Eklenme Tarihi : 23 Haziran 2014 Pazartesi

Perakendecilikte yönetmenin yeni kuralı

Yerel perakende sektörü son yıllarda organize olması ve birleşmelerle birlikte büyümeye devam ediyor ama büyüme devam ettikçe artan personel sayısıyla birlikte başarıyı ve motivasyonu kontrol etmek zorlaşıyor. Peki, 2014 yılına geldiğimizde hızla gelişen perakende sektöründe perakendeciler çalışanlarını nasıl yönetecekler?


Denetlemek mi motive etmek mi?
Yerel perakendecilerin çoğu büyük uluslararası perakende firmasından daha başarılı olmasının nedeni çalışanların müşterilerle kurdukları yakın ilişkiler ve patronların/yöneticilerin çalışanlarla kurdukları yakın ilişkilerdir. Mesela çoğu uluslararası perakendeci çok düzenli, disiplinli, sistemli market olmalarına rağmen Türkiye piyasasında tutunamamışlardır. Bunun en büyük nedeni disiplinin çalışanlar üzerinde motivasyon kadar etkili olamamasıdır. Motivasyon temelinde mutluluk, odaklanma içerir ve sonuç yerine aslında o anki süreçle ilgilidir.

İş dünyasında öğrenilmesi gereken en yeni ve geçerli kural şudur: Çalışan çalışırken mutlu olmalıdır. “Çalışan başarılı olduğunda mutlu olacak” değil “Çalışan mutlu olduğunda başarılı olacaktır.” Yani yılda ayda bir kere yapılan ödüllendirmeler artık işe yaramamaktadır. Tüm sürece yayılacak şekilde iş geliştirme stratejilerine ihtiyaç vardır.

Genç Y kuşağı çalışanlar şirkette kendilerini motive eden samimi, sahici, doğal “babacan yönetici” karakterinde yöneticiler istiyorlar. Bu nokta çalışanı yönetmenin en bıçak sırtı tarafını oluşturuyor. Yönetici, samimi, doğal, sahici, kucaklayıcı ve motivatör olmak zorunda. Yöneticinin sert, aşırı denetleyici, hep hata bulucu yapıda değil, çalışanları motive edici ve sorun çözücü ve öğretici olarak görevini yapması gerekiyor.

Çünkü Y kuşağı (1978-1999 arası doğumlu) çalışanlar patron/yönetici tarafından aşırı denetlenmeyi/ cezalandırılmayı anlamlandıramıyorlar ve şirketten uzaklaşıyorlar. Y kuşağı çalışanlar aileleri tarafından böyle yetiştirildiler ve şirketi ailesi olarak görme eğilimindeler. Baba/anne figürünü patron veya genel müdür temsil ediyor ve patron (anne baba) tarafından çok sık denetlenmek, uyarılmak ona değersizlik ve güvensizlik hissi veriyor. Çünkü bu kuşak anne babası tarafından övülerek büyüdü ve neredeyse hiç eleştirilmedi.

Yönetici tarafından motive edilmek ise Y kuşağı çalışan için çok önemli. Bu yapılmazsa engellenemeyen turnover (çalışan devir hızı) oranını yükseltir ve en sonunda motive olmayan çalışanın mutlu edemediği müşteri ve düşen cirolar olarak olay sonlanır. Ayrıca yerel perakende de turnover oranı (%60 - %90) oranına kadar bile çıkabiliyor. Diğer oturmuş sektörlerde bu oran % 5-10 arasında değişiyor. Arada inanılmaz bir fark var.

Genç çalışanlar eski çalışanlar gibi rekabet (sonuç çıktıları) ile motive edilmiyorlar ama süreç (çalışma ortamını daha mutlu hale getirerek) ile motive edilebiliyorlar. Denetleyerek, sıkarak, kızarak, ceza vererek, sadece raporlara bakarak yönetme devri sona erdi. Devir çalışma ortamını ve kişiyi/çalışanı önemseyerek değer vererek başarıya gitme devri.

Bunu başaramayan şirketler gelecekte çalışanlarına ciro yaptırmayı boş verin o mağazada çalışmak isteyecek çalışan bulmakta bile zorluk yaşayacak. Süreci iyileştiren yöneticiler ise artık yönetimle değil liderlik aşamasına geçerek şirketlerini liderliğe taşıyacak ve perakende piyasasının da lideri olacak.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive