Mutfaktaki yangın sönecek mi?

Enflasyonun bir ‘canavar’ olarak anıldığı yılları neredeyse bir kuşak bilmiyor. Ve neredeyse bir kuşak, gazetelerin ekonomi sayfalarında hemen her hafta kendine yer bulan “Mutfakta yangın var” başlıklarını da hatırlamıyor bile. Hatta bugün limonun fiyatının nasıl arttığını, limonata fiyatındaki artış örnek verilerek anlatılıyor

Eklenme Tarihi : 22 Ağustos 2014 Cuma
mutfaktaki-yangin-sonecek-mi

Ama işte temmuz ayı enflasyonu öyle ciddi bir sinyal verdi ki, önümüzdeki aylarda ekonomi analizleri ‘yüksek iktisattan’ market raflarına, pazar tezgâhlarına doğru inmek zorunda kalacak. Ve ‘Mutfakta yangın var’ başlıklarını yeniden görmeye başlamak hiçte şaşırtıcı olmayacak. Peki, bu yangın nereden çıktı?

Gıdada ki artış vatandaşa yansıyor
Temmuz ayında enflasyon yüzde 9,32 oldu. Yani tüm mal ve hizmetlerin fiyatı bir yılda yüzde 9,32 zamlandı. En yüksek artış yüzde 13,74 ile lokanta ve otel hizmetlerinde gerçekleşti. Ancak bu gruptaki zamlar, tatil sezonunun da bir sonucu. Asıl tehlike sinyali ise gıdadan geliyor.

Gıda fiyatları bir yılda 12,56 arttı. Gıdanın hayat pahalılığını ölçerken kullanılan kriterlerdeki ağırlığı yüzde 24,45. En yakın rakibi yüzde 16,41 ile konut. Bu yüzden buradaki artış vatandaşın reel ekonomisi için çok önemli bir gösterge sayılıyor.

Krizin ucu gıdaya dokundu
Gıda fiyatındaki bu yükselişin bir başka dikkat çekici yönü ise 2008’den bu yanaki en büyük artışlardan birisi olması. Yani Türkiye’yi büyük oranda ‘teğet’ geçen 2008’deki küresel krizden beri gıdada bu denli yüksek zamlar görülmüyordu.

Bir kaç rakam gelinen noktayı daha net özetliyor: Temmuz ayları itibariyle gıda fiyatlarındaki artış 2005’te yüzde 4,43, 2006’da yüzde 12,05, 2007’de yüzde 9,19, 2008’de yüzde 15,28, 2009’da yüzde 8,51, 2010’da yüzde 5,52, 2011’de yüzde 7,65 ve 2012’de yüzde 9,06 oldu. Bu yıldan sonra ise artış birden başlıyor. 2013’te yüzde 12,72, 2014’te de yüzde 12,56.

Zamların zamanlamayla alakası yok
Enflasyon rakamları üzerinden ‘gıda merkezli’ gelen sarsıntının şiddeti böyle. Ancak pazar ve manav tezgâhına inildikçe durumun gerçekten bir yangına dönüşmeye başladığı daha net ortaya çıkıyor. Çünkü zamlar sadece belli ürünlerde yoğunlaşmıyor. Yani yazın bol olan ürünler ucuz değil. Ya da artış, bazı ürünlerin kadim kaderi olan ‘var yılı-yok yılı’ sarmalından kaynaklanmıyor. Kuraklık veya dolu vurgunu da pek mantıklı gelmiyor zira hemen her bölgeden, her türden üründe zamlar çok büyük oranlarda.

Ortalama artış yüzde 70
Mesela; Türkiye ile özdeşleşen ve bol olan kayısı yüzde 92 zamla birinci sırada. Kayısının 5 yıllık zam oranı ise yüzde 138. Aynı şekilde ne zaman hayat pahalılığı tavan yapsa vatandaşın temel gıdaları haline gelen bulgurda yüzde 10, makarnada ise yüzde 15 fiyat artışı yaşandı. Fiyatı düşen iki ürün ise sadece domates ve kuru soğan. Geri kalan tüm ürünlerdeki en düşük artış yüzde 10’dan başlıyor. Son 5 yıla bakıldığında ise gıda fiyatındaki ortalama artış yüzde 70’leri aşıyor.

Gıda fiyatının bu seyrine karşın ücretlerdeki artış ise bir hayli düşündürücü. Sosyal sigorta istatistikleri dikkate alındığında son bir yılda ücret artışı ortalama yüzde 10,7 oldu. Yani gıdadaki en düşük zam kadar ücret artışı yaşandı. Son 5 yıldaki ücret artışı ise yüzde 60 civarında. Aynı şekilde yine ücretler gıdadaki ortalama zamların yine altında.

ÜRÜN             1 YILLIK(%)         5 YILLIK (%)
Kuru kayısı       92                    207
Kayısı               83                    138
Antep fıstığı      82                    171
Fındık               65                    115
Kuru fasulye     59                    119
Limon               57                    175
Pirinç                45                      37
Kiraz                 34                      83
Mercimek          31                      -1
Şeftali               30                      55
Erik                   28                      52
Tereyağı           27                      84
Armut                26                      64
Ceviz                26                       89
Zeytinyağı        26                       23
Bamya             25                       96
Elma                25                       23
Muz                 23                       49
Semizotu         19                       70
Beyaz peynir   19                      64
Patates           19                        37
Dana eti          18                        76
Buğday unu    18                        61
Sucuk             17                        66
Şehriye           16                        31
Makarna         15                        30
Salam             15                        56
Bal                  15                       43
Yoğurt            15                        44
Ekmek            14                       56
Toz şeker       14                        44
Reçel              13                       51
Sosis              12                        67
Bitkisel yağlar 11                       16
Bulgur             10                       14
Tavuk eti         10                       38
Margarin         10                        62
Zeytin               9                        46
Kuru soğan    -21                         6

 

Bu haber Radikal gazetesinin 22.08.2014 tarihli Bahadır Özgür'ün özel haberinden alıntıdır. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive