Marka tecavüzünde kazanan belli oldu

Yargıtay marka kullanım hakkı ile ilgili önemli bir karar verdi. Aynı isim altında hizmet veren iki farklı firmadan biri marka adını tescil ettirdi, diğer firmaya da dava açtı. Yargıtay’a uzanan davada markayı tescil ettiren kişi davayı kaybetti. Sebebi ise diğer firmanın bu marka altında daha uzun süredir faaliyet göstermesi oldu

Eklenme Tarihi : 03 Ağustos 2015 Pazartesi
marka-tecavuzunde-kazanan-belli-oldu

Edirne’de bir kişi tescil ettirdiği marka adının aynı sektördeki başka bir firma tarafından kullanıldığını öğrenince dava açtı. Markasına tecavüz edildiği gerekçesiyle 50 bin TL maddi, 100 bin TL manevi tazminat talebiyle birlikte, piyasadaki ürünlerin toplatılmasını istedi. Yerel mahkeme davacıyı haklı buldu ancak davalı temyize giderek dosyayı Yargıtay’a taşıdı.

Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı bozdu. Gerekçe olarak da davalının ilgili marka altında yıllardır faaliyet göstermesini sundu. Markanın, ismin ve logonun tescil edilmiş olması tek başına yeterli değildir dedi.

Kararın emsal niteliği taşıdığını belirten Avukat Cevat Kazma, “Mahkeme, yıllardır verilen emeğe ve firmanın oluşturduğu portföye istinaden bu yönde bir karar vermiştir.” dedi. Cevat Kazma, kararla birlikte piyasada var olan ancak tescil edilmemiş marka ve logoların kullanımının, piyasaya sonradan giriş yapan ve markayı tescil eden kişiler tarafından engellenemeyeceğini belirtti. Üstelik tescil aşamasında, markayı uzun yıllardır kullananlar hiçbir itiraz yapmamış olsa da, bu ismi kullanmaktan men edilemeyecek.

Avukat Cevat Kazma, dava sonucuna göre iki firmanın da ismi kullanma hakkının doğduğunu söyledi.



Fahiş fiyata isim hakkı satışı engellendi
Karar öncesinde tescil edilmemiş markaların tehdit altında olduğunu belirten Cevat Kazma, “Daha önce herhangi bir markayı tescil ettiren kişi, marka üzerinde hiçbir emeği olmasa da, herkese karşı marka hakkına dayanarak dava açabiliyor, mallarını ve ürünlerini toplatabiliyor hatta maddi ve manevi tazminat davası açabiliyordu.” şeklinde konuştu.

Cevat Kazma, piyasadaki markaların tescilli olup olmadığını takip eden, tescilli değilse tescil ettiren, daha sonra da firma sahibine fahiş fiyata satmaya çalışan kişilerin de önüne geçildiğini vurguladı. 

 

Yerel markalar daha büyük sorunlar yaşıyordu
Bölgesel ve yerel markalar bu durumdan daha çok etkileniyordu diyen Cevat Kazma, durumu bir örnekle açıkladı: “Örneğin, piyasaya yeni giren ve ulusal çapta satış yapmayı hedefleyen bir şirket, bir marka adını tescil ettiriyor. Daha sonra aynı kategoride, aynı isim altında tescil yapmadan yıllardır hizmet veren yerel bir firma olduğunu öğrendiğinde, ürünlerini piyasadan toplamasını isteyebiliyordu. Markasını tescil ettirmeyen yerel firma, bu detay nedeniyle zor durumda kalıyordu.”

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive