Şirketler fırsatlara odaklandı

Küresel krizi fırsat bilen Türk firmaları ihracattaki başarılarını satın almalarla güçlendirdi. Şirketler, Avrupa ülkelerinden bir yılda 3 binden fazla firma satın aldı. İşbirlikleri ve satın almalarda; kimya, gıda, sağlık, enerji, tekstil perakende, otomotiv ve inşaat sektörleri öne çıktı

Eklenme Tarihi : 25 Eylül 2012 Salı
sirketler-firsatlara-odaklandi

Dünya ekonomisi kriz yaşıyor. Artçı sarsıntılarının halen devam ettiği bu deprem dünyayı öyle bir sarstı ki ticaretin ve paranın kuralları yeniden yazılmak zorunda kaldı. Türkiye'nin ihracatçı şirketleri de bu süreçte yeni ufuklara yelken açtı ve yeni pazarları keşfetmeyi başardı.

Belki de bu sayede ayakta kaldı. Peki, neresi mi bu pazarlar? Başta Afrika olmak üzere, Orta Doğu ve Asya ülkeleri... Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bugüne kadar oldukça önemli olan Avrupa pazarı düşüşte. Rakamlar da bunu açıkça doğruluyor. 2007'de yüzde 56 olan Avrupa pazar payı 2009'da yüzde 46 2011'de ise yüzde 36'ya gerilemiş durumda. Afrika ve Asya pazarı ise yüzde 70'lara varan artışlar yaşıyor.

Kısacası her ne kadar Avrupa pazarı Türkiye açısından hala önem taşısa da ihracatta yaşanan 'eksen kayması' da bir o kadar önem taşıyor.

Yeni trend Afrika ve Asya
Türkiye'nin son 5 yılda Afrika ve Asya ülkelerine yaptığı gerek hükümet nezdinde gerekse de iş dünyası nezrindeki çalışmalar oldukça etkili oldu. Özellikle de vizelerin kaldırılması ve ülkelerle yapılan serbest ticaret anlaşmaları yeni pazarların kapısını sonuna kadar açtı.

Ortaklıklar artıyor
Türkiye'de makroekonomik verilerinin yanı sıra son olarak işsizlik rakamlarında yakalanan başarıda, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler'in (KOBİ) gözü kara yatırımları önemli rol oynuyor. Avrupa genelinde yeni açılan şirket sayısında yüzde 37'lere varan oranda gerileme yaşanırken, Türkiye'de 8 ayda 6 bini imalat sanayinde olmak üzere 38 bin 202 yeni şirket açıldı.

Sanayi ihracatı artıyor
İhracattaki değişime paralel üretenin kazandığı bir döneme girdik. Geçen yıl sanayi ürünleri ihracatının yüzde 61,8'ini ana faaliyeti sanayi olan girişimler, yüzde 33,7'sini ise ana faaliyeti ticaret olan girişimler gerçekleştirdi. Ana faaliyeti sanayi olan girişimlerin yaptığı ihracatın ise yüzde 94,9'u sanayi ürünleri, yüzde 2,4'ü tarım ürünleri oldu.

Sanayi ürünleri ithalatının girişim ana faaliyetine göre yüzde 52,3'ü sanayi, yüzde 38,2'si ticaret ve yüzde 9,6'sı diğer sektörler tarafından yapıldı. Ana faaliyeti sanayi olan girişimlerin yaptığı ithalatının yüzde 75'ini sanayi ürünleri, yüzde 13,6'sını madencilik ürünleri ve yüzde 4,2'sini ise tarım ürünleri oluşturdu.

Şirketlere ihracat faktoringi can simidi oluyor
Türkiye'de 40 bine yakın ihracatçı KOBİ dünyanın her noktasına ürün satıyor. Hal böyle olunca finansal riskler de artıyor. Son dönemde faktöring sistemi birçok ihracatçıya can simdi oldu. Hatta Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) de bu konuda özel çalışmalar yürütüyor.

TİM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi dünyanın farklı bölgelerine nüfuz eden Türk ihracatçısının rekabet gücünü artıracak finansman enstrümanlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu dile getirerek, "İhracat alacaklarının tahsilinde büyük önemi olan faktoringi ihracatçılara, özellikle de ülke ihracatının büyük kısmını gerçekleştiren KOBİ'lere anlatmak istiyoruz. Dolayısıyla ihracatın güvenli finansmanı, üzerinde en fazla durduğumuz konuların başında geliyor" diyor.

Büyükekşi'nin bu konudaki görüşleri şu şekilde: " Dünyada 1980'de 50 milyar euro ile ticaretteki payı binde beş iken, 2011 yılında 2 trilyon eEuro hacim ile yüzde dört paya ulaşan uluslararası faktoring hacmi, ihracatçılara yönelik önemli bir çözüm ortağı. Türkiye'de 2011 yılında ihracat faktoringinin yüzde 57 büyüdü. Bu her geçen gün daha çok ihracatçının faktoring ile tanıştığını gösteriyor. Ancak genel rakamlar değerlendirildiğinde faktoringin daha çok büyüme potansiyeli olduğuna ve hali hazırda yüzde 5 seviyesinde olan pazar payını yükseltmesinde ihracatların küresel rekabet ve risk yönetimleri konusunda fayda sağladığını görüyoruz. Bu alanda ihracatın finansmanı konusunda atılacak her türlü adımı destekliyoruz. Bunun için birçok çalışmaya imza atmaya devam ediyor, ticaretin çarklarının döndürülmesinde önemli yeri olan faktoring ile büyük işlere imza atacağımıza yürekten inanıyoruz."

İhracat alacaklarının güvence altına alınması ve ihracat kredi sigortaları
Atilla Buğdaycı, TEB İstanbul Dış Ticaret Merkezi Müdürü

2000'li yılların başından bu yana Türkiye ihracatının ödeme türlerine baktığımızda, üretim kalitesinin artması ve uluslararası büyüklükte firmaların Türk ihraç ürünlerine ilgi göstermesi nedeniyle Türk ihracatçıları güvenilir gördükleri pazarlara daha fazla mal mukabili (açık hesap) ihracat yapmaya başladı. Bu eğilim ile mal mukabili ihracatımızın payı son 10 yıl içinde yüzde 50 civarından yüzde 60’lara kadar yükseldi.

Diğer yandan uzun yıllardır Türkiye ihracatının yüzde 50’den fazlasının gerçekleştiği AB pazarına yapılan ihracat, 2008 global durgunluktan etkilenmeye başladı. Güvenilir olarak bilinen ülkelerin bu durumdan olumsuz etkilenmesi ile de 2012 yılı ortalarında AB ülkelerinin ihracatından aldığımız payda bir düşüş gözlendi.

Gündeme bağlı bu gelişmelerin etkisi ile ihracatçılarımız; yüzünü yeni pazarlara çevirirken bir yandan da güvenli olarak gördükleri ülke ve alıcılara yaptıkları açık hesap ihracatlarından doğan vadeli alacaklarını nasıl sigorta ettirip, nasıl garanti altına alacakları konusunda çözüm arayışına girdi. Bunun sonunda ihracatçılarımız, hem doğrudan ihracat sigortası kuruluşlarından hem de ticari bankalardan destek almaya başladı.

Bu durumda gerek Türk Eximbank'ın gerekse uluslararası sigorta kuruluşlarının desteği ile ihracat alacaklarını ticari ve politik risklere karşı belirli oranlarda sigortalama imkanlarına sahip olabiliyorlar. Türk Eximbank tarafından sigortalanan ihracat yükleme hacminin de 2000 yılından bugüne yaklaşık yüzde 100 artmış olması ihracatçılarımızın da bu konuda bilinçlerinin artmakta olduğunun önemli bir göstergesi.

İhracatçılarımızın vadeli satışlarından doğan alacaklarını sigorta ettirirken bir yandan da bu sigorta poliçelerini temlik etmek suretiyle bankalardan finansman imkânları bulabilmeleri de mümkün. Türk Ekonomi Bankası olarak, ihracata verdiğimiz önem ve destek nedeniyle Türk Eximbank ile imzalamış bulunduğumuz Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası programı ile birlikte Orta ve Uzun Vadeli İhracat Kredi Sigortası programı kapsamındaki protokoller çerçevesinde ihracatçıların bu kapsamdaki alacaklarının finansmanı için de aktif olarak destek oluyoruz.

İhracat kredi sigortaları ve bunların karşılığında sunulabilecek finansman imkânları ile birlikte akreditifli ve uluslararası garantiler kullanılarak yapılan ihracat işlemleri kapsamında zor piyasalara yönelik çözüm önerilerimizden faydalanmak ve bu konularda ücretsiz destek ve her tür danışmanlık için ihracatçılarımızı TEB Dış Ticaret Merkezleri'ne (Trade Center) bekliyoruz.

Kaynak: Sabah

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive