Eklenme Tarihi : 01 Mayıs 2014 Perşembe
Vedat Diriker

Perakendede güzel gelişmeler

Uzun süre ölü toprağı serpilmiş gibiydi. Hep kendini tekrar eden yapılar, kısır taklitlerden öteye gitmeyen yerel girişimler, bilgiye, yenilenmeye, akla inanmayan rutin uygulamalar. Her sokak başında bir öncekini, başarısıyla veya başarısızlığıyla, sorgulamadan kopyalayan yeni tabelalar.


Uzun süre sonra CarrefourSA’nın uygulamalarıyla sektöre yeni bir heyecan ve renk geldiğini bu çorbada tuzu olan herkesi (Mehmet Nane ve ekibi) tebrik ederek ifade etmek isterim. Genellikle ne yazık ki, daha tenkit edici bir noktadan izliyoruz sektörü. Ama böyle farklı ve cesur girişimler sözkonusu olunca da takdir edip saygı duymak gerekiyor. Bu girişimlerin markaya ekonomik, ticari katkılarının ne olacağını, yapılan işin maliyetini ve ne getirip ne götüreceğini bilmeden bu yorumları yapıyorum. Ama beni şu anda yapılan işin farklılığı ve altında yatan cesur girişim ruhu ilgilendiriyor daha çok.

Sokak araları için küçük metrekarelerde çok daha düşük bir ürün çeşidiyle yeni bir konsept üretmek, Türkiye’de giderek müşteri potansiyeli artan daha lüks segmentte modellere girmek, mevcut hipermarketlerde alan kullanımını değiştirmek, insan kaynaklarına daha çağdaş bir zihniyet getirmek, müşteri ilişkilerinde yeni bir soluk, benim sektöre yakın bir müşteri gözüyle ilk gördüklerim.

Tabii ki daha önce denenmiş ya da başka konseptlerin temel unsurlarından beslenen hamleler de var bunun içinde. Ama bu tespitimi, giderek ağırlaşmış hatta hantallaşmış olduğu söylenebilecek büyüklükte yapılarda gerçekleştirmenin zorluğunu bilerek de yapıyorum. Yapılan işin, sektöre yeni bir heyecan getirmesi bir yana, marketler için seçilen kurumsal kimlik tercihlerinin de çok doğru olduğunu düşünüyorum. Raf ve kasa yapıları, görsel uygulamalarda seçilen renkler ve tasarımlar çok başarılı.

Ne yazık ki sektörün lideri konumundaki diğer zincirlerde bu geliştirici, katkı sağlayıcı, ilerlemeci düşünce tarzı bir süre sonra yerini sıradanlaşmaya bırakıyor. Satış rakamlarından ve büyüme trendinden memnun olduğunuz zaman her yeni günün bir öncekinden daha iyi olması motivasyonunu kaybedebiliyorsunuz. Bu kendinizi tekrar etmeye ve yeni fikirlere kapalı kalmaya götürüyor. 

Daha güçlü ve daha rekabetçi bir yapıyla karşılaşana kadar bu bir kayba ya da soruna dönüşmüyor ancak başarı bir yandan mevcut durumu korurken bir yandan da daha iyi olmanın yollarını aramaktan geri durmamakla mümkün.

Ben her yurt dışı market ziyaretimde Türkiye’deki kimi zincirlere de örnek olan yapılarda bu geliştirici anlayışı ve yeni fikirlere açık olmanın getirdiği farklılıkları görüyorum. Her gün bıkmadan usanmadan o soruyu soruyorlar ve sorduruyorlar. Daha önemlisi bu soruyu sorma hakkı ve inisiyatifini tüm çalışanlara da veriyorlar. Böylece binlerce farklı fikir ortaya çıkıyor. Konseptler temel ilkelerinden taviz vermiyorsa da bu ilkeler çerçevesinde daha iyi olmanın yollarını her gün aramaya devam ediyorlar. Kasa sistemlerinden, ürün çeşitlerine, bu ürünleri sergileme yöntemlerinden, aydınlatma tercihlerine ya da mevcut ürünleri geliştirmeye kadar her konuda farklı bir uygulama ile karşılaşabiliyorsunuz.

Müşteri tercihleri her geçen gün değişiyor, beklentiler yükseliyor, en temel ve basit görülen ihtiyaçların karşılanmasında bile yenilik önemli hale geliyor. Müşteri beklentileri ve tercihleri bu kadar hızlı değişirken hizmet sektörünün kendini tekrar etmesi, giderek gerilemesi anlamına gelir ve yenilikçi olanlar hep bir adım önde olmaya devam eder.

Yenilenmenin ve kendini tekrardan kurtulmanın yolu da farklı fikirlere imkan tanımaktan, tek akıldan çok akıla doğru açılım sağlamaktan, tüm çalışanların katkısına açık olmaktan geçiyor.

Ulusal zincirler, binlerce mağazanın tüm coğrafyaya yayılmış olmasıyla ve her kültürden on binlerce çalışanla çok zengin bir yenilenme toprağına sahipler. Yıllardır ısrarla karşı çıktığımız, sert, otoriter, merkezi yönetim biçimlerinin asla tam anlamıyla yararlanma becerisine sahip olamayacağı bu zengin toprak, ancak yönetimin yerelleştirilmesi, bölgeselleştirilmesi ve inisiyatif kullandırılmasıyla verimli şekilde kullanılabilir. Bugünlerde izlediğim ve başarılı bulduğum çalışmalarda bu gücün de kullanıldığını görüyorum ki, bu da sektör açısından memnuniyet verici.

Yalnızca perakende sektöründe değil, başka sektörlerde de dünyadaki başarılı örneklerin içinde çağdaş yönetim şekillerini benimseyen şirketlerin ağırlığının artması çok sevindirici. Hikmeti kendinden menkul o yüce liderler yerlerini, katılımcı, karşılıklı güvene ve farklı fikirlere saygıya inanan çağdaş anlayışlara terk etmeli bir an evvel.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive