Eklenme Tarihi : 16 Kasım 2012 Cuma
Yılmaz Attila

Perakende buzulu nereye akıyor?

Eylül ayında yayınlanan iki önemli çalışmadan özetlediğim trendleri dikkatinize sunmak istiyorum.


Birinci çalışma, Retail Systems Research (RSR) şirketinin Retail Trends 2013: The Most Important Topics For a Pivotal Year (Perakenden Trendleri 2013: Önemli Bir Yılın En Önemli Konu Başlıkları) adlı web-semineri idi.

İkincisi, Price Waterhouse Coopers (PWC) ve Kantar Retail’in Retailing 2020: Winning In a Polarized World (2020’de Perakende: Kutuplaşmış Dünyada Kazanmak) adlı ortak raporu idi.
Çalışmalar ABD ve gelişmiş ülkelere yönelik olmakla birlikte hem yakın hem de uzak gelecekte önümüze çıkacak gelişmelere ışık tuttukları için Türkiye perakendecileri ile paylaşılmasının yararlı olacağını düşünüyorum.

Perakende dünyası, ürün odaklı olmaktan, müşteri odaklı olmaya doğru hızla yol alıyor
1. Dijital satış kanalları perakendecilerin en büyük aktifini, mağazaları, tehdit ediyor. Dijital kanallarda uygun fiyatlarla satılan giyim, elektronik, kitap, müzik, film ve gıda gibi ürün ve hizmetler dijital platformlara hızla kayıyor.

2. Teknolojinin yarattığı şeffaflık, perakendecilerin kendi kanalları arasındaki ve rakipleri karşısındaki ürün ve fiyat farklarını tehdit ediyor. Farklı bölgelere, farklı müşteri profillerine yönelik fiyat adacıkları oluşturmak artık risklidir; tüketiciler akıllı telefonlar aracılığıyla fiyat farklarının şimşek hızı ile farkına varıyorlar ve üstelik de sosyal medyada perakendeciyi fiyat ayrımcılığı yapmakla suçlamaktan çekinmiyorlar.

3. Tüketiciler mağazalar arasında gezindikçe tek bir kanaldan takip edilen tüketim alışkanlıklarını saptamak için veri toplamak zorlaşmaktadır. Money Club, Advantage, Paro gibi ortak ödeme platformları tüketicilerin bilgilerine ulaşmak için zorunlu platformlar olmaktadır. Bu, erken girenin kazanacağı bir oyundur!

4. Nüfus artışı, küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişiklikleri gıda ve petrol fiyat artışlarını tetiklemektedir -“Küresel ısınma sonucu balıkların boyutlarında 2050 yılında yüzde 14-24 oranında küçülme olacaktır” (Hürriyet gazetesi 2 Ekim 2012). Enflasyon önümüzdeki yılda da kar marjlarını sıkıştırmaya devam edecektir.

5. Rakipleri takip ederek oluşturulan satış fiyatları, mihenk taşı sert indirim mağazaları olduğu sürece anlamsız marj kayıplarına yol açmaya devam edecektir -Aldi, Gerçek no12: “fiyatlarımızı artırmak zorunda kalacağımızdan, fiyatlarımızı başkalarının fiyatlarına eşitlemiyoruz”.

6. Farklı mağazalara dağılan müşterileri geri toplamak için hiper-promosyon taktikleri önemini koruyacaktır. Ancak işletme giderleri sürekli artarken, artan promosyonlu satışlar katkı paylarını (marjları) eritecek ve perakendeciler rekabet denizinde kıyıya ulaşmakta zorlanacaklardır.

Akıllı olmak esastır: herkes kendi müşterisi ve finansal gücüne göre promosyonlarını planlamak zorundadır. Bunun için iyi bir ticari plan ve sıkı bütçe takibi yapabilmek artık kaçınılmazdır. Hükümetler için geçerli olan, firmalar için de geçerlidir...

7. Çok ürün teşhir etmenin daha iyi satış ve hizmet anlamına geldiği günler tarih olmuştur. Ürün çeşitleme optimizasyonu gündemdedir. Müzelik stokların ve stoksuzluğun oluşturduğu envanter dengesizlikleri müşterileri mağazalardan uzaklaştıran en önemli neden olmaya devam edecektir.

8. Artan dijital satış platformlarının rekabeti mağaza çalışanlarının önemini katlamıştır. Daha önce de belirttiğim gibi , çalışanların mutlu edilmesi bundan böyle müşterilerin mağazada tutulabilmesine giden yolda kilit olmaktan öteye yaşamsaldır.

2020’ye doğru
Yedi yıl üç ay belki çok uzakta görünebilir. Ancak perakende dünyası sürekli gelecekte yaşadığından, günler, aylar ve yılların akış hızını perakendecilerden daha iyi kimse bilemez.

1. Satış kanalları çoğalacaktır. Çeşitlenen dijital platformlar üzerinden yapılan satışlar mağaza duvarlarını inceltmeye devam edecektir. Perakendeciler kesintisiz satış kanallarına (omni-channel) yayılmaya hazır olmalıdırlar. Kesintisiz satış kanallarında perakendeciler gerek mağazalarda gerekse de dijital platformlarda tüketici memnuniyetini ve markanın sürekliliğini senkronize etmenin yollarını bugünden araştırmalıdırlar.

2. Kanalların birbirinin alanlarına tecavüzü artmaktadır. Perakendeciler kendi uzmanlık alanı dışında satış yapmak özgürlüğüne kavuşacaklardır: lastik tamircileri bira ve su satarlarken, kırtasiye mağazaları gıda satış alanlarını genişleteceklerdir.

3. Tüketiciler planlanmış satın almalarını giderek daha çok dijital platformlardan yapacaklardır. Bu zorunlu olarak duvarlarla çevrili satış alanlarının küçülmesini hızlandıracaktır. Geçen ay bu konu üzerinde etraflıca durmuştum.

4. Benzer mağaza satış karşılaştırması ve metrekare verimliliği öne çıkacaktır.

5. Şeffaflık, sadece perakendeci için değil bütün tedarik zinciri için zorunlu olacaktır.

6. Ürünlerin menşei, spesifikasyonları, ambalaj özellikleri, karbon ayak izi önemini artıracaktır. Ürün kalitesini geliştiren, şeffaflaştıran ve çevre etkilerini azaltan tedarikçiler öne geçeceklerdir.

7. Küreselleşme ülkeler arası ürün transferlerini kolaylaştırırken, nakliye sürecinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi denkleme girecektir. Yerel tedarik önem kazanmaya devam edecektir.

Kalıcı hale gelen trendler
Trendlerden söz ederken geçmişten geleceğe uzanan trendleri de gözden kaçırmamak gerekmektedir.

• Ucuzluk ve tutumluluk kalıcıdır.
• Sadece dijital platformların rekabeti değil, mağazaları olan perakendeciler arasında da rekabet artacaktır.
• Tüketim birimleri, aileler, küçülmeye, sadık müşteri kavramı gerilemeye ve uluslararası perakendecilerin gelişmekte olan ülkelere ilgileri devam edecektir.
• Marjlar daralacak, verimli çalışmak kaçınılmaz olacaktır.
Söz konusu gelecek olduğunda, unutulmaması gereken tek gerçek, hızı sürekli artan değişimdir. Değişmeyi başaranlar gelecek trenini yakalayacaklar, kaçıranlar ise arkalarından el sallayacaklardır.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive