirdiği bazı nedenlerle çocuklar oyun oynayamıyorlar ve dolayısıyla hayatı doğru yöntemlerle prova edemiyorlar. Korkularını yenemiyor, fobilerini yok edemiyorlar, giderek artan korkularla özgür ve özgüven sahibi yetişkinlere dönüşemiyorlar. Belirlenmiş bir çember içine âdeta hapsoluyorlar ve bu stres demek.  Aileler bundan rahatsızlar ama sağlıklı oyun grupları bulmaları kolay değil. Tek çözüm, profesyonel çocuk etkinlikleri ve oyun grupları. Bu bağlamda içlerine sinecek kalitede ve keyifte seçenekleri de yok. Bizler tam bu noktada AVM’lerin çocuklu ailelere nefes alabilecekleri yaşam alanları yaratmalarına katkıda bulunuyoruz. Bir seçenek yaratıyoruz. Arzu edilen kaliteyi ve güveni sağlıyoruz, bunun için ailelerden yani katılımcı çocuklarımızdan hiçbir ücret talep etmiyoruz. Kendi çocuğumuzla kurmayacağımız hiçbir iletişim biçimini, malzeme ya da materyali etkinliklerimize dâhil etmiyoruz.

GA Grup olarak kurumsal hizmetlerinizin içeriğinden söz eder misiniz?
GA Yetişkin olarak “Eğitim”, “Proje Yönetimi-Danışmanlık”, “Yayıncılık” alanlarında ülkemizdeki yerli ve yabancı şirketlerin, markaların hedef kitleleri ile doğru, etkili iletişim kurmalarını ve bu ilişkiyi doğru yönetmelerini sağlayacak projeler geliştiriyoruz. GA Eğitim’de kurumsal yahut bireysel bazda eğitim hizmeti veriyoruz. Proje yönetimi ve danışmanlık hizmetlerimizin son kertede hedefi, müşterimizin satış grafiklerini artıracak projeler geliştirmek ve bu projelerin uygulamasını üstlenmek. Müşteri memnuniyetini ve sadakati artıracak uygulamalar bunlar... Her işimizde önce pazarı, ürün ve hizmetleri inceliyor ve rakip analizi yapıyoruz.  Kuruma, sektöre ve süreçlere özel projeler geliştiriyoruz. Bazı müşterilerimize tek elden toplu hizmet sunabiliyoruz. Mevcut bir ürünün pazarda yeniden yapılanmasını sağlamak ya da yeni bir ürünün pazara giriş süreci yapılandırmak yönünde de çalışıyoruz. GA Çocuk ise markalarının, müzelerin, kültür merkezlerinin, alışveriş merkezlerinin aile ve çocuklarla iletişimini güçlendirecek projeler geliştirmek ve bu süreci yönetmek üzere kuruldu. “Family and Kids Marketing Proje Yönetimi” başta olmak üzere, “Museum Marketing Proje Yönetimi”, “AVM – Marka İletişim Süreç Yönetimi” ve bu bağlamda “Database Marketing” projelerini yönetiyoruz. Projelerimiz konseptlerimizin çok çeşitli sanat atölyeleriyle pekiştirilmesi ile interaktif olarak uygulanıyor.

“Müşteri memnuniyeti” ve “müşteri sadakati” denildiğinde tam olarak anlaşılması gerekenler nelerdir, Türkiye genelinde yanlış ya da eksik bir yaklaşımdan söz edebilir miyiz?
En önce şunu belirlememiz gerekli, pazarlamanın tüm süreçleri müşteri ile ilişki kurmak ve bu ilişkiyi sürekli kılmak için yapılandırıldığında anlamlıdır. Tek bir pazarlama yöntemi ile yönetildiğinde etkili sonuç vermeyecek kadar yoğun süreçlerdir bunlar. Bu yüzden örneğin perakende sektöründe entegre pazarlama yöntemlerini etkili ve sürekli biçimde uygulamak gerekir. Müşteri memnuniyeti, detaylı maliyet hesabı yapmadan, müşterilere “Loyalty Card” dediğimiz “Sadakat Kartları” vermekle, palyaçolarla ya da yüksek sesli müziklerle mekânı renklendirmekle sağlanamaz. Bu yanlış bir mantık. Geçici çözümler getirdiği doğru fakat müşteri için ayırıcı rekabette üstünlük yaratacak sıra dışı projeler geliştirilip uygulanmadan müşteri sadakati sağlanamaz. Müşteriler, kendilerini özel hissetmek isterler.

GA, 50 bine yakın çocukla çalıştı

GA Çocuk’a dönelim isterseniz.  Projeleriniz sanat atölyeleri efektleriyle yürüyor. Sanat önemli bir kapsam… Biraz açabilir misiniz bunu?
GA Çocuk dünya üzerindeki 35 ülkenin 321 kültür merkezinin uyguladığı programlar incelenerek kuruldu. Biz üç temel çocuk (montessori, waldorf ve reggio emilia) eğitim sisteminin üzerine kendi deneyimlerimizi ekleyerek üç boyutlu bir modelleme üzerinden atölyelerimizi yapılandırıyoruz.  Bugüne kadar 50 bine yakın çocukla çalıştık ve atölye çeşidimizi bin 500’ün üzerine çıkardık. Geniş bir tedarikçi ağı ile çalışıyoruz. Bünyemizdeki Ar-Ge ekibimiz, bazı profesyonel etkinlik ürünün çocuk versiyonunu kendi içimizde üretebilecek nitelikte. Çalışanlarımız sadece sanat alanında değil çocukla çalışmanın ciddiyeti gereği sağlık gibi konularda da destek eğitim alıyorlar. Daha önce de belirttiğim gibi amacımız çocuğun hayata hazırlanma sürecinin en yalın adı olan oyun faktörünü tüm artı değerleriyle, tüm nitelikleriyle atölyelerimize eklemlemek. Çocuğun eğlenirken öğrenmesini sağlamak, yaşına ve eğilimlerine göre bu süreci denemelerine olanaklı kılmak,  kendini ifade etme becerisini en derin, en kapsamlı yöntemle yani sanat yoluyla kazandırmak. Çocuğu kendini gerçekleştirme sürecinde etkin kılmanın en iyi yolunun bu olduğunu düşünüyoruz.

Estetik bir algı oluşturmayı da hedefliyorsunuz anladığım kadarıyla. Toplumlara ne kazandırır böylesi bir estetik algı?
Elbette. Estetik algı bireysel ve toplumsal duyarlılık noktasında bir mütemmim cüz. Gelişim noktasında olmazsa olmaz bir koşul. Estetik algının neredeyse yok edildiği çağımızda makineleşme ve tek tipleşme sorununa alternatif bir çözüm getiriyoruz. Çünkü estetik algısı gelişmiş bir birey her şeyden evvel kendiyle ve içinde yaşadığı evrenle barışıktır, çünkü ‘güzel’in peşindedir ve bu barışıklıkla çözüme yönelir. Bu da bir yaratım süreci ve tüketiciyle aramızdaki merkezde duruyor aslen. Farkında, barışık, özgüveni yüksek bireylerden oluşmuş toplumlar... Kanaatimce bunu –ama hayatın içine de katarak-  çok iyi düşünmek ve anlatmak gerekir...

Yaratıcılık boyutunu tüketiciyle olan ilişkide merkeze oturtmanızın temel nedeni nedir?
İşin yaratıcılık boyutu aslında farkındalıktan sonra açığa çıkan kısım. Siz ne derseniz deyin, yinelenen şeyler tüketiciyi tatmin etmiyor. Bu nedenle onun algısı içinde ayrışabilmemiz gerekiyor. Bilince ayrışık bir mesaj vermek gerekiyor. Bu ayrışma süreci de belirli bir yaratıcı faaliyeti gerektiriyor. Biz yaratıcı işlerimiz sayesinde nerede olursak olalım bizi takip eden çok özel bir kitleye ulaştık.

Söz konusu projeler çocuklarla buluştuğunda ortaya nasıl bir tablo çıkıyor? Onlarla birebir neler yaşıyorsunuz?
Çocuklar muazzam varlıklar. Eğer bir çocuk çevresinde onu gerçekten dinleyen birilerini fark ederse “işte doğru yerdeyim”i hissediyor ve bu güven ilişkideki sadakati doğuruyor. Biz tüm işlerimizde çocuklara birer yetişkinmiş gibi hitap ediyoruz, onları dinliyoruz, anlamaya çalışıyoruz, beklentilerini ve taleplerini ciddiye alıyoruz. Böyle bir iletişim biçimi sorunsuz gelişir ve büyür.

AVM’lere çocuk kulübü hizmeti

Çocuklar üzerinde gözlemlediğiniz direkt etkiler?
Sürekli devam eden çocuklar üzerindeki temel gözlemlerimiz, konuşma ve kendini ifade etmede ciddi ilerleme kaydetmeleri, motor becerilerinin ileri boyutta gelişmesi, belli süreler içince gerçeklesen atölyeler uyguladığımız için zamanı doğru kullanma becerilerinin artması. Bunun yanında zihinsel renk paletinin gelişmesi ve çözüm üretme yeteneklerinin artması. Stresle başa çıkma, odaklanma ve hız kazanma konularında da şanslılar. Geliştirdiğimiz eğitim metodolojisi sayesinde görsel uzamsal zekâları ile duygusal zekâlarının geliştiğini, daha esnek ve daha güçlü olduklarını gözlemliyoruz.

Peki, ebeveyn etkileri?
Aileler özellikle çocuklarındaki gelişimi fark ettikçe iletişim tarzları ve yaklaşımları konusunda duyarlı hale geliyorlar. Bizlerle olan iletişimleri de bu dolayımda güçleniyor. Çocuklarındaki gelişmeleri, evdeki değişimlerini bizlerle paylaşıyorlar. Bize danışanları doğru yöntemlerle bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bu noktada seminer programları ve ebeveyn-çocuk iletişimin kuvvetlendirici atölyeler de uyguluyoruz.

AVM’lerin bu yöndeki etkinliklerle kazanımlarından bahseder misiniz?
AVM’lerin çocuk kulüplerini kuruyoruz. “Çocuk kulübü” denildiğinde akla yüz boyama, balon katlama ve topaç çevirme gibi bir paket geliyor. Bu yanlış bir imaj.  Etkinlikleri önü ve arkası düşünülmeden hazırlanmış tek tek ‘event’ler olarak algılamamak gerekiyor. Bu bir bütün. Logosundan sunumuna kadar tüm yönleriyle kuruma uyumlu olarak geliştiriliyor. Projede “Çocuk Kulübü” adını kullandığımız her AVM, bu adının hakkını vererek çalışabileceğimiz kurumlar. Çocuk kulüpleri sayesinde kitleyi daha iyi tanıyabiliyoruz. Her ay yeni bir proje ve konsept ile farklı deneyimler, heyecanlar yaşanmasını sağlıyoruz. Bu anlamda Türkiye’de bir takım ilklere imza attık. Mesela Güzel Sanatlar Fakültesi eğitim sürecini minimize edilmiş halde AVM’lerde ilk biz sunduk ve öğrenci yetiştirerek sertifika verdik. Resim-heykel, tiyatro, moda, tasarım akademileriyle gerçekleştirdik bunu. 7-12 yaş arasındaki çocuklar bu yolla ilk kişisel sergilerini açtılar, moda defilelerini yaptılar,  kendi yazdıkları tiyatro oyununun dekorunu, kostümünü hazırlayarak sahnelediler. Tamamen konularında uzman eğitmenlerle çalışma imkânı buldu çocuklar. Tüm bunlar, bir çocuk için müthiş motivasyonlar. Böylece gelişen süreğen ilişki de en büyük kazanım.

AVM’lere marka iletişim süreç yönetimi konusundaki desteklerinizi de öğrenebilir miyiz?
Biz bir AVM ile çalışacağımız zaman minimum 7-8 gün o AVM’de gizli müşteri ve yerinde gözlem çalışmasını yapıyoruz. Müşteri kitlesi ile görüşmeler yapıyoruz. Beklentilerini öğreniyoruz. Müşteri kitlesini tanıdıktan sonra kitleye uygun projeler geliştiriyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalar kayıt altına alınıyor ve rapor verebiliyoruz. Kitle ile iletişimi sürdürecek çalışmalar geliyor akabinde. Zaman zaman görüşlerini almak için bizzat telefonla arıyoruz aileleri. Her etkinlik öncesinde mailing ve telefon görüşmeleriyle bilgilendiriyoruz. İlişkiyi her daim sıcak tutuyoruz. Yaptığımız her projenin basın bültenini biz hazırlıyoruz ve okullar, dernekler, aileler ve basınla paylaşıyoruz. Projelerimiz dâhilindeki tüm etkinlikleri profesyonel olarak fotoğraflayarak arşiv oluşturuyoruz, sosyal ağlardaki etkinlik yönetimini de yürütüyoruz.

Ekibinizi hangi kıstaslarla oluşturdunuz?
Grubumuzda satış ve pazarlama uzmanlarımızın yanı sıra gıda uzmanından ‘executive’ mutfak şeflerine, psikologdan sosyologa, çocuk gelişim uzmanından sanat danışmanına kadar geniş bir Ar-Ge kadromuzun olması, sıra dışı ve sonuç odaklı projeler üretmemizin en büyük nedeni.  Yenilikçi ve dinamik insanlardan oluşan genç bir ekibimiz var. Farklı yetenekte, farklı disiplinler üzerine eğitim almış ve kendilerini daima eğiten, zihinsel olarak besleyen bireylerin bu dinamik işi renklendirmede, geliştirmede çok etkili olduğuna inanıyoruz.

Bu temelde ekonomik bir faaliyet. Söz konusu çocuklar olduğunda bir hassasiyet oluşuyor. Bu hassasiyeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz şirket olarak çocuk konusunda kadar hassasız. Çocuğa zarar verecek ne bir malzeme ne de materyal kullanıyoruz. Yaptığımız her işin merkez sorusu şu: Bunun çocuğa ya da aileye ne faydası var?

Bu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive