Eklenme Tarihi : 23 Ağustos 2014 Cumartesi
Tevfik Dinçer

Tarımda sürdürülebilir kalkınma, planlama ile mümkündür

Daha önceki yazılarımda, üretilen tarımsal ürünlere yapılan prim desteğinin önemini anlatan ve üretimi olumlu yönde etkileyen prim desteğinin önemini vurgulamıştım. Bu sayımızda da üretimdeki planlamanın önemi konusuna değinmek istiyorum.


Tarımda sürdürülebilir kalkınmanın temeli, tarımsal arazilerin doğru ve verimli bir şekilde planlanmasıyla mümkün olduğu kanısındayım. Ülkemiz tüketimde, nüfus artışı göz önünde bulundurarak yeterliliğin öncelikle sağlanması için planlama şarttır. Planlamanın yanında verimlilik de elbette çok önemlidir. Tarım politikaları geniş bir etki alanına sahip olması nedeniyle ekonomik, sosyal ve siyasal etkileri göz önünde bulundurulduğunda, tarımsal alanlarımızın verimli ve doğru bir şekilde kullanılması, her yönüyle ülkemize çok önemli katkı sağlayacaktır. Bu anlamda planlama hayatın her alanında önemlidir. Dolayısıyla ülkeler de uygulayacağı tarımsal politikalarında planlama, beraberinde verimlilik, kaynaklarını doğru kullanma, köyden metropollere göçten, ekonomiye, çevresel ve sosyal sorunlarını çözmeye kadar bir dizi problemlerini halletmeye önemli bir katkı sağlayacaktır.

Özellikle son yıllarda tarımsal ürünlerdeki yüksek fiyat artışlarını hepimiz ilgiyle izlemekteyiz. Uluslararası yatırım uzmanları, bu fiyat artışlarının önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini öngörmekte ve önümüzdeki yıllarda küresel krizin beslenme ve tarımsal ürünlerden kaynaklanabileceğini belirtmekte.
Bu yıl gerçekten de dünyada tarımsal ürünlerin fiyatlarını belirleyen ülkelerin politikalarını incelediğimizde, birincisi küresel ısınmadan dolayı üretim politikalarına özel önem verirler, ikincisi fiyat politikalarını, dünyadan gelen talepten dolayı karlı bir yatırıma dönüştürmüşlerdir.

Görünen o ki, bundan sonra tarımsal ürün üretimi oldukça önem kazanacaktır. Ayrıca iyi ve sağlıklı bir planlamayla çiftçi ürettiği üründen para kazanacaktır. Bu anlamıyla bakıldığında kulaktan dolma bilgilerle yapılan tarımsal üretim mutlaka planlanmalıdır. Çünkü eğer planlanmaz ise şu tehlike hasıl olabilir. Bu yıl para eden ürüne yönelme olasılığı doğabilir. Bu da bu yıl özellikle paket bakliyat sanayicisinin temininde güçlük çektiği, yeşil mercimek, barbunya, kısmen beyaz fasulye gibi ürünlerin temininde yine sıkıntı yaşatacaktır.

Ülkemizin döviz kaybına uğramaması için, öncelikle sıkıntı çekilen ürünlerin üretiminin teşvik edilmesi ve bütün tarımsal ürünlerin, tüketim boyutu dikkate alınarak planlanması gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca, gelişmekte olan bir ülke durumundaki Türkiye, önümüzdeki dönemlerde AB'ne girme çabası içerisindedir. Bu nedenle birlik ülkelerine uyum yönündeki çalışmaların sürdürülmesi ve neticelenmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.

Ülkemiz tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi, ekolojik, ekonomik ve toplumsal işlevlerini yerine getirmesi büyük oranda sürdürülebilir planlı kullanıma bağlıdır. Ülkemizde tarım arazilerinin sağlıklı kullanım planlarının hazırlanması, üretim artışı ve tarımsal üretimimizle birlikte tarımsal sanayimizin gelişmesini de tetikleyecektir.

Avrupa Birliği ortak tarım politikaları uyum sürecinde;
• Özellikle verimlilik ve rekabet gücünün arttırılmasına imkân sağlanmasına,
• Kırsal ve tarımsal alt yapının ve tarımsal işletmelerin yapısının iyileştirilmesine,
• Etkin teknoloji kullanımı ve çiftçi kayıt sisteminin oluşturulmasına
• İşletmelerin sahip olduğu tarım arazilerinin parsel bazında nitelikleri ile birlikte belirlenmesine çaba harcanmalıdır.

Tarımsal planlamada,
• Devlet, üretici ve yatırımcı yerel düzeyde arazi bilgilerine hızlı bir şekilde ulaşacaktır.
• Çiftçi kayıt sisteminin bir an evvel oluşturulmasına,
• Arazi temeline ve ürüne dayalı tarımsal desteklemelere,
• Tarımsal üretim ve ürün planlamalarına, altyapı oluşturulacak ve sağlıklı yürümesi sağlanacaktır.
• Her türlü tarımsal planlama ve desteklemenin sağlıklı yapılması, tarım girdilerinin temini, ülke çapında dağıtımı ve daha ekonomik kullanımı, temin edilecektir.
• Toprak erozyonu, çoraklaşma, kirlenme ve benzeri arazi bozulmalarına zamanında engel olunacaktır.
• Ülkemizin gıda üretimini tehlikeye sokacak yanlış arazi kullanım kararları önlenerek, tarım arazilerinin amacına uygun olarak kullanımının planlanması sağlanacaktır.

İç talebi karşılama ve dış ticaret boyutunda,
• Üretim ve tüketim envanteri oluşumuna önemli katkılar sağlayacaktır.
• Üretim fazlası yaşanan üretim süreçleri daha sağlıklı yönetilecektir.
• Üretim eksikliği yaşanan ürünlerin ekilişlerinin özendirilip gerçekleştirilmesine olanak sağlanabilecektir.
• İç tüketim eksikliklerinin dışarıdan temin edilmesi ve dışarıya döviz çıkışının engellenmesine katkı sağlayacaktır.

Dünyadaki iklimsel değişim ve son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında, özellikle toprak reformu ile parçalı arazilerin birleştirilmesi ve tarımsal altyapıdan kaynaklanan sorunlarımızın bir an evvel çözülmesini gerektiriyor. Altyapıdan kaynaklanan sorunlar sonrası, tarımsal ürünlerin üretimi, toplanması, depolanması, korunması ve dağıtımının da planlanması gerekiyor.

Planlama dışında önemli bir diğer konu da verimliliktir. Verimliliğin sağlanması da bir dizi işin sağlıklı yürütülmesine bağlıdır. Bu konuyu ilerideki yazılarımda imkân bulduğum takdirde özel olarak işlemeye çalışacağım.

Son söz; günümüzde tarımsal ürünler stratejik bir konuma taşınmıştır. Dünyadaki son gelişmeler bize şunu göstermektedir ki, özellikle ülkemizin beslenmesinde çok önemli bir yere sahip bu ürünlerin üretilmesine dünden çok daha fazla önem verilmesini gerektiriyor.

Dünya tarımsal ürün fiyatlarını belirleyen güçlü ve dinamik bir ülke dileğiyle saygılar sunarım.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive