Nitelikli çalışan, sektörü geleceğe taşıyacak 2

Perakende sektörünün gelişmesine paralel olarak, konusunda uzmanlaşmış insan gücüne olan ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Perakendenin en önemli sorunları arasında nitelikli çalışan sayısının az olması ve sürekliliğinin sağlanamaması yer alıyor. Yetkililer, eğitim ve birikim açısından nitelikli çalışan bulunmamasına dikkati çekerken, eğitim ve sertifika programlarının açılmasını da olumlu olarak değerlendiriyor

Eklenme Tarihi : 21 Aralık 2012 Cuma
nitelikli-calisan-sektoru-gelecege-tasiyacak-2

Uğur TATLI

Çeşitli kaynaklara göre Türkiye’deki perakende sektörünün büyüklüğü 200 milyar dolar civarında seyrediyor. Sektörde son 5 yılda yüzde 63 düzeyinde bir büyüme yaşandı. Nielsen verilerine göre ise geçen yıl ulusal perakende sektörü yüzde 9,6, yerel perakende ise yüzde 21,5 oranında büyüdü. Öte yandan gerçekleşen hızlı büyümeye paralel olarak nitelikli iş gücü arzının sağlanamaması, sektörün en önemli sorununu oluşturuyor. Sektör temsilcileri marketlerde çalışmanın uzun soluklu bir iş olarak görülmemesinden dert yanarken, mağazacılığın bir meslek olduğu algısının yaratılması gerektiğinin altını çiziyor. Nitelikli çalışan bulmanın zorluğundan yakınan perakende zinciri yöneticileri, üniversiteler ve devlet kurumlarıyla yapılacak ortak çalışmaların da önemine dikkat çekiyor.

Haberin dün yayınlanan 1’inci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
 

DiaSA, çalışanlarına özel projeler geliştiriyor
DiaSA, İK anlamında çalışanının yanında durarak çalışan istikrarı sağlamayı hedefliyor. Perakende sektöründe başarılı olmanın anahtarını sabırlı olmak olarak gösteren DiaSA Genel Müdürü Fernando Gonzalez Somoza, “Kendi içimizde yaptığımız analizler sonucu, mağaza çalışanlarımızın şirkette üç yılını tamamladıktan sonra çıkış oranlarının çok azaldığını gördük. Perakende, çok geniş ve hızlı kariyer fırsatları sunan bir sektör... Üç yıl gibi bir sürede çalışanlarımız potansiyelleri doğrultusunda çok farklı noktalara gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Çalışanlarını her açıdan desteklemeye ve motive etmeye çalıştıklarını vurgulayan Somoza, “Çalışanlarımıza sunduğumuz eğitim paketlerimiz, kariyer olanaklarımız ve çeşitli prim sistemlerimiz ile çalışanlarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. DiaSA’ya özel farklı projelerimizden; Sadakat Kartı çalışan indirimlerimizi, ‘Ayın Çalışanı’ hediyelerimizi, kurumsal indirim paketlerimizi ve 2012 yılında gerçekleştirdiğimiz yönetici adayı gibi projelerimizi sayabiliriz” şeklinde konuştu.

“Sektör, teşviklerle desteklenmeli”
Perakende sektörünün İK anlamında birçok sorunla boğuştuğunu ve bu sorunlar arasında en önemlisin, bu işe “gelip geçici” gözüyle bakılmasının olduğunu belirten Hadim İK Müdürü Psikolog Yılmaz Gürkan, “Deneyimin çok gerekmediği, kısa sürelerle; askere gidene, evlenene, daha yüksek gelirli bir iş bulana, üniversiteye girene ya da KPPS sonuçlanana kadar çalışılabilecek bir sektör gibi algılanıyor. Reyon görevliliği ya da kasiyerlik insanların hayallerini süslemediği gibi, meslek olarak da görülmüyor ve bu nedenle kişilerin işe motivasyonu düşük oluyor” diye konuştu.

Son yıllarda bazı üniversite ve ticaret meslek liselerinde meslek çalışanı yetiştirme yönünde çalışmalar yapıldığına değinen Gürkan, bu eğitimlerin çok yeterli olmadığı tespitinde bulundu. Gürkan, şunları söyledi: “Devletin, STK’ların ve basının şimdikinden daha farklı şeyler yapması gerekiyor. Çalışma saatleri, ücret politikaları, pazar günleri marketlerin açılmamasıyla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması ve bunlar için geniş katılımlı çalıştayların düzenlenmesi önerilebilir. Sirkülasyonun önüne geçilmesine olanak tanıyacak diğer bir açılım, işe alma süreçlerinin iyileştirilmesi ile mümkün. Oluşturulacak kurum kültürüne uygun, doğru işe doğru çalışanların alınması da üzerinde durulması gereken başka bir konu. Sektörün yeni çalışanı bekleme süresi çok sınırlı. Perakendecilik, istihdam yaratma açısından mutlaka teşviklerle desteklenmeli.”

Kurumsallaşmayı hedefleyen Hadim’in 2008 yılından bu yana İK için gerekli hamleleri yaptığını anlatan Gürkan, “İş analizleri, görev tanımları, organizasyon şemasının hazırlanması, kurumsal kimlik çalışmaları, performans değerlendirme sisteminin kurulması, bunlar için gerekli yazılımların hazırlanmasını sağladık. Önümüzdeki yılın hedefleri arasında; eğitimin online hale getirilmesi, işe yeni başlayan eğitiminin tasarlanması ve ücret skalalarının düzenlenmesi yer alıyor” dedi.

İsmar, eğitimin önemine dikkati çekti
2012 yılında köklü bir değişikliğe giden İsmar, İK alanında da önemli atılımlar gerçekleştirdi. Sektörün büyümesiyle birlikte nitelikli çalışanın istihdam edilmesiyle ilgili sıkıntılar yaşandığını belirten İsmar İK Müdürü Latife Elmas, “Mağazacılık meslek olarak değil, geçici bir iş olarak görüldüğü için çalışan devamlılığı sağlanamıyor. Sektörde bu sorunları gidermek için öncelikle mağazacılığın bir meslek olduğu algısını yaratılması gerekiyor. Meslek liselerinde ve meslek yüksek okullarında perakende ile ilgili bölümler açılmaya başladı ancak sayıları hala sektörün ihtiyacını karşılayacak düzeyde değil. Sektörün çalışan ihtiyacının giderilmesi için meslek okullarının daha çok tercih edilir olması gerekiyor” diye konuştu.

İsmar bünyesinde çalışanın şirkete bağlılığını artırmak adına bir dizi çalışma yaptıklarını söyleyen Elmas, çalışanların kariyer yolunu belirgin şekilde oluşturduklarını dile getirdi. Elmas, “İşe yeni başlayan çalışanı 6’ncı ve 32’nci haftalarda değerlendirmeye tabi tutarız. Devamında gelişimi, performans yönetim sistemiyle takip ediyoruz. Değerlendirmeler sonucunda eğitim planları yapıyoruz. Çalışanlarımızın yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yetenek Yönetimi’ programları uyguluyoruz. Yapılan performans ve yetkinlik değerlendirmeleri sonucunda, ‘Yönetici Yetiştirme Havuzları’ oluşturuyoruz. Havuza alınan çalışanlarımız için eğitimlerle desteklenen ayrı bir ‘Yönetici Gelişim Programı’ uyguluyoruz” şeklinde konuştu.

Latife Elmas, çalışan sürekliliğini artırmaya yönelik ise şu önerilerde bulundu: “Şirketler kendi bünyelerinde iç eğitmenlerle meslek edindirme programları uygulayarak, vasıfsız çalışanlara meslek kazandırır ve sektörde bu tür uygulamalar artarak devam ederse, nitelikli çalışan kaynağı genişler. Kariyer yolları net olarak belirlenip, üst kademelere ulaşma imkânı açık tutulursa, kariyer yapma olanağı sağlanmış olur. Bu sayede, çalışanların yoluna ışık tutularak devamlılık yüksek oranda artırılır.”

“Sorumluluk sadece İK yöneticilerinde değil”
Perakende işletmeleri olarak kendilerine düşen görevler olduğunu dile getiren Makro Market Genel Müdürü Mehmet Songör, “Öncelikle perakende sektöründe çalışmanın, çalışana toplumda saygın bir yer edindirecek hale gelmesini sağlamalıyız. İnsanlarımız tarafından uzun vadeli düşünülen, gelişim, kariyer, kazanç gibi unsurları sağlam olan bir yapı oluşturulmalı” diye konuştu. İdari planlamanın önemine dikkati çeken Songör, sektörün; çalışma saatleri, sosyal imkanlar gibi konularda eksiklikleri olduğunu söyledi. “Sorumluluğu sadece İK yöneticilerine yüklemek de doğru olmaz” diyen Songör, “Merkezi ya da yerel yönetimlerce uygulanacak düzenlemelere de ihtiyaç var. Umarız bu konuda sonuç alınacak uygulamalar gecikmez” açıklamasında bulundu.

Songör, “Her kademedeki çalışanın iş verimliliğini artırmak ve alanlarında uzmanlaşmalarını sağlamak amacıyla; eğitim ihtiyaç analizleri ve görev tanımları doğrultusunda gelişim ihtiyaçlarını belirliyoruz ve bunun için gerekli eğitim ve gelişim faaliyetlerini tasarlıyoruz” şeklinde konuştu. Songör, sözlerine şöyle devam etti: “Eğitim programlarımızdan biri olan ‘Yönetici Adayı Eğitim Programı’ ile adaylarımıza hem mesleki hem de yönetsel bilgiler veriyoruz. Programın başlangıcında oryantasyon eğitimi ile adaylarımızı genel müdürlük ekibi ile tanıştırıyor ve destek birimlerini (Ana Depo, Et İşleme Tesisi, Meyve-Sebze Lojistik Merkezi ve Kurban Kesim Merkezi) gezdirerek kurumsal kültürümüzü aktarıyoruz. Bu beş günlük programdan sonra mağazalara yönlendirilen yönetici adaylarımız 10 günde bir yönetim becerileri, kişisel gelişim ve mesleki eğitimler alarak hem kuramsal hem de uygulamaya dönük bilgilerini bir araya getiriyorlar. Toplam olarak iki ay süren bu programı başarıyla tamamlayan adayları ‘mağaza yöneticisi’ olarak görevlendiriyoruz.”

Onur Market, Özen Akademi’yi kurdu
Dinamik ve her geçen gün gittikçe büyüyen bir sektörde, çalışan oranının bu büyümeye paralel doğrultuda gelişmemesinin İK sorununu da beraberinde getirdiğini söyleyen Özen Grup CEO’su Cemal Özen, şunları söyledi: “Perakende sektöründeki iş olanaklarının mesleki olarak algılanmaması, ayrıca gençlere prestijli kariyer fırsatları sunabilen bir sektör olmaması konusunda kendini net ifade edememesi de tüm bu sorunları destekliyor. Tüketicinin satın alma kararı aşamasındaki tüm süreç ve devamlılığının müşteri memnuniyetinden geçtiğini düşündüğümüzde, nitelikli insan kaynağı ihtiyacının ne denli önemli olduğunu da ifade etmiş oluruz. Büyüyen ve sürekli kendini yenileyen bir sektörde tutunmak için artık firmalar İK’nın niceliği yanında niteliğine de fazlasıyla önem veriyor. Bu dönemde perakendede faaliyet gösteren kurumlar, profesyonel ve organize bir kurgu ile genç kadrolara ‘kendi aşılarını’ yapmalılar. Bu aşının tutmasını sağlamak için çalışanın gelişimini sürekli izlemeliler.”

Marketlerin sundukları hizmetlerle gittikçe birbirine benzediklerini, rekabetteki ayrıştırıcı en önemli faktörün nitelikli insan kaynağıyla sağlanacağını dile getiren Özen, “Bu bağlamda hem çalışanımızı hem de şirketimizi ileri taşıyacak çalışmalar yapıyoruz. Geçtiğimiz Ekim ayında şirket bünyesinde kurduğumuz Özen Akademi ile çalışanlarımıza yönelik çeşitli programlar geliştirdik” şeklinde konuştu
Özen Akademi’yle ilgili bilgiler veren Cemal Özen, “Özen Akademi için her bir departman ayrı birer fakülte gibi ele alınarak, bu fakültelerin içerisindeki bölümlere özel ders içerikleri hazırlandı. Çalışanımızın iş yapış kalitesini, motivasyonunu artıracak; bununla birlikte çalışanımıza entelektüel kazanımlar sağlayacak çok yönlü bir eğitim programı ile akademimiz çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

Özen Akademi kapsamında beyaz yakalı çalışanları için “Tutkal” adı altında program geliştirdiklerini kaydeden Özen, “İşe başlama tarihinden sonraki 3 aylık zaman diliminde ayda bir kez katılacağı toplantılar ile adaptasyon sürecinde kendisine refakat edeceğimiz çalışanlarımız, hem kurum kültürünü benimseme hem de çalışma arkadaşlarına uyum sağlama sürecini hızlandıracak olan bu programa katılarak, sektör yapısını tanıma fırsatı buluyor” diye konuştu.

Özhan Market, çalışanıyla birlikte hareket ediyor
Perakendenin hızlı büyüyen bir sektör olduğunu kaydeden Özhan Marketler Zinciri İK Sorumlusu Cengiz Çatalkaya, “Perakende sektöründe İK departmanı çoğu şirkette yoktu ama yavaş yavaş bu bölümler de oluşturuluyor. Perakendeciler artık çalışanların en önemli değerleri olduğunu fark etti” diye konuştu. Çalışanlara yönelik Özhan Eğitim Merkezi’ni kurduklarını belirten Çatalkaya, “Bu, Özhan’ın çalışanlarına gösterdiği ilginin bir göstergesi aslında. İK departmanımızı şehrin merkezinde yer alan bir mağazamızın yakınına konumladık. Böylece hem sahaya yakın olduk hem de iş görüşmelerine gelen adayların işini kolaylaştırdık. Kurulduğumuz günden itibaren çalışan odaklı bir şirket olduk. Bu güne kadarki ekonomik krizlerde asla çalışanları işten çıkarmadık. Krizleri birlikte aştık. Çalışanlara yakın olmaya, onları ve çalışma şartlarını daha iyi anlamaya, geliştirmeye çalışıyoruz” açıklamasında bulundu. İŞKUR ile yapılan ortak çalışma sonucunda iki yıldan bu yana perakendecilik alanında kurs verdiklerini aktaran Çatalkaya, kurs sayesinde sektöre çok sayıda çalışan kazandırdıklarını söyledi.

Çalışanlara yönelik farklı olanaklar da sağladıklarını dile getiren Çatalkaya, “Çalışanlar için ayırdığımız 20 bin TL’lik bir destek ödeneğimiz var. Çalışanlarımız maddi olarak zorlandıkları dönemlerde bu ödeneğe başvurabiliyor ve taksitle ödemek üzere borç alabiliyor. Ayrıca 6 ayda bir terfi sınavları yaparak sınavda başarılı olan çalışanlarımıza yükselme imkânı veriyoruz” dedi.

“İK sorunu artarak devam ediyor”
Sektörün İK alanında yaşadığı sorunların artarak devam ettiğini dile getiren Sarıyer Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Korkmaz, “Bu sorunlar,  çalışanların sektöre bakış açısından, aldığı eğitimlerden, toplumumuzun çalışma arzusu eksikliğinden ve işi ‘bugünü var, yarını yok’ olarak algılamasından kaynaklanıyor” tespitinde bulundu. İK konusunda sürekli çalışma yaptıklarını belirten Korkmaz, “Doğru insan kaynağına ulaşabilmek için gazeteler dahil tüm iş portallarını kullanıyoruz. Aldığımız çalışanları yetiştiriyor, sürekli eğitimlerle kalıcı ve sadık çalışanlar yetiştirmeye gayret ediyoruz” diye konuştu.

Tesco Kipa, gençlere önem veriyor
Nitelikli çalışan yetiştirmek ve çalışan sürekliliğini sağlamak için büyük çaba gösterdiklerini söyleyen Tesco Kipa İK Direktörü Remzi Kıraç, “Sektörde kaliteyi artıracak, bugünün ve geleceğin liderlerini, yenilikçi perakendecilerini yetiştirmeye çalışıyoruz. Son yıllarda özellikle yeni mezunlarla çalışmaya özen gösteriyoruz. Bu bağlamda donanımlı, hevesli ve yetenekli gençlerin önünü açmaya önem veriyoruz. ‘Yeni Mezun Programı’ sayesinde lisans veya lisansüstünü tamamlayarak Tesco Kipa’ya katılan takım arkadaşlarımızı buradaki kariyerlerine hazırlamaya yönelik liderlik ve operasyonel eğitimlerden oluşan bir programa tabi tutuyoruz” diye konuştu. Yeni Mezun Programı’nı Tesco Uluslararası Yeni Mezun Programı’na paralel geliştirmeyi sürdüreceklerini belirten Kıraç, bu eğitimleri takiben yapılan mülakatlardan başarıyla geçen 12 kişinin genel merkezde, 8 kişinin de operasyon biriminde işbaşı yaptığını kaydetti.

2004 yılından bu yana İK konusunda birçok çalışmaya imza attıklarını hatırlatan Kıraç, şunları söyledi: “Çalışanlarımıza gelişim fırsatları sunarak, kariyer gelişimlerine paralel maaş ve yan menfaatlerini geliştirerek ve değerlerimizin yaşandığı bir çalışma ortamı yaratarak Tesco Kipa’yı ‘Çalışmak için mükemmel bir yer’ haline getirmek için kararlıyız. Tesco T, eğitimlerimizi tanımladığımız yeni çerçevemiz. Tesco T, kişisel gelişimi ve işimizi iyi yapmamız için ihtiyaç duyulan becerileri desteklemek için iki kategoride tasarladık: Liderlik ve Operasyonel eğitimler. T’nin üst kısmında iş kademesindeki liderlik ve yönetim becerilerinde ihtiyaç duyulan eğitimler yer alıyor. Liderlik programları, etkileme becerileri, koçluk, çalışan rutinleri, proje yönetim, temel beceriler ve bütçe yönetimi ana başlıklarında yoğun eğitimler var.”

“Doğru belirlenmiş İK politikaları çalışan verimliliğini artırıyor”
İK konusunda sorun yaşamadıklarını belirten Uyum Market İK Müdürü Zuhal Akça, sektörün genelinde nitelikli çalışan ve çalışan sirkülasyonun fazla olmasının önemli bir sorun olduğunu söyledi. Uyum’un İK süreçlerini belli bir plan çerçevesinde uyguladığını aktaran Akça, “Her yıl, şirketimizin ana stratejisine, hedeflerine hizmet edecek İK yönetim planımızı oluşturuyoruz. Doğru kaynaklardan doğru yöntemlerle seçilen kişileri işe başlatıyoruz. Ayrıca eğitimlerimizi, birçok kurumun yaptığı gibi İK çalışanı ya da eğitim birimi çalışanı değil, eğiticilik eğitimi almış, konusunda uzman kişiler veriyor” diye konuştu. Doğru belirlenmiş İK politikalarının çalışan verimliliğini artırdığını savunan Akça, şirketin sektörde aldığı yerin ve çalışana sağladığı imkânların çalışan bağlılığını artırdığını da dile getirdi.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive