Eklenme Tarihi : 24 Mayıs 2010 Pazartesi
Orhan Ataç

Perakendecilik Yerel Bir İştir

İlginç bir sektördeyiz. Belki de ticaretin felsefesi böyle. Hiçbir kural bir semtten diğerine, bir ilden diğerine, bir bölgeden diğer bölgelere, bir ülkeden diğer bir ülkeye benzerlik göstermiyor.


Bir haritaya baktığımızda dağlar, ovalar, denizler, nehirler ve gölleri hemen görebiliriz. Ancak bir de yamaçlar, küçük tepeler, uçurumlar, dönemeçler ve beşeri durumlar vardır ki, bir bakışta görüp anlayamayız. Bilinmeyen, görünmeyen zorlukları, o bölgenin yerlileri yani yerel olan insanları, kurumları çok daha iyi bilirler. Perakendecilik de yerel bir iştir. Tüm mağazalar kendi bölgesinde, yerelinde, birçok meslektaşından daha avantajlıdır. Şöyle bir düşünün, sizler, ilk mağazalarınızı açtığınız semt ya da mahallede başarılı olduysanız, ikinci mağazayı da yakınlarında açmadınız mı? Ya diğerlerini... Marketçilik yerel bir iştir. Ancak sizin de iyi bildiğiniz gibi, kendi içerisinde doğruları, yapılması gerekenleri vardır. Doğru yer, doğru zaman, doğru tasarım, doğru ürün, doğru yönetim, doğru personel gibi evrensel doğrular ile doğru fiyat, doğru stok gibi bilimsel doğruların birleştirilmesi gerekir. Peki, bu doğruları uygularken başarılı mıyız? Perakende sektöründe yerel marketlerin karar alma sürecinde, ulusal zincir marketlere göre daha hızlı olduklarını ancak planlama konusunda ulusal zincir marketlerin yerel marketlerden daha etkin olduklarını gözlemliyoruz. Aslında değişim ile birlikte bir gelişmeden bahsedilecekse, hızlı düşünüp karar almak gibi şirketimizi ivmelendirecek bir güce, doğru planlama yaparak doğru uygulamalar yapabilecek bir ekibe ihtiyacımız var.Bir hatırlatma yapacak olursak, sektörümüzde tecrübe, zaman ve para kaybedilerek kazanılıyor, unutmayalım! Bilimsel yöntemler, evrensel doğrular ile birleştiğinde yerel olan mağazacılık, ulusal rekabet gücünü artıracak, uluslararası rekabet için tecrübe birikimi sağlayacaktır. Yerel perakendeciler yasal belirsizlikler içerisinde, hem kendi aralarında hem de küresel perakende devleri ile rekabet ediyorlar. Yerel perakendecilerin karşılaştıkları küresel rekabetin henüz bir adı, yaşanma şekli, kuralları belli değil. Belki adına bugün serbest piyasa ekonomisi diyebiliriz. Belki adı müşteri memnuniyeti olarak da değişebilir, ancak eşit olmayan güçlerin, eşitmiş gibi üstelik tam olarak kurallarının da belirlenmediği, tüketici tercihlerinin kazananları ya da kaybedenleri belirlediği bir sektörde ayakta durmak için mücadele devam ediyor. Bugün olduğu gibi gelecek yıllarda da yatırım yapmak, ayakta durmak çok daha zorlaşacak. Serbest piyasa ekonomileri içersinde piyasaya müdahale etmek tabii ki çok zor, ekonomi mutlaka bir noktada kendi dengesini buluyor. Ancak bugün bakkalların yok olmasını izliyoruz. Sermayesi zayıf, modern market anlayışına uymuyor, zaten çoğu kayıt dışı çalışıyorlar. Ne yapalım? Serbest piyasa koşulları derken, yarın organize olmuş yerel perakendeciler için ne diyeceğiz? Büyük balık, küçük balığı yutar mı? Nedense aklıma seyretmeye doyamadığım bir film, Zorba geliyor. Ünlü Yunan yazar Nikos Kazancakis'in 1946 yılında yazdığı bir kitap, 1964 yılında beyaz perdeye aktarılmış ve Anthony Quinnin müthiş oyunuyla hafızalarımıza kazınmıştı. Zorba, seyircisine korkmamak, hayatı sevmek, her koşulda ayakta durmayı becermek gibi bir temayı mesaj olarak veriyordu. Ülkemiz perakende sektörü ve sektöre yön verenler kişi ya da kurumlar ile yasa koyuculara çok iş düşüyor. Bunun için organize bir çalışma gerekiyor ki, bu organizasyon içerisinde insertlerinizi, ortak düşünce ve fikirlerinizi müşterilerinize ulaştırmak, müşterilerinizi bilinçlendirmek için kullanabilirsiniz.Biz bu zorunluluk karşısında doğru planlama, doğru zamanlama ve doğru bir ekip ile yatırım yaparak, kendimizi geliştirebiliriz. İçimizde kazanma tutkusu, kendi dalında lider olmak gibi özel bir hırsımız varsa, belirlediğimiz hedeflere ulaşıp, başarılı olmak için değişimin itici gücüne ihtiyacımız var. Dünyada başarılı kabul ettiğimiz tüm şirketler, hedeflerine inanan küçük ekipler ile işe başlamış, değişim sürecini gelişme ile tamamlamıştır. Microsoft, Apple, Wall-Mart, Ikea ya da diğerleri bugün bulundukları yere inançlarını, tutkularını önce sahip oldukları ekibe, sonrada işlerine doğru yansıttıkları için, değişim ve gelişim süreçlerini kontrol edebilmişler, bugünlerine gelebilmişlerdir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive