Eklenme Tarihi : 27 Nisan 2012 Cuma
Engin Yıldırım

Türkiyede markalaşma

Türkiyede markalaşma süreci 2. Dünya Savaşından sonra başladı. Bu süreç 1980lerde özellikle hazır giyim ve tekstil sektörlerinde ivme kazandı. Bu aynı zamanda perakendeciliğin öneminin de arttığı yıllardır.


Üretici hazır giyim firmaları başta olmak üzere tüm perakende firmaları, sadece üretimle yetinmeyip, mağazalar da açmaya başladılar. Markalaşma ve mağazacılık bu aşamada birlikte başladı.1990larda alışveriş merkezlerinin açılışıyla birlikte markalaşma sürecinde en hızlı döneme girildi. İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiyede açılan AVMler sayesinde markalaşmanın da önemi arttı.1990ların sonu ve 2000li yılların başında, sadece Türkiyede marka olmak artık Türk firmalarına yetmemeye başladı. Yurtdışına açılmak gerektiği anlaşıldı. Özel sektör firmalarına devlet desteği gerekiyordu. Söz konusu dönem aynı zamanda Türkiyenin kronik sorunu olan krizlerin de yaşandığı yıllar olarak göze çarpmaktadır. 1994 ve 2001 krizleri ne yazık ki sektörümüzü olumsuz etkiledi. Markalaşma süreci bu krizler nedeniyle yavaşladı. Günümüzde ise artık dünya çapında çok değerli markalarımız var. Bununla beraber, bugün hepimizin iyi tanıdığı Türk markalarının geçmişte devlet desteğinin olmadığını ya da az olduğunu dönemlerde çok girişimci olmadıkları görüyoruz. O nedenle Türkiye olarak biraz geriden geliyoruz. Bununla beraber, az zamanda önemli adımlar da attık. Bazı markalarımız, birçok ülkede sektörünün lideri konumunda bulunuyor. Örneğin denim sektöründe Colins ve Mavi Jeans dünyanın tanınmış lider markaları arasındadır.Marka ve markalı ürün, tüketici tarafından aranan, tercih edilen ürün veya hizmettir. Bir ürünün benzerleri arasından sıyrılması, tüketici tarafından daha iyi tanınması için markalaş ve farklılaş sloganından hareketle markalaşması gerekmektedir.Markalaşmak, kaliteyi ve günün trendlerini yakalamak için gereklidir. Ciddi ve sürekli bir çaba, tüketiciyle sağlıklı bir iletişim, güçlü bir üretim ve dağıtım ağı, hızlı ve zamanında üretim. Bir diğer husus da kurumsallaşma. Kurumsallaşmaya giden yolda, markalaşan firmalar daha şanslı. Aile şirketi olmak yeni markalaşan firmaların yöneticileri için hem bir fırsat hem engel. Kararların daha özel düşüncelerle verildiği aile yapısından, nesnel koşulların geçerli olduğu kurumsal yapıya sağlıklı bir geçiş markalaşan firmanın büyümesini sağlayacaktır.Kaliteli üretim yapmak için de markalaşmak şart. Bunu sağladıktan sonra belli başlı ülkelerde mağaza açmakla marka kendisini tanıtacaktır. Dünya moda merkezlerinde, dünya başkentlerinde açılacak mağazalar dünya markası olmakta önemli bir adımdır. Şu anda mevcut olan fiyat rekabetinden galip çıkmanın yolu da markalaşmaktan geçiyor.Devletin markalı ürünlere ve markalaşma yolundaki firmalara sağladığı teşviklerin yeterli olmaması önemli bir engel. Bu anlamda, ulusal bir politika tam olarak oluşturulmuş sayılamaz. Markalaşma ile ilgili olarak devletin verebileceği çok destek var, özellikle vergisel anlamda. Örneğin, ihracatta devlet yardımları kapsamında, marka desteklerinden kaynaklanan gelirler ve isim hakları vergiden muaf tutulabilir, marka yatırımlarına vergi indirimleri uygulanabilir, firmaların birden çok markası destek kapsamına alınabilir.Bunun yanı sıra ülkemizi yurtdışında temsil edebilecek markaların sermaye yapılarının kuvvetlendirilmesi yönelik, uzun vadeli ve finansman maliyeti yaratmayacak kredi desteklerinin olmayışı da bir eksiktir.Türk markalarının en büyük eksiği insan kaynakları alanında göze çarpıyor. Sahip olduğumuz teknolojiyi yönetecek nitelikli insan gücünü bulmakta zorlanıyoruz. Sadece teknolojik anlamda değil satış anlamında da eğitimli insan gücü yetersiz kalıyor. Bunun yanında, globalleşme ve marka yaratma konularında yetersiz bir konumda olmamızın bir diğer nedeni markalarımız için uygun koşulların olmaması. Yani ülkedeki ekonomik yapının oynaklılığı, bankaların firmalara yeterli krediyi uygun koşullarla vermemeleri, mali destek programlarının yetersizliği. İşte bunlar tam olmazsa markalaşma da kolay kolay mümkün olmuyor.Markalaşmakta olan firma kaliteyi ve günün trendlerini yakalamalıdır. Ciddi ve sürekli bir çaba, tüketiciyle sağlıklı bir iletişim, güçlü bir üretim ve dağıtım ağı, hızlı ve zamanında üretim.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive