Eklenme Tarihi : 06 Nisan 2015 Pazartesi
İzzet Gülşen

Türk perakendeciliğinde inovatif girişimci olmak

İktisadi literatürde girişimci ve girişimcilik konusu farklı şekillerde algılanmış ve tanımlanmıştır. Klasik yaklaşımla girişimciliğin tanımını Norman Scarborough şöyle yapıyor: “Önemli fırsatları eğerlendirerek ve bu fırsatlardan yararlanmak için gerekli kaynakları toplayarak kâr ve büyüme elde etmek amacıyla risk ve belirsizliği göze alarak yeni bir iş kuran kişiye girişimci denir.”


Klasik yaklaşım girişimcilik tanımı ve geleneksel perakende girişimciliği 21’inci yüzyılda geçerliliğini yitirmiş, varlığını sürdürebilmek için yerini dinamik ekonomik sürecinde inovatif odaklı girişimcilik tanımına bırakmıştır. İnovatif odaklı girişimci, pazar, teknolojik ve toplumsal değişimleri önceden farkederek değişimlere en hızlı şekilde cevap verip yaratıcı çözümler ve fikirler üretenlerdir. Sadece yeni fikirlerin, farklı bir bakış açısı ile üretilmesi de yeterli değildir. Aynı zamanda onları olabildiğince hızlı bir şekilde geniş bir pazar ve müşteri kitlesine tanıtılması, kullandırılması ve bağ kurdurması da o kadar önemlidir. Hızla değişen ve gelişen yüksek düzeyde rekabetin yaşandığı perakendecilik sektöründe iktisadi bağlamda kendilerini pazarda rakipleri karşısında konumlandırması ve stratejik rekabet avantajını koruyabilmesi için sürekli yenilikler içinde olmanın önemi her gün daha çok anlaşılıyor. İnovatifperakende girişimcileri, inovasyonu farklı iş modelleri ve farklı servislerde sürekli değişim fırsatlarında atılım yapmaları için belirli bir araç için kullanıyorlar.
Yeni perakendecilik sektöründe, yeni nesil tüketiciler, yeni nesil teknolojik gelişmeler ve yeni nesil rekabet stratejileri sektördeki girişimcileri iş kurmaktan daha fazlasını yapmaya zorluyor ve sektörün değişim ajanları olmalarına zorluyor. Girişimcilerin; yeni fikirler, yeni projeler, market içi yeni tasarımlar, yeni nesil teknolojik çözümler ve daha çok satış için yeni ürün sınıflandırma stratejisi ve pazarlama tekniklerini kullanmayı zorunlu kılıyor. Böylece eski işlerin geçersiz hale geldiği “yaratıcı yıkım” sürecini başlatarak dinamik ekonomik süreçte varlıklarını daha da güçlendirip rekabet avantajlarını güçlendirirken aynı zamanda rakiplerinin de kendilerine karşı rekabet etme gücünü minimize etmeyi başarıyorlar.

Günümüzde hayatımızın her yönünde yaratıcı yıkım bağlamında köklü değişimlere sebep olan ve alışveriş alışkanlıklarımızı değiştiren, internet, big-box marketler, gecelik kargolar, e-ticaret, facebook, twitter, akıllı telefonlar, yeni nesil akıllı teraziler, elektronik raf etiketleri, QR barkodlar, kasa kuyruk avcıları, yeni nesil POS sistemleri, mağaza içi medya ve dijital reklam sistemleri gibi teknolojik gelişim süreci geleneksel perakende girişimcilerini daha çok düşündürmeli ve inovatifperakendeciliği düşünmeye zorlamalıdır. Dinamik ekonomik ve artarak devam eden rekabet sürecinde perakende girişimcilerinin liderleri daha inovatif düşünerek, yeni bir ürünü, yeni bir hizmeti, yeni bir üretim modelini, yeni bir organizasyon yapısının yaratılmasını, yeni bir iş modelini,  hiç işlenmemiş bir materyalin kullanılmasını sağlamalı ve yaratıcı yıkımla yeni bir iş modeli oluştururken aynı şekilde mevcut iş içerisinde de yeni oluşumlar elde etmelidir.

İnovatif ve yaratıcı girişimciler, farklı bir takım bireysel özellikleri olan ve bu ayırt edici bireysel özelliklere sahip girişimci liderler olarak toplumdaki diğer bireylerden farklı olarak ayrı bir sosyal liderlik fonksiyonunuda meydana getirirler ve ayırıcı bir psikolojik profile de sahip aktörler olmalıdırlar. İnovatif girişimciler sosyal fayda bağlamında sosyal sorumluluklar alarak topluma ve çevresine fayda yaratmalılar. Çünkü yeni nesil tüketiciler özellikle  “Y“ kuşağı hem daha çok eğitimli hem de daha çok çevreye duyarlılar. Karbon ayak izi, enerji ayak izi, sosyal hizmet merkezleriiçin ve yeşili koruma bağlamında çok daha duyarlı hale gelecekler ve alışveriş yaptıkları yerleri bu kriterlere sahip ve uygulayan yerleri seçeceklerdir.

Perakende sektöründeki girişimciler ve liderlerin görevi, hem iç çevreyi hem de dış çevreyi sürekli zoom-in ve zoom-out yaparak mikro ve makro derecede gözetlemeliler. Yine mevcut satış noktalarında mağaza içi tasarımlara bakarak, müşteri davranışı değişimlerine bakarak, teknolojik yenilikleri takip ederek, müşterilerin kendilerinden neler istediğini anlayarak eskisinde yenilik yapmak için kullanılan eski yöntemlere bakıp, “Daha iyi bir yolu var mı, daha iyisini verebilir miyim?” sorularını kendilerine sürekli sorar ve eskiyi yıkarak yeniyi oluştururlar. Benim de 15 yıl çalıştığım Amerika Birleşik Devletleri’nde ve diğer Avrupa ülkelerindeki başarı hikâyeleri derecesinde anlatılan, örneğin Eataly, Wegmans, WholeFood, Safeway, Ahold, Jumbo, ve Türkiye’den de oralara sürekli seyahatler düzenlenerek bu başarı hikâyelerini yerinde görmek için gidilen bu perakende yerlerindeki başarı sırları da işte tam da burada anlatılan perakendecilikte inovatif yaklaşım ve inovatif iç girişimciler yetiştirerek yaratıcılık bağlamında gelişmeleri ve sürekli yeniliklere yatırımlar yapmalarından kaynaklanıyor. Şunu hiçbir zaman unutmayın, marketleriniz her zaman müşterilerle dolu olabilir ama sonsuza kadar değişen müşterilerle. O halde siz de yaratıcılık bağlamında sürekli yeni fikirlerle ve değişen müşteri davranışlarına orantılı kendinizi değiştirmelisiniz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive