Bir başarı öyküsü: Ali Gür

Ali Gür, işini aşkla yapan, tutkulu ve yorulmak bilmeyen bir çınar… Öyle bir çınar ki, “işi öğretmenin” cimrice olduğu kuaförlük mesleğinde çalışanlarına gönlünü açmış, onlar için akademi kurmuş biri… 1967 yılında mesleğe başlayan Ali Gür, uygun franchising sistemiyle markasını da güçlendirmeye devam ediyor. Gür, gaz sobasıyla ısıttığı salondan 19 şubeli zincire ulaşmanın başarı hikâyesini Mağaza dergisiyle paylaştı

Eklenme Tarihi : 12 Haziran 2013 Çarşamba
bir-basari-oykusu-ali-gur

Fulya B. ÖZTÜRK

Ali Gür’ü tanıyabilir miyiz? Sizin hikâyeniz nasıl başladı?
Mesleğin cazibesiyle 12 yaşımda annemle birlikte kuaföre gittiğimde tanıştım. Kuaförlük mesleğine 1967 yılında Beyoğlu Nis Kuaför’de başladım. Eski İstanbul hanımefendilerinin ve beyefendilerinin yaşadığı o Beyoğlu’nun son zamanlarına yetiştim. Nis Kuaför’de mesleğime devam ederken yazlıkların yer aldığı Kızıltoprak şubemize 16 yaşında kalfa olarak gittim. 4 seneye yakın işlettiğim bu salonda iyi bir isim yaptım. Askere gidip geldikten sonra ortaklık teklifi gelmesine rağmen reddettim. Salonu devrederlerse alacağımı, ortaklığa sıcak bakmadığımı söyledim. Salon zarar ettiği için bana satmayı kabul ettiler. Aldıktan sonra ilk iş, Göztepe benzincinin oraya bir afişe “Ali Gür askerden geldi” yazdırmak oldu. Ondan sonra işleri çok iyi olan fakat elektriği, suyu yetmeyen, gaz sobasıyla ısıtılan bir kuaför salonumuz oldu. Bir süre sonra mal sahibim beni çıkarınca ben de şimdilerde akademi olarak kullandığımız Çiftehavuzlar’daki yerimizi satın aldım. Tabela koymadığım halde dükkânın dışına taşacak bir kitleyi yakaladım.

Şubeleşme ve markalaşma süreci, kuruluşlar için en sancılı geçen dönem. Ali Gür’ün o dönemini anlatır mısınız?
Emeklilik zamanımın geldiğini düşündüğüm günlerde yanımdan 8 kişinin ayrılmasıyla 2 çırak ile baş başa kaldım. İşte o zaman bir karar vermek zorundaydım. Ya markalaşacaktım ya da tek şube olarak kalacaktım. Aynı döneme denk gelen günlerde Profilo AVM’nin içinde bir yer açmak istedim. AVM yetkilileri kuaförleri sırayla mülakata aldılar. Sıra bana geldiğinde onlar da benimle çalışmak istediklerini söylediler. O zaman Türkiye’de markalaşma kültürü yeni başlıyordu. Bir AVM’de yer almanın markanın prestijini kuvvetlendireceğini düşündüğüm için bu işe giriştim. Gelişmelerin neticesinde 2’nci şubemizi Profilo AVM’de açmayı başardık. Profilo AVM’deki salonumuz o kadar popüler oldu ki, ayda 7 bin 500 kişiye hizmet vermeye başladık. Tabelamızda Nis Kuaför yazıyordu. Fakat tabelanın yanına küçük bir Ali Gür yazısı da iliştirdim. Herkes Ali Gür ismini taşıdı ve zamanla müşterilerimiz için “Ali Gür” ismi markanın kendisi oldu. Daha sonra deprem zamanı İzmit’e salon açtım. Sonra Adapazarı, Kartal, Zeytinburnu, Bağdat Caddesi, Ümraniye Meydan AVM ile markalaşmamızı sürdürdük. Ali Gür adıyla 13 salona ulaştıktan sonra “Ali Gür Akademi”yi kurdum. 14-15 salon olduktan sonra salonlarımı devredip markamızın yönetimini üstlendim. Bugün 350 bin kişiye hizmet sunuyoruz ve hedefim bu rakamı 1 milyon kişiye çıkartmak. Sektörde kalıcı olmak için 2004 yılından itibaren franchising sistemine geçtik. Bugün 14’ü franchising olmak üzere 19 şubemiz var.

Franchising koşulları nelerdir?
Ali Gür olarak hanımlara çok güzel bir teklifimiz var. Bir kuaför salonu açın, işletmeci olarak başında durun ve yatırdığınızdan fazlasını kazanın. Biz kurumsal marka olarak reklamı, müşteriyi ve elemanı sağlıyoruz. Burada onlara düşen görev marka altında büyümek. Bu işi yapmanız için kuaför olmanız da gerekmiyor. Ali Gür ismini franchising olarak sanıldığının aksine çok uygun koşullar ile veriyoruz. 20 bin TL’si isim hakkı olmak üzere, 2 bin TL aylık alıyoruz. Bunun haricinde yüzde 2 reklam, yüzde 2 eğitim, yüzde 4 cirodan pay alıyoruz. Salonun konsepti ekibimiz tasarlandıktan sonra, sürekli çalıştığımız dekor firmasına ücreti karşılığında mağazalarını yaptırabiliyorlar. Bu sistemle markamızın çok daha ileri gideceğini düşünüyorum. Kısa zaman sonra 100’lü sayılara ulaşacağız. Kuaförlük konusunda çok tecrübeli olan, seminerleri olan bir danışmanım var. Her perşembe toplanıp yeni projeler üzerine yoğunlaşıyoruz. Tüm çalışanlarımızın üst seviyede olması için 22-25 yaşında olan çocuklarla birlikte saç kesiyoruz. Bir saçı 2 kişi kesebiliyorsa bütün salonlarda herkes aynı çalışabilir. Bu ancak önemli bir eğitimin sonucunda oluşur. Kalite bütünlüğünü sağlama konusunda başarılı bir model oluşturduğumuzu düşünüyorum. Bugün Ali Gür gibi bir marka yaratabilmek için çok büyük paralar harcamak gerek. Franchising alanlar ise çok cüzi bir para ile bu markanın altında yer alabiliyor. Garanti müşteri, sürekli kazanç onlara çok cüzi bir bedel ile sunuluyor. Bizden isim alanlar 2 sene sonra 2’nci salonu açmak için başvuruda bulunuyor. Tüm şubelerimiz kendini çabuk amorti eden ve sürekli büyüyen bir işletmeye dönüşüyor.

Ali Gür’ün müşteri profilinden bahseder misiniz? Kimler ve neden geliyor Ali Gür’e?
Türkiye’nin ekonomik haritasına göz attığımızda 3 sınıfı görebiliyoruz. Sırasıyla en düşük gelirliler, orta gelirliler ve yüzde 3’lük oranıyla yüksek gelirliler yer alıyor. Ben müşteri kitlesi olarak A grubu ile B grubunun arasında kalan büyük kitleyi seçtim. Bugün bizim en büyük müşteri portföyümüzü, ailece Ali Gür’e gelen orta sınıf ve üstünde yer alan bu kitle oluşturuyor. Bir baba sakal tıraşı olurken, yan koltukta çocuk saçını kestiriyor, anne fön çektiriyor. Yelpazemizi genişletmek için şimdi bir yeni marka projemiz daha var. Ali Gür, Ali Gür Hair Clup’tan sonra A plus müşterilerimiz için Ali Gür Avangarde’ı hizmete sokacağız. Müşteri kendisini nerede iyi hissediyorsa oraya gidecek.

İyi kesilmiş saç birkaç hareketle şekil alır

Meslek eğitimi konusunda önemli çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Çalışanlarınız için kurduğunuz akademiden de bahsedebilir miyiz?
İlk mağazamız olan salonu şu an Ali Gür Akademi olarak kullanıyoruz. Kendi içimizdeki elemanlara müşteri karşılama, havlu sarma, saç yıkama, fön çekme, boya sürme, kesim gibi birçok konuda uzmanlaşmış hocalarımız ve eğitmenler tarafından veriliyor. Eskiden ustalar eğitim vermezdi, gençleri kendisine rakip görürdü. Biz şimdi hepsine eğitim veriyoruz, yarışmalar düzenleyip içlerinden en iyilerin ön plana çıkmasını sağlıyoruz. Aramızdan ayrılanlar sonra dönüp geri geliyor. Marka olmak kolay bir şey değildi.

Son dönemlerde tüketici eğilimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eskiden başarının anlamı uzun süre bozulmayan saç yapmaktı. İnsanlar bir hafta topuz ile gezebiliyordu. Şimdi durum çok farklı, başarı kaliteli kesimden geçiyor. Başarılı model, yıkandıktan sonra birkaç hareketle şekil verilebilen model. Günümüz insanı ve bizim müşteri kitlemiz her gün düzenli duş aldıkları için onlara doğal yollarla en uzun süre kullanılabilir saçı sunmamız gerek. Bu yüzden marka eğitimi görmüş kuaförler günümüzde daha başarılı oluyor.

Kuaförlerin toplumda sosyolojik bir karşılığı da var. Sizin ekibinizin müşterilerle olan ilişkileri nasıl?
Müşteri geldiğinde sizinle birçok şeyi paylaşmak istiyor. Ekibimiz belirli kurallar içinde müşterilerle konuşabiliyor. Ben bundan fazlasına karşıyım. Kapıdan gelen müşteri bizimle sohbet etmeye değil hizmet almaya geliyor. Kişisel bağlılık çok önemli fakat biz markaya bağlılığın artmasını istiyoruz. Sonuçta müşterilerimiz markanın sunduğu garantiye geliyor. Kullanılan malzeme ve hizmet markanın yaratığı bir değer.

Müşteri portföyünüzde çalışan kadınların oranı daha mı fazla?
Bu durum şubelerimize göre değişiyor. İş merkezlerine yakın yerlerde çalışan kadınlar daha fazla, diğer bölgelerde ise ev hanımları yüzde 50 oranında. AVM’lerde 10.00 - 22.00 saatleri arasında , cadde mağazalarında 09.00 - 20.00 saatlerine kadar hizmet sunuyoruz. Cuma, cumartesi ve pazar en yoğun olduğumuz günler. AVM’lerin içinde yer almamız, pazar günlerinin yoğunluğunu artırdı.

AVM’ler hizmet sektörüne özel kira belirlemeli

Ali Gür hem AVM’lerde hem caddelerde yer alıyor. İkisini kıyasladığınızda nasıl bir sonuca varıyorsunuz?
Bu iki hizmet alanının kendilerine göre avantaj ve dezavantajları var. AVM’lerde yer alan salonlarımız çalışan insanların tercih ettiği yerler. Caddelerde yer alanlar ise o bölgenin sakinleri tarafından ziyaret ediliyor. AVM’lerin kiralama konusunda biraz zorluk çıkardığını düşünüyorum. Hizmet sektörünün gelişmesi için AVM’lerin bizlere kiralama konusunda farklı bir politika uygulaması gerek. Biz yüksek kiraları çıkarmak için fiyatları yükseltiyoruz. Bu durumdan hem biz hem de müşterilerimiz etkileniyor.

Önümüzdeki dönem projeleriniz ve hayalleriniz neler?
2013 sonuna kadar 30 salonu aşmak istiyoruz. Özellikle İstanbul dışından taleplerin gelmesini istiyorum. Tüm Anadolu’ya yayılmak istiyoruz. Yurtdışına gittiğimde orada neden yer almadığımızı düşünüp üzülüyorum. Ama gelecekte oralarda da büyük bir patlama yaşayacağımıza inanıyorum. Öyle bir tohum ektim ki,  gelecekte bu ismin devam edeceğini düşünüyorum. Her mağazamızın bir kız çocuğunu okutmak gibi bir ödevi var, bunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive