Eklenme Tarihi : 29 Nisan 2013 Pazartesi
Okan Aras

Perakende ve eğlence

Aslında öyle iç içe girdiler ki, birlikte kullanılır hale geldi. Günümüzde yeni yapılanmaların unvanları ‘AVM & Eğlence Merkezi’ olarak tanımlanıyor


Pek çok yazımda değindiğimi biliyorum; kentlerin sosyalleşme alanları kabul edilen ve cazibe merkezleri konumundaki alışveriş merkezleri, yeni kuşaklar için adeta bir sığınak…

Ve hızla, her yaş grubuna hizmet vermek isteyen AVM yönetimleri, alış-veriş için olmasa da gezmeye gelenlerin de ilgisini çekecek pek çok farklı unsuru devreye alıyor. Dahası, planlamasını da en baştan bu kurguya göre düzenliyor.

Kumkapı eğlencesi
Keyiflidir doğrusu, anlata anlata bitmez. Her bir akşamı ayrı bir sefa; elbette yemesini/içmesini bilene…

Geçen akşam Fenerbahçe’nin galibiyeti ile coşmamak olmazdı. Enfes bir sese de denk geldik ki sormayın. Müzik eğitimi aldığı her halinden belli olan, iyi de kaman çalan Mehtap Önal, mest etti hepimizi. ‘Benzemez kimse sana’ ile başlayıp, sanat müziğinin her makamında dem vurduk. Halk müziğimizin hüzün dolu türküleriyle, Neyzen’de gerçek bir fasıl yaptık. İyi mi?

İşte bu noktada, sevgili Mehtap ‘perakende dünyasında, alışveriş merkezlerinde niye böyle mekanlar yok’ tespitiyle enteresan bir yorum yaptı doğrusu… Yazımıza neden olan da, bu fikirdi aslında.

Günümüzün sosyal yaşamını yönlendiren AVM’ler, yarattıkları mekânlarda inanılmaz eğlence noktaları yaratıyor. Kumkapı kadar olmasa da, her yaştan müşterileri için,  müthiş hizmetleri var…

Çekim gücü
Sadece alışveriş değil ki, sosyal olabilmenin bir adımı olsa gerek AVM kültürü.

Gitmemek acı veriyor ailelere. Ve nitekim şehir merkezinde olmaları nedeniyle çok da ekonomik kabul ediliyor, iklimlendirilmiş devasa mekânlar.

Aileler tercih yaparken, doğal olarak çocuklarının da zaman geçireceği, belli ölçülerde tatmin olacağı noktaları tercih ediyor.

Sinema kültürü dahi sanki AVM’ler olmasa, yeniden yok olacak.

Çocuklar da/gençler de alışveriş yap(a)masa da, sosyal aktiviteleri sıkı takip edip, bu sığınıkları buluşma noktası olarak seçiyor.

Dikkat ettiyseniz eğer; yeni AVM’ler de/eskileri de aynı zamanda birer eğlence merkezi olduklarını her fırsatta anlatmak ile meşgul.

Yetişkin ve çocuklar
Bir adım önde olanlar elbette var her zamanki gibi.

Onlar, perakendeyi daha iyi analiz ettikleri için, müşteri beklentilerini şansa bırakmadan, daha en baştan farklarını ortaya koyuyor.

Taklitleri elbette olacak.
Öyle ki, işleri kötüye giden ve/veya geliştirmek isteyen AVM’ler, bünyelerine hızla, değişik eğlence mekânları takviye/monte ediyor.

Rekabette farklılaşan etkinlikleri incelediğimizde şaşırmamak elde değil: Sirkler, çocuk kulüpleri,
hayalleri katlama, spor şampiyonaları, göz alıcı aşklar, resim atölyeleri, masal kulüpleri, yılın vitrini yarışmaları, modern oyun alanları, eğlence noktaları, müzik/ses yarışmaları, sinemalar, tiyatrolar, farklı yemek kültürleri…

Liste uzar gider…

Bilinen ve görünen o ki; perakende dünyasında yapılan geziler/geçirilen zamanlar,  giderek daha da uzuyor.

Eğlence tam gaz
Perakendeyi sadece bu noktaya bağlamak değil amacımız elbet.

Ancak, çok önemli bir kriter olmuş durumda.

Özellikle, ülkede yaşanan buhran dönemlerinde, oyun alanlarına/adrenalin artıran yeni heyecanlara olan yönelimler de, artıyor/muş. Rakamlar öyle…

Sigorta teli kalınlaşan ve krize karşı direnç gösteren ülkemde yine de her şeye hazırlıklı olmak gerek.
Yatırımların 5 yıl gibi bir süreçte geri döndüğü ifade edilen ‘eğlence merkezi’ temalı noktalarda, ciddi yatırımlarını olduğunu da ifade etmeliyiz.

Öyle ki, çok milyon dolarlık bu yatırımlara ülkenin inşaat devi TOKİ bile soyunmuş durumda.
Darısı sizin başınıza…

Ancak bildiğimiz şu ki; biri-birine benzeyen, yapılmış olmak için inşa edilen, kurumsal yapıdan uzak eğlence dünyası, verime değil onulmaz zararlara yol açabilir. Dikkat!

Sözün özü
‘Yüzler… Sözler… İzler…’ kitabımdan bir alıntı yaparak tamamlamalıyım yazımı. Çok kısa bir özet:
Buluşma noktası... Eğlence mekânı... Cazibe merkezi...

Hepsi bir arada: Alışveriş merkezleri!

Hayatımıza, nasıl bu kadar girdiğini düşünen, kim kaldı ki?  Sebep-sonuç ilişkisinin belirlediği adres böyle.

Yaşlı dünyamızda, üçüncü binyılın en önemli sorunu “güvenlik” olacak kuşkusuz. Uzmanlar, bu konuda görüş birliği içerisinde.

Günümüzde, yaşam merkezi olma iddiasındaki alışveriş merkezleri, adeta modern sığınaklar olarak, yaşantımızdaki yerini de sağlamlaştırmış durumda. Nitekim artan trafik sorunları ve suç oranları dahi, kentlerimizi yaşanılması zor yerler haline getiriyor.

Basit gibi görünen bu karmaşadan uzak durmak isteyenler; konforlu, eğlenceli, üstelik iklimlendirilmiş ortamları tercih ediyor.

Alışveriş yapılmasa da; gezmek, bu dünyada yer almak, neredeyse bir sosyal statü kazandırıyor...

Mekanın hikayesi de doğru anlatılmışsa, müdavimi hiç eksilmiyor...

Bu trend, perakende dünyasında daha uzun süre devam edecek!

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive