Eklenme Tarihi : 16 Kasım 2012 Cuma
Sinan Asılyazıcı

Mağaza ve layout

Bilgi, deneyim ve yorum. Layout gerek mağaza için gerekse de reyon için bir gereklilik olarak yer almaktadır


Elbette ipuçları, formülleri ve örnekleri var. Ancak bir benzetmede bulunmak gerekirse aklıma gelen örnek, aşçıların verdiği yemek tarifleri gibidir. Maharet malzemeyi seçmek, ayarı tutturmak ve sonuçta iyi bir sunum ortaya çıkarmaktadır. Ancak sadece yemek tariflerinde olduğu gibi sadece tarif yeterli olmayabilir. Mağaza layoutuna gelecek olursak, bu konu ile ilgili olarak üç temel nokta müşteriler üzerinde etkilidir:

1) Mağazanın yerleşim düzeni
2) Ürünlerin yerleşim düzenleri
3) Ürünlerin kategorize edilmesi                                                                                            

Mağazada müşteriyi gezdiren en önemli etkenlerin başında layout gelir/gelmelidir. Evet, önce mağaza layout’u yapılmalı ve doğallıkla reyonlarında planogramları. Kısaca özetleyecek olursak;

• İyi bir mağaza projesinin planlanması
• Planlanan layout’a göre ekipman seçimi
• Bu bağlamda yapılan reyon planlaması
• Mantıklı komşulukların oluşturulması
• Mağaza trafiği ile uyumunun planlanması
• Yapılan planlamanın saha uygulamasındaki yüzdesel başarısı
• Belli kategorilerin mağazadaki yerinin genelde belli olması ve buna uygunluğun sağlanması (cips, tıraş bıçağı, pil vb.)

Elbette deneyim ve mağazayı hissetmek! Müşteriyi gezdirmek ve onu alışverişe yönlendirmek, önemli nokta bu! Ancak buradaki asıl fark müşteriyi gezdirmekte. Bir labirente dönüştürüp sıkmak ile farkında olmadan dolaştırmak arasında saklı, aradaki fark.

Bıçak sırtı bir durum olarak da adlandırılır bu olgu. Bu durumu üç madde ile özetlersek;
a) Müşterilerin alışveriş sürelerini onları sıkmadan uzatmak
b) Satın alma davranışlarını etkilemek
c) Buna paralel satışları ve alan verimliliğini artırmaktır    

Planlı ve plansız alışverişlerde mağaza büyüklüğünün önemi:
Araştırmalarda müşteri memnuniyeti için önemli kriterlerden biri de müşterilerin aradığı ürünleri rahatlıkla bulması olarak yer almaktadır. Buda iyi bir teşhir ve planlamadır. Ani satın almaların ve impulse ürünlerin oranı yüzde 70 ve üzeri, yani çok yüksek. 

Planlı alışverişin ağırlıklı olarak liste ile yapılması ve daha fazla marka bağımlılığı içerebilmesi nedeni ile ürün yerleşimi ve söz konusu yerleşimin düzeni ve korunması da müşteriler açısından önemli. Planlı ve plansız ürün dağılımının mağaza içi dengesinin de önemine değinmek gerekmektedir. Bu bağlamda müşteri davranışlarını özetleyecek olursak;

• Dolaşma ağırlıklı olarak mağaza içi cepheler yönünde.
• Ana koridorlar ve koridor çıkış bölümleri de diğer etkin alanlar.
• Kesişme noktalarında da oranlar yükseliyor. Bunlardan dolayı diğer koridorlardaki ürün yerleşimleri denge açısından önemli bir etken olarak yer almaktadır.                 

Sonuç olarak bizler müşteriyi mağazanın tüm alanlarını gezdirmek ve sergilediğimiz ürünleri göstermek isteriz. Mağaza büyüklüğü açısından bakıldığında, yukarıdaki hususların başarılmasının dışında daha birçok önemli dinamik var. Doğal olarak büyük mağazalarda ürün yerleşim kısıtlaması yaşanmamaktadır. Ancak mağaza büyüklüğünün yerleşim olarak başarılı olması halinde bile başarı çantada keklik olmayabilir. Büyük mağazalarda oluşturduğumuz görünmeyen çizgiler içeren bölümlemeler eşliğinde ürün yelpazemizi konumlandırmaktayız.

Burada mantıklı komşuluklar devreye girer. Bu konuda birkaç örnek verecek olursak;
• İçecekler, cips ve çerez birlikteliği.
• Çocuk bezi, bebek maması, biberon – emzik vb. ıslak mendil ve hijyenik ped birlikteliği. 
• Deterjan – temizlik ürünleri birlikteliği, akla ilk gelen örnekler içerisindedir.

Ayrıca müşterilerin hemen alıp çıkmak isteyeceği ürünlerinde konumlandırılması önemlidir. Eski sistemde ağırlıklı olarak kasaya yakın olan bu tip konumlandırmalar, günümüzde ağırlıklı olarak daha iç kısımlara alınmaktadır. Bu arada müşterilerin bir kısmı üzerinde artan zaman baskısını da dikkate almalıyız. Büyük mağazalarda farklı ele alınabilen bir konudur bu.   

Birkaç ürün içeren alışverişlerde, mağaza büyüklüğü ve kasalardaki olası bekleme, ekspres kasalar ile çözümlenmektedir. Bu arada müşterilerimizin önemli bir kısmının aradıkları ürünü çabuk ve kolaylıkla bulmak istediklerini unutmamalıyız! Şimdi layout ve bıçak sırtı konusunu tekrar anımsatmakta yarar görüyorum. Büyük mağazalarda bu konu dikkate alınmalıdır ve bu konuda iyi çalışma yapanlarca alınmaktadır da.

Küçük metrekareli mağazalarda ise bu konu bir anlamda daha kolay, bir anlamda da daha zordur. Müşteriyi daha kolay gezdirebilen bu tip mağazaların birçoğunda, etkin kategori ve ürün yönetimi yapılmaması nedeniyle durumun raflara bakıldığında anlaşılması kolaydır.

Raf kapasitesi hesaplanmaksızın yapılan alımlar bu tip noktalarda kendini hemen gösterecektir. Gerçi raf kapasitesi hesaplaması için küçük ya da büyük mağaza diye ayrım yapılmaması gerekebilen bir hesaplama olduğunu da anımsatmak isterim.

Küçük mağazaların bir başka avantajı ise yakınlıkları nedeni ile daha sık ziyaret eden alışverişçilere sahip olmalarıdır. 

Sonuçta her türlü metrekarede ve formatta, müşteri trafiğini artırmak ile sepet büyüklüğünü artırmak ana hedefler içerisinde yer almaktadır. Ana hedeflere ulaşmadaki stratejik değerlerden biri de iyi bir layout uygulamaktır.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive