Eklenme Tarihi : 27 Temmuz 2012 Cuma
Okan Aras

Damacana skandalı

Hep var/dı aslında. Yaygın medya; gündemi magazinden savaşa, gıda güvenliğinden futbol çıkmazına bağlamaktan keyif alıyor. İyi de, bu firmalar hangisi? Açıklayan yok!


“Valla bizim köyün bir suyu var, buz gibi!” sözlerini zaman zaman duyarsınız ve hatta “Ahhh şu suyu bir satabilsek” girizgahından sonra, zengin olabilme düşlerine de tanık olmuşsunuzdur.
“Parmağın donar” diyenler mi istersin, “Geçende gelen adam bunun şifalı olduğunu söyledi haaa, bahçelerde boşa akıyor yahu” cinsinden efsaneleri mi?
Harekete geçip, bir kazma vuran yok elbette. Kooperatif kurup, suyu sağlıklı biçimde analiz ettiren, kentlerin artan su ihtiyacına alternatif olup satabilmeyi düşünen de yok.
Bunlar zor iş. Emek ister…
Düşlerin sınırı mı var? Öyleyse, yan gelip yattığın yerden, gökten sana bir çuval ekonomik rahatlık gelmesini bekle de dur…
***
Niye mi böyle giriş yaptım?
Valla, bizim köyün suyu da inanılmaz güzel. Üstelik bütün Gemlik gelip, köy meydanından damacanalara su dolduruyor. Daha bu pazar, sıra bekleyenler hır çıkaracaktı neredeyse. Çünkü öndeki minibüste siz deyin 30, ben diyeyim 40 damacana var, doldur doldur bitmiyor. Millet, aç ve oruçlu; tepede güneş. İyi ki koca çınar gölge yapıyor yetiştiği kadar…
Bakınız, duymayan kalmadı, açıklama yapmayan uzman da.
Ne diyorlar?
Kabaca hatırlarsanız “Bu damacanalar düşük ısı ile üretildikleri için, zaman içerisinde farklı nedenler ile reaksiyona girebilir.”
Hadi ben kestirmeden söyleyeyim:
- Damacana özünden, suya bazı kimyasal içerikler karışabilir.
***
“Bize bir şey olmaz!” keyfiyeti hepimize mahsus özellik. Üstelik herkesin de hakkı. Adam dolduruyor damacanaları, var mı diyeceğin?
Şimdi, ona uzman kesilip ayrıca ahkam kesmenin hali de yok. Ne yapalım, damacananın her tarafı darbelerden beyaz olmuş bile, reaksiyon almış başını gidiyor.
Kentlerdeki damacanalarda dışkıya rastlanmış ya, herkes şaşırmış gibi yapıyor.
İyi de, binlerce işkembe salonu ne kokuyor?
Benim de afiyetle yediğim kokoreç, neden yapılıyor? Kokusunu kaybetmek için ne kadar kekik koyuyorlar, fark etmiyor musunuz?
Ne diyem ki?
***
Dışkı kalıntısı, kimyasal bileşenlerden daha evladır desem de, siz bana bakmayın.
Elbette ‘dışkı kalıntısı’ diye yumuşattığımız ‘bok’ diye yazamadığımız suları içmeyiniz, tüketmeyiniz ve hatta lütfen satışına destek olmayınız.
İşte, zurnanın ‘zııırt’ dediği yer burası.
Perakendenin satış noktaları merak içerisinde:
- Hangi firmalar sağlık kurallarına uymuyor?
Büyük perdeden konuşup ‘firmaların çok büyük bölümü’ demenin manası nedir?
Sanırım; hepimize diyorlar ki “Bazı yurttaşlar boklu sudan içebilir, yok mahsuru”
Aaaaaa!
Böylesi durumlarda, en net analizi halkımızın, veciz sözlerinde buluyoruz aslında:
- Bok yemenin Arapçası…
Unutmadan; bizim köyün suyu valla çok güzel. Gel gör ki, ne size yeter, ne bize. Üstelik satıp para da kazanamıyoruz…

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive