Oğuz Tokgöz

Oğuz Tokgöz

Finans Uzmanı ve Kişisel Gelişim Koçu
Finans uzmanı ve kişisel gelişim koçu olan Oğuz Tokgöz, 1963 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi Ayvalık’tan İstanbul’a gelen Tokgöz kendisini Egeli olarak da tanımlıyor. "O" kitabının da yazarı olan Tokgöz, iki kız çocuğu babasıdır.

Bugün tersimden kalktım

14 Eylül 2017 Perşembe

Aynı sabah olmamalıydı, her günkü gibi. Herkesin hayatına yer açmalıyım diye düşündüm. Sabah ilk önce “Hava nasıl olacak?” tahminimi bir kenara bıraktım. Telefondaki uygulamaya inanmayı seçtim. Çok da yanılmıyor olduğunu biliyordum. Duş, sahne kıyafetleri, iyi bir kahvaltı. Araba ile bu sefer önce navigasyon, sonra hareket. İşe geldim. Herkes ile selamlaşarak gülünecek bir şeyler bulma ve odamdayım.

Şirketin önümüzdeki günlerdeki seçimlerini etkileyecek birkaç toplantımız var. Yönetim kurulumuz ve çeşitli finans kuruluşları ile kısa olmasını umduğum toplantılar zinciri. Çok büyük bir şirket değiliz. Bu yüzden yönetim kurulu ve icra kurulu birbirine girmiş durumda. Bir de “Kurumsal bir şirket mi olsak?” “Aile şirketi olarak mı kalsak?” sorularının cevabını hala bulamadık.

 

İlk grubu dinliyoruz. Konuşan teminat yapısı ile başladığı cümleyi yıllık yüzde 18’i bulan faiz oranı ile bitirdi. Yönetim kurulumuzun başındaki beyefendi benim sessizce dinlememe şaşırarak talebimizin bir proje kredisi olduğunu, bu kredi ile kurulacak sisteme ait makinalar dışında başka bir teminat vermenin imkansız olduğunu belirtti. Toplantı bitti.

 

Başkan yanıma gelerek bu sessizliğimin eğitiminin bir parçası olup olmadığını sorduğunda gülümsedim: “Ben de aynı uyarıları yapardım. Düşündüklerimi seslendirdiniz.” dedim.

 

Diğer toplantı başladı. Yeni gelen finansal grup, bir önceki gruptan daha ilgili görünüyordu. Aklımızdan geçen tüm seçenekleri onaylamışlardı. Ben sessizce konuşmalarını bitirmelerini beklerken başkanımız kendilerine teşekkür etti ve krediye ait olumsuzlukları sigorta altına alacak ekstrem durumlara karşı bir dizi önlemin de bu kredi paketine eklenmesini, daha sonra da şirketimize tekrar sunulmasını rica ederek toplantıyı sonlandırdı. Başkanı ajandasına bir uyarı yazarak masadan kalktı: “Yeni teklif gelinceye kadar etrafta olan olumlu, olumsuz şeylere dikkat et! Bu teklifi sonra imzala.”

 

Başkan yine yanıma geldi;

-          Anladım karışmayacaksın. Gözlemleyerek bu projeyi nasıl yöneteceğimi izlemek istiyorsun. Bazı önerilerin olacak, değil mi?

-          Elbette olacak. Öncelikle bu projeyi sadece bu bankanın hesaplarını kullanarak yönetirsek başarımızı göreceklerdir. Ya da başka bir bankadan bu projeyi yönetir ve sadece bu bankanın dönem ödemelerini yaparsak; başarısızlığımızı göremeyeceklerdir. Bu ikisinden birini siz seçin lütfen.

-          İkincisini seçeceğimi adın gibi biliyorsun ama bunun nedeni bir başarısızlığı gizlemek değil. Ben başarısızlığın olabileceğini kabul edip başarıyı seçiyorum. Hiç değilse son bir yıldır…

-          Bir de bu işten kazanacağımız tüm parayı projede yer alanlar arasında eşit bölüştürmeliyiz.

-          Mizah duygun hiç değişmiyor. Proje karının %25’i kişilerin başarılarına göre projenin belli dönemlerinde dağıtılacak merak etme. Şu benim çok beğendiğim banka protokolünde atladığım bir şey varmış gibi geliyor bana. Ne dersin?

-          Evet. Projenin erken bitmesi ya da bir talibinin olması durumunda, krediye erken kapama opsiyonu ilave edilmeli ki daha sonra cezai bir rakam ödemeyelim. 

-          Peki. Bu krediyi aldıktan sonra minimum kaç aylık dönem ödemesini bankada bloke etmeliyiz? Bana kalsa gerek yok ama sen kızarsın şimdi.

-          Evet kızarım. Ama bu şirketin daha sonra yaşayacağı rahatlık yanında hiçbir şey değil. En az ve güvenmeyeceğimiz 3 dönemlik ödemeyi bankada bloke ediyoruz. Acil bir durum olduğunda buradan ödüyoruz. O para yokmuş gibi işimize odaklanıyoruz. Bir de bu projede benim sizin hayatınızda yer açtığım gibi, projeyi seyredip, herkesin hayatına yer açmanızı rica ediyorum.

-          Anlaştık.

 

Kısa bir zaman önce, danışmanlığını yaptığım firmalardan birinde yaşadıklarımızı yazdım.

İş hayatında da başkalarının hayatına yer açmanız dileğiyle…

 

Sevgiyle kalın,