Eklenme Tarihi : 13 Mart 2014 Perşembe
Serhan Ok

Marka iletişiminde doğru tasarım

Reklam ajansları ve tasarımcılara verilen ödüller hep tartışma konusu olmuştur. Hangi kriterlere göre yapıldığı ve bu kriterlere nasıl ağırlık verildiği çoğu zaman net değildir. Ödüller oy çokluğuna göre ve çoğunlukla “beğeni” göz önünde bulundurularak verilir. Yaratıcılık ödüllendirilir. Bu yaratıcılığın asli fonksiyonunu ne kadar yerine getirdiği ise hep ikinci hatta bazen n’inci sıradadır.


Tasarım ve tasarımın nasıl algılandığı son derece sübjektiftir. Öyle ki kişiye göre değişebildiği gibi, zamana, mekâna, hatta tasarıma ve tasarımcıya dair bilgi seviyesine göre bile çok değişir. Bursa’daki Ulu Cami’nin mihrabını gördüğünüzde onu beğenirsiniz, onun üzerinde Güneş sisteminin işlenmiş olduğunu gördüğünüzde şaşırırsınız, Güneş sisteminde yer alan gezegenler arasındaki mesafenin tasarımda orantısal olarak işlendiğini ve bunun Güneş sisteminin keşfinden yaklaşık 300-400 yıl önce yapıldığını (1399) öğrendiğinizde ise hayran olursunuz.

Peki, marka iletişimi söz konusu olduğunda tasarıma bakış açımız nasıl olmalıdır? Yukarıdaki minber örneğinde ya da Da Vinci’nin Mona Lisa tablosundaki gibi bir değerlendirme kriteri mi olmalı? Hayır.
Marka iletişiminde tasarım sanatsal bir olgu olmaktan çok fonksiyonel bir olgudur. Yani o tasarımın estetik açıdan güzel olmasından öte fonksiyonunun tam olarak yerine getirmesi gerekir. Marka iletişiminde tasarım tamamen rasyonel kriterler göre değerlendirilir ve olabildiğince sübjektif yorumlardan uzak tutulur.

Marka iletişiminde yaratıcılık, kalabalıktan ayrışmak ve dikkat çekmek için en önemli şeydir. Bir yaratıcı ajanstan adı üzerinde önce yaratıcı olmasını, daha önce yapılmayanı yapmasını, sizi ve hedef kitlenizi şaşırtmasını istersiniz. Ancak ajanslar da markalar gibi kendi ürünleri ön planda olsun isterler. Yaratıcı bir çalışmanın “doğru” bir çalışma da olabilmesi için öncelikle marka kimliğine ve kişiliğine uygun olması gerekir. Markanın vaadine ters düşen ya da hedef kitleyle farklı bir frekanstan konuşan tasarım unsurlarının yaratıcılığı, ajansın kendi egosunu tatmin etmesinden ve belki birkaç ödül almasından fazla işe yaramaz.

Tasarım söz konusu olduğunda işlevsellik de her zaman söz konusudur. Bu tasarlanan her şey için geçerlidir. “Tasarımı güzel ama kullanışlı değil” dediğimiz şeylerin ömrü uzun olmaz. Çünkü marka iletişiminde olduğu gibi hayatımızın büyük bölümünde tasarım bize işlevsel bir vaat de sunar. Örneğin ajansınız bir kavanoz tasarladı ve bu kavanoz tasarımcılardan tam not aldı, ödüller topladı. Rakiplerinden de gayet güzel ayrıştı. Ancak gelin görün ki, pazardaki toplam satışın yarısından fazlasının gerçekleştiği süpermarketlerdeki raf boylarını hesaba katmadan tasarlandı ve olması gerekenden uzun olduğu için ürünü tüketicinin raftan alması zorlaştı. İşte o zaman ajansın aldığı ödüllerin tamamının canı cehenneme…

Gelelim marka iletişiminde tasarlanan unsurların rakiplerden ayrışma zorunluluğuna… Çok iyi bir renk seçmiş olabilirsiniz markanız için. Markanın vaadini destekliyor, güven veriyor ya da yeme isteğini artırıyor olabilir. Ama rakiplerinizden ve hele ki en yakın rakibinizden ayrışmıyorsa o rengin tek başına ne ifade ettiğinin pek bir önemli yoktur. Estetik açıdan çok iyi bir mağaza dış tasarımınız olabilir ama rakiplerinizden ayrışmıyorsa, paranız boşa gidiyor demektir. Yakın zamanda logosunu değiştiren bir mobilya markasının mağaza dış görünümü en yakın rakibiyle bire bir aynı tasarıma sahip. Enine ahşap çizgilerin yer aldığı mağaza tasarımı kendi başına güzel olsa da rakibe çok benzediği için işlevini yerine getirmekten uzak. Zira mağaza dış tasarımının ürün ambalajı gibi küçük bir parçası çok uzaktan göründüğünde dahi ayrışmak gibi bir görevi vardır.

Markanız için bir tasarım yaptığınızda ya da yaptırdığınızda onun işlevsel bir şey olduğunu unutmayın. “Beğendim” ya da “beğenmedim” gibi ifadelerle bu tasarımları değerlendirmek, yapacağınız en yanlış şey olur. Rasyonel kriterlere bağlı olarak, rakipleri, kanalı ve hedef kitleyi göz önünde bulundurarak tasarımlarınızı hayata geçirin. Bir minber ya da bir tablo tasarlatmadığınızı asla unutmayın, tasarımın değil ürünün ve markanızın mesajının ön planda olduğundan emin olun. Elbette reklam ödül alsa mükemmel olur, ama mesaj karşıya ulaşmıyorsa yemişim ödülünü.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive