Eklenme Tarihi : 23 Temmuz 2013 Salı

Perakende ve İK

Türkiye İstatistik Kurumu Nisan 2013 verilerine göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 23,6'sı tarım, yüzde 19,6’sı sanayi, yüzde 7’si inşaat, yüzde 49,9'u ise hizmetler sektöründe çalışıyor. Büyük bir kısmı hizmet sektöründe çalıştığı gibi, sanayi sektöründen hizmet sektörüne doğru da büyük bir iş göçü başlamış durumda. Hizmet sektörünün en büyük kısmını ise perakende sektörü oluşturuyor


Genç kuşaklar günümüzde sanayi ve fabrikada değil, mağazada çalışmayı tercih ediyor. Bu tercihin nedenleri ise çalışma ortamı, şehir merkezine yakınlık, insanlarla iç içe çalışma ortamları ve kariyer fırsatları gibi sebepler oluşturuyor. Görüldüğü gibi perakende sektöründe çalışmak isteyen kişi sayısında artış var. Ama diğer taraftan sektördeki turnover (çalışan devir oranı) bunun tam tersini gösteriyor. İşten çıkışlar oldukça yüksek oranlara ulaşıyor ve perakende sektörünün çalışan devir oranı hala yüksek. İşe giren personel uzun süre aynı yerde çalışmıyor. Uzun yıllardır aynı personelle çalışan yerel perakendeci parmakla gösterilecek kadar az sayıda. Sektörde aynı şirkette 5-10 yıldır çalışan kaç kişi var? Birkaç şirket hariç sayı oldukça düşük…

Perakende sektörü neden bu kadar yüksek çalışan devir oranına sahip? Bunu şirket sahiplerine veya perakende yöneticilerine sorduğunuzda, en kolay cevabı veriyorlar genellikle: “Gençler bu işe meslek olarak bakmıyor.” Bu, doğru bir cevap değil. Çünkü istatistikler tersini söylüyor. İş değiştirmelere baktığımızda, işten ayrılanların yine perakende sektöründe çalıştıklarını, başka sektöre geçmediklerini görüyoruz. Yani perakendeyi meslek olarak görüyorlar ama çalıştıkları şirkette mutsuzlar. Demek ki dertleri perakende sektörü ile değil, çalıştıkları kurumla ilgili. Yani sorun insan kaynaklı!

Bu durumun yüksek bir maliyeti de var aslında. Yapılan araştırmalar yeni işe alınan deneyimsiz bir personelin maliyetinin, çalışan bir personelin maliyetinin 3-10 katına eşit olduğunu söylüyor. Yani bir asgari ücretli personelin işe alım maliyeti 3 bin 750 ile 15 bin TL arasında değişiyor.  Çünkü ilan verilecek, görüşme yapılacak, işe alınacak, işi öğrenecek, bu arada işi bilmediği için müşterileri mutsuz edecek ve daha az alışverişe neden olup ciroları düşürecek. Her personel başına böyle bir maliyet ciddi rakamlara ulaşıyor.

Yıllar boyu yerel perakendede insan kaynakları (İK) pek gerek duyulmayan bir bölüm olarak görüldü. Yerel perakendede bu yıl yeni yeni ön plana çıkarken, sanayi işletmelerinde 10-15 yıldır İK bölümleri var. Yerel perakendede kurulmaya başlanan İK departmanı da genellikle İK fonksiyonlarını değil maaş, bordrolama, SGK, İŞKUR işlemlerini yürüten özlük işleri ağırlıklı olarak kuruluyor.

Aslında kural basit: Hizmet sektöründe en önemli şey, müşteri mutluluğu… Mutlu olmayan çalışanlar müşteriyi asla mutlu edemez! Mutlu olmak derken, çalışanlara sadece güler yüzlü davranılması değil kastettiğim. İşleyişin düzgün ve tutarlı olması, şirket iş disiplinin oturmuş olması da önemli etken. İnsan kaynakları sadece işe alım yapan ve maaş ödeyen değil, çalışanların mutluluğu için uygulamalar geliştiren, işveren markası çalışmaları yapan, iç iletişim yapan bir departman da olmalı. Y kuşağı çalışanların çoğalması ile İKna daha çok görev düşüyor. Özellikle uluslararası firmaların perakendeye girişiyle birlikte insan kaynağı perakende firmaları için önemli bir rekabet gücüne dönüşüyor.

Bunun için yerel perakendeciler şirketlerinde mutlaka İK departmanı kurmalı. İnsan kaynakları öncelikle çalışanların tüm kanuni hakları düzgün şekilde sağlanmalı (maaş, çalışma saatleri, mesai ücretleri, servis, yemek, SGK vs.) çünkü temel kanuni haklar düzgün olmadan motivasyon işe yaramaz!

Departmanın yöneticiliğini yapacak İK sorumlusu mümkünse perakende kökenli olmalı ve en az 4-5 senelik İK tecrübesi olmalı. İK mutlaka şirket kararlarında stratejik ortak olmalı ve şirket adına alınan kararlar konusunda görüşü alınmalı ve görüş bildirmeli.

İK, işveren markasını güçlendirecek uygulamalar geliştirmeli ve bunun için İK yöneticisi pazarlama, halkla ilişkiler, sosyal medya konularında da bilgili olmalı. Terfi ve kariyer, perakende çalışanının en önemli motivasyon kaynağıdır. Bu yüzden şirkette adaletli ve düzgün bir terfi sistemi oluşturulmalı. Terfi mutlaka mesleki sınavdan geçirilerek yapılmalı. Ayrıca şirkete uygun bir performans sistemi kurulmalı, çalışan ve yöneticilerin performansları düzgün ölçülmeli. Mağazaların başarı şartı sadece satış üzerinden değil, müşteri memnuniyeti üzerinden de ölçülmeli.  

Özetle, perakende insan odaklı bir sektör ve İK uygulamaları ile çalışanlar, müşteri mutluluğu sağlayarak, ciroları yükseltebilir. O yüzden uzun vadeli başarı için perakende şirketlerinin İK departmanlarını geliştirmesi ve işleyişlerinin merkezine yerleştirmeleri gerekir.

• Bundan sonra, iki haftada bir “İnsan kaynakları ve perakende” konulu yazılarla buradan sizlerle birlikte olacağım. Bana Perakende.org okurlarıyla buluşma fırsatı veren Perakende Bilgi Evi yönetimine teşekkür ederim.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive