Hande K. Binns

Hande K. Binns

Uzman Psikolog, Yönetici Koçu ve Danışman
ODTÜ Psikoloji Lisans, Sosyal Psikoloji Yüksek Lisansı aldıktan sonra uzun yıllar insan kaynakları alanında Türkiye’de ve yurt dışında çalışan Hande K. Binns, uluslararası firmanın İK Direktörü olarak 10 yılı aşkın bir süre çalıştı.

LinkedIn ile imtihanımız!

29 Haziran 2017 Perşembe

İşim gereği LinkedIn’de hem cokça zaman geçiriyor hem de çeşitli şekillerde LinkedIn’i kullanıyorum. Örneğin yazılarımı yayınlıyorum, yeni bağlantılar kuruyorum, ilgimi çeken yazıları okuyorum, mesleki olarak takip ettiğim kişileri izliyorum. Bu arada elimde olmadan, meslek hastalığı, sanırım, LinkedIn üzerindeki davranışları da gözlemliyorum. Dünyanin her yerinden bine yakın bağlantım var. Ancak biz Turklerin LinkedIn kullanışı genel olarak bir başka

Bu yazıyı okuyan herkesin LinkedIn hakkında bir fikri olduğundan eminim ancak yine de ufak bir hatırlatma ile başlayalım istedim: LinkedIn 2003 yılında hizmete giren iş dünyası odaklı bir sosyal iletişim ağıdır. Fark ettiyseniz, “iş dünyası odaklı”nın altını çizdim. Çünkü LinkedIn’in amacı iş dünyasını birleştirmek, birbiriyle iletişime geçirmek.


Dünyada 500 milyon kişi bu ağı kullanıyor. Her 2 saniyede yeni biri üye oluyor. Her gün bu 500 milyon kullanıcının yüzde 40’ı en az bir kez LinkeId’ini tıklıyor. En çok üyesi Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Brezilya, İngiltere ve Kanada’dan. Üyelerinin yüzde 45’i yılda ortalama 75,000 Dolar kazanıyor.


500 milyon kullanıcının yüzde 81’i ücretsiz hizmetten yararlanırken geri kalanı Premium hizmeti kullanıyor. Kullanıcıların yüzde 25’i 500 ila bin kadar bağlantıya sahip. Yüzde 76  kullanıcı “profilinize kim bakmış özelliğini” çok yararlı buluyor ve kullanıyor. Kullanıcıların yüzde 36’sı LinkedIn’in iş yaşamlarında çok önemli yer tuttuğunu ve işlerinin gelişmesine ya da iş bulmalarına büyük katkısı olduğunu düşünüyor..


LinkedIn genel olarak profesyonellerin buluştuğu ve bağlantılar kurduğu bir site. Iş aramak, işe alım, birbirine tanıştırma, önerme ve işi ya da işi yapanı tanıtma amacı ile kullanılan ve profesyonel davranış biçimlerinin çok önemsendiği bir ağ.


Bu geniş yelpazesi nedeni ile Microsoft’un ilgisini çekti ve 2016 yılında Microsoft tarafından 26.2 milyar dolara satın alındı. 2016 yılının 3. çeyreğinde LinkedIn 960 milyon dolar gelir elde etti ve bunun yüzde 65’i işe alım çözümü üzerinden gerçekleşti.


Böyle bir platformda biz ne mi yapıyoruz?: (Herkes degil tabii, amacına uygun kullananları tenzih ederim)

1-      LinkedIn’i facebook hatta Instagram gibi bir sosyal iletisim ağı gibi kullanma eğilimi gösteriyoruz: Sözüm tabii ki herkese değil ama ben sahilde yoga yaparken çekilen fotoğrafını  LinkedIn de paylaşan ve bu paylaşımın yerinin facebook olduğunu söyleyenlere “Ben bu ağı daha çok seviyorum” diye yanıt verenler gördüm LinkedIn’de!  Çok kısa bir zaman önce, Can Yücel’e atfedilen bir şiiri paylaşan vardı. Ve tabii bunlara yorum yazanlar…. Oysa yoga öğretmeni olmadığınız ve bu hizmetlerinizi LinkedIn üzerinden tanıtmadığınız sürece, bu fotoğrafların yeri LinkedIn değil. Çünkü  iş dünyası açısından hiçbir değeri yok. Amaca uygundeğil.

 

2-      Aklimiza gelen fikri yazıyor sonra tartışma konusundaki yanlışlarımızı facebook’tan LinkedIn’e taşıyoruz: Nedenini henüz anlayamadığım bir şekilde, aklımıza gelen her fikri hiç süzgeçten geçirmeden, LinkedIn’e yazıyor ve tartışmaya açıyoruz. Önce bu tartışmalar; siz, sayın falan gibi başlarken, daha sonraları facebook’ta sıkça gordüğümüz  kaba ve saygısız usluba dönüşüveriyor. Oyle olmasa bile, her yazılan yorum baglantılarımızn sayfasında görüldüğü için, onların da zamanlarını alıyor. Oysa, LinkedIn’de tartışma grupları var. Onlardan birine üye olabilir ve tartışmayı orada açabilirsiniz. Ya da kendiniz böyle bir grup oluşturabilirsiniz.Ya da konuyu tartışmaya açmaktan çok, soruyu görüp, cevap istemek şeklinde ele alabilirsiniz ki bu LinkedIn’in asıl amacına çok daha uygun olur.

 

3-      Siyasi konuları LinkedIn’e taşıyoruz: Bunları tasimakla kalmıyoruz bir de tartışmaya açıyoruz. Ve sonuç hiç de hoş olmuyor.

 

4-      LinkedIn sayfamızın kişisel markamızın tanıtımı olduğunu unutuyoruz: LinkedIn’deki profiliniz, fotografınız, özgeçmişiniz, bağlantılarınız, yazdıklarınız, hepsi bir bütünün parçası. Biz sadece güzel bir fotoğraf koyunca her şey yoluna girermiş gibi davranıyoruz. Oysa, profilimizde ne yazdığımız, ne kadar yazdığımız, ne kadar abarttığımız hepsi çok önemli.

 

Tabii ki herkes bu şekilde kullanmıyor LinkedIn’i daha önce de belirttiğim gibi. Ama her zaman gelişmek ve daha iyi olmak için bir firsat vardır. Biraz daha profesyonel bir biçimde kullanabiliriz LinkedIn’i. Teknik olarak, hangi tuşa nerede basacağımızı bilmekle LinkedIn’i etkin bir biçimde kullanmak arasında çok fark var. 

Yazıyı bitiriken size LinkedIn ile ilgili ilginç bir iki istatistik daha vereyim:

-          An itibari ile LinkedIn’de 3 milyon iş ilanı var

-          Motivasyonu güçlü (motivated) 2014 yılında en çok kullanılan kelime idi LinkedIn de.

-          LinkedIn üyelerinin yüzde 59’u hiçbir zaman çalışan sayısı 200 kişiyi geçen firmalarda calışmamış.

-          Bir CEO’nun ortalama 950 bağlantısı var LinkedIn’de.