Eklenme Tarihi : 05 Ekim 2012 Cuma
Okan Aras

Yok edilen değer: Tasarruf

Vahşi kapitalizmin değişmez kuralı ‘daha çok tüket’ üzerine konuşlandırılınca, ‘kazandığından daha çok tüket’ imzalı, binlerce senaryo kakılır önümüze. Ve bunun adına ‘değişim’ yakıştırması yapılarak pompalanır kitlelere…


Tutumlu olmak öğretildi kuşaklar boyu…

Hatırlayın, okullarda yapılan Yerli Malı Haftası’nı. Pazardan getirdiğimiz meyveler, gelecek yıl sınıfça yiyeceğimiz ve hepimizin gözü önünde kurulan sınıfın turşu kavanozu, evlerimizde büyük düşler kurduğumuz kumbaralarımız…

Geride kaldı, değil mi?

Gelmesi için, ulus olarak çok daha derin facialar yaşamak gerekiyor sanırım. Yoksa, yel değirmenleri ile savaşan Don Kişot gibi kalırsınız ortada. Ve belki de kaldınız da, haberiniz yok.
Öyle ya ‘değişmeyen tek şey, değişimdir’ palavralarının arkasına sığınıp, öğrenilen çaresizlik sonucu iki beylik laf ile avutuyorsunuz kendinizi ve de başkalarını.

Yapmayın… 

Aldanmayın süslü sözcüklerin sihrine, gerçeği es geçmeyin…

Krizler
Tasarruf edememenin sonucudur, inceleyin isterseniz.
Atasözleri çoktan rafa kaldırılmış, görünmez olmuş. Niye, ayağını yorgana göre uzatacaksın ki?
Hiç, damlaya damlaya göl olur mu?

Saklasan da samanı, gelmez bir türlü zamanı. Gelse de, samanın hükmü yok ki bugün. (Bulunmuyor, ithal ediyoruz o başka…)

Ve ne zaman bir kriz çıksa, zat-ı muhteremler, önce ampullere takar kafayı, sonra başıbozuk akan çeşmelere, sifonların kaçağına…
Komikten öte yani.

Delik olmuş tünel; çeşmenin damlasından medet bekler/ler.
Kafanız nerdeydi?

Ne çok şey
İfade eder aslında tasarruf…
Kemer sıkmaktır mesela…

Her hükümet politikası, geniş halk kitlelerine kemer sıktırır… Nasıl mı? Maaşa 3 kuruş, zorunlu tüketimlere çok kuruş zam yaparak. Nutuk hazırdır nitekim: Az kaldı, tünelin ucunda ışık göründü.
Aslında, idareli tüketmedir.

Eskiler bilir, köylerimizde idare lambalarımız vardı bir zamanlar. Şimdi tasarruflu ampul ve yeni teknoloji ledler…

Kamu da tasarruf etmek ister, şirketler de, bireysel olarak bizler de.
Ama başarılamaz bir türlü…

Tasarruf edemiyoruz
Niye?
Elbette önünde pek çok engel var.
Bir kere, inanılmaz marka saldırısına maruz kalmış durumda her kesim. Çocuklar, gençler ve elbette aileler birbiriyle yarışmaktan asla geri kalmıyor.

En farklısı ve en markası, en önce onlarda olacak.
Kıt gelirler mi? O da ne?
Sistem belli:
- Olmasa da harca!
Nasıl olsa kredi kartları, hepimize, olmayan gelirlere karşın, harcama yetkisi veriyor. Harca anasını satayım. Durmak yok, yola devam…
Ve inanılmaz genç bir nüfusa sahipken, bunu korumak için de dün ‘en az üç çocuk’ denildi ki, aslında bugün devamı için ‘dört çocuk’ şart. İstatistikler böyle söylüyor…
Çocuktan da tasarruf yok…

Sonuç
İvme durmayacak kesin.

Tüketim kültürü, dünyanın sonunu getirecek.

İnsanlığın sonunu, tüketim ekonomisi belirleyecekse, panzehiri topyekun tasarruf etmekten geçer oysa.

Ve bu panzehir tasarruf olsa da, dinozorların çenesini yoracak; hepsi bu…

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive