Yerel perakendede Carrefour senaryoları

Perakende sektöründe son günlerde yaşanan hareketlilik dolayısıyla kulislerde taşların yerinden oynayacağı konuşuluyor. Her kesimin farklı senaryolar ürettiği bugünlerde, sektörde yaşanan gelişmeleri ve olası senaryoları yerel perakendenin önemli isimleriyle konuştuk
yerel-perakendede-carrefour-senaryolari Eklenme Tarihi : 06 Eylül 2012 Perşembe

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU / Perakende.org

Uzun zamandır Real ve Carrefour’un Türkiye’deki operasyonlarını başka perakende gruplarına devri konusunda görüşmeler yaptıkları konuşulurken, Carrefour CEO’su George Plassat’ın geçtiğimiz günlerde Türkiye, Polonya ve Endonezya'dan çekilebileceklerini açıklaması, perakende sektöründeki hareketliliği artırdı. Türkiye’den çekilmesi beklenenlerin yanı sıra Türkiye’den satın alma fırsatı kollayan uluslararası zincirlerden de söz ediliyor. Sektörün kimi önemli aktörlerine, olası bir satın alma hamlesinin Türk perakende sektöründe nasıl bir etki yaratacağını ve sektördeki bu hareketlilikle ilgili neler düşündüklerini sorduk

“Zaman ve zemin faktörü göz ardı edilmemeli”
Son 10 yılda hem dünyada hem de perakende sektöründe çok önemli ve etkisi uzun yıllara yayılacak değişim ve dönüşümler yaşandığını belirten Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Selamet Aygün, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Son yıllara kadar perakende sektörü için dillendirilen teori şuydu: ‘Dünya 3-5 perakendecinin eline kalacak, bu kasırgada sadece işini iyi ve farklı yapan yereller yaşam şansını sürdürebilecekler’. Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye hızlı bir giriş yaparken, bu teoriyi de sıkça tekrarlayarak adeta herkesi bu sona hazır olun der gibi uyardılar. Fakat son yıllarda makroekonomik göstergelerdeki ‘altüst’ oluşlar ile Türkiye’nin bu süreçte siyasi ve ekonomik önemini tüm dünyaya kabul ettirmesi, dünyanın kural koyucularının çoğu tarafından da, istemeyerek de olsa bu durumun kabullenilmesi genel olarak Türkiye’yi ön plana çıkartırken, doğal olarak da perakende sektörünü zirveye taşıdı. Bu süreçte global oyuncular kendi dertlerine dalmışken, yerel oyuncuların çoğu da kendilerini yeniden gözden geçirme ihtiyacının farkına vararak, yeni yol haritalarını çizmeye başladı. Bir anlamda SWOT analizi yaptılar. Eksikler giderilmeye başlayınca da müşterilerden kabul gördü. Global oyuncuların sıkça kullandığı ‘Küresel Düşün Yerel Davran‘ sloganı lafta kalınca, yerel oyuncular yerel olmalarının avantajlarını iyi kullanmaya başladılar. Her ikisi için geçerli olan kurumsal ve profesyonel yönetim ise, ortak sorun olarak gözükmeye devam ediyor.”

Son periyotta global oyuncuların yüzde 7’lik bir büyüme sağlarken, yerellerin yüzde 20’nin üzerinde büyüyerek, sektörde gidici değil kalıcı olduğunun altını çizdiğini hatırlatan Aygün, “Yerli oyuncuların artan performanslarının kalıcı hale dönüştürülmesi içinse sektörde hem devletin hem de perakendecilerin hızlı bir şekilde makro ve mikro strateji ve planlar üreterek uygulamaya geçmeleri gerekiyor. Aksi halde bugün global oyuncuları vuran derin darbe, yarın yerel ekonomik aktörlerin ve genel olarak ülkenin canını sıkacak gelişmelere sahne olabilir” dedi.

Son olarak Alman ALDİ formatını kopyalayarak faaliyet gösteren BİM’den önce tam 14 ülkede ALDİ formatının kopyası denendiğini ve başarılı olmadığını anlatan Aygün, bu nedenle zaman ve zemin faktörünü de göz ardı etmemekte büyük fayda gördüğünü kaydetti.

“Ortaklık kültürü yeterli düzeyde değil”
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız İstanbul PERDER Başkanı İhsan Biçen, Carrefour’un dünya ölçeğinde bir perakendeci olduğunu, ülkemize girmesinin yerli perakendecilerin gelişiminde olumlu yönde katkı sağlamasının yanında bazı değerleri de yok ettiğini söyledi. “Ülkemizin önemli değerlerinden Gima markasının yaşamasını ve yerel değerlerimizin yükselmesini isterdik” diyen Biçen, sözlerini şöyle dürdürdü: “Carrefour büyük fırsatlar olmayan ülkelerden bir bir çıkıyor. Çünkü Türk halkı Carrefour’u benimsemedi, müşteriye sadece kar merkezli bir bakış açısı sergilendi. Türk halkının kendine özgü farklı bir kültürü var. Duygularını daha aktif kullanan bir toplumuz. Bence bu geç fark edildi. Yine Türk halkının başka bir kültürü de ortaklık kültürüdür. Bu konuda gelişmeler olmakla beraber halen yeterli bir düzeyde olduğunu söyleyemem. Büyük projeler bu kültürün oluşması için yeni bir bakış açısı getirse de, Carrefour’un yerel marketler tarafından alınabilmesini, uzak bir ihtimal olarak görüyorum.”

“Felaket olur”
Son 10 yıldır yerli perakendecilik ile övünmenin moda olduğunu, oysa yerli perakendecilik diye bir şey söz konusu olmadığını dile getiren Kim Marketler Zinciri Genel Müdürü Hamit Akçay, “Perakendeciliğin kodlarını biz üretmiyoruz, sadece taklit ediyoruz. Bu sebeple topyekun yerli perakendeci olarak güçlü olabilmemiz söz konusu olamaz. Biz kural koyan değil kurala uyan olduğumuz müddetçe gerçek güçlü olmamız söz konusu olamaz” dedi.

Son 5 yıldır da yerel perakendecilerin muazzam başarılar gösterdiğine dair bir ‘safsata’nın tekrar edilip durulduğunu, bu safsata bilginin ispatlanabilir tek doğrusunun, yerli işletmelerin mağaza sayılarını ve buna bağlı olarak pazar paylarını artırdıkları olduğunu belirten Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halbuki işletmeleri, insanları, devletleri, hatta cansız maddeleri dahi güçlü kılan şey iç enerjileridir. İç enerjini yitiren sistemler ya içe doğru çöker, ya da dışa doğru kontrolsüz infilak eder. Son 10 yıl içerisinde mülkiyet bakımından yerli KOBİ ve KOBİ irisi işletmeler oldukça irileşmiştir. Ancak bu irileşme sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne, rakiplerden daha etkin bir iş modeline, yönetsel becerilere yahut maliyet liderliği gibi somut değerlere bağlı olmamıştır. Pek çok işletmeler fiziki olarak irileşirken eskisinden daha cılız, aciz hale gelmiştir. Karlılıkları, enflasyondan arındırılmış birim metrekare başına ciroları, işletme üzerinde denetim ve kontrolleri azalmış, işletmelerin dinamizmleri kaybolmaya başlamış üzerlerindeki kamburlar artmıştır. Mesela yapılan sektör röportajlarını takip ediyorum; pek çok işletme büyük sermaye şirketlerinden hangi yönde daha başarılı oldukları sorusuna taze ürünlerde özellikle sebze meyvede daha başarılı oldukları cevabını vermektedir. Oysa büyük sermaye şirketlerinin sebze meyve üzerindeki görece başarısızlıklarının en önemli sebeplerinden birisi ölçekleridir. Yerli küçük, orta boy yahut irileşmiş işletmeler halden ürünleri hacimleri dolayısıyla bir günde mağazalarına dağıtabilirken diğer sermaye şirketleri 2 günden önce işletmelerine sebze meyve gönderememektedir. Yani 10 ilde 20 ilde faaliyet gösterdiklerinde yaşayacakları benzeri sorunun farkında olmayan iyimser yerliler görece başarılarının gereksiz fahrini doyasıya yaşamaktadır.”

Akçay, “Bu güne kadar sınırlı imkanları ile müthiş başarılara imza atan, büyük sermaye şirketlerine kök söktüren yerliler birleşirlerse ne olur, ortaya bir Voltran çıkar mı diye soruyorsanız, cevabım çok açık.  Bu bilgi beceri ve kabiliyet içerisinde yerli işletmelerin birleşerek yabancı perakendecileri almaları tam bir felaket olur. Çünkü gerek yönetsel etkinlik ve becerileri, gerek alt yapı sistemleri gerekse verimlilikleri göz önüne alınıp değerlendirildiğinde yerli işletmelerin topyekûn başarılı sayılmaları mümkün değildir. Daralan pazar gerçeğinden sermaye şirketleri kadar onlarda etkilenmektedir. Azalan karlardan da... Dahası halen iriliğine rağmen basit finansal tabloları yapmaktan, okumaktan ve takip etmekten aciz irileşmiş işletmelerimiz bulunmaktadır. Bu sebepledir ki maalesef halen belli bir iriliğe gelmiş iken birden bire iflasla karşı karşıya kalan işletmelerimiz bulunmaktadır. Yerli işletmelerimizin pek çoğu kendilerini ve pazarı doğru okuyamamakta zaman, zaman sektör içerisinde çeşitli akıl verenlerin gazına gelmekte zaman, zamanda hırs ve hülyalarının esiri olmaktadır” dedi.

Yerli perakendecilerin takdire işler de yaptıklarını belirten Akçay, perakende aktörlerinin kendilerini geliştirerek pek çok değerde uluslararası perakende normlarına yaklaştıklarını, ancak uluslararası perakendeciliği aşan, özgün modellerin varlığının henüz söz konusu olmadığını hatırlattı. Bu işletmelerin kadro, anlayış, yönetim felsefesi bakımından özetle entelektüel sermaye açısından yetersiz durumda olduğunu anlatan Akçay, şunları söyledi: “Ülkemiz genelinde en azından birkaç yön bakımından katma değer üretebilmiş perakendeci sayısı ancak 2-3 tanedir. Bu perakendecilerin de ürettikleri sistemler henüz deneysel olarak modellenebilir/ kopyalanabilir düzeyde değildir. Çok keskin ifadeler kullandığımın farkındayım ama haykırışım nedensiz değil. Bu toprakların evlatlarının emeklerinin berhava olması en büyük üzüntüm olur.”

“Ortaklık kültürü kurmak zor”
Ulusal perakende zincirlerinin yereller tarafından satın alınması örneklerinin daha evvel de yaşandığını ancak başarılı sonuçlar çıkmadığını söyleyen Hakmar Yönetim Kurulu Üyesi İsa Albayrak, bu hamlelerin konjonktür gereği bölge hakimiyeti sağlamak adına yapıldığını öne sürdü. Ulusal perakende markalarının Türkiye’deki yerel perakende zincirleri tarafından alınabileceğini düşünmediğini söyleyen Albayrak, bunu tek başına yapacak bir yerel market görmediğini de sözlerine ekledi. “Ortaklık kültürünün henüz gelişmediği bir ortamda kendi işletmelerinde dahi profesyonellere yer vermeyen onca yerel işletme mevcutken, belli bir kurumsallık düzeyini yakalamış yerellerin de bir araya gelip ortaklık kültürü kurmaları zor olduğundan, ulusal bir zinciri satın alma girişimleri sonuç vermez” diyen Albayrak, “Ayrıca ulusal zincirlerin Türkiye’den çıkmasına dair haberlerin son günlerde yine gündeme getirilmesinin, Türkiye’deki pazar araştırma şirketlerinin Türkiye’deki perakende pazar değerinin ne kadar olup olmadığını öğrenmek için yapıldığını düşünüyorum. Türkiye’de bir taraftan AVM’ler kapanıyor, Avrupa standartlarının çok gerisinde bir pazar olduğu konuşuluyor, kimi AVM’lerde insanlar dükkânları boşaltıyor, kiraları ödeyemiyor. Fakat danışman şirketler gidip Avrupa’da Türkiye’deki pazardan bahsedip, boşluklar olduğunu, gelip yatırım yapabileceklerini söylüyor” dedi.

Her geçen gün Türkiye’deki perakende sektörünün kuralsızlıklar yüzünden kan kaybettiğini ileten Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Haksız rekabet, yanlış planlanan kampanyalar gibi şeyler, ciddi bir pazar ve karlılık kaybı yaşatıyor. Türkiye her geçen gün büyüyor, her geçen gün gelişiyor ama gelişen, insanların kalite anlayışları, zihinleri, beklentileri. Hem çalışanlar hem de müşterilerde bu beklenti her geçen gün artıyor. Resmi kurumların sürekli yenileşme adımları, AB’ye uyum sürecinde yapılan iyileştirmeler, ciddi bir maliyet getiriyor. Bunlar üst üste konulduğunda firmaların sabit giderleri cirolarına oranla yükseliyor. Gidişat bu anlamda pek parlak değil. Bunun en büyük nedenini de piyasadaki ‘çirkin’ rekabet olarak görüyorum.”

“Temennimiz, yerellerin uluslararası zincirleri almasıdır”
Çağrı Hipermarket Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kara, geldiğimiz noktada temennilerinin yerellerin uluslararası perakende zincirlerini satın alması olduğunu dile getirdi. Uluslararası zincirlerin yerel marketleri almasıyla sektörde faaliyet gösteren aktör sayısının azaldığını bunun hem perakendeci hem de tüketicinin aleyhine olacağını anlatan Kara, “Bizim isteğimiz rekabetin iyi işleyebilmesi için bu işin çok az kişinin eline kalmaması” dedi. İşini profesyonelce yürütebilen yerel perakendecilerin durumlarının iyiye gittiğini kaydeden Kara, kendi şirketleri nezdinde de perakende sektöründe herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi.

“Konsorsiyum kurulup talip olunabilir” 
Özen Grup CEO’su Cemal Özen ise geçtiğimiz günlerde Sözcü Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Carrefour'un yerel marketler için fırsat olduğunu belirterek, "Carrefour'u satın almak için bir konsorsiyum kurulmalı" dedi. Özen, şunları söyledi: "Sektördeki oyuncular büyük değişiklik gösterecek. Türkiye'de organize parakende pazarı daha da büyüyecek. Büyük birleşmelerin ve satın almaların olacağı bir dönem yaşıyoruz. Sektör her geçen gün büyürken, rekabet koşulları da giderek daha çok zorlaşıyor. Carrefour yerel marketler için bir fırsat. Yerli marketler bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapmalı. Yerel marketler, Carrefour'u satın almak için konsorsiyum kurup bir araya gelebilir. Biz bu konsorsiyumun içinde yer alacağız." 

Bu Sektör ile İlgili Diğer Haberler

Diğer Güncel Haberler

Firma Haberleri

Tümü
  • DOĞANAYDOĞANAY
    Limon zammı Doğanay’ı etkilemedi
  • BAYDÖNERBAYDÖNER
    Baydöner gençlikle buluşuyor
  • TGDFTGDF
    Gıda fiyatlarında spekülasyon var