Eklenme Tarihi : 08 Ocak 2014 Çarşamba
Berrin Yangınözü

Perakendede çalışan sadakati

Araştırmalar, her 100 çalışandan 30′unun çalıştığı kuruma bağlı olduğunu gösteriyor. Üstelik dünyada ve Türkiye’de ortalama çalışma süresi kısalıyor, sirkülasyon artıyor


Tüketici elektroniği, hazır giyim, yiyecek perakendeciliği gibi hızlı sektörlerde sadakat hızla azalıyor. Aynı şekilde çalışan sirkülasyonu da giderek artıyor. Yani çalışanı elde tutmak giderek zorlaşıyor. Uzmanlar da bu eğilimi doğruluyor ve bir şirketin sadık çalışanlara sahip olmasının önemli getirileri olduğunu vurguluyor. Dünyanın önde gelen İK uzmanlarında Dave Ulrich, “çalışan sadakati ve bağlılığı kurumlar için son derece önemli. Bir çalışan çalıştığı şirkete ne kadar sadık ve bağlıysa o kurumun müşterileri ve yatırımcıları da o kadar sadık olacaktır.” diye değerlendiriyor. Ayrıca insan kaynakları yöneticileri ve çalışanlar arasındaki yapılan araştırmalar, önümüzdeki 3 yılda sadakatin artacağını ortaya koyuyor. Üstelik artan sadakatin, şirketin performansına, karına yansıyacağı da tahmin ediliyor. Manpower global araştırma direktörü Andy Brown, “İşgücünü elinde tutabilen, sadakati hak eden şirketler gelecek dönem çok daha rekabetçi olabilecekler” diyerek bu saptamayı destekliyor. 

Şirketlerin hedeflerine ulaşmasında çalışan katkısındaki önem, geçmişe kıyasla arttı. Başarılı şirketlerin arkasındaki temel güçlerden belki en önemlisinin şirketini benimsemiş, kendi işi gibi gayret gösteren, şirketin başarısını kendi başarısıyla eş tutan ve şirkette uzun süre kalmayı hedef edinmiş çalışanlar olduğunun farkına varıldı. Bütün bunlar şirketlerin çalışan bağlılığına verdiği önemi kritik hale getirdi.

Çalışanların işlerini benimsemeleri ve canla başla çalışmalarını etkileyen irili ufaklı birçok unsur var. Burada anahtar, kültürel koşullar. Kültür değişmedikçe de bu faktörlerin öncelik sıralaması değişmiyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda şunu gördük ki, bu faktörlerin sıralamasını değiştiren tek şey çalışanın hayat evresi. Yani bu faktörler işe yeni başlayanlar için farklı, yükselmekte olanlar için farklı, kurumdaki eski topraklar için farklı işliyor. Ancak günümüzde patrondan patrona işlerin yerini daha çok şirketten şirkete işler almaya başladı.

Çalışanlar, artık iş güvencesinden ziyade şirkette çalıştığı süre boyunca kendisini geliştirebileceği fırsatlar istiyor. Bu da çalışanın bir iş bulabilirliğini olumlu yönde etkiliyor. Eskiden eleman arayan bir yönetici, altyapısı ve deneyimleri tam istediği gibi olan bir kişiyi çok sık iş değiştirmişse özgeçmişine bakıp hemen elerdi. Oysa bugün sık iş değiştirmiş olmasına rağmen bazı adaylara mülakat şansı tanınıyor. Aday mülakatta iş değiştirme gerekçelerini iyi açıklayabilirse, işe kabul ediliyor.

Yapılan bir araştırmaya göre; çalışanların işyerine olan bağlılığını etkileyen en önemli faktörü “bağlı çalıştığı yöneticisi” oluşturuyor. Yönetici kişi, pozisyonun gerektirdiği yetkinliklere sahipse, altındaki kişilerle bilgi paylaşıyorsa, ekibiyle iyi bir iletişimi varsa, adil, açık ve net bir yönetim biçimi varsa, bu yöneticinin takımındakiler kolay kolay iş değiştirmeyi düşünmüyor. Aldığı ücret piyasa ortalamasının çok altında olmadığı sürece, yöneticisinden ve yaptığı işten memnun olan bir çalışan iş değiştirmeyi düşünmüyor.
Dört tip çalışan var.

Bunlar “karşılıklı sadık olanlar”, “gözü kapalı sadıklar”, “paralı askerler” ve “sabotörler” başlıkları altında toplanıyor. ”Karşılıklı sadık”lar grubunda yer alanların sadakati yüksek ve şirketlerinin bu bağlılığı hak ettiği düşünülüyor.  “Gözü kapalı sadık” olanlar, sadıklar ama şirketin bu sadakati hak etmediğini düşünüyorlar. “Paralı askerler”, şirketlerinin bağlılığı hak ettiğini düşünseler de sadık değiller. Sabotörler ise sadakat konusunda en ümitsiz olanlar. Bu grupta yer alan çalışanlar, ne şirketlerine sadıklar ne de şirketlerinin sadakati hak ettiğini düşünüyorlar. 

Çalışanlar aslında çok fazla şey istemiyor!
Temsil ettiği şirketin imajının olumlu olmasını,
Tatmin edici ücret, sözleşme ve diğer olanaklar,
Yaptığı işin içeriğinin niteliklerine uygun olmasını, unvan ve yetkisinden memnun olmayı ve kişisel önemi olduğunu hissetmeyi,
Kariyer yönetimi yapılmasını,
Şirketin müşterileriyle ilişkilerinin iyi olmasını,
Yöneticisi olan ilişkilerinin olumlu olmasını,
Şirket tepe yönetiminin yeterlilik ve istikrar açısından güven vermesini ister.

Çalışanların yüzde 56’sı işverenlerinden gereken ilgiliyi görmediklerini, yüzde 45’i kendilerine adil davranılmadığını, yüzde 41’i ise işverenlerin güven duymadığını ifade ediyor. Sadık müşterinin kalbine giden yol, mutlu çalışandan geçer. Sürdürülebilir karlılık ve verimlilik için çalışan sadakati şarttır. Yetenek sermayeden daha önemli hale geldi. Entelektüel sermaye sabit kıymetler kadar şirket varlıklarından biri oldu.

Uzun vadeli başarılar ve çalışanlarınızla ortak bir gelecek istiyorsanız sadakat yaratmanız şart. Kaybedilen bir işgücünün kaybı dünyada 18 ay, Türkiye’de 24 aylık bir maliyet yaratıyor. Sirkülasyonu yüksek şirketler istikrarsızlığa mahkum oluyor.

Markanızın ve imajınızın en iyi temsilcileri çalışanlar olduğuna göre, onlara yapacağınız her yatırımı kendinize yapmış saymalısınız. Unutmayın müşteri sadakati sağlamak için çalışanlarınızın sadakatine ihtiyacınız var ve insan kaynak değil, kıymettir!

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive