Eklenme Tarihi : 05 Eylül 2016 Pazartesi

Şirketler için “Kırık Cam Teorisi” ne anlam ifade ediyor

“Broken Window Theory” konusunu, yani “Kırık Cam Teorisi”ni Türkiye’de 2008 yılında ilk defa gündeme getiren danışman ve eğitimci olarak bu konu üzerinde uzun uzun düşünme ve çalışma imkanım oldu. Konferans, seminer ve kitaplarımda da konunun inceliklerini detaylı bir şekilde izah etmeye çalıştım. Şimdi de yeniden gündeme getirerek şirketler için bu teorinin ne anlama geldiğini anlatmak istedim.


 

Nedir Kırık Cam Teorisi?
Amerika'da, şehir merkezindeki bazı binalar gayet iyi durumdayken bazılarının harabe durumunda olmasının gerekçesini bulmak için yapılan araştırmalar sonucunda şaşırtıcı bir tetikleme mekanizması keşfedilmiştir. Bir bina nasıl harabeye döner sorusuna, kırık bir cam ile cevap verilmiştir. Uzun sayılabilecek bir süre boyunca kırık kalan bir camın, belli bir süre sonra bina sakinlerinin bilinçaltında umursamama etkisi yarattığı savunulmaktadır. Daha sonra bir cam daha kırılmakta, binanın boyası dökülmeye başlamaktadır. Ya da birileri sprey boyayla yazılar yazıyor ve bir bakmışsınız ki binanın eski halinden eser yok. Kırık Cam Teorisi, New York ve diğer büyükşehirlerin polis departmanları tarafından da fark edilmiş ve düzensizlikler henüz küçükken çözüm bulunması (kırık camların onarılması dâhil) sorun büyüyünce uğraşmak yerine tercih edilen yöntem olmuştur. Bu sayede suç oranlarında önemli düşüş gözlenmiştir.

Amerika'da "Broken Window Theory" olarak adlandırılan bu teori miktarı ne olursa olsun ödenmeyen borçların daha da büyüyeceği, mali açıkların fazla büyütülmeden kapatılması gereği için de bir mecaz olarak kullanılır. New York Polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri yakalayıp haklarında işlem yapmış.

“Kırık Cam Teorisi” yalnızca binalar için geçerli değil… Şirketlerin de bu teorinin vizöründen geçen kararlar gözetilerek ele alındığında kolayca ömürleri biçilebiliyor. Perakende ve mağazacılık sektöründe de bu durumun sayısız örnekleri bulunmaktadır.

Kurumunuzdaki ufak sorunları asla küçümsemeyin ve çözümleri ertelemeyin. Ufak şeyleri dikkate alın. Bu bazen bir personelinizin yorgun ve mutsuz bakışları, bazen bir müşterinizin olası bir şikâyeti, bazen mağaza vitrinindeki küçük bir asimetri, bazense bir yöneticinizin sessizliği olabilir.

Çoğu zaman sorunlar etrafında umarsızca, çözüm yolları üretmeden, ders çıkarmadan dolanıp dururuz. Bu sorunlar daha sonra zamanla bir araya gelerek daha büyük sorunlara, krizlere yol açabilir. Birçok insan, çözebileceği minik sorunları es geçmesi yüzünden altından kalkamayacağı sorunlar enkazı altında kalarak kurtarılmayı beklemektedir. Aynı şey canlı birer organizma olan kurumlar için de geçerlidir.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive