Eklenme Tarihi : 24 Eylül 2012 Pazartesi
Berrin Yangınözü

Mağaza yeri seçimi kavun karpuz seçmek değildir!

Son dönemde danışanlarımdan sıklıkla yeni açacakları mağaza yeri seçimi konusunda talep alıyorum. Sektörümüzün gelişmesi, yerel zincirlerin sayısının artması, istihdam yaratımı konusunda oldukça sevindirici olmakla beraber, mağaza yeri seçiminin bu kadar basite indirgenmesi beni endişelendiriyor açıkçası.


Mağaza yeri seçimi de bir uzmanlık konusudur (benim bu konuda uzmanlığım yoktur) ve üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gereken bir konudur. Bu konu kavun karpuz seçer gibi yapılırsa ilerleyen dönemde istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Geçenlerde yine bir market açılışına gittim, açılışta yapılan kampanya bir miktar müşteri çekmiş. “Hayırlısı olsun” diyeceğime , “Başka açacak yer bulamadınız mı?” diye yine damdan düşer gibi sordum sorumu, sanırım ayıp ettim… Vallahi niyetim kötü değil, bu ay da bu konuda farkındalık yaratmak istedim, yine sözüm meclisten dışarı…

Marketler son dönemlerde boş bulunulan yere bölgeye çit kurma mantığı ile açılmaktadır. Yer seçimi kararını vermek için en azından;
-Sektör analizi
-Müşteri analizi
-Rakip analizinin mutlaka yapılmış olması gerekmektedir.

Biraz daha detaylı yaklaşırsak
-O bölgedeki pazarın analizi
-O bölgedeki insanların hareket biçimlerindeki ana yürüyüş yolları (başlangıç ve bitiş noktaları)
-Demografik ve psikografik analizi (bölgedeki potansiyel müşterilerin aile yapıları, gelir seviyeleri, meslekleri, yaş dağılımı, alışveriş alışkanlıkları, talep yapıları vb.)
-Rakip analizi (rakiplere göre avantaj-dezavantajların belirlenmesi vb.)
-Trafik yaratan unsurların belirlenmesi (neden araçlar bu yolu kullanıyorlar?)
-Trafik incelemesi (Araç trafiğinin akış yönü; bu trafiğin yoğun saati vb.)
-Doğal ve suni engellerin tanımlanması (Örneğin karşı yoldan araçların markete gelmesi uzun bir yol kat etmelerini gerektiriyorsa bu bir engeldir)
-PTA analizi (Perakende ticaret alanı = Bir perakende noktasını çevreleyen müşterilerin yüzde 75-80’inin yaşam, çalışma ve hareket alanı)
-Bölge seçimi
-Yer seçimi
-Satış tahmini yapılması (Analog, regresyon, mekânsal etkileşim, perakende doyum indeksi yöntemleri)
-Geçen insan sayısı; yakınındaki marketlerin tahmini müşteri sayıları ve satış tahminlerine bakarak, bölgedeki talebin boyutu ve marketlerin bunun ne kadarını karşıladığı, bulunabilirse geçmiş yıllara ait bilgiler ve bunların büyüme hızlarına göre tahminler yapılır.

Şimdi pek çoğumuzun (ben de dâhil) “ölme eşeğim ölme” dediğini duyar gibi oldum. Bunları detaylı olarak yazdım çünkü maalesef günümüzde market açmak için uygun yer sayısı azaldıkça, kiralamalar çok hızlı oluyor, hatta perakendeci market açmaya bir gecede karar verebiliyor ve bu analizlerin çoğunu değil bir tanesini dahi yapamıyor.

Perakende satış, ürünlerin bir işletme ve/veya şahıs(lar) aracılığıyla küçük/büyük miktarlarda tüketiciye sunulmasıdır. Boyut ne olursa olsun mağaza yeri, satış gelirlerini doğrudan etkileyecek öneme sahiptir; çünkü günümüz pazarında tüketiciler, ürün ya da hizmetin sadece fiyatının düşük olmasını değil, aynı zamanda en kolay ulaşabileceği (ürün ya da hizmet) olmasını tercih etmektedir. Bu nedenle mağaza yeri taklit edilmesi mümkün olmayan bir rekabet avantajı sağlamaktadır.

Yer seçimi denince kişilerin gönlünde olan yerler değil de verimli satış yapılabilecek yerler akla gelmelidir. Yani bu konuya duygusal yaklaşımın aksine marka değerinin artırılacağı yerler olarak bakmak gerekir. Unutmamalıdır ki perakendede yer seçimi stratejik bir karardır ve detaylı planlama yapılması gereklidir.

Müşterilerin market seçiminde marketin yeri öncelikli tercih sebebidir. Ayrıca seçilen yer pahalı bir tercihtir ve yapılan yatırımdan vazgeçmek kolay değildir, yapılmak zorunda kalınırsa pahalıya patlar. Aynı durum Türkiye de alışveriş merkezi açılmasında da önemli bir sorun teşkil etmektedir. Nerede uygun arsa bulunabiliyorsa hemen oralara alışveriş merkezi, hipermarket, market kurulabilmektedir. Burada sürekli tartışılan yasanın çıkması gerekliliği bir kez daha gündeme gelmektedir. Yanlış yer seçimi dolayısıyla kapanan ve düğün salonu ya da dershaneye çevrilen alışveriş merkezi sayıları bu yüzden artmaktadır!

Amerikalı meteoroloji uzmanı Ed Lorenz'in “Kelebek Etkisi”ni birçoğumuz biliriz. Bir deney yapar ve şu sonuca ulaşır. Amazons ormanında bir kelebeğin kanat çırpması‚ Avrupa’da fırtına kopmasına sebep olabilir. Yani önemsemediğimiz ya da önemli görmek istemediğimiz her durum‚  geleceğimizi düşündüğümüzden fazlasıyla etkileyebilir. 2004 yılında ABD yapımı bir filmin adı da Kelebek Etkisi idi. Böylece bu kavramı‚ hemen herkes de öğrenmiş oldu. Film‚ çocukluk dönemine ait kötü anıları olan bir gencin geçmişe gidebileceğini keşfetmesi ve hatalarını düzeltmeye çalışması üzerine kuruludur.

Bu yüzden yatırım yapmadan önce doğru adımlar atarsak, bilim kurgu filmlerdeki gibi geçmişe dönen kahramanlara gerek kalmaz. Geçmişe gidebilen yoktur ama geçmişi yaşayan kişi ve kuruluşların tecrübelerinden faydalanma şansımız vardır. Birçoğumuzun ıskaladığı bir husustur bu. Tecrübelere itibar etmemek ve uzmanlara danışmamak... Aman dikkat!

Kelebeğin bir kanat çırpması bu kadar önemli ise yatırım yapmadan önce yapılması gerekenler ve atılması gereken adımlar çok önemlidir. Bu yüzden büyümek için büyük düşünelim…
Her zamanki gibi sevgiyle.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive