Eklenme Tarihi : 08 Ocak 2014 Çarşamba
Semra Sevinç

Merhaba

Sürdürülebilir marka ve sürdürülebilir perakende ile ilgili paylaşımları gerçekleştireceğimiz bu köşeden herkese merhaba... İlkyazıma bugünün iş dünyasının en önemli ve yön veren kavramları arasında ilk sıralarda yer alan ‘’Sürdürülebilirlik’’ kelimesinin anlamı ile başlamak istiyorum


Öncelikle “sürdürülebilirlik ne değildir?” sorusunun yanıtına bakalım. Sürdürülebilirlik yalnızca çevre ve çevresel dengelere odaklanmak değildir. Sürdürülebilirlik devamlılık, süreklilik anlamınına gelmez. İngilizce “sustainability” kelimesinin Türkçeye çevrilmesi ile birlikte ortaya çıkan algı karmaşasını maalesef her sektörde olduğu gibi, perakende sektöründe de zaman zaman yaşıyoruz. Perakende sektöründe sürdürülebilirliği yalnızca çevreyi düşünmek, yalnızca yeşil ürün ve yeşil AVM yapmak olarak görmemeliyiz.

“Sürdürülebilirlik” tüm iş modellerinin, yönetim stratejilerinin, yeni ürün ve hizmet tasarımlarının, satış alanlarının, pazarlama, reklam ve marka stratejilerinin bugünün müşterisi ile birlikte gelecek nesilleri de düşünürek planlanması ve gerçekleştirilmesi demektir.
Sürdürülebilirlik; tüm iş modellerinde ve yönetim stratejilerinde karlılığı, toplumu ve çevreyi aynı anda düşünebilmek, düşünmektir. Bugünün dünyasında hiçbir kurum, sorumlu ve adil büyümeyi göz ardı ederek büyüyemez.

Perakende sektöründe de artık “oyunun kuralları”değişiyor.
Sektörde bu kuralları yeniden yazan, marka devrimini gerçekleştiren global oyuncuların yeni stratejilerine baktığımızda “Perakendede Sürdürülebilirlik Dönüşümü”nü açıklıkla görebiliyoruz.

Bu aydan itibaren sizlerle gerek ülkemizde ve gerekse dünyada sürdürülebilir markaların ve sürdürülebilir perakendenin başarılı uygulamalarını ve stratejilerini bu köşeden paylaşacağım.
Günümüzde en önemli ve hızlı değişim müşteri davranışları ve beklentilerinde gerçekleşiyor. Bugünün müşterisi nasıl bir müşteri? Neler bekliyor? Nasıl yaşamak istiyor? Hangi ürün ve hizmetleri hayatına katıyor? Öncelikleri neler?

Bugünün müşterisi aynı anda çok işi yapmak istiyor, yapıyor ve kesintisiz bir yaşama ulaşıyor. Markalarda ekolojik sürdürülebilirlik arıyor. Daha fazla tüketmek isteyen, sürekli yeni ürün ve hizmet arayan müşteriler artık daha sorumlu markaları satın almak istiyor. Sosyal markalar onlar için önemli.

Bu yeni müşteriye hizmet eden markalar ve perakendeciler de iş modellerini değiştirmeye başladı. Wal-Mart, Sainsbury, H&M, Marks&Spencer, Nike, Adidas, B&Q gibi global perakende devleri sürdürülebilir iş modellerine hızla geçiyor. Unilever, Coca-Cola, P&G, Nestle, BMW gibi markalar, marka değerlerini ve müşterilere verdikleri sözleri yeniden tanımlıyorlar.
Sürdürülebilir iş modellerine geçen markaların  stratejilerine yakından baktığımızda neler görüyoruz?

Unilever 2011 yılında tüm dünyaya ‘’Sustainable Living Plan-Sürdürülebilir Yaşam Planı-SLP’’ açıkladı. Bu planda Unilever’in yalnızca 2020 yılına kadar büyüme hedefi yok, bu hedef ile birlikte sağlık ve esenliğini arttırmayı hedeflediği insan sayısı, sera gazı, su tüketimi, atık yönetimi gibi çevresel etkileri azaltma konusunda ve üretimde kullandıkları tarımsal hammaddelerin sürdürülebilir kaynaklardan elde etme konusunda da sayısal taahhütleri var. Her yıl Unilever karlılık ve satışta ulaştığı noktaları paylaştığı gibi “Sürdürülebilir Yaşam Planı”ndaki taahhütlerine ulaşma ile ilgili rakamsal veriyi tüm dünya kamuoyu ile paylaşıyor. Geçmişin yönetim modellerine baktığımızda bu gerçekten büyük bir değişim, oldukça farklı bir iş dünyası yaklaşımı.

Bunları hiç şaşırarak karşılamamalıyız aslında. Bugünün müşterisi için en önemli konulardan ikisi “Şeffaflık “ ve “Sorumluluk” Tüketici artık daha şeffaf ve daha sorumlu markalar istiyor; o markaları daha uzun süre hayatında tutabiliyor. Markayı şeffaf ve sorumlu bulmazsa hemen, aynı saniyede o markayı bir tuş darbesi ile milyonlara şikayet ediyor, hakkında internette kampanyalar başlatıyor. İnternette müşteriler tarafından şikayet edilen markaların yer aldığı onlarca siteye hemen ulaşabilirsiniz.

Unilever gibi yeni iş modeli uygulayan markalardan biri de Nike. 2020 yılına kadar üretimde kullanılan tüm hammaddelerden zehirli kimyasalları tamamen sıfırlama taahhüdünde bulunan
Nike geliştirdiği “Material Sustainability Index-MSI” ile tüm üretim ve tedarik zincirini yeniden tanımladı. Marka, iş ortaklarının karlılık oranlarını büyük oranda arttırmak için sürdürülebilir inovasyon sözü veriyor. Sahip olduğu araştırma laboratuarlarında farklı firmalarda araştırma yapabiliyor, sonuçları analiz edebiliyor.

İlkyazımda sizinle yalnızca 2 sürdürülebilir markanın stratejisini paylaştım. İlerleyen zamanlarda perakendenin farklı alanlarında başarılı markaların yeni iş modellerini sizlerle paylaşacağım. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive