Eklenme Tarihi : 30 Ağustos 2012 Perşembe
Okan Aras

Güzel, rahat günlere inanıyordu...

Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.


30 Ağustos zaferinden sonra  ‘özgürlük-bağımsızlık’ uğruna, ulus olarak ne kadar acı çektiysek de, büyük önderimizin  ‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır’ görüşüyle, devrimlerinin takipçisi ve geliştiricisi olarak, sürekli Türk gençliğini işaret etmesi boşuna değilir.

O’nun çizdiği çağdaş medeniyet seviyesi, mutlaka yakalanacak ve aşılacaktır...
- Tarih, geriye gitmez!

***

Her 30 Ağustos’ta, Kuvayi Milliye Destanı, 8’inci bap 26 Ağustos gecesin saatlerini, büyük bir gurur ile anarım:
... Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
    ne ağaç, ne kuş sesi,
    ne toprak kokusu vardır.
    Gündüz güneşin,
    gece yıldızların altında kayalardır...

***

Dedim ya destan…
İki satırda biter mi hiç?
... Dağlarda tek / tek
    ateşler yanıyordu.
    Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
    şayak kalpaklı adam 
    nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden 
    güzel, rahat günlere inanıyordu...

***

Gözlerimin dolması, yüreğimin kıpır kıpır olması boşuna değildir.
Destan, inanılmaz anlar ile sarar insanı :
... Paşalar onun arkasındaydılar.
    O, saatı sordu.
    Paşalar: ‘Üç’ dediler. 
    Sarışın bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. 
    Yürüdü uçurumun başına kadar,
    eğildi, durdu.
    Bıraksalar
    ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak 
    ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak 
    Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.

***

Lütfen,
Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı’nı, bir kez daha baştan sona okuyun.
Keyif alacaksınız...
Ve hatta, cumhuriyetimizi emanet edeceğiniz, çocuklarınıza okutun...
Gurur duyacaksınız...

***

Gençler, aileler ve çocuklarımız, sıcak bir Ağustos akşamında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bir kez daha minnet ile anacak kuşkusuz…
- Ne mutlu, Türküm diyene!

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive